T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1549
Karar No : 2023/2398
TEMYİZ EDENLER (DAVALILAR):
1- … Bakanlığı
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLLERİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığında 1. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Geçici 27. maddesi uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine ve 04/04/2015 tarih ve 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6638 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle eklenen 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Geçici 27. maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 21/05/2021 tarih ve E:2021/1163, K:2021/2864 sayılı bozma kararına uyularak, davacının re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlem yönünden; görevine devam ettirilen personelin, kimi zaman sicil not ortalaması yüksek olmasına rağmen ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri bakımından re'sen emekli edilen personelin gerisinde kaldığı, bir personelin görevine devam edebilmesi için önünde engel olan bir fiilin diğer bir personel açısından engel olarak görülmediği, dolayısıyla, davalı idarece yapılan değerlendirmede dikkate alındığı belirtilen personelin geçmiş hizmetleri, haklarındaki soruşturma ve cezalar, performans puanları, temsil ve yöneticilik yetenekleri, özgüveni, verimlilik ve benzeri özellikleri yönünden eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın söz konusu olmadığı, bunlardan birine öncelik verilmiş ise bunun gerekçelerinin açıklanmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, davalı idarece davacının re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda açıklanan gerekçeler dikkate alınarak yeniden bir değerlendirme yapılacağından kararın, davacının doğrudan görevine başlatılması sonucunu doğurmayacağı; davacının re'sen emekliye sevk edilmesi nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi talebi yönünden ise; davacının re'sen emekliye sevk edilmesine dair işlemin hukuka aykırı olduğuna ilişkin belirtilen gerekçenin, davacının doğrudan görevine başlatılması sonucunu doğurmayıp re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda idare tarafından yeniden bir değerlendirme yapılmasını gerektirmesi nedeniyle, bu aşamada, davacının parasal ve özlük hak kaybının varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi istemleri yönünden ise davanın reddi ile toplam 773,20-TL ilk derece, temyiz ve karar düzeltme yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince duruşmalı işler için belirlenen 3.890,00-TL vekâlet ücretinin 1/2 oranında davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Emniyet teşkilatındaki amir sayılarının azami oranlara çekilebilmesi amacıyla 6638 sayılı Kanun'la üç çeşit emeklilik sisteminin getirildiği, Kanun'a uygun olarak hizmet gereği ve kamu yararı gözetilerek, üst rütbedeki yığılma nedeniyle oluşan olumsuzlukların giderilmesi, hakkaniyet ölçüsünde alt rütbelilere liyakatleri oranında terfi edebilme imkanının tanınması ve emniyet teşkilatının hiyerarşik yapısına uygun sağlıklı bir personel piramidinin oluşturulması amacıyla, emeklilik haklarını elde etmiş olmaları kaydıyla emniyet müdürü ve emniyet amiri rütbesinde bulunan toplam 1786 personelin kadrosuzluk ve re'sen emeklilik şeklinde kurumla ilişiğinin kesildiği, işlem tesisinde takdir yetkisinin keyfi kullanıldığı iddiasının geçerli olmadığı, personelin geçmiş hizmetleri, haklarındaki soruşturma ve cezalar, performans puanlarının yanı sıra, temsil ve yöneticilik yetenekleri, özgüveni, verimlilik ve benzeri özellikleri dikkate alınarak karar verildiği belirtilerek, aksi yöndeki kararın aleyhlerine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın, yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin kısmına gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıkların da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda ise, "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164. maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son fıkrasında; avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının ve davalı idarelerin davayı avukat aracılığıyla takip ettiği, davanın, kısmen iptal kısmen retle sonuçlandığı, buna karşın kararda, ''İptal'' hükmü nedeniyle davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine rağmen ''Ret'' hükmü gereği davalı idareler lehine vekâlet ücretine hükmedilmediği ve bu kapsamda yargılama giderlerinin tarafların haklılıkları oranında paylaştırılmadığı anlaşıldığından, kararın bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Ancak, bu husus, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, temyize konu kararın hüküm fıkrasının, "aşağıda dökümü yapılan toplam 773,20-TL ilk derece, temyiz ve karar düzeltme yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 3.890,00-TL vekâlet ücretinin 1/2 oranında davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine'' şeklindeki kısmının; "dava kısmen iptal kısmen ret ile sonuçlandığından, aşağıda dökümü yapılan toplam 773,20-TL ilk derece, temyiz, karar düzeltme giderinin yarısı olan 386,60-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan 386,60-TL'nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 3.890,00-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 3.890,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının re'sen emekliliğe sevk edilmesi nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan "aşağıda dökümü yapılan toplam 773,20-TL ilk derece, temyiz ve karar düzeltme yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 3.890,00-TL vekâlet ücretinin 1/2 oranında davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin; "dava kısmen iptal kısmen ret ile sonuçlandığından, aşağıda dökümü yapılan toplam 773,20-TL ilk derece, temyiz, karar düzeltme giderinin yarısı olan 386,60-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan 386,60-TL'nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 3.890,00-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 3.890,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine'' şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.