T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/1332
Karar No : 2023/4985
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Başakşehir ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planında ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında sosyal ve kültürel tesis alanından yeşil alana alınmasına dair İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının Belediye Başkanı davacı tarafından iadesi üzerine, ilk kararda belediye meclisinin üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilmesine ilişkin Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; dava dosyası içeriği bilgi ve belgeler ile ara kararına verilen yanıtlardan; İstanbul ili, Başakşehir ilçesi, ... mah, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarında "sosyal ve kültürel tesis alanı"ndan "yeşil alan"a alınmasına dair İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının mahiyetinin nazım ve uygulama imar planı değişikliğine ilişkin olduğu, bu kapsamda yapılabilecek imar planı değişliklerinin "imar düzenlemelerine yönelik özel nitelikteki kanun" olan 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesinin b fıkrası ile Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Planların ilanı, itirazlar ve kesinleşmesi" başlıklı 33. maddesinde öngörüldüğü biçimde askıya çıkarılması suretiyle kesinleştirilmesi gerektiği, ancak söz konusu plan değişikliği ile plan paftalarının yetkili birimce henüz ilan edilmediği, dolayısıyla idari davaya konu olabilecek ortada kesin ve davacı yönünden uygulanabilir nitelikte nazım ve uygulama imar planı değişikliğinin bulunmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın incelenmesizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 5216 sayılı Kanunun 14. Maddesi uyarınca büyükşehir belediye başkanına, belediye meclisi kararları üzerinde hukuka uygunluk denetim yetkisinin verildiği, belediye meclisinin ısrar ettiği kararlara yönelik idari yargı da dava açılabileceği, dava konusu işlemin kesin ve yürütülebilir bir işlem olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinde İstanbul ili, Başakşehir ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planında ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında sosyal ve kültürel tesis alanından yeşil alana alınmasına dair İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının davacı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından iadesi üzerine,ilk kararda belediye meclisinin üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilmesine ilişkin Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun, “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” hükmüne yer verilmiş, maddeye ilişkin kanun gerekçesinde ise "Ayrıca, halkın kendisi için yapılan imar planlarının aleniyetinin sağlanması amaçlanmıştır. " şeklinde açıklama yer almıştır.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu
'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde 'Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Büyükşehir belediyesi: Sınırları il mülki sınırı olan ve sınırları içerisindeki ilçe belediyeleri arasında koordinasyonu sağlayan; idarî ve malî özerkliğe sahip olarak kanunlarla verilen görev ve sorumlulukları yerine getiren, yetkileri kullanan; karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişisini,
b) Büyükşehir belediyesinin organları: Büyükşehir belediye meclisi, büyükşehir belediye encümeni ve büyükşehir belediye başkanını,
c) İlçe belediyesi: Büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ilçe belediyesini ifade eder." hükmü yer almış, "Meclis kararlarının kesinleşmesi" başlıklı 14. maddesinde; "Büyükşehir belediye başkanı, hukuka aykırı gördüğü belediye meclisi kararlarını, yedi gün içinde gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere belediye meclisine iade edebilir.
Yeniden görüşülmesi istenilmeyen kararlar ile yeniden görüşülmesi istenip de büyükşehir belediye meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilen kararlar kesinleşir.
Büyükşehir belediye başkanı, meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine (...)(20)
idarî yargıya başvurabilir." hükmüne yer verilmiş,maddeye ilişkin kanun gerekçesinde ise "büyükşehir belediye başkanına, gerekçesini de belirterek hukuka aykırı gördüğü meclis kararlarının tekrar görüşülmesini isteme yetkisi verilmektedir. Tekrar görüşülmesi istenen kararlar, mecliste üye tam sayısının salt çoğunluğu ile tekrar kabul edildiği takdirde kesinleşmektedir. Büyükşehir belediye başkanı bu şekilde kesinleşen kararların iptali ve yürütülmesinin durdurulması için yargı mercilerine başvurabilecektir.
Getirilen sistem ile belediye başkanı ve meclis arasında bir denge kurularak, kararların meclislerde katılımcı bir anlayışla ele alınması sağlanmakta ve meclisin kilitlenmesini önleyecek tedbirler getirilmektedir" şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
3194 sayılı İmar Kanununun, “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca belediye meclisince onaylanmakla yürürlüğe giren imar planlarının kesinleşmesi için bir ay süreyle askıya çıkarılmak suretiyle ilan edilmeleri gerekmektedir.
Diğer belediye işlemlerinden farklı olarak imar planları için ayrı bir kesinleşme süreci öngörüldüğü şüphesizdir.
Yukarıda bahsi geçen bu madde gerekçesine bakıldığında, imar planlarının aleniyetinin sağlanmasının amaçlandığı, böylece düzenleyici işlem niteliğindeki imar planlarından menfaati etkilenecek kişilerin bilgilendirilerek gerektiğinde itiraz ve yargı yoluna başvuru yolunun açıldığı, askı süresinin sonunda imar planlarının kesin ve yürütülebilir bir işlem haline geldiği görülmektedir.
Bu halde, imar planlarından menfaati etkilenecek kişiler, imar planlarının belediye meclisinde onaylanmasını müteakip kesinleşmesi için ilan edilmesini bekleyecek, imar planlarının ilan edilmek süretiyle kesinleşmesi üzerine doğrudan iptal davası açabileceği gibi ilan-askı süresi içerisinde imar planlarına itirazda bulunabilecek, itirazın zımnen veya cevap verilmek suretiyle reddi halinde bu işlemlere karşı süresi içerisinde idari yargıda dava açabilecektir. Aksi halde, imar planları kesinleşmeden başka bir anlatımla ilan edilmeden açılacak davalar icrai nitelikte olmayan bir işleme karşı açılan dava niteliğinde olacaktır.
İmar planlarından menfaati etkilenen kişiler için yukarıda anlatılan süreç öngörülmüştür. Ancak görülmekte olan davada, davacı işbu davayı, imar planı değişikliğinden menfaati etkilenen kişi sıfatıyla değil, Belediye Başkanı sıfatıyla açmıştır.
Belediyeler, belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organları seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişiliğine haiz kurumlar olup organları belediye meclisi, belediye encümeni ve belediye başkanından oluşmaktadır. Belediyeler Kanun tarafından kendilerine verilen görevleri yerine getirirken organları arasında ihtilaf çıkması, belediyelerin karar alma süreçlerinin tıkanması ve sonuçta hizmetlerin aksamasına neden olunması muhtemeldir. Bu sonucun ortaya çıkmaması için Kanun Koyucu tarafından 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu
'nun 14. maddesiyle önlem alınmak istenmiştir. Kanun maddesine ilişkin gerekçede de bu hususa değinilmiş ve bu maddeyle belediye başkanı ile meclis arasında bir denge kurularak, kararların meclislerde katılımcı bir anlayışla ele alınması ve meclisin kilitlenmesini önleyecek tedbirler getirilmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir.
Anılan Kanun maddesinin birinci fıkrasında, büyükşehir belediye başkanının, hukuka aykırı gördüğü belediye meclis kararlarını, yedi gün içinde gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere belediye meclisine iade edebileceği; ikinci fıkrasında,yeniden görüşülmesi istenilmeyen kararlar ile yeniden görüşülmesi istenip de büyükşehir belediye meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilen kararların kesinleşeceği, üçüncü fıkrasında büyükşehir belediye başkanının, meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine idarî yargıya başvurabileceği düzenlenmiştir.
Kanunun amacına dayanılarak yapılan değerlendirmede, büyükşehir belediye meclisinin üye tam sayısının salt çoğunluğuyla alınan ısrar kararlarının, büyükşehir belediyesinin kilitlenmesini önlemek için, büyükşehir belediye başkanı sıfatı taşıyan davacılar açısından kesin ve yürütülebilir işlem niteliğine haiz olacağı ve bunun sonucu olarak anılan niteliği haiz davacılar tarafından belediye meclislerinin ısrar kararlarına karşı idari yargıda dava açabileceği, bu davanın menfaati etkilenen ilgililer açısından imar planlarının askı-ilana çıkarılmasına engel olmayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının işbu davayı İstanbul Büyük Belediye Başkanı sıfatıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin üye tam sayısının salt çoğunluğuyla aldığı ısrar kararına karşı açtığı görüldüğünden dava konusu işlemin davacı açısından kesin ve yürütülebilir bir işlem niteliğine kavuştuğu sonucuna ulaşılmış olup, kesin ve yürütülebilir bir işlem olmadığından bahisle davanın incelenmesizin reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle incelenmeksizin reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/05/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.