T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/1546
Karar No : 2023/3237
DAVACI : … Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI: … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : 24/03/2020 tarih ve 31078 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 518 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "1/4/2020 ila 30/6/2020 (bu tarihler dâhil) tarihleri arasında" ifadesinin; 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "27/7/2020 Pazartesi, bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin 27/10/2020 Salı," ifadesinin; aynı maddenin (b) bendinde yer alan "27/7/2020 Pazartesi, bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin 27/11/2020 Cuma," ifadesinin; (c) bendinde yer alan "27/7/2020 Pazartesi, bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin 28/12/2020 Pazartesi," ifadesinin ve maddenin son cümlesinde yer alan "günü sonuna kadar" ifadesinin; 5. maddesinde yer alan "ila sokağa çıkma yasağının sona ereceği tarih (bu tarihler dâhil) arasında" ifadesinin; 6. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "sokağa çıkma yasağının sona ereceği günü takip eden 15 inci günün sonuna kadar" ifadesinin; aynı maddenin 3. fıkrasında yer alan " Kronik rahatsızlık nedeniyle beyanname/bildirim verme ve ödeme sürelerinin uzatılması için bu rahatsızlığın sağlık kuruluşlarından alınacak muteber belgelerle ispat ve tevsik edilmesi şarttır." ve "sağlık kuruluşundan alınan belgelerin sokağa çıkma yasağının sona ereceği günü takip eden 30 gün içerisinde bağlı olunan vergi dairesine ibraz edilmesi" ifadelerinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, işbu davanın açılmasında taraf ehliyeti ve güncel bir menfaatin bulunması ölçütlerinin sağlandığı, dava konusu Tebliğ hükümleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 13 ve 15. maddelerinde yer verilen mücbir sebep hali ortadan kalkıncaya kadar sürelerin işlemeyeceği kuralı yok sayılarak, kısa ve yetersiz erteleme sürelerinin getirildiği, bununla birlikte sağlık raporu ile ispat gibi ek yükümlülükler getirilmesinin de yine 213 sayılı Kanunun 15. maddesi uyarınca mücbir sebebin malum olmasını tek başına yeterli gören kamusal anlayışa, hukuka ve toplum yararına aykırılık teşkil ettiği, ayrıca yapılan düzenlemelerin, Anayasal güvenceye sahip yaşam hakkı, sağlık hakkı, eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağı ile de çatıştığı, dolayısıyla ilgili Tebliğ hükümlerinin iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, usul yönünden davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği; esas yönünden ise, 518 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile yapılan düzenlemelerde Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesine ve ayrımcılık yasağına aykırı bir husus bulunmadığı, söz konusu düzenlemelerin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 13 ve 15. maddeleri ile Bakanlığa verilen yetki kapsamında olduğu, kaldı ki yapılan düzenlemelerin mükelleflerin ve meslek mensuplarının durumlarını kolaylaştırıcı ve mağduriyetlerini önleyici nitelikte olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Tebliğ hükümlerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 15 ve 111. maddelerinin Hazine ve Maliye Bakanlığı'na verdiği hak ve yetkiye dayandığı ve üst hukuk normlarına aykırılık taşımadığı anlaşılmış olup, bu haliyle, iptali istenilen düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı ve bakılan davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından , 24/03/2020 tarih ve 31078 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 518 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 17/03/2020 tarih ve VUK-125/2020-4 sayılı Sirkülerin "2. Yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerinin Verilme ve Ödeme Sürelerinin Uzatılması" başlıklı kısmının, 23/03/2020 tarih ve VUK-126/2020-5 sayılı Sirkülerin "2. Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin Verilme ve Ödeme Sürelerinin Uzatılması", "3. Bildirim Formlarının Verilme Süresinin Uzatılması", "4. Elektronik Defterlerin Oluşturulma ve İmzalanma Süresi ile Elektronik Defter Beratlarının Yüklenme Süresinin Uzatılması" başlıklı kısımlarının, 17/04/2020 tarih ve VUK-127/2020-6 sayılı Sirkülerin "2. Kurumlar Vergisi Beyannamelerinin Verilme ve Ödeme Sürelerinin Uzatılması" başlıklı kısmının, 20/04/2020 tarihli ve VUK-128/2020-7 sayılı Sirkülerin "3. Ticari Kazançları Basit Usulde Tespit Edilen Mükelleflerin Defter-Beyan Sistemine Yapılması Gereken Kayıt Süresinin Uzatılması" başlıklı kısmının, 21/04/2020 tarih ve VUK-129/2020-8 sayılı Sirkülerin "2. Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin Verilme ve Ödeme Sürelerinin Uzatılması" başlıklı kısmının ve 12/05/2020 tarih ve VUK-130/2020-9 sayılı Sirkülerin "2. Gelir ve Kurum Geçici Vergi Beyannamelerinin Verilme ve Ödeme Sürelerinin Uzatılması" başlıklı kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
Danıştay Dördüncü Dairesince verilen davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kararın Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca bozulması üzerine dosya incelendi:
213 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde "Mücbir sebepler:
1. Vergi ödevlerinden her hangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk;
2. Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi ayetler;
3. Kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler;
4. Sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısıyle defter ve vesikalarının elinden çıkmış bulunması, gibi hallerdir. " hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 15 inci maddesinde ise 13 üncü maddede yazılı mücbir sebeplerden herhangi birinin bulunması halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar sürelerin işlemeyeceği, bu takdirde tarh zamanaşımının işlemeyen süreler kadar uzayacağı belirtilmiştir. Bu hükmün uygulanması için ise mücbir sebebin malum olması veya ilgililer tarafından ispat veya tevsik edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla 213 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi hükmü bireysel başvurular için geçerli olup bu madde kapsamından faydalanılabilmesi için ise mükellefin vergi ödevlerini yerine getiremeyecek durumda olduğunu ispat ve tevsik etmesi zorunludur.
Yukarıdaki hükümlere göre, mükelleflerin mücbir sebep hali içinde bulunduklarını ispat ve tevsik etmeleri halinde, mücbir sebep hali devam ettiği sürece vergi ödevlerinin yerine getirilme süresi kanun hükmünden dolayı uzamaktadır.
Mezkûr Kanunun 111 inci maddesinde ise Hazine ve Maliye Bakanlığının mücbir sebep hali ilan edilen yerlerdeki mükelleflerin, bu Kanun kapsamında olup, ödeme süresi afet tarihinden sonraya rastlayan her türlü vergi, ceza ve gecikme faizleri ile bu Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca verecekleri beyannamelere istinaden, tahakkuk ettirilen vergilerin ödeme sürelerini, vadelerinin bitim tarihinden itibaren azami bir yıl süreyle uzatmaya yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
Hazine ve Maliye Bakanlığı 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 15 inci maddesindeki yetkisini afete maruz kalanlar itibarıyla tespit ederek 518 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 3 üncü maddesi ile duyurmuş ve anılan Tebliğin 3/1-a,b ve c maddelerinde yer alan mükelleflerin aynı Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen vergi ödevleri ertelenmiştir.
Diğer taraftan, 518 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden mükelleflerin mücbir sebep kapsamında olup olmadığının tespit edilmesine yönelik başvuruların şekli, komisyonların kurulması ile çalışma usul ve esasları 2020/3 Seri Nolu Uygulama İç Genelgesi ile belirlenmiştir.
213 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin yürürlükte olduğu, söz konusu madde ile idareye açık bir yetki tanındığı, bu yetkinin idari düzenleyici işlem olan Tebliğ ile Resmi Gazete'de duyurulduğu ve yürürlükte bulanan Kanun ve Tebliğ uyarınca idarece kullanılan yetkinin hukuka aykırı olmadığı anlaşılmaktadır.Öte yandan, mücbir sebepler 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 13 üncü maddesinde tanımlanmış olup, Çin Halk Cumhuriyeti'nin Vuhan kentinde ortaya çıkan ve birçok ülkeye yayılan Koronavirüs (COVID-19) salgınından ve bu kapsamda alınan tedbirlerden etkilenen mükellefler için yukarıda bahsedilen 213 sayılı Kanunun 15 inci maddesinde İdareye verilen yetki çerçevesinde mücbir sebep süreleri ile ödeme süreleri belirlenmiştir.
Tebliğin söz konusu kısımlarının iptal edilmesi durumunda bu Tebliğ kapsamında mücbir sebep kapsamına alınan ve ödemeleri ertelenen çok sayıda mükellefin mağdur olacağı tabiidir.Bu mükelleflerin mağduriyetlerinin giderilmesi bakımından, karantinada kaldıkları/tedavi gördükleri süreler boyunca mücbir sebep kapsamına alınması ve meslek mensubunun kendisinin ve karantina sürecinin/tedavisinin başladığı tarih itibarıyla meslek mensubu ile arasında Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesi bulunan mükelleflerin, mücbir sebep dönemi içerisinde verilmesi gereken beyanname/bildirimlerinin verilme ve bu beyanname/bildirimlere istinaden tahakkuk eden vergilerinin ödeme süreleri idare tarafından makul bir süre sonrasına ertelenmiştir.
518 sayılı Genel Tebliğinin 5 inci maddesinde "İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler uyarınca 65 yaş ve üstünde olması veya kronik rahatsızlığı bulunması nedeniyle sokağa çıkma yasağı kapsamına giren mükellefler ve meslek mensupları ile bu Tebliğin yayımlandığı tarih itibarıyla geçerli olan "Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesi” uyarınca beyanname/bildirimleri bu meslek mensuplarınca verilenlerin 22/3/2020 ila sokağa çıkma yasağının sona ereceği tarih (bu tarihler dâhil) arasında mücbir sebep halinde olduğunun kabul edilmesi uygun bulunmuştur. " açıklaması, 6 ncı maddesinde ise '5 inci madde kapsamında mücbir sebep dönemine ilişkin verilemeyen beyanname/bildirimlerin verilme süreleri ile bunlara istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin son gününün, sokağa çıkma yasağının sona ereceği günü takip eden 15 inci günün sonuna kadar uzatılmasının uygun bulunduğu, 65 yaş ve üstünde olunması nedeniyle beyanname/bildirim verme ve ödeme sürelerinin uzatılması, vergi dairelerince yapılacak tespitlere istinaden resen gerçekleştirilecek olup bil kapsamdaki süre uzatımına ilişkin herhangi bir başvuru alınmayacağı, kronik rahatsızlık nedeniyle beyanname/bildirim verme ve ödeme sürelerinin uzatılması için bu rahatsızlığın sağlık kuruluşlarından alınacak muteber belgelerle ispat ve tevsik edilmesi şarttır. Bu kapsamdaki süre uzatımı işlemi, mükellefin kronik rahatsızlığı bulunduğuna dair beyanım içeren İnteraktif Vergi Dairesi üzerinden vereceği yazılı başvurusuna istinaden yapılacak olup sağlık kuruluşundan alınan belgelerin sokağa çıkma yasağının sona ereceği günü takip eden 30 gün içerisinde bağlı olunan vergi dairesine ibraz edilmesi gerektiği" yer almaktadır.
Diğer taraftan, 528 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin;
- 3 üncü maddesinde "(1) Salgının seyrinde yaşanan gelişmelere bağlı olarak, İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan 1/6/2021 tarihli Genelgede, kademeli normalleşme sürecinde uygulanacak hususlara ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Söz konusu Genelgede ifade edilen hususlar dikkate alınarak 213 sayılı Kanunun 15 ve I II inci maddelerinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye istinaden, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 518)'nin 5 inci maddesi kapsamında 22/3/2020 tarihinden itibaren mücbir sebep halinde olduğu kabul edilen kronik rahatsızlığı bulunan mükellefler ve meslek mensupları ile söz konusu Tebliğin yayımlandığı tarih itibarıyla geçerli olan "Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesi” uyarınca beyanname/bildirimleri bu meslek mensuplarınca verilenlerin mücbir sebep hallerinin bu Tebliğin yayımı tarihi İtibarıyla sona erdirilmesinin uygun bulunduğu,
(2)Mücbir sebep halleri birinci fıkra gereğince bu Tebliğin yayım tarihi itibarıyla sona erenlerin Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 518)'nin 6 ncı maddesi kapsamında mücbir sebep dönemine [22/3/2020 ila bu Tebliğin yayımlandığı tarih (bu tarihler dâhil) arasında] ilişkin verilemeyen beyanname/bildirimlerinin (2020 yılına ilişkin geçici vergi beyannameleri hariç) bu Tebliğin yayımlandığı tarihi takip eden 15 inci günün sonuna kadar verilmesi ve bu beyanname/bildirimlere istinaden tahakkuk eden vergilerin de aynı süre içerisinde ödenmesinin gerektiği,
(3)Kanuni verilme süresi bu Tebliğin yayımlandığı tarihin içinde bulunduğu aya isabet eden beyanname/bildirimler açısından; bu Tebliğin yayımlandığı tarih itibarıyla beyanname/bildirim verme süresinin son gününe 15 günden az süre kalması halinde, beyanname/bildirim verme ile ödeme süresinin son günü olarak ikinci fıkrada belirtilen şekilde tespit edilen tarihin, 15 günden fazla süre kalması halinde ise beyanname/bildirim verme ile ödeme süresi olarak kanuni sürelerin dikkate alınması gerekmektedir." açıklamalarına,
4 üncü maddesinde (l) Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 518)'nin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, kronik rahatsızlığın bulunduğunu tevsik eden sağlık kuruluşundan alman belgelerin, mükellefler tarafından, bu Tebliğin yayımlandığı tarihi takip eden 30 gün içerisinde bağlı oldukları vergi dairesine ibraz edilmesi gerektiğine ilişkin" açıklamaya yer verilmiştir.
Öte yandan, 2020/03 Seri Nolu Uygulama İç Genelgesinin "2.1. Kapsama giren mükellefler" başlıklı bölümünde "Kronik rahatsızlık nedeniyle beyanname/bildirim verme ve ödeme sürelerinin uzatılması için bu rahatsızlığın sağlık kuruluşlarından alınacak muteber belgelerle ispat ve tevsik edilmesi şarttır. Bu kapsamdaki süre uzatımı işlemi, mükellefin kronik rahatsızlığı bulunduğuna dair beyanını içeren İnteraktif Vergi Dairesi üzerinden vereceği başvurusuna istinaden yapılacaktır. Bununla birlikte kronik rahatsızlığın bulunduğuna dair belgenin sokağa çıkma yasağının sona ereceği günü takip eden 30 gün içerisinde bağlı olunan vergi dairesine ibraz edilmesi şarttır. Söz konusu belgenin belirlenen süre içerisinde ibraz edilmemesi durumunda mükellefin mücbir sebep tanımlaması kaldırılacak ve mücbir sebep dönemine ilişkin tahakkuklar ve diğer kayıtlar düzeltilecektir. ifadelerine yer verilmiştir.
Buna göre, 518 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 5 inci maddesi uyarınca kronik rahatsızlığı bulunması sebebiyle 22/3/2020 tarihinden itibaren mücbir sebep halinde olduğu kabul edilen kronik rahatsızlığı bulunan mükellefler ve meslek mensupları ile söz konusu Tebliğin yayımlandığı tarih itibarıyla geçerli olan "Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesi" uyarınca beyanname/bildirimleri bu meslek mensuplarınca verilenlerin mücbir sebep halleri 26/6/2021 tarihi itibarıyla sona ermiş olup, mücbir sebep dönemine [22/3/2020 ilâ bu Tebliğin yayımlandığı tarih (bu tarihler dâhil) arasında] ilişkin verilemeyen beyanname/bildirimlerinin (2020 yılma ilişkin geçici vergi beyannameleri hariç) 528 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin yayımlandığı tarihi (26/6/2021) takip eden 15 inci günün sonuna kadar verilmesi ve bu beyanname/bildirimlere istinaden tahakkuk eden vergilerin de aynı süre içerisinde ödenmesi gerekmekte olup, yukarıda bahsedilen tüm bu yasal düzenlemelerden de görüleceği üzere Covid-19 salgını süresince ve devam eden süreçte İdare tarafından mükelleflerin ve meslek mensuplarının durumlarını kolaylaştırıcı ve mağduriyetlerini önleyici düzenlemeler yapılmıştır.
Bu nedenle, iptali istemine konu yapılan düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının dava konusu Tebliğ hükümleri ile ilgili Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Anayasanın 125. maddesinin birinci fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu; 07/05/2010 tarih ve 5982 sayılı Kanunun 11. maddesi ile değişik dördüncü fıkrasında da, yargı yetkisinin, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 13. maddesinde; vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk; vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler; kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler; sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısıyla defter ve vesikalarının elinden çıkmış bulunması gibi haller mücbir sebep olarak sayılmış, 15. maddesinin üçüncü fıkrasında, Maliye Bakanlığının, mücbir sebep sayılan haller nedeniyle; bölge, il, ilçe, mahal veya afete maruz kalanlar itibarıyla mücbir sebep hali ilân etmeye ve bu sürede vergi ödevlerinden yerine getirilemeyecek olanları tespit etmeye yetkili olduğu, bu yetkinin vergi türleri ve işyerleri itibarıyla; beyannamelerin toplulaştırılması, yeni beyanname verme süreleri belirlenmesi ve beyanname verme zorunluluğunun kaldırılması şeklinde de kullanılabileceği; 111. maddesinin altıncı fıkrasında da, yine Maliye Bakanlığının, mücbir sebep hali ilân edilen yerlerdeki mükelleflerin, bu Kanun kapsamında olup, ödeme süresi afet tarihinden sonraya rastlayan her türlü vergi, ceza ve gecikme faizleri ile bu Kanunun 15. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca verecekleri beyannamelere istinaden tahakkuk ettirilen vergilerin ödeme sürelerini, vadelerinin bitim tarihinden itibaren azamî bir yıl süreyle uzatmaya yetkili olduğu; bu yetkinin; bölge, il, ilçe, mahal ve afetten zarar görenler ile afetten zarar görme derecesi veya vergi türleri itibarıyla farklı süreler tespit etmek suretiyle de kullanılabileceği kurala bağlanmıştır.
Bahsi geçen yetkiye istinaden çıkarılan 518 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, ana faaliyet alanı itibarıyla İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler kapsamında geçici süreliğine faaliyetlerine ara verilmesine karar verilen iş yerlerinin bulunduğu sektörlerde faaliyette bulunan mükelleflerin, 1/4/2020 ila 30/6/2020 (bu tarihler dâhil) tarihleri arasında mücbir sebep halinde olduğunun kabul edilmesinin uygun bulunduğu; 3. madde kapsamında mücbir sebep halinde olduğu kabul edilen mükelleflerle ilgili olarak; 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, 27/4/2020 tarihine kadar verilmesi gereken Muhtasar Beyannameler (Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannameleri dâhil) ve Katma Değer Vergisi Beyannameleri ile 30/4/2020 tarihine kadar verilmesi gereken “Form Ba-Bs” bildirimlerinin verilme ve mezkur tarihe kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme sürelerinin 27/7/2020 Pazartesi, bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin 27/10/2020 Salı; aynı maddenin (b) bendinde, 27/5/2020 tarihine kadar verilmesi gereken Muhtasar Beyannameler (Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannameleri dâhil) ve Katma Değer Vergisi Beyannameleri ile 1/6/2020 tarihine kadar verilmesi gereken “Form Ba-Bs” bildirimlerinin verilme ve mezkur tarihe kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme sürelerinin 27/7/2020 Pazartesi, bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin 27/11/2020 Cuma; c) bendinde de, 26/6/2020 tarihine kadar verilmesi gereken Muhtasar Beyannameler (Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannameleri dâhil) ve Katma Değer Vergisi Beyannameleri ile 30/6/2020 tarihine kadar verilmesi gereken “Form Ba-Bs” bildirimlerinin verilme ve mezkur tarihe kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme sürelerinin 27/7/2020 Pazartesi, bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin de 28/12/2020 Pazartesi günü sonuna kadar uzatılmasının uygun bulunduğu; Tebliğin 5. maddesinde, İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler uyarınca 65 yaş ve üstünde olması veya kronik rahatsızlığı bulunması nedeniyle sokağa çıkma yasağı kapsamına giren mükellefler ve meslek mensupları ile bu Tebliğin yayımlandığı tarih itibarıyla geçerli olan “Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesi” uyarınca beyanname/bildirimleri bu meslek mensuplarınca verilenlerin 22/3/2020 ila sokağa çıkma yasağının sona ereceği tarih (bu tarihler dâhil) arasında mücbir sebep halinde olduğunun kabul edilmesinin uygun bulunduğu; 6. maddesinin 1. fıkrasında, 5. madde kapsamında mücbir sebep dönemine ilişkin verilemeyen beyanname/bildirimlerin verilme süreleri ile bunlara istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin son gününün, sokağa çıkma yasağının sona ereceği günü takip eden 15. günün sonuna kadar uzatılmasının uygun bulunduğu; aynı maddenin 3. fıkrasında da, kronik rahatsızlık nedeniyle beyanname/bildirim verme ve ödeme sürelerinin uzatılması için bu rahatsızlığın sağlık kuruluşlarından alınacak muteber belgelerle ispat ve tevsik edilmesi şart olduğu, bu kapsamdaki süre uzatımı işleminin, mükellefin kronik rahatsızlığı bulunduğuna dair beyanını içeren İnteraktif Vergi Dairesi üzerinden vereceği yazılı başvurusuna istinaden yapılacağı ve sağlık kuruluşundan alınan belgelerin sokağa çıkma yasağının sona ereceği günü takip eden 30 gün içerisinde bağlı olunan vergi dairesine ibraz edilmesi gerektiği düzenlemelerine yer verilmiştir.
İdari yargı yerlerinin denetim yetkisinin, kanunların idari makamlara bıraktığı yetkilerin kullanılmasının hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesi ile sınırlı olacağı, bu itibarla, söz konusu düzenlemelerin kanundan alınan açık yetkiye dayandığı, öte yandan, söz konusu yetkiye istinaden çıkarılan Tebliğin ilgili hükümlerinde yapılan belirlemenin de idarenin takdir yetkisi kapsamında olduğu ve üst hukuk normlarına aykırılık teşkil etmediği dikkate alındığında, iptali istenen Tebliğ hükümlerinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Davacıdan alınması gereken … TL maktu karar harcından daha önce tahsil edilen … TL'nin mahsup edilerek eksik kalan … TL maktu karar harcının alınmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın ve yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmediği için dava açılırken peşin alınan … TL yürütmenin durdurulması harcının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 05/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.