T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/13192
Karar No : 2022/6498
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-…
2-… Vakfı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılarak mal varlıklarına el konulan Türkiye Sağlık ve Tedavi Vakfının 7075 sayılı Kanun'un geçici 4.maddesi uyarınca mal varlıklarına el konulması kararının kaldırılması ve mal varlıklarına el konulduğu tarihten itibaren uğradığı maddi zararın ödenmesi talebiyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listelerde adına yer verilmek suretiyle kapatılmasına karar verilen ve mal varlığı Hazineye devredilerek ilave tedbirler kapsamında hakkında işlem tesis edilenin, (kapatılan) Türkiye Sağlık ve Tedavi Vakfı'nın tüzel kişiliği olduğu, İstanbul Vakıflar I. Bölge Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısına eklenen Vakıf tüzel kişiliğinin temsiline ilişkin belgelerde belirtildiği üzere, davayı açan ...'ın Vakfı temsil yetkisinin bulunmadığı, davanın kapatılan Vakıf adına, Vakfı temsil yetkisi olan yetkili tarafından açılması gerekirken, kapatılan Vakıf ve Vakfı temsil yetkisi bulunmayan ...davacı gösterilmek suretiyle açıldığından, …'ın verdiği vekaletnameye dayalı olarak açılan işbu davada, anılan davacıların dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ve bu kararın kesin olduğu belirtilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından; bakılan davada iki ayrı davacı bulunmasına rağmen davacı Vakıfla ilgili hüküm kurulmadan karar verildiği, davacı Vakfı temsile yetkili avukat tarafından verilen dava dilekçesinin İdare Mahkemesince reddedildiği, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca dava açmaya ehliyetli oldukları, adil yargılanma, gerekçeli karar ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 7075 sayılı Kanun'un geçici 4.maddesi uyarınca davacı Vakfın ve davacı kişinin dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verildiği belirtilmişse de, uyuşmazlığın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesi kapsamında temyiz edilebilecek davalar arasında yer aldığı, bu nedenle temyizen incelenebileceği sonucuna varılarak gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Türkiye Sağlık ve Tedavi Vakfı 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılarak Vakfın mal varlıklarına el konulmuş, Vakfın avukatı (vekili) tarafından, 7075 sayılı Kanun'un geçici 4.maddesi uyarınca mal varlıklarına el konulması kararının kaldırılması ve mal varlıklarına el konulduğu tarih itibaren uğradığı maddi zararın ödenmesi talebiyle davalı idareye yapılan 05/02/2021 tarihli başvuru, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemiyle reddedilmiştir
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle, (kapatılan) Türkiye Sağlık ve Tedavi Vakfı ile anılan Vakfın yönetim kurulu üyelerinden ...davacı taraf olarak gösterilmek suretiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başıklı 36. maddesinde "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." kuralı yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçelerinin "ehliyet" yönünden inceleneceği kurala bağlanmıştır.
23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin tedbirler" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen; ... c) Ekli (III) sayılı listede yer alan vakıf ve dernekler ile bunların iktisadi işletmeleri ... kapatılmıştır.
(2) Kapatılan vakıfların her türlü taşınır ve taşınmazları ile her türlü mal varlığı, alacak ve hakları, belge ve evrakı Vakıflar Genel Müdürlüğüne bedelsiz olarak devredilmiş sayılır. Kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarının sağlık uygulama ve araştırma merkezleri ve kapatılan diğer kurum ve kuruluşlara ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrak Hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayılır, bunlara ait taşınmazlar tapuda resen Hazine adına, her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak tescil edilir. Birinci fıkrada sayılanların her türlü borçlarından dolayı hiçbir şekilde Hazineden bir hak ve talepte bulunulamaz. Devire ilişkin işlemler ilgili tüm kurumlardan gerekli yardımı almak suretiyle ilgisine göre Maliye Bakanlığı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir.
(3) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı belirlenen ve ekli listelerde yer almayan özel ve vakıf sağlık kurum ve kuruluşları, özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, vakıflar, dernekler, vakıf yükseköğretim kurumları, sendikalar, federasyonlar ve konfederasyonlar, ilgili bakanlıklarda bakan tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine bakan onayı ile kapatılır. Bu fıkra kapsamında kapatılan kurum ve kuruluşlar hakkında da ikinci fıkra hükümleri uygulanır..." hükmüne yer verilmiştir.
7075 sayılı Kanun'un, 17/11/2020 tarihinde yürürlüğe giren 11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Kanun'un 41. maddesiyle eklenen ''İlave tedbirler için başvuru yolu'' başlıklı Geçici 4. maddesinde, ''(1) Bu Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen işlemlere bağlı olarak olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlarda yer alan ilave tedbirlere karşı hakkında tedbir uygulanan kişi, kanuni temsilcisi ya da mirasçıları tarafından tedbiri uygulayan veya tedbirle ilgili olan kamu kurum ve kuruluşlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde başvurulur. Kamu kurum ve kuruluşları, başvuru üzerine yapacağı inceleme sonucuna göre en geç altı ay içinde başvurunun reddine veya tedbirin kaldırılmasına karar verir. 15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanununun ek 7 nci maddesi hükmü saklıdır.
(2) Başvuruların incelenmesi ve sonuçlandırılması için kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde komisyon kurulabilir.
...(7) Kamu kurum ve kuruluşlarının kararlarına karşı Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenecek Ankara idare mahkemelerinde iptal davası açılabilir..." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İptal davalarıyla; idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanması, hukukun üstünlüğünün sağlanması ve böylece hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesi amaçlandığından, bu davalarda menfaat ilişkisinin bu amaç doğrultusunda yorumlanması gerekmektedir. İdari yargıda dava açma ehliyetinde aranan menfaat ihlali, davacının dava konusu ettiği işlemle arasında kurulabilecek minimum düzeyde de olsa ilgiyi, alakayı ifade etmektedir. Yargısal kararlarda menfaat ihlali koşulu, davacının idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisinin kurulması gerektiği şeklinde tanımlanmıştır. Meşru menfaat, iptal davasını açan kişinin, hukuka uygun bir korunmadan faydalanmak istemesi anlamına gelmektedir. Güncel menfaat, davanın açılması sırasında var olan aktüel ilgiyi, alakayı ifade etmektedir. Kişisel menfaat ilgisi ise idari bir işlemin doğrudan doğruya o kişi hakkında yapılmış olması anlamına gelmeyip, dolaylı olarak da olsa o kimseyi etkilemesidir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları, her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.
Dava konusu uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince, davacı Selçuk Ocak'ın Vakfı temsilen dava açma imkanı bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiş ise de, Türkiye Sağlık ve Tedavi Vakfı'nın kapatıldığı tarihe kadar yönetim kurulu üyesi sıfatıyla yönetici pozisyonunda görev alan davacı Selçuk Ocak'ın, Vakfın kapatılması nedeniyle mal varlıklarına el konulmasına ilişkin işlemle kişisel, güncel ve meşru menfaatinin etkilendiği anlaşıldığından, yönetiminde görev aldığı Vakfın kapatılması nedeniyle mal varlıklarına el konulması kararının kaldırılması ve mal varlıklarına el konulduğu tarihten itibaren uğradığı maddi zararın ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi amacıyla bu işlemi yargı önüne götürme hakkına sahip olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, Vakıf adına açılan ilk davada dilekçe ret kararı verildiği, bu karar üzerine yenilenen dilekçe ile açılan bu davada aynı Vakfın davacılar arasında gösterildiği, İdare Mahkemesince sadece Vakıf yönetim kurulu üyesi üzerinden değerlendirme yaparak davanın ehliyet yönünden reddine karar verildiği, Vakıf yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yönetim kurulu üyesi yönünden uyuşmazlığın esası incelenerek karar verilmesi ve Vakıf tüzel kişiliği yönünden ehliyete ilişkin bir değerlendirme yapılması gerekirken davanın tümünün ehliyet yönünden reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kabulüne;
2.Davanın, yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Ankara Bölge Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 10/10/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.