T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/1368
Karar No : 2023/4109
DAVACI: …
VEKİLİ: Av. …
DAVALILAR :
1- …
2- … Anonim Şirketi - …
VEKİLLERİ: Av. …
DAVANIN KONUSU: İstanbul İli, Beylikdüzü İlçesi sınırları içerisinde tesis edilecek olan trafo binalarının yapımı amacıyla ekli haritalarda kamulaştırma bilgileri ve konumları belirtilen taşınmazların, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 30/10/2021 tarih ve 31644 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 29/10/2021 tarih ve 4721 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, Beylikdüzü İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu acele kamulaştırma kararında acelelik unsurunun ve kamu yararının olmadığı, kamulaştırma kararının güncel olmadığı, dava konusu yerin hemen bitişiğindeki parselde davalı TEDAŞ'ın onayıyla davacı tarafından trafo binası inşa edilerek, 99 yıllığın TEDAŞ'ın kullanımına tahsis edildiği, buna rağmen dava konusu taşınmazın acele kamulaştırılmasına karar verildiği, belirtilen nedenlerle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMASI: Davanın süresinde açılmadığı, dava konusu işlemin elektrik dağıtım hizmetinin karşılanması amacıyla tesis edildiği, sürecin aksamasının kamu zararına neden olacağı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve kamu hizmetinin gereklerine uygun olarak tesis edildiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, İstanbul İli, Beylikdüzü İlçesi sınırları içerisinde tesis edilecek olan trafo binalarının yapımı amacıyla ekli haritalarda kamulaştırma bilgileri ve konumları belirtilen taşınmazların, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 30/10/2021 günlü, 31644 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 29/10/2021 günlü, 4721 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, Beylikdüzü İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin süre itirazı yerinde görülmemiştir.
Anayasa'nın 13. ve 35. madde hükümleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkün olup buna ilişkin düzenlemeler öncelikle kamu yararına dayanmalıdır. Ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolüyle de mülkiyet hakkı bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Buna göre, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Bu çerçevede, 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisi Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu'nun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda üçüncü koşul olan aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekmektedir.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Taşınmaz temini işlemleri" başlıklı 19. maddesinin 2/a fıkrasında, "Dağıtım faaliyetinde bulunan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre TEDAŞ tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri TEDAŞ tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde TEDAŞ tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir." hükmü uyarınca yapılacak olan kamulaştırmalarda 2942 sayılı Yasanın acele kamulaştırmayı düzenleyen 27. maddesi hükmünün de uygulanabileceği açık olup, bu halde de kamulaştırmanın 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca gerçekleştirilebilmesi için acele kamulaştırma prosedürünün uygulanabilme koşullarının gerçekleşmiş olması gerekmektedir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Uygulama imar planı" başlıklı 24. maddesinin 3. fıkrasında "Uygulama imar planlarında, bölgenin ihtiyacına yönelik çocuk bahçesi, yeşil alan, otopark, cep otoparkı, yol boyu otopark, durak cebi, aile sağlık merkezi, mescit, karakol, muhtarlık, trafo gibi sosyal ve teknik altyapı alanlarını artırıcı küçük alan gerektiren fonksiyonlar ayrılabilir ve bu fonksiyonların konulması nazım imar planına aykırılık teşkil etmez." hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin faaliyet alanında bulunan İstanbul İli, Beylikdüzü ilçesi sınırları içerisinde belirlenen 5 adet trafo yerinin isabet ettiği, aralarında uyuşmazlığa konu taşınmazın da bulunduğu taşınmazların bir kısmının 6446 sayılı Yasanın 19. maddesinin 2/a fıkrası kapsamında Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) tarafından 2942 sayılı Yasa uyarınca kamulaştırılması işlemlerinin yürütülmesine TEDAŞ Yönetim Kurulunun … günlü, … sayılı kararı ile karar verildiği, Beylikdüzü İlçesinde meydana gelen nüfus artışı ve kentsel dönüşüm nedeniyle konut artışına bağlı olarak bölgedeki abonelerin enerji ihtiyacını sağlayan mevcut tesislerin yetersiz kalması, bu duruma bağlı olarak bölgede sık ve uzun süreli elektrik kesintileri yaşanması nedenleriyle kamulaştırma işlemlerinde 2942 sayılı Yasanın 27. maddesinin uygulanması istemiyle yapılan başvuru üzerine dava konusu acele kamulaştırma kararının alındığı, uyuşmazlığa konu … ada, … parsel sayılı taşınmazın 50 m2'lik kısmına acele el konulmasına karar verilmesi istemiyle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… D.İş sayılı davasının açıldığı, taşınmazın imar planında sanayi, ticaret ve depolama alanında kaldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından, uyuşmazlığa konu taşınmaza komşu … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde dava konusu işlemden sonra trafo yeri tahsis edilmiş olması nedeniyle trafo ihtiyacının kalmadığının öne sürülmesi nedeniyle Danıştay Altıncı Dairesi'nin 17/03/2022 ve 12/05/2022 günlü, E:2022/1368 sayılı ara kararlarıyla davalı idarelerden bu hususun açıklanması istenilmişse de, ara kararlarına verilen yanıtlarda konuya ilişkin açıklama yapılmadığı görülmüştür.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, uyuşmazlığa konu taşınmazın 16.02.2004 tarihli 1/1000 ölçekli Yakuplu Genel Revizyon Uygulama İmar Planında sanayi-ticaret-depolama alanı fonksiyonunda kaldığı, taşınmazın 50 m2'lik kısmında yapılması öngörülen trafo kullanımına ilişkin imar planı kararının bulunmadığı, davalı TEDAŞ tarafından, kamulaştırmanın acele usülde gerçekleşmesi nedeniyle gerekli imar planı ve projelerin sonradan hazırlanacağının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin yukarıda yer verilen hükmü uyarınca trafo alanlarının uygulama imar planı kararlarıyla belirlenmesi gerekmesine karşın, olayda uygulama imar planı kararı olmaksızın uyuşmazlığa konu taşınmazda belirlenen trafo alanının acele kamulaştırılmasına ilişkin işlemde imar planına ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Danıştay Altıncı Dairesinin ara kararlarına verilen yanıtlar ekinde dosyaya sunulan Yakuplu Genel Revizyon Uygulama İmar Planı notlarının 10. maddesinde, sanayi+ticaret+depolama (S3+T+D) ile gösterilen sanayi alanlarında, imar adası ölçeğinde enerji kapasitesi hesabı yapılarak gücü ve alanı belirlenen trafo yerlerinin irtifak hakkıyla çözüleceği belirtilmişse de, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümleri uyarınca trafo alanlarının uygulama imar planlarında gösterilmesi zorunlu olduğundan, plan kararı olmaksızın anılan plan notuna dayanılarak işlem tesisine olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu 29/10/2021 günlü, 4721 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, Beylikdüzü İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 26/04/2023 tarihinde, davacı vekili Av. …'ın geldiği ve davalı idareler vekili Av. …'nun duruşmaya gelmeyerek mazeret bildirdiği, anılan mazeretin kabul edilmediği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
İstanbul İli, Beylikdüzü İlçesi sınırları içerisinde tesis edilecek trafo binalarının yapımı amacıyla ekli haritalarda kamulaştırma bilgileri ve konumları belirtilen taşınmazların Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına 30/10/2021 tarih ve 31644 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 29/10/2021 tarih ve 4721 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile karar verilmiştir.
Anılan kararın, acele kamulaştırılmasına karar verilen taşınmazlar arasında yer alan davacının mülkiyetindeki İstanbul ili, Beylidüzü ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselde yer alan taşınmaz yönünden iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 35. maddesinde herkesin, mülkiyet hakkına sahip olduğu, bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı düzenlenmiş, 46. maddesinde ise idareye, mülkiyet hakkını, malikin rızası dışında kamu yararı amacıyla, gerçek karşılığını peşin olarak ödemek ve kanunla gösterilen esas ve usullere uymak suretiyle kamulaştırma yoluyla sınırlama yetkisi tanınmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.
Kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenleme amacıyla hazırlanan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasında, idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aynı maddenin 2.fıkrasında belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilecekleri düzenlenmiş, 5.maddesinde kamu yararı kararı vermeye yetkili merciler sayılmış, 6. maddesinde ise 5.maddede sayılan merciler tarafından verilecek kamu yararı kararını onaylayacak merciler sayıldıktan sonra onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek olmadığı, bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınacağı kurala bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise; "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu'nun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Mahkemece verilen taşınmaz mala el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir. Taşınmaz malın başkasına devir, ferağ veya temlikinin yapılamayacağı hükmü tapu kütüğüne şerh edilir. El koyma kararından sonra taşınmaz mal 20 nci madde uyarınca boşaltılır. Bu Kanun'un 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedelidir." düzenlemesine yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.
" hükmüne, 3. maddesinde, "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz.
" hükmüne, 8. maddesinin (d) bendinde "Arazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur." hükmüne, 20. maddesinde "Yapı: a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde, b) Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile, İmar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir" hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un tanımlar başlıklı 4. maddesinde uygulama imar planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Mekânsal kullanım tanımları ve esasları" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde, "Teknik altyapı alanları: Kamu veya özel sektör tarafından yapılacak elektrik, petrol ve doğalgaz iletim hatları, içme ve kullanma suyu ile yer altı ve yer üstü her türlü arıtma, kanalizasyon,atık işleme tesisleri, trafo, her türlü enerji, ulaştırma, haberleşme gibiservislerin temini için yapılan tesisler ile açık veya kapalı otopark kullanışlarına verilen genel isimdir."hükmü, aynı Yönetmeliğin, "Uygulama imar planı" başlıklı 24. maddesinin 3. fıkrasında "Uygulama imar planlarında, bölgenin ihtiyacına yönelik çocuk bahçesi, yeşil alan, otopark, cep otoparkı, yol boyu otopark, durak cebi, aile sağlık merkezi, mescit, karakol, muhtarlık, trafo gibi sosyal ve teknik altyapı alanlarını artırıcı küçük alan gerektiren fonksiyonlar ayrılabilir ve bu fonksiyonların konulması nazım imar planına aykırılık teşkil etmez." hükmü yer almaktadır.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Taşınmaz Temini İşlemleri" başlıklı 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde; "Dağıtım faaliyetinde bulunan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre TEDAŞ tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri TEDAŞ tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde TEDAŞ tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından;
İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.
Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir.
Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının davacıya tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı ve davacı tarafından öğrenme tarihi üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde davanın açıldığı anlaşılmış ve davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılabilecek olup, kamulaştırma yapılabilmesi için ya ilgili idare tarafından kamu yararı kararının alınması, ya da onaylı imar planı veya ilgili Bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak bir hizmet olması gerekmektedir. 3194 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılmaması ve arazi kullanımı ile yapılaşmada sadece imar planları kararlarına uyulması zorunludur. Taşınmazın, imar planında tahsis edildiği amaç doğrultusunda kullanılması zorunlu olduğundan, taşınmazın imar planında yer alan kullanım kararı dışındaki bir amaçla kamulaştırılması mümkün değildir. İmar planı bulunan bölgelerde, taşınmazın imar planında yer alan kullanım kararı doğrultusunda kamulaştırma yapılması, diğer bir ifadeyle kamulaştırmanın ancak taşınmazın imar planında ayrıldığı amaçla yapılması gerekmektedir. İmar planı bulunmayan alanlarda ise kamu yararı kararı alınarak kamulaştırma yapılması gerekmektedir.
Öte yandan; Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde trafoların teknik alt yapı alanları içerisinde düzenlendiği ve ayrı bir lejant gösterimine sahip olduğu dikkate alındığında, büyük alan kullanımı gerektiren trafo kullanımlarının nazım ve uygulama imar planı ölçeğinde, küçük alan kullanımı gerektiren trafo kullanımlarının ise uygulama imar planında mekansal kullanımının gösterilmesi mevzuat gereği zorunlu olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; … Elektrik Dağıtım A.Ş. faaliyetleri kapsamında, İstanbul ili, Beylikdüzü ilçesindeki 5 adet trafo yerinin isabet ettiği taşınmazlar için taşınmaz temini işleminin gerçekleştirilmesine yönelik 08/07/2021 tarihli, TEDAŞ Yönetim Kurulu kararının alındığı, davacının taşınmazının da Yönetim Kurulu kararında yer aldığı görülmektedir. Dairemizin ara kararına cevaben Beylikdüzü Belediye Başkanlığı tarafından sunulan ve dava konusu taşınmazın imar durumunu gösteren evraktan, 16/02/2004 tasdik tarihli, Yakuplu 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında dava konusu taşınmazın "Sanayi, Ticaret ve Depolama Alanı"nda kaldığı ve anılan imar plan notlarının "Uygulama Hükümleri" kısmının "'S3+ T+ D' ile Gösterilen Sanayi Alanlarında" başlıklı 10.1.2 numaralı bendinde "İmar adası ölçeğinde enerji kapasitesi hesabı yapılarak gücü ve alanı belirlenen trafo yerleri irtifak hakkıyla çözülecektir." düzenlemelerinin getirildiği görülmekte, ancak; Dairemiz ara kararına davalı TEDAŞ tarafından verilen 09/06/2022 tarihli cevapta, dava konusu parselin kamulaştırılmasında acele kamulaştırma usulü izlendiğinden, gerekli proje ve imar planlarının el koyma kararı sonrası hazırlanacağı hususunun bildirildiği görülmektedir.
Bu durumda, trafo alanlarının yukarıda belirtilen mevzuat gereği 1/1000 ölçekli planlarda mekansal kullanımlarının gösterilmesi zorunlu olduğu, dava konusu taşınmazın 16/02/2004 tasdik tarihli, Yakuplu 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında "Sanayi, Ticaret ve Depolama Alanı"nda kaldığı, dava konusu acele kamulaştırma kararının uygulanmasına yönelik proje ve planların da henüz hazırlanmadığı anlaşıldığından, dava konusu taşınmazın 50 metrekarelik kısmının acele kamulaştırılmasına yönelik işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu 29/10/2021 tarih ve 4721 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının uyuşmazlığa konu taşınmaz yönünden İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … - TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi kapsamında kalan davada, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.