T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1747
Karar No : 2022/3581
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI)… Nolu Barosu
VEKİLİ : Av. …
II- (DAVALI) : …
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 14/12/2021 tarih ve E:2019/269, K:2021/6242 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarına karşı taraflarca karşılıklı olarak temyiz isteminde bulunulmaktadır.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 14/12/2021 tarih ve E:2019/269, K:2021/6242 sayılı kararıyla;
Dava konusu düzenlemenin altıncı paragrafında yer verilen "Cumhuriyet başsavcısı" ibareleri yönünden;
Terörle mücadele amacıyla oluşturulan il ve ilçe güvenlik ve asayiş koordinasyon merkezlerinde Cumhuriyet başsavcılarına kanun ile verilmiş bir görev bulunmadığı dikkate alındığında, dava konusu Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü işlemi ile il ve ilçe güvenlik ve asayiş koordinasyon merkezlerinde, Cumhuriyet başsavcılarının görev alması yönünde yapılan düzenlemede Anayasa'ya ve mevzuata uygunluk bulunmadığı,
Düzenlemenin diğer kısımları yönünden;
2015 yılı ve sonrasında, terör olaylarında artış yaşanması nedeniyle, terör olayları ile ilgili alınacak tedbirleri, uygulamaları ve bu kapsamdaki ilgili diğer konuları değerlendirerek yapılacak müdahalelerin etkinliğini artırmak, kurumlar arası iş birliği ve eş güdümü sağlamak amacıyla Başbakanlık Koordinasyon Merkezi ve Başbakanlık Takip Merkezi ile il ve ilçe güvenlik ve asayiş koordinasyon merkezleri kurulmasına yönelik olarak, davalı idareye 3056 sayılı Kanun ile tanınan yetki kapsamında tesis edildiği görülen dava konusu düzenlemenin diğer kısımlarında kamu yararına ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı,
gerekçesiyle Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün 05/08/2015 tarih ve 8453 sayılı işleminin altıncı paragrafında yer alan "Cumhuriyet başsavcısı" ibarelerinin iptaline, diğer kısımların iptali istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, kaynağını Anayasa'dan almayan bir devlet yetkisinin kullanılamayacağı, temel hak ve özgürlüklerin ancak yasayla sınırlanabileceği, toplumun her kademesinde kayıt dosyaları oluşturulmasının ifade özgürlüğünü tehdit ettiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, dava konusu düzenleme ile Cumhuriyet başsavcılarına verilen görevin idari bir görev olduğu, savcıların da Devlet görevlisi olduğu, dava konusu düzenlemenin yasal dayanağının Anayasa ve 2802 sayılı Kanun olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın davanın reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının ve davalı idarenin temyiz istemlerinin reddine,
2. Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 14/12/2021 tarih ve E:2019/269, K:2021/6242 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kararın tebliğ tarihini izleyen 15(onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 12/12/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile terör olayları ile ilgili alınacak tedbirleri, uygulamaları ve bu kapsamdaki ilgili diğer konuları değerlendirerek yapılacak müdahalelerin etkinliğini artırmak, kurumlar arası iş birliği ve eş güdümü sağlamak üzere Başbakanlık Müsteşarlığının başkanlığında ilgili kurumların temsilcilerinin katılımı ile Başbakanlık Koordinasyon Merkezi kurulduğu, bu çerçevede il ve ilçe uygulamalarını izlemek ve değerlendirmek üzere başkan ve üyeleri Başbakanlık Müsteşarınca belirlenecek Başbakanlık Takip Merkezi oluşturulduğu, Başbakanlık Koordinasyon Merkezi ile Başbakanlık Takip Merkezinin sekreterya hizmetlerinin Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğünce yürütüleceği, aynı kapsamda illerde valilerin başkanlığında garnizon komutanı, Cumhuriyet başsavcısı, jandarma komutanı, il emniyet müdürü, MİT temsilcisi ve valinin gerek göreceği diğer ilgililerden oluşan il güvenlik ve asayiş koordinasyon merkezi; ilçelerde ise kaymakamın başkanlığında garnizon komutanı, Cumhuriyet başsavcısı, ilçe jandarma komutanı, ilçe emniyet müdürü ve kaymakamın gerek göreceği diğer ilgililerden oluşan ilçe güvenlik ve asayiş koordinasyon merkezi kurulacağı; bu merkezlerin her hafta düzenli bir biçimde toplanacağı, il bazında yapılan değerlendirme, planlama ve uygulamaların valilikler tarafından haftalık olarak Başbakanlık Takip Merkezine ulaştırılacağı hususlarının düzenlendiği; bunun üzerine davacı tarafından anılan işlemin iptali istemi ile bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 6. maddesinde hiçbir kimse veya organın kaynağını Anayasa'dan almayan bir yetkiyi kullanamayacağı, 123. maddesinde de, idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ve Kanunla düzenleneceği öngörülmüştür.
Kanunilik ilkesi, idarece düzenleme yapılan alanda temel ilkelerin kanunla konulmasını ve çerçevenin kanunla çizilmesini ifade etmektedir. Dolayısıyla, kanunun daha önce hiçbir şekilde düzenlemediği bir alanda idarenin düzenleme yapmasına olanak bulunmamaktadır. Yürütmenin düzenleme yetkisi; sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir yetkidir.
Dava konusu işlem, Başbakanlık Koordinasyon Merkezi, Başbakanlık Takip Merkezi ve İlçe Güvenlik ve Asayiş Koordinasyon Merkezi kurulmasını öngörmekte, bu merkezlerin çalışma esaslarını düzenlemekte ve buralarda görev yapacak kamu görevlilerini saymaktadır. Konuya ilişkin çerçeve bir kanun hükmü bulunmaması ve idarenin daha önce kanunla düzenlenmemiş bir alanı düzenlemesi karşısında, dava konusu işlemin kanunilik ilkesine aykırı olduğu ve iptal edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddedilmesi, davacının temyiz isteminin kabul edilmesi ve temyize konu Daire kararının iptale ilişkin kısmının yukarıda yer verilen gerekçeyle onanması, redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.