T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1357
Karar No : 2023/753
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü, Trabzon Bilgi İşlem Müdürlüğünde teknisyen olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı bozma kararına uyularak; davacıya atfedilen 18/06/2009 tarihindeki cinsel saldırı fiiline ilişkin cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığına yönelik 09/07/2009 tarihli rapor ile 26/05/2009 tarihli fiiline yönelik 15/04/2011 tarihli raporun çeliştiği, bununla birlikte dava konusu olaya yönelik olarak olay tarihinden itibaren henüz bir ay geçmeden rapor alındığı, davacının cezai ehliyetinin bulunduğunu belirten raporun doğrudan dava konusu cinsel saldırı olayına yönelik olduğu, başka bir olay hakkında alınan raporun ise yaklaşık iki yıl sonra alındığı, … tarih ve E:… sayılı ara kararına verilen yanıtta; ... tarih ve ... sayılı sağlık kurulu raporunda da davacının takip - tedavisini düzenli yaptırmak kaydıyla memuriyetine geri dönebileceği, bu süreç içerisinde dikkat ve tehlike gerektirmeyen işlerde çalışabileceğinin bildirildiği göz önünde bulundurulduğunda; dava konusu olay tarihi itibarıyla davacının cezai ehliyetinin bulunduğunun ve dolayısı ile herhangi bir akıl hastalığının bulunmadığının kabulü gerektiği, davacının 18/06/2009 tarihinde Trabzon ilinde caddede yürümekte iken A.D. isimli 17 yaşındaki bir kadına cinsel tacizde bulunduğu iddiasına yönelik yapılan soruşturma kapsamında alınan ifadeler ve davacının alınan ilk ifadesinde, isnat edilen eylemi kabul ettiği görüldüğünden, davacıya isnat edilen eylemin sübuta erdiği ve bu bakımdan memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelikte ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici harekette bulunduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/10/2020 tarih ve E:2020/50, K:2020/1782 sayılı bozma kararına uyulmak maksadıyla, aynı sağlık kuruluşu tarafından verilen yakın tarihli sağlık raporlarının arasındaki çelişkinin giderilmesi için ara kararıyla davacının sağlık kuruluşuna sevk edildiği; ancak, verilen raporda önceki raporlardaki çelişkinin nedeninin belirlenmesine yönelik herhangi bir bilgiye yer verilmediği, dolayısıyla bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinin bulunmadığı, kararın usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 12/10/2020 tarih ve E:2020/50, K:2020/1782 sayılı kararıyla aynı kişilerden oluşan sağlık kurulunun, olay tarihinden kısa bir süre öncesine ait farklı bir eylemi ile ilgili düzenlediği sağlık kurulu raporunda, davacı hakkında farklı bir sonuca ulaşmış olması, teşhis konulan hastalığın niteliği, davacının bu konudaki ifadeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ortaya çıkan çelişkinin giderilmesi ve kesin bir sonuca varılabilmesi için bu konuda yeni bir araştırma yapılması zorunlu olduğu gerekçesiyle ısrar-ret kararının bozulduğu, İdare Mahkemesince bozmaya uyma kararına esas olmak üzere davacının sağlık kuruluşuna sevkedildiği, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen ... tarih ve ... sayılı sağlık kurulu raporunda yalnızca muayene gününe ilişkin olarak tanı konularak değerlendirme yapıldığı, "bipolar duygulanım bozukluğu, remisyonda ilaç kullanıyor, üç ayda bir kontrole gelmek ve takip - tedavisini düzenli yaptırmak kaydıyla memuriyetine geri dönebilir, bu süreç içerisinde dikkat ve tehlike gerektirmeyen işlerde çalışabilir." tanısıyla rapor düzenlendiği, dolayısıyla İdare Mahkemesince Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma kararına esasen uyulmadığı, raporu veren sağlık kuruluşundan yeniden ek rapor alınarak, önceki raporlardaki çelişkinin giderilmesinin sağlanması gerektiği halde eksik inceleme ile davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.