T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/1742
Karar No : 2023/4098
DAVACI: …
VEKİLİ: Av. …
DAVALILAR:
1- …
2- … Anonim Şirketi – …
VEKİLLERİ: Av. …
DAVANIN KONUSU: Bağlantı anlaşması uyarınca, "154 kV Ömerli RES TM - BRŞ (Çanta RES TM- Silivri TM) Enerji İletim Hattı Projesi" kapsamında ekli harita ile listede güzergahı ve bulunduğu yer ile ada ve parsel numaraları gösterilen taşınmazların, direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarisinin ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin 05/02/2022 tarihli, 31741 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 04/02/2022 tarihli, 5177 sayılı Cumhurbaşkanı kararının davacıya ait "İstanbul ili, Silivri ilçesi, … Mahallesi, … ada, … ve … sayılı parseller" yönünden iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu taşınmazların tarım arazisi vasfında olduğu ve tarım arazisi haricinde kullanılabilmesi için gerekli izinlerin alınmadığı, acele kamulaştırma usul ve şartlarının oluşmadığı, acelecilik ve istisnailik hallerinin mevcut olmadığı, dava konusu işlemin yetki, sebep, konu ve maksat unsurları yönlerinden hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlemin mülkiyet hakkını ihlal ettiği hususları belirtilerek iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMASI: Öncelikle, usule ilişkin olarak davanın süresinde açılmadığı, süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği öne sürülmüştür. Dava konusu acele kamulaştırma işleminin ve dayanağı olan kamu yararı kararı ve acele kamulaştırma kararının yürürlükteki mevzuata ve kanunlara uygun alınmış olduğundan davacının iddialarının asılsız olduğu, herhangi bir hukuki dayanağı olmadığı, mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla sınırlandırıldığı ve dava konusu işlemde herhangi bir hata veya eksiklik bulunmadığı hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davacı tarafından tarım arazisi vasfında olduğu ileri sürülen dava konusu taşınmazlar için, dava konusu işlem tesis edilmeden önce 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri gereğince tarım dışı amaçla kullanım izni alınması gerekmektedir. Her ne kadar, … tarihli ve … sayılı TEİAŞ Genel Müdürlüğü 1. Bölge Müdürlüğü İnşaat ve Emlak Müdürlüğü işleminde "Tarım Dışı Amaca Tahsis başvuru dosyasının" TAD portal sistemine yüklendiği hususu İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne bildirilmiş olsa da, süreç sonuçlanmadan acele kamulaştırmaya karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, bağlantı anlaşması uyarınca tesis edilecek "154 kV Ömerli RES TM-Brş. (Çanta RES TM-Silivri TM) Enerji İletim Hattı" projesi kapsamında ekli harita ile listede güzergahı ve bulunduğu yer ile ada ve parsel numaraları gösterilen taşınmazlarda, direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarisinin ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 05.02.2022 günlü, 31741 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04.02.2022 günlü, 5177 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, İstanbul İli, Silivri ilçesi, … Mahallesi, … ada, … ve … parsel (eski … ve ... parsel)sayılı taşınmazlar yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin süre itirazı yerinde görülmemiştir.
Anayasa'nın 13. ve 35. madde hükümleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkündür. Ancak buna ilişkin düzenlemeler öncelikle kamu yararına dayanmalıdır.Ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolüyle de mülkiyet hakkı bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Buna göre, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Bu çerçevede, 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisi Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda üçüncü koşul olan aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekmektedir.
Olayda, uyuşmazlığa konu taşınmazların tarım arazisi vasfında olduğunun belirtilmiş olması nedeniyle, tarım dışı amaçla kullanılabilmesi için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri gereğince tarım dışı amaçla kullanım izni alınması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davalı TEİAŞ Genel Müdürlüğü ile … Enerji Yatırım Üretim ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan 08.06.2020 tarihli bağlantı anlaşması kapsamında tesis edilecek olan "154 kV Ömerli RES TM-Brş. (Çanta RES TM-Silivri TM) Enerji İletim Hattı" güzergahına isabet eden taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararı bulunduğuna, kamulaştırma işlemlerinde acele kamulaştırma yönteminin uygulanmasına karar verilmesi halinde 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca başvuruda bulunulmasına TEİAŞ Yönetim Kurulunun … günlü, … sayılı ve … günlü, … kararları ile karar verildiği, anılan kararların 06.07.2021 ve 25.11.2021 tarihli Bakan oluru ile onaylandığı, normal kamulaştırma sürecinin uzun zaman alacağı, iletim hattının planlanan sürede bitirilmesinin önem arz ettiği, iletim hattının ulusal enterkonnekte sistemi güvenliği için de önem arz ettiği, enerji üretiminin nihai tüketiciye ulaşmasında ve bu yolla bahse konu hattan beslenen civar yerleşim yerlerinin enerjiye kaliteli, hızlı ve güvenli erişiminin sağlanması bakımından iletim hattının tesis edilmesinin zorunluluk arz ettiğinden bahisle dava konusu acele kamulaştırma kararının alındığı, proje ile ilgili olarak … günlü, … sayılı ÇED Gerekli Değildir kararının alındığı, uyuşmazlığa konu taşınmazlara acele kamulaştırma nedeniyle el koyma istemiyle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… D.İş ve E:… D.İş. sayılı esaslarına kayıtlı davaların açıldığı, UYAP üzerinden yapılan araştırmada anılan mahkemenin … günlü, K:… ve K:… sayılı kararlarıyla uyuşmazlığa konu taşınmazların bir kısmına acele el konulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, davacı tarafından uyuşmazlığa konu taşınmazların tarım arazisi olduğu ve amaç dışı kullanımlarına ilişkin izin alınmadığı iddia edildiğinden, 13/10/2022 günlü istem yazısı ile tarım arazisi niteliğindeki uyuşmazlığa konu taşınmazlara ilişkin olarak 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri gereğince tarım dışı amaçla kullanım izni alınıp alınmadığının davalı idarelerden sorulması üzerine, TEİAŞ Genel Müdürlüğü tarafından verilen 20/10/2022 tarihli yanıt ve eklerinin incelenmesinden, acele kamulaştırmaya konu "154 kV Ömerli RES TM-Brş. (Çanta RES TM-Silivri TM) Enerji İletim Hattı" güzergahına isabet eden tarım arazileri için 5403 sayılı Yasa kapsamında tahsis amacıyla … günlü, … sayılı yazı ile İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne başvuru yapıldığı, düşünce verildiği tarih itibariyle tarım dışı amaçla kullanım izin sürecinin devam ettiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, enerji nakil hattı güzergahında kalan uyuşmazlığa konu taşınmazların bir kısmının irtifak hakkı kurulmak suretiyle, bir kısmının da mülkiyet şeklinde acele kamulaştırılmasında kamu yararı bulunmakta ise de, tarım arazisi niteliğindeki taşınmazların tarım dışı amaçla kullanım iznine yönelik olarak karar alınmaksızın tesis edilen işlemde mevzuata ve hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu 04.02.2022 günlü, 5177 sayılı Cumhurbaşkanı kararının uyuşmazlığa konu taşınmazlara yönelik olarak iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 26/04/2023 tarihinde, davacı vekili Av. …'ın ve davalı idareler vekili Av. …'nın geldikleri, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Türkiye Elektrik İletim A.Ş. İle Betim Enerji Yatırım Üretim ve Ticaret A.Ş. arasında imzalanmış bulunan 08/06/2020 tarihli Bağlantı Anlaşması kapsamında tesis edilecek olan "154 kV Ömerli RES TM-Brş. (Çanta RES TM-Silivri TM)" enerji iletim hattı güzergahında yer alan taşınmazların, kamu mülkiyetinde ve/veya tasarrufunda bulunanların 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca devir alınması, özel mülkiyettekilerin ise kamulaştırma yoluyla edinilmesi amacıyla toplam 4600 metrekarelik sahanın mülkiyetinin kamulaştırılması ile, 129.600 metrekarelik saha üzerinde de TEİAŞ lehine irtifak hakkı kurulması amacıyla 25/11/2021 tarihli, 91034 sayılı Bakan oluru ile kamu yararı kararı alınmış, akabinde de 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesine dayanılarak; "154 kV Ömerli RES TM-Brş. (Çanta RES TM-Silivri TM) Enerji İletim Hattı" projesi kapsamında ekli harita ile listede güzergahı ve bulunduğu yer ile ada ve parsel numaraları gösterilen taşınmazlarda, direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarisinin ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin 04/02/2022 tarihli, 5177 sayılı Cumhurbaşkanı kararı alınmıştır.
Bunun üzerine anılan Cumhurbaşkanı kararının, davacıya ait "İstanbul ili, Silivri ilçesi, … Mahallesi, … ada, … ve … sayılı parseller"e ilişkin kısmı yönünden iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesinde ise; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu'nun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 13. maddesinin birinci fıkrasında; "Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla; a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar, b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı, c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri, ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri, d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar, e) (Ek: 31/1/2007-5578/3 md.) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar, f) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları, g) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları, için bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. (Ek cümle: 31/1/2007-5578/3 md.) Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir....." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul Yönünden:
Davalı idarelerin, davanın süresinde açılmadığına ilişkin iddiaları yönünden;
İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.
Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir.
Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının davacıya tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacı tarafından öğrenme tarihi üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava açıldığından, davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden:
Anayasanın 35. maddesinin ikinci fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin Kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır.
2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılabilecek olup, kamulaştırma yapılabilmesi için ya ilgili idare tarafından kamu yararı kararının alınması, ya da onaylı imar planı veya ilgili Bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak bir hizmet olması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; Türkiye Elektrik İletim A.Ş. İle Betim Enerji Yatırım Üretim ve Ticaret A.Ş. arasında imzalanmış bulunan 08/06/2020 tarihli Bağlantı Anlaşması kapsamında tesis edilecek olan "154 kV Ömerli RES TM-Brş. (Çanta RES TM-Silivri TM)" enerji iletim hattı güzergahında yer alan taşınmazların kamulaştırılması hususunda 25/11/2021 tarihli, 91034 sayılı Bakan oluru ile kamu yararı kararı alınmış, sonrasında aralarında davacıya ait taşınmazların da bulunduğu proje güzergahında yer alan taşınmazların acele kamulaştırılmasına ilişkin 04/02/2022 tarihli, 5177 sayılı Cumhurbaşkanı kararının alınmasının üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının dava dilekçesinde kamulaştırılması istenilen parsellerinin tarım arazisi niteliğinde olduğu ve tarım dışı kullanımı için gerekli izinler alınmadan dava konusu işlemin tesis edildiği yönündeki iddiası karşısında, Danıştay Başsavcılığının 13/10/2022 tarihli yazısı ile davalı idarelerden taşınmaza ilişkin olarak 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri gereğince tarım dışı amaçla kullanım izni alınıp alınmadığının sorulması üzerine, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğünce verilen 20/10/2022 tarihli yazıda, … tarih ve … sayılı yazı ile İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne müracaat edildiği ve TAD Portal Sistemine … Başvuru ID numarası ile başvuruda bulunulduğu belirtilerek, tarım dışı amaca tahsis sürecinin devam ettiğinin bildirildiği görülmüştür.
Bu durumda, enerji nakil hattı güzergahında kalan uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmının irtifak hakkı kurulmak suretiyle, bir kısmının da mülkiyet şeklinde acele kamulaştırılmasında kamu yararı bulunmakta ise de, tarım arazisi niteliğindeki uyuşmazlığa konu taşınmazın tarım dışı amaçla kullanılabilmesi için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun uyarınca belirtilen prosedüre uyulmadığı, gerekli izinlerin alınmadığı ve tarım dışı kullanıma yönelik olarak alınmış bir karar bulunmaması nedeniyle dava konusu Cumhurbaşkanı kararının davacıya ait taşınmazlara ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Dava konusu acele kamulaştırma kararının davacının taşınmazı olan "İstanbul ili, Silivri ilçesi, … Mahallesi, … ada, … ve … sayılı parseller"e ilişkin kısmının İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …- TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi kapsamında kalan davada, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/04/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY(X)
Uyuşmazlıkta; ... Elektrik İletim A.Ş. İle ... Enerji Yatırım Üretim ve Ticaret A.Ş. arasında imzalanmış bulunan 08/06/2020 tarihli Bağlantı Anlaşması kapsamında tesis edilecek olan "154 kV Ömerli RES TM-Brş. (Çanta RES TM-Silivri TM)" enerji iletim hattı güzergahında yer alan taşınmazların kamulaştırılması hususunda 25/11/2021 tarihli, 91034 sayılı Bakan oluru ile kamu yararı kararı alınmış, sonrasında aralarında davacıya ait "İstanbul ili, Silivri ilçesi, … Mahallesi, … ada, … ve … sayılı parseller"in de bulunduğu proje güzergahında yer alan taşınmazların acele kamulaştırılmasına ilişkin 04/02/2022 tarihli, 5177 sayılı Cumhurbaşkanı kararının alınmasının üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazların da yer aldığı bölgede planlanan enerji iletim hattı kurulumunun; bölgede enerji ihtiyacını beslemesi ve kalitesinin yükseltilmesi bakımından önemli bir noktada olması, iletim sistemi arz güvenliği açısından da söz konusu hattın yapımında kamu yararı bulunduğu, enerji nakil hattı projesi güzergahında kalan uyuşmazlığa konu taşınmazlardan … sayılı parselin 123,67 m2'sinin mülkiyet şeklinde (Plon yeri), 882,99 m2'lik kısmının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle, … sayılı parselin de 45,33 m2'sinin mülkiyet şeklinde (Plon yeri), 2364,82 m2'lik kısmının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle acele kamulaştırılmasının tarım arazisinin tarım vasfını değiştirmediğinden ve tarım yapılmasına da engel teşkil etmediğinden 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesinin uygulanabilmesi için gerekli olan olağanüstü durumun, bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının bulunduğu ve davaya konu projenin bir an önce tamamlanmasında acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, taşınmaza el konulmasına imkan veren dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının davacının taşınmazına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşü ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.