T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/1351
Karar No : 2023/3612
DAVACI : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- …
2- … Bakanlığı (… Başkanlığı) - …
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU: İstanbul ili, Esenyurt İlçesi, … Mahallesi, … ada, …, … ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 02.12.2021 tarih ve 4884 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, davaya konu plan değişikliklerinin nüfus ve trafik yoğunluğunu arttıracağı, nüfus artışı ile beraber sosyal donatı ihtiyacı oluşacağı, mevcutta alandaki sosyal donatı alanlarının zaten yetersiz olduğu, uyuşmazlık konusu plan değişiklikleri ile donatı alanlarının daha da azalacağı, idarelerince 21.07.2014 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında olduğu gibi anılan taşınmazlara kentsel hizmet alanı fonksiyonu verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalılar tarafından, davaya konu plan değişikliklerinde çevre ve imar bütünlüğünün gözetildiği, ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş alındığı, yeterli miktarda sosyal donatı ve teknik alt yapı alanı ayrıldığı, sonuç olarak uyuşmazlık konusu çevre düzeni planı ve imar planı değişikliklerinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ: Dava, İstanbul ili, Esenyurt İlçesi, … Mahallesi, … ada, …, … ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 02.12.2021 tarih ve 4884 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.
1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği yönünden;
Davaya konu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği öncesinde uyuşmazlık konusu taşınmazlar meskun alanda kalmaktayken 28.06.2021 tarih ve 4186 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla lojistik bölgeye dönüştürülmüş, ancak bu plan değişikliğine yapılan itiraz üzerine anılan taşınmazlar uyuşmazlık konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında yine kentsel meskun alana ayrılmış ve bu kapsamda son haliyle planda herhangi bir değişiklik olmadığı anlaşıldığından, bu kısım yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri yönünden;
Özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilere ilişkin davalı idarelerin plan yapımında yetkili olduğu açık ise de, bu yetkinin ilgili kuruluşlardan gerekli görüş alınmak suretiyle çevre imar bütünlüğünü bozmayacak ve şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına uygun şekilde kullanılması gerektiği izahtan varestedir.
Ayrıca Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan imar planı değişikliklerinin mekansal planlama kademelenmesinin dışında yer almadığı, bu itibarla anılan plan değişikliklerinin ilgili idaresince hazırlanmasında ve uyuşmazlık çıkması durumunda yargısal mercilerce yapılacak hukuki denetimde Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine uygun olması, dolayısıyla anılan Yönetmelikte yer verilen imar planlarına ilişkin genel ilkelerin gözetilmesi gerektiği tabiidir.
Bu açıklamalar kapsamında uyuşmazlık incelendiğinde, meri imar planlarında kamusal hizmet alanında (kısmen termik santral alanı, kısmen park alanı) kalan taşınmazlar özelleştirme idaresince hazırlanan imar planı değişikliği ile bu fonksiyonların yanında kısmen konut+ticaret alanına çevrilmek suretiyle sosyal donatı ve teknik alt yapı alanında azalma olduğu, ayrıca taşınmazların bir kısmının yapılaşmaya açılması sonucunda sosyal donatı ve teknik alt yapı ihtiyacında artış meydana geldiği kuşkusuzdur.
Her ne kadar 4046 sayılı Kanunun amaçlarından birisi Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek ise de, bu durumun yapılacak plan değişikliklerinde şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarından feragat etmek anlamına gelmediği açık olup, imar planı değişikliklerinde nüfus ve yapı yoğunluğunda getirilen artışa karşılık sosyal donatı ve teknik alt yapı alanında meydana gelen azalmanın Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesi uyarınca gözetilmesi gerekmektedir.
Dava dosyasında bulunan kurum görüşü niteliğindeki … Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısında, mezkur taşınmazlar üzerinde yer alan santral binaları ve eklentilerinin kalması gerektiği ve bu faaliyetlerin devamı açısından anılan parsellerde yapılaşmaya gidilmemesi, bunların mümkün olmaması halinde ise belirlenecek alternatif tesis maliyetlerinin ilgilisince karşılanacağının satış sözleşmesine şerh olarak düşülmesi gerektiği belirtilmiş, davalı idarelerce anılan görüşün gereğinin yerine getirilip getirilmediği dava dosyasından anlaşılamamıştır.
Bu durumda, davaya konu nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinin, sosyal ve teknik alt yapı dengesini bozucu nitelik taşıdığı ve planların hazırlanması sürecinde ilgili kurum görüşüne uyulmadığı görüldüğünden şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, İstanbul İli, Esenyurt İlçesi, … Mahallesi, … ada, …, … ve … parsel sayılı taşınmazlara yönelik Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 02.12.2021 tarihli, 4884 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.
TEİAŞ mülkiyetindeyken 22.10.2020 tarihli, 3120 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla İstanbul İli, Esenyurt İlçesi, … Mahallesi, … ada, …, … ve … parsel sayılı taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınması üzerine Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve 28.06.2021 tarihli, 4186 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında anılan taşınmazların fonksiyonu meskun alandan lojistik bölgeye dönüştürüldüğü, aynı Cumhurbaşkanlığı kararıyla 1/5000 ölçekli planda kısmen lojistik tesis alanı, kısmen teknik altyapı alanı, kısmen park alanı ve kısmen yol kullanımına, 1/1000 ölçekli planda da kısmen lojistik tesis alanı, kısmen teknik altyapı alanı, kısmen park alanı ve kısmen yol alanı kullanımına ayrıldığı, bu plan değişikliklerine yapılan itirazlar sonucunda 02.12.2021 tarihli, 4884 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla itirazların kısmen kabulüne karar verilerek 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında lojistik bölge alanından kentsel meskun alana dönüştürüldüğü, 1/5000 ölçekli nazım imar planında kısmen ticaret+konut alanı, kısmen enerji depolama alanı, kısmen park alanı fonksiyonu getirildiği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise kısmen ticaret+konut alanı, kısmen teknik altyapı alanı, kısmen park alanı, kısmen yol alanına ayrıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğine ilişkin kısmı yönünden;
Leke plan niteliğinde bulunan dava konusu planın ölçeği (1/100.000) göz önünde bulundurulduğunda, parsel bazında kararların üretilmesinin mümkün olamayacağı, planın bölge ve havza bazında ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararlarının üretildiği, dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği öncesinde mezkur taşınmazlar meskun alanda kalmaktayken 28.06.2021 tarihli, 4186 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla lojistik bölgeye dönüştürüldüğü, ancak bu plan değişikliğine yapılan itiraz üzerine taşınmazların uyuşmazlık konusu 02.12.2021 onay tarihli 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında yine kentsel meskun alana ayrıldığı, dolayısıyla son haliyle planda herhangi bir değişiklik olmadığı, davacının nüfus-donatı dengesine ilişkin itirazlarının alt ölçekli planlarına ilişkin olduğu anlaşıldığından, davanın bu kısmında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir.
1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri yönünden;
Dava konusu taşınmazların daha önce İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli Esenyurt Tem Kuzeyi Nazım İmar Planında kentsel hizmet alanı olarak belirlenmesi üzerine açılan davada, ... İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararıyla, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planından önce yürürlükte bulunan planın yoğunluk değerlerini arttırmasına karşılık nüfus artışını dengeleyecek yeni donatı alanlarının oluşturulmadığı gerekçeleriyle mahkeme kararları ile iptal edildiği ve bu imar planının da şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar mevzuatına uygunluğu ile dengeli donatı dağılımının sağlanması amacıyla ve önceki nazım imar planının bütününün iptaline yönelik mahkeme kararlarının gerekçeleri doğrultusunda hazırlandığı hususu dikkate alındığında; söz konusu planlama alanının neredeyse yarısının boş olmasına rağmen planda açık ve yeşil alanlar ile sosyal altyapı alanları standartlarının sağlanamadığı, bu itibarla dava konusu 1/5000 ölçekli Esenyurt Tem Kuzeyi Nazım İmar Planının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle iptaline karar verildiği; istinaf aşamasında ise, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında, aynı nazım imar planının iptali istemiyle TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından … İdare Mahkemesinin E:… esas sayılı dosyasında açılan davada mahallinde yaptırılan bilirkişi incelemesi üzerine dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunda özetle; nazım imar planında mevcut durumdaki donatı alanlarının %14'lük bir oranda artırılmaya çalışıldığının tespit edildiği, önceki nazım imar planında yerleşim alanlarının tamamı için 600 ki/ha yoğunluğun tanımlandığı, dava konusu nazım imar planı ile 150 ki/ha, 300 ki/ha, 400 ki/ha, 500 ki/ha ve 600 ki/ha yoğunluk kademelenmesinin yapıldığı, böylelikle önceki imar planlarındaki yoğunluk değeri 80.000 kişi civarında iken yapılan nazım imar planı değişikliği ile yoğunluk değerinin 63.000 civarında bir nüfusa indirildiği tespitlerine yer verildiği, her ne kadar dava dosyasındaki mevcut bilirkişi raporunda dava konusu plan değişikliği ile açık ve yeşil alanlar ile sosyal altyapı alanlarının yönetmelikte belirlenen asgari standartları sağlamadığı tespitlerine yer verilmiş ise de, söz konusu alanın büyük bir kısmının yapılaşmış olması, ilk kez planlamaya konu edilmemesi ve dava konusu plan değişikliği ile önceki plan kararlarının aksine donatı alanlarında bir artışa ve yoğunluk kararlarında ise bir azalmaya gidildiği, üst ölçekli Çevre Düzeni Planına uygun, eski plan kararlarına göre nüfus yoğunluğunu azaltıcı ve donatı alanını artırıcı nitelikte olduğu anlaşılan dava konusu plan kararlarında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu plan kararlarında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne, anılan İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verildiği, dava konusu taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınması üzerine 28.06.2021 tarihli, 4186 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla 1/5000 ölçekli planda kısmen lojistik tesis alanı, kısmen teknik alt yapı alanı, kısmen park alanı ve kısmen yol kullanımına, 1/1000 ölçekli planda da kısmen lojistik tesis alanı (%73,28), kısmen teknik altyapı alanı (%25,67), kısmen park alanı (%0,65) ve kısmen yol alanı (%0,40) kullanımına ayrıldığı, bu plan değişikliklerine yapılan itirazlar sonucunda 02.12.2021 tarihli, 4884 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla itirazların kısmen kabulüne karar verilerek 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında lojistik bölge alanından kentsel meskun alana dönüştürüldüğü, 1/5000 ölçekli nazım imar planında kısmen ticaret+konut alanı, kısmen enerji depolama alanı, kısmen park alanı fonksiyonu getirildiği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise kısmen ticaret+konut alanı (%44,33), kısmen teknik altyapı alanı (%25,67), kısmen park alanı (%29,55), kısmen yol alanı (%0,45) kullanım kararı verildiği, davanın dava konusu plan değişikliklerinin bölgede nüfus artışı oluşturacağından sosyal donatı alanı ve ulaşım yükü ihtiyacını arttıracağı, daha fazla fiziksel ve mekansal sorunlara yol açacağı iddialarıyla açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu imar planı değişikliklerinin çevre ve imar bütünlüğüne, getireceği nüfus yoğunluğuna karşılık yeterli sosyal ve teknik alt yapı ayrılıp ayrılmadığı, imar mevzuatına, planlama alanındaki fonksiyonlar açısından şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olup olmadığının davacı iddiaları ve davalı idarenin savunması da göz önünde bulundurularak açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davanın 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğine ilişkin kısmının reddine, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri hakkında yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
İstanbul ili, Esenyurt İlçesi, … Mahallesi, … ada, …, … ve … parsel sayılı taşınmazlar İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli Esenyurt Tem Kuzeyi Nazım İmar Planında kentsel hizmet alanı olarak belirlenmiştir.
Bu planın iptali istemiyle …. ve … tarafından açılan davada, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planından önce yürürlükte bulunan planın yoğunluk değerlerini arttırmasına karşılık nüfus artışını dengeleyecek yeni donatı alanlarının oluşturulmadığı gerekçeleriyle mahkeme kararları ile iptal edildiği ve bu imar planının da şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar mevzuatına uygunluğu ile dengeli donatı dağılımının sağlanması amacıyla ve önceki nazım imar planının bütününün iptaline yönelik mahkeme kararlarının gerekçeleri doğrultusunda hazırlandığı hususu dikkate alındığında; söz konusu planlama alanının neredeyse yarısının boş olmasına rağmen planda açık ve yeşil alanlar ile sosyal altyapı alanları standartlarının sağlanamadığı, bu itibarla dava konusu 1/5000 ölçekli Esenyurt Tem Kuzeyi Nazım İmar Planının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında, aynı nazım imar planının iptali istemiyle TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında açılan davada mahallinde yaptırılan bilirkişi incelemesi üzerine dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunda özetle; nazım imar planında mevcut durumdaki donatı alanlarının %14'lük bir oranda artırılmaya çalışıldığının tespit edildiği, önceki nazım imar planında yerleşim alanlarının tamamı için 600 ki/ha yoğunluğun tanımlandığı, dava konusu nazım imar planı ile 150 ki/ha, 300 ki/ha, 400 ki/ha, 500 ki/ha ve 600 ki/ha yoğunluk kademelenmesinin yapıldığı, böylelikle önceki imar planlarındaki yoğunluk değeri 80.000 kişi civarında iken yapılan nazım imar planı değişikliği ile yoğunluk değerinin 63.000 civarında bir nüfusa indirildiği tespitlerine yer verildiği, her ne kadar dava dosyasındaki mevcut bilirkişi raporunda dava konusu plan değişikliği ile açık ve yeşil alanlar ile sosyal alt yapı alanlarının yönetmelikte belirlenen asgari standartları sağlamadığı tespitlerine yer verilmiş ise de, söz konusu alanın büyük bir kısmının yapılaşmış olması, ilk kez planlamaya konu edilmemesi ve dava konusu plan değişikliği ile önceki plan kararlarının aksine donatı alanlarında bir artışa ve yoğunluk kararlarında ise bir azalmaya gidildiğinin görülmesi karşısında, Mahkeme kararına dayanak alınan bilirkişi raporunda yer verilen tespitlerin dava konusu plan değişikliğini kusurlandırmayacağı sonucuna varıldığından, dava konusu plan kararlarında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne, anılan İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş ve bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Bu süreç sonrasında 22.10.2020 tarih ve 3120 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla mezkur taşınmazlar özelleştirme kapsam ve programına alınmış ve bu özelleştirme kararının iptali istemiyle idari yargı mercilerinde dava açılmadığından anılan karar kesinleşmiştir.
Bu karar üzerine plan yapımında yetki sahibi olan Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve 28.06.2021 tarihli, 4186 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında anılan taşınmazların fonksiyonu meskun alandan lojistik bölgeye dönüştürülmüştür. Alandaki 1/5000 ölçekli nazım imar planının yukarıda yer verilen İdare Mahkemesi kararı üzerine ilk aşamada iptaline karar verildiğinden Bölge İdare Mahkemesi kararına kadar plansız durumda bulunan taşınmazlara aynı Cumhurbaşkanlığı kararıyla kısmen lojistik tesis alanı, kısmen teknik altyapı alanı, kısmen park alanı ve kısmen yol kullanım kararı getirilmiştir. Esenyurt Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli Esenyurt İlçesi Tem Kuzeyi 1. Etap Uygulama İmar Planında kısmen termik santral alanı, kısmen park alanında kalan ve üzerinden enerji nakil hattı geçen taşınmazlar söz konusu Cumhurbaşkanlığı kararıyla kısmen lojistik tesis alanı (%73,28), kısmen teknik altyapı alanı (%25,67), kısmen park alanı (%0,65) ve kısmen yol alanı (%0,40) kullanımına dönüştürülmüştür.
Bu plan değişikliklerinin askıya çıkarılması üzerine yapılan itirazlar sonucunda söz konusu plan değişiklikleri ile getirilen lojistik tesis alanı kararının bölgeye yoğun bir ulaşım yükü getireceği anlaşıldığından 02.12.2021 tarih ve 4884 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla itirazların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karar ile mezkur taşınmazlar 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında lojistik bölge alanından kentsel meskun alana dönüştürülmüş, 1/5000 ölçekli nazım imar planında kısmen ticaret+konut alanı, kısmen enerji depolama alanı, kısmen park alanı fonksiyonu getirilmiş, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise kısmen ticaret+konut alanı (%44,33), kısmen teknik altyapı alanı (%25,67), kısmen park alanı (%29,55), kısmen yol alanı (%0,45) kullanım kararı verilmiştir.
Anılan plan değişiklikleri 22.12.2021 - 20.01.2022 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, askı süresi içerisinde 12.01.2022 tarihinde davacı idare tarafından, davaya konu plan değişikliklerinin nüfus ve trafik yoğunluğunu arttıracağı, nüfus artışı ile beraber sosyal donatı ihtiyacı oluşacağı mevcutta alandaki sosyal donatı alanlarının zaten yetersiz olduğu, uyuşmazlık konusu plan değişiklikleri ile donatı alanlarının daha da azalacağı, idarelerince 21.07.2014 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında olduğu gibi anılan taşınmazlara kentsel hizmet alanı fonksiyonu verilmesi gerektiği belirtilerek itiraz edilmiş, itiraza cevap verilmediğinden yasal dava açma süresi içinde 04.02.2022 tarihinde 02.12.2021 tarih ve 4884 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanununun 1. maddesinde: "Bu Kanunun amacı; A) Bu maddede belirtilen ve Kanunun uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan;
a) İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının,
b) Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının,
c) Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların,
d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının,
e) Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının,
f) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanunun 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir." kuralına yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun "İmar Planlarında Bakanlığın Yetkisi"ni düzenleyen 9. maddesine 4046 sayılı Kanunun 41. maddesiyle eklenen 2. fıkrada: "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan (Belediye) gerekli görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak (Ek ibare: 03/04/1997 - 4232/4 maddesi) imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumları; Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. (Ek ibare: 03/04/1997 - 4232/4 maddesi) ilgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanunun Ek-3. maddesinde: "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi'nin 09/06/2011 tarih ve 2008/87 E, 2011/95 K. sayılı Kararı ile.) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi'nin 09/06/2011 tarih ve 2008/87 E, 2011/95 K.sayılı Kararı ile.) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir." kuralı bulunmaktadır.
Aynı Kanunun "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, "Çevre düzeni planı; (Değişik:29/11/2018-7153/10 md.) varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçek planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen, bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plandır." şeklinde tanımlanmıştır. Nazım imar planı, varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak; uygulama imar planı ise, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu plan değişikliklerinin hukuki incelenmesi ayrı başlıklar halinde yapılacaktır.
1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği yönünden;
Davaya konu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği öncesinde uyuşmazlık konusu taşınmazların meskun alanda kaldığı ve 28.06.2021 tarih ve 4186 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla lojistik bölgeye dönüştürüldüğü, ancak bu plan değişikliğine yapılan itiraz üzerine taşınmazların uyuşmazlık konusu 02.12.2021 onay tarihli 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında yine kentsel meskun alana ayrıldığı, dolayısıyla son haliyle planda herhangi bir değişiklik olmadığı ve dava konusu planın ölçeği itibarıyla genel arazi kullanım kararlarının üretildiği leke plan niteliğinde olması nedeniyle parsel bazında kararlara yer verilmesine imkan bulunmadığı, davacının nüfus - donatı dengesine ilişkin itirazının alt ölçekli planların konusuna girdiği dikkate alındığında dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği yönünden;
Dava konusu işlem öncesinde yürürlükte bulunan ve uyuşmazlık konusu taşınmazların kentsel hizmet alanında kaldığı 1/5000 ölçekli Esenyurt Tem Kuzeyi Nazım İmar Planının iptali yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla istinaf isteminin kabulüne, anılan İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi nedeniyle her ne kadar, anılan nazım imar planı yürürlükte olduğundan mezkur taşınmazlar bu planda kentsel hizmet alanında kalmakta ve davacı tarafından da taşınmazlara kentsel hizmet alanı fonksiyonu verilmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de, 4046 sayılı Kanunun amaçlarından birisinin Hazineye ait taşınmazların özelleştirilmesi suretiyle kamuya gelir elde etmek olduğu göz önüne alındığında söz konusu taşınmazların imar planında kamusal kullanıma ayrılmalarının mümkün olmadığı, bu hususun taşınmazların özelleştirme programı kapsamına alınmasından kaynaklandığı ve davacı tarafından bu kararın iptali istemiyle de dava açılmadığı anlaşıldığından davacının bu hususlara dair iddiasına itibar edilmemiştir.
Öte yandan, 1/5000 ölçekli Esenyurt Tem Kuzeyi Nazım İmar Planında davaya konu taşınmazların bitişiğinde yer alan taşınmazların 600 kişi/ha yoğunluk değerlerinde konut ve ticaret alanı fonksiyonunda kaldığı, dolayısıyla çevre ve imar bütünlüğünün gözetildiği, buna ilaveten dava konusu nazım imar planı değişikliğiyle anılan taşınmazların yaklaşık %45'inin konut+ticaret alanı olarak belirlendiği, yaklaşık %25'inin teknik altyapı, %30'unun park alanı işlevine alındığı, dolayısıyla gelecek nüfus yoğunluğuna karşılık yeteri kadar sosyal donatı ve teknik alt yapı alanı ayrıldığı görüldüğünden davacının davaya konu plan değişikliklerinin nüfus ve trafik yoğunluğunu arttıracağı, nüfus artışı ile beraber sosyal donatı ihtiyacı oluşacağı, mevcutta alandaki sosyal donatı alanlarının daha da azalacağı iddialarının dayanaktan yoksun olduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemde bu yönden de hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesi kapsamında kalan davada, bu kararın tebliğ tarihini izleyen (15 gün) içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 11/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.