T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/1460
Karar No : 2023/1229
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLLERİ: Av. … - Av. … Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca yeniden inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının, kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında teslim aldığı taşınmazın satışından elde ettiği değer artış kazancını beyan dışı bıraktığından bahisle adına 2010 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının 23/05/2008 tarihinde satın aldığı arsa üzerine kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yapılan inşaattan payına düşen taşınmazın 13/01/2010 tarihinde satıldığı olayda, servetin değerlendirilmesi ve biçim değiştirmesi suretiyle edinildiği anlaşılan taşınmazın satışından elde edilen kazancın değer artışı kazancı olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından satın alınan arsanın kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesi ile müteahhide verilmesi karşılığında iktisap edilen taşınmazın yeni bir edinim olduğu, değer artışı kazancına konu edilen dubleks villa ve spor tesisinin iktisap tarihi anlaşılamamakla birlikte 23/05/2008 tarihinde satın alınan arsanın edinim tarihinden sonra taşınmazın satışının gerçekleştirildiği 13/01/2010 tarihinden önce iktisap edildiği ve beş yıl içinde elden çıkarıldığı dikkate alındığında elde edilen gelirin değer artışı kazancı olarak vergilendirilmesine ilişkin tüm koşulların gerçekleştiğinin anlaşıldığı olayda, davacı tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında payına düşen taşınmazın 13/01/2010 tarihinde Tapu Sicil Müdürü nezdinde düzenlenen Resmi Senetle 1.075.000-TL bedelle satıldığı, müteahhit firma tarafından arsa payı karşılığında davacı adına 478.536,74-TL tutarında fatura düzenlendiği ve satış vaadi sözleşmesine ilişkin olarak davacı tarafından bağımsız bölümlerin 35.992,00-TL bedelle temin edildiğinin tespit edildiği, elde edilme ve elden çıkarma tarihleri itibariyle endekslemenin yapılabilmesi için koşulların oluşmadığı, davacı tarafından maliyet bedeline ilişkin başka bir belge sunulmadığı göz önünde bulundurularak, satış bedelinden maliyet bedeli ve ilgili döneme ilişkin istisna tutarının çıkarılması suretiyle tespit edilen matrah üzerinden yapılan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Servetini muhafaza etmek amacıyla alınan gayrimenkulün ihtiyaç nedeniyle satıldığı, arsa maliyet bedelinin düşük hesaplandığı, gayrimenkul ticaretinde Danıştay ictihatları uyarınca en fazla %20 kar elde edilebileceği kabul edildiği halde bunun çok üstünde bir değer artış kazancı tespit edilerek yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 05/04/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.