T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/1314
Karar No:2023/3017
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Petrol Gıda ve Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurumu
…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 26/03/2015 tarihinde yapılan denetimde yeterli şart ve seviyede ulusal marker içermeyen ve teknik düzenlemelere uygun olmayan akaryakıt ikmal edildiğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Kanunun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.144.373,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin …tarih ve …sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesi'nce verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde alınan motorin numunelerinin TÜBİTAK MAM tarafından yapılan analizi sonucunda hazırlanan …tarih …sayılı rapor ile marker seviyesinin geçersiz, teknik düzenlemelere uygun olduğu, …tarih ve …sayılı rapor ile marker seviyesinin geçersiz ve kükürt parametresi açısından teknik düzenlemelere aykırı olduğunun tespit edildiği görüldüğünden dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin …tarih ve E:…, K:…sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacıya ait akaryakıt istasyonundan alınan motorin numunelerinin analizini yapan Akredite laboratuvar olan TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Enerji Enstitüsü tarafından verilen …tarih ve …sayılı analiz raporundaki değerlendirme göz önünde bulundurulduğunda, akaryakıtın yalnızca "Kükürt" parametresinin teknik düzenlemelere aykırı olduğu diğer parametrelerin tamamının uygun bulunması karşısında, davacı şirketin teknik kriterlere uygun olmayan akaryakıt ikmâl ettiğinden söz edilemeyeceği,
Mevzuat uyarınca, 28/03/2013 tarih ve 6455 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce 5015 saylı Kanun'un 18. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 19. maddeye göre işlem tesis edilebilmesi için numunelerin hem ulusal marker seviyesinin geçersiz olması hem de teknik düzenlemelere aykırı olma şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, yapılan değişiklik sonrasında sadece ulusal marker seviyesinin geçersiz olması hâlinde 19. madde uyarınca işlem tesis edilebileceği; bu itibarla, davacı şirkete ait istasyondan alınan numunelerin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi tarafından yapılan analiz sonucu düzenlenen raporlar ile tespit edildiğinden, davacı şirket hakkında 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca idarî para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibariyle hukukî isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açılanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ceza yargılması sonucunun beklenilmesi gerektiği, sehven motarine gaz yağı ve jet yakıtı karıştığı, TUBİTAK'tan marker seviyesinin bu nedenle değişmiş olması mümkün olup olmadığının sorularak araştırılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin ve temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 26/03/2015 tarihinde denetim yapılmış, bu kapsamda alınan numunenin ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı olduğu akredite laboratuvar analizi raporu ile tespit edilmiş, anılan tespit üzere 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "Ulusal marker" başlıklı 18. maddesine aykırılık nedeniyle aynı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca davacıya 1.144.373,00-TL idarî para cezası verilmiş, bu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "Ulusal marker" başlıklı 18. maddesinin 4. fıkrasında, numunelerde yapılacak testlerde ulusal markerin gerektiği şart ve seviyede bulunmadığı laboratuvar analizi ile tespit edildiğinde, 19. madde hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; işlem tarihinde yürürlükte bulunan 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendinde, 18. maddenin ihlâli hâlinde sorumlulara 1.000.000,00-TL idari para cezası verileceği kuralı yer almış; 2015 yılı için bu ceza yeniden değerleme oranında artırılarak 1.144.373,00-TL olarak belirlenmiştir.
7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 32. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi yeniden düzenlenmiş ve maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde, 18. maddenin ihlâli hâlinde iki milyon Türk Lirasından az olmamak ve on milyon Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu petrol piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde ondördü oranında idarî para cezası verileceği; (b) bendinde ise, bayilik lisansı sahipleri yönünden (a) bendinde yer alan cezaların yarısının uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
7164 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. maddenin ikinci fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kurul kararına bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış olan idarî para cezaları, işlenen fiil için bu Kanunla birlikte daha düşük bir idarî para cezası uygulanmasının öngörülmesi hâlinde, ilgili vergi dairesince 19. maddenin ilgili bentlerinde belirlenmiş olan asgarî maktu hadden tahsil edilir. Kısmen veya tamamen tahsil edilen idarî para cezaları iade edilmez." kuralına yer verilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında ise suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kanun koyucu, Kurul tarafından karara bağlanmış, ancak, tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezalarının, işlenen fiil için 5015 sayılı Kanun'un 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile değişik 19. maddesinde daha düşük bir idarî para cezası uygulanması öngörülmüş ise asgarî maktu hadden tahsil edilmesini vergi dairesine bir görev olarak vermiştir. İlgili vergi dairesinin kanunen üstlendiği bu görevi yerine getirmesi açısından önemli olan husus, idarî para cezasının keşinleşmesi değil, tahsilatının tamamlanmamış olmasıdır. Dolayısıyla söz konusu düzenleme, tamamen tahsilat aşamasına özgü bir kural niteliğindedir. İdarî para cezasının iptali istemiyle dava açılsın veya açılmasın, bu kuralın tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezalarına uygulanması vergi dairesi açısından bir zorunluluktur.
İlgili vergi dairesi, dava açılıp açılmadığına bakılmaksızın tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezasının miktarında lehe bir değişiklik varsa bunu tespit etmekle ve uygulamakla yükümlü bulunduğundan, tahsilat aşamasına özgü olan anılan kuralın, idarî para cezasının iptali istemiyle açılan davalarda dikkate alınmasına gerek bulunmamaktadır.
Bu itibarla, idarî para cezasına konu olan fiilin sübûta ermiş ve idarî para cezasının miktarında lehe olan değişikliğin tahsilat aşamasında vergi dairesince dikkate alınacak olması sebebiyle davanın reddi yönündeki karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesi'nin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. Maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın …İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 14/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.