T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/14157
Karar No : 2023/7209
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile anılan işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddelerine aykırı hareket edildiği, kanun hükmünde kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle masumiyet karinesi yok sayılarak idare tarafından terör örgütü üyesi olmakla suçlandığı, Resmi Gazete'de yayımlanan OHAL KHK'larının TBMM tarafından 30 gün içerisinde onaylanmadığı, bu nedenle kamu görevinden çıkarma işleminin yasal dayanağının ortadan kalktığı, FETÖ/PDY ile bağını gösteren hiçbir somut delil bulunmadığı, yetkili makamların izinleri ile faaliyet gösteren Bank Asya'ya para yatırmasının suç teşkil etmediği, anılan bankada talimattan haberdar olmadan yalnızca müşteri ilişkisi çerçevesinde işlemler yaptığı, Bank Asya'nın TMSF'ye devrinden sonra da bankacılık işlemlerini devam ettirdiği, hakkında yürütülen ceza yargılamasında Bank Asya işlemlerinin detaylı olarak incelendiği, ağır ceza mahkemesince anılan işlemlerin rutin bankacılık işlemi olarak değerlendirildiği ve beraatine karar verildiği, sendika üyeliğinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesinde yer alan örgütlenme özgürlüğünün kapsamı ve koruması altında olduğu, Cihan Medya A.Ş.'ye yaptığı ödemenin mahiyetinin bilinmediği, herhangi bir yayına aboneliğinin bulunmadığı, Kimse Yok Mu Derneği'ne yapılan bağışın tamamen insani duygularla yapıldığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçun davacı tarafından işlendiğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraat kararı verildiği ve anılan kararın istinaf kanun yoluna başvurulmaması üzerine 12/06/2018 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Bununla birlikte, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu kapsamda, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/05/2023 tarihinde, gerekçe yönünden oyçokluğu, esas yönünden oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile anılan işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde ''...Davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka için ülke genelinde eylemler yapıldığı dönemde Bank Asya'ya para yatırdığı, davacının Bank Asya'da mevcut bulunan hesabındaki mevduatını 2014 yılından itibaren artırdığı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan temin edilen bilgilerde; davacının Bank Asya'da ... müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunduğu, bahse konu hesap bakiyesi 31.12.2013 tarihinde 0,52-TL iken; mezkur hesaba 31.07.2014 tarihinde 2.000,05-TL, 15.09.2014 tarihinde 2.011,05-TL, 04.11.2014 tarihinde 2.300,00-TL para yatırdığı ve aynı hesaba muhtelif tarihlerde farklı tutarlarda para girişi olduğu, ayrıca davacının Bank Asya'da 17.01.2014 tarihinde 1.600,00-TL tutarlı 32 günlük; 31.03.2015 tarihinde 950,38-TL tutarlı 31 günlük katılım hesabı açtığı, hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığının tespit edildiği...'' hususuna da yer verilerek hüküm kurulmuş ise de, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; "...Sanığın FETÖ/PDY nin finans kaynağı olan Bankasyada 20.01.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre 9 farklı hesabının bulunduğu, ilk hesabının 19.11.2007 tarihinde açıldığı, başkaca ortak hesabının bulunmadığı, sanık tarafından dosyaya sunulan banka hesap hareketlerine göre sanığın örgüt liderinin çağrısından önce Bankasya'ya 20.02.2013 tarihinde 1.200,00 TL para yatırarak katılım hesabı açtığı, 25.03.2009 ve 25.05.2009 tarihlerinde 1.000'er TL yatırarak yine katılım hesabı açtığı, 19.11.2007 tarihinde 1.950,00 TL para yatırarak katılım hesabı açtığı, bu hesabına aralıklarla çeşitli miktarlarda para yatırarak 29.08.2008 tarihi itibariyle toplam 3.882,31 TL bakiyeye ulaştığı, FETÖ/PDY liderinin örgütün finans kaynağı olan bankaya para yatırılmasına dair 25.12.2013 tarihli talimattan sonra da 17.01.2014 tarihinde 1.600,00 TL yatırmak suretiyle katılım hesabı açtığı, bu hesaba 19.12.2014 tarihine kadar çeşitli aralıklarla ve çeşitli miktarlarda para yatırmaya devam ettiği, en son 19.12.2014 tarihinde hesabında 16.785,00 TL para biriktiği, dosyaya sunulan 30.12.2014 tarihli ... San. Ve Tic. A.Ş.'ye ait faturaya göre sanığın bu firmadan bu tarihte ... marka aracı 47.000,00 TL'ye satın aldığı, bu aracın parasının 15.150,00 TL'sinin 17.12.2014 ve 19.12.2014 tarihli kredi kartı sliplerine göre sanığın Bankasya'dan aldığı kredi kartından karşılandığı, 9 taksite bölündüğü, 12.870,00 TL'sinin sanığın kendisine ait 1999 model ... marka aracın 17.12.2014 tarihli satışından elde edilen bedelden karşıladığı, sanığın Bankasya kredi kartına taksit yapıldığından bu hesaba para yatırdığı yönündeki savunmasının dosyaya sunulan belgelerle örtüştüğü, ayrıca örgüt talimatı dışındaki tarihlerde de sanığın anılan bankadan katılım hesabı açıp benzer miktarlarda para yatırdığı da nazara alındığında sanığın örgüt talimatıyla hareket ettiğine dair sanık savunmasının aksini gösteren bir delil bulunmadığı,..." tespitleri dikkate alındığında, Bank Asya hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle onanması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.