T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/15016
Karar No : 2023/9703
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av....
İstemin Özeti : 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesinin anlamı açık olmayan irtibat ve iltisak kavramlarını geçmişe yürütmek suretiyle hukuka aykırı bir değerlendirmede bulunduğu, ilave yaptırımların KHK ile tesis edilemeyeceği, bunun fonksiyon gaspı niteliğiyle yoklukla malul olduğu, kararın gerekçesiz olduğu, bu kapsamda etkisiz bir yargı yolu olarak kaldığı, OHAL döneminde alınacak tedbirlerin gerekliliği ve zaman bakımından uygulanmasının değerlendirilmesi gerektiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının, Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan; her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararı ile hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan Mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucunda ... Bölge Adliye Mahkemesi... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; "Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmayan sanıkla ilgili , Garson isimli gizli tanıktan elde edilen SD karttan elde edilen veri inceleme tutanağından EA olarak kodlanması olgusu ile ilgili ; dosyaya bu olguyu destekleyen somut bir delilin girmemiş olması; Sanığa ait digital metaryallerin incelenmesinde asphalt 8 air bone isimli programın yüklü olduğunun tespit edilmiş olması olgusu ile ilgili ;adı geçen programın yüklü olmasının silahlı terör örgütü üyeliği suçu açısından sanık hakkında kesin bir delil olarak kabul olunamayacağı; Sanık hakkındaki örgütün talimatı ile bankasya isimli bankada eşi adına hesaba para yatırdığı iddiasıyla ilgili ; Hesabın açılış tarihi, hesabın sanığın eşi adına oluşu, hesaba yatırılan para miktarı ve yatırılan paranın bankaya devlet tarafından el konulduğu tarihten sonra da hesapta bulundurulmaya devam edildiği , paranın yatırılması ile ilgili hayatın olağan akışına aykırı olmayan sanık savunması ve paranın talimatla sanık tarafından yatırıldığına dair dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunmadığı dikkate alındığında Bankasya'ya para yatırılması işleminin her türlü şüpheden uzak şekilde örgüt talimatı ile gerçekleştirildiği kanaatine varılamamış olması ;Sanığın daha önce haklarında bylock kullandıkları gerekçesiyle hüküm kurulan A.S., A.Ö., İ.G., Ö.Ö., M.Ş.,Ö.K.ve daha çok sayıda aynı suçtan haklarında hüküm kurulan şahıslarla görüşme kayıtlarının tespit edilmesi iddiasıyla ilgili tespiti yapılan iletişimin içeriğinin belirlenmesinin mümkün olmayışı dikkate alındığında belirtilen kişilerle iletişim kurmanın ve Sanığın Zaman Gazetesi abonesi olmasının ,
silahlı terör örgütü üyeliği suçu açısından sanık hakkında kesin bir delil olarak kabul olunamayacağı gözetildiğinde sanığın Fetö//PDY terör örgütü üyesi olduğunun mevcut deliller itibariyle kuvvetli şüphe boyutunda kaldığı anlaşılmakla, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği..." gerekçesi ile ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davacının CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş ise de İdare Mahkemesince davacı hakkındaki mahkumiyet hükmünün değil, söz konusu Ceza Mahkemesi kararında elde edilen delillerin değerlendirildiği dikkate alındığında, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sırasında elde edilen deliller ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.