T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1478
Karar No : 2023/807
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI): ... Enerji İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş.
(Eski Unvanı: ... İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.)
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 25/01/2022 tarih ve E:2016/4721, K:2022/178 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin Yozgat ilinde, 14,40 MWm/13,83 MWe kurulu gücündeki Çekerek Süreyyabey Barajı ve Hidroelektrik Santrali (HES) projesi için yaptığı üretim önlisans başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığı oluru ile anılan olurun dayanağı olduğu ileri sürülen Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 5. fıkrasının (ç) bendinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 25/01/2022 tarih ve E:2016/4721, K:2022/178 sayılı kararıyla;
Davacı şirket tarafından, Yozgat ilinde kurmayı planladığı 14,40 MWm/13,83 MWe gücündeki Çekerek Süreyyabey Barajı ve HES projesi için 11/09/2015 tarihinde önlisans başvurusunda bulunulduğu, anılan başvuruda eksik olduğu ve/veya mevzuata uygun olarak düzenlenmediği tespit edilen bilgi ve belgelerin 02/10/2015 tarihli işlem ile davacı şirkete bildirildiği, söz konusu bilgi ve belgelerin davacı şirketin 27/10/2015 tarihli yazısı ekinde davalı idareye sunulduğu, ancak şirkete bildirilen eksikliklerden esas sözleşmenin, üretim tesisi yerleşim yeri projesinin ilgili mevzuata uygun olarak düzenlenmediği ve yerleşim yeri mevcut imar durumunu gösteren belgenin sunulmadığından bahisle, 22/07/2016 tarihinde önlisans başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine, bu işlem ile dayanağı olduğu ileri sürülen Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 5. fıkrasının (ç) bendinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı;
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 1. ve 3. maddeleri ile 6. maddesinin üçüncü fıkrası, uyuşmazlık tarihi itibarıyla yürürlükteki hâliyle Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 12. maddesinin beşinci fıkrasının (ç) bendi, 15. maddesinin beşinci fıkrası, 19. maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi ve 57. maddesinin birinci fıkrasına yer verilerek;
Dava konusu Yönetmeliğin 12. maddesinin 5. fıkrasının (ç) bendinin (2) numaralı alt bendi yönünden;
Dairelerinin 2016/197 esas sayısında kayıtlı dosyasına, davalı idarenin sunduğu savunma dilekçesinde, 6446 sayılı Kanun'un önlisans sahibi tüzel kişinin ortaklık yapısının doğrudan veya dolaylı olarak değişmesini kesin olarak yasakladığı, başka bir ifadeyle, önlisans boyunca hisse devri yapılmamasına özel önem yükleyerek bu hususun düzenlenmesini Yönetmeliğe bırakmadığı, uyuşmazlık konusu Yönetmelik maddesinde de mezkur Kanun'a aykırılığın söz konusu olmadığı, şirketlerin önlisans aldıktan sonra hisse devri yapmalarını engellemeye yönelik olarak başvuru şartlarında ana sözleşmelerinin bu şekilde düzenlenmesinin istendiği, şirketlerin ana sözleşmelerinde böyle bir hükme yer verilmemesi durumunda önlisans aldıktan sonra hisse devri yapıp yapmadıklarının kontrolünün zorlaşacağı, bu durumda da hisseleri devralan şirket ya da kişilerin mağdur olabileceği, böyle mağduriyetlerin ortaya çıkmaması ve Kanun'un tam olarak uygulanabilmesi için önceden tedbir alınarak ana sözleşmedeki düzenlemenin başvuru aşamasında istenmesi yolunda düzenleme yapıldığının belirtildiği;
Ancak, 6446 sayılı Kanun'da, önlisans sahibi tüzel kişinin ortaklık yapısının doğrudan veya dolaylı olarak değişmesi, hisselerinin devri veya hisselerin devri sonucunu doğuracak iş ve işlemlerin yapılması durumunda önlisansın iptal edileceğinin kurala bağlanmış olmasından, söz konusu yükümlülüğün önlisans sahibi tüzel kişiler için getirildiği, Yönetmeliğin 19. maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinde de, Kanun'a paralel olarak, önlisans sahibi tüzel kişinin ortaklık yapısının doğrudan veya dolaylı olarak değişmesi, payların devri veya birleşme ve bölünme gibi payların devri sonucunu doğuracak iş ve işlemlerin yapılması durumunda önlisansın iptal edileceği düzenlemesinin yapıldığı;
Bu itibarla, ortaklık yapısında değişiklik yapılmamasına yönelik yükümlülük, 6446 sayılı Kanun'da önlisans sahibi tüzel kişiler için getirilmişken ve "başvuru aşaması" ile "önlisans sahibi olma" arasındaki sürecin incelenmesinden, yükümlülüğün aranma zamanının Kanun'u aşar bir şekilde öne çekildiği anlaşıldığından, söz konusu yükümlülük için başvuru aşamasında ana sözleşmede düzenleme aranmasına ilişkin dava konusu Yönetmelik kuralında hukuka uygunluk bulunmadığı;
Dava konusu Yönetmeliğin 12. maddesinin 5. fıkrasının (ç) bendinin (1) numaralı alt bendi yönünden;
Uyuşmazlık tarihi itibarıyla dava konusu Yönetmeliğin 12. maddesinin 5. fıkrasının (ç) bendinin (1) numaralı alt bendinde, tüzel kişinin anonim şirket olması hâlinde, sermaye piyasası mevzuatına göre borsada işlem görenler dışındaki paylarının tamamının nama yazılı olduğuna ve hamiline yazılı pay senedi çıkaramayacağına ilişkin hükme, başvuru sahibi tüzel kişinin esas sözleşmesinde yer verilmesinin zorunlu olduğunun kurala bağlandığı;
Dava konusu kuralda, anonim şirket statüsündeki tüzel kişilerin önlisans başvurularına ilişkin bir yükümlülük öngörüldüğü, oysa uygulama işleminin tesis edildiği 22/07/2016 tarihi itibarıyla davacı şirketin limited şirket statüsünde olduğu, 29/01/2021 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde şirketin tür ve unvan değişikliğinin tescil edilerek anonim şirkete dönüştüğünün anlaşıldığı;
Bu itibarla, Daire Başkanlığı olurunun tesis edildiği tarihte davacı şirketin anonim şirket statüsünde olmadığı anlaşıldığından, davacının söz konusu kuralın iptali istemiyle dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı;
Dava konusu uygulama işlemi yönünden;
Davacı şirketin önlisans başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair 22/07/2016 tarihli Daire Başkanlığı oluru ile söz konusu olurun bildirimine yönelik 01/08/2016 tarihli işleme karşı yapılan itirazın kabul edilmesine ve önlisans başvurusunun değerlendirmeye alınmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı alındığı, davacı şirketin önlisans başvurusunun değerlendirmeye alınmak suretiyle davanın konusunun kalmadığı anlaşıldığından, uygulama işleminin esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmadığı gerekçesiyle,
Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 5. fıkrasının (ç) bendinin (2) numaralı alt bendinin iptaline, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 5. fıkrasının (ç) bendinin (1) numaralı alt bendinin iptali istemi hakkında davanın ehliyet yönünden reddine, ... tarih ve .. sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığı olurunun iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; Ticaret Sicili'nden terkin edilmeyen bir tüzel kişiliğin dava ehliyetini kaybetmeyeceği, limited şirketten anonim şirkete dönüşen şirketin tür değiştirdiği ve dava açma ehliyetini kaybetmediği, Kurul yerine Daire Başkanlığı tarafından tesis edilen uygulama işleminin de iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; esas sözleşmeye eklenen pay devri yasağının, ön lisans alınıncaya kadar olan dönemi kapsamadığı, ön lisans alınma tarihinden itibaren başladığı, Daire kararında belirtildiğinin aksine, Kanun'da öngörülen yükümlülüğün aranma zamanının Kanun'u aşar şekilde öne çekilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer yandan dava konusu Yönetmeliğin 12. maddesinin 5. fıkrasının (ç) bendinin (1) numaralı alt bendi yönünden Dairenin ehliyet ret kararına yönelik olarak davacının temyiz dilekçesinde, "ticaret sicilinden terkin edilmeyen bir tüzel kişiliğin dava ehliyetini kaybetmeyeceği, limited şirketten anonim şirkete dönüşen şirketin tür değiştirdiği ve dava açma ehliyetini kaybetmediği" ileri sürülmekte ise de; Dairenin bu kısım yönünden ehliyet ret kararının gerekçesini, davacının tür değiştirerek limited şirketten anonim şirkete dönüşmesi, başka bir ifadeyle objektif ehliyetinin bulunmaması değil, dava konusu düzenlemenin anonim şirketler için getirdiği yükümlülüğün işlem tarihi itibarıyla limited şirket olan davacının menfaatini etkilememesi yani davacının işlem tarihindeki hukuki niteliği bakımından subjektif ehliyetinin bulunmaması oluşturmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen reddi, kısmen karar verilmesine yer olmadığı, kısmen iptal yolundaki Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 25/01/2022 tarih ve E:2016/4721, K:2022/178 sayılı kararının ONANMASINA,
3. 25/04/2023 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.