T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1768
Karar No : 2023/2343
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Bakanlığı adına
…Gümrük Müdürlüğü - (E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı adına 2009 ilâ 2010 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı yirmi altı (26) adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı otomobilin kıymetinin noksan beyan edildiğinin tespit edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen TRT bandrol ücreti ve katma değer vergileri ile bunlar üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin katma değer vergileri ile vergi üzerinden hesaplanan para cezasına ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davacı tarafından ithali gerçekleştirilen araçların kıymet farkının; Almanya Gümrük İdaresinden temin edilen faturalar, bayi faturaları ve distribütör firmalardan temin edilen araç kıymetlerini içeren belgelerin karşılaştırılması suretiyle gerekli ve yeterli araştırma ve somut tespitin yapılarak usulüne uygun şekilde tespit edildiği anlaşıldığından, ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergileri ile bunun üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamelerinin 2009 ve 2010 yıllarında tescil edildiği, gümrük yükümlülüğünün de anılan tarihlerde doğduğu, ek tahakkuk ve para cezası kararlarının 2018 yılında tesis edilip davacıya tebliğ edildiği anlaşıldığından, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 197. maddesi uyarınca anılan vergi ve cezaların gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde tebliğ edilmediği, bu süre içerisinde ceza davası da açılmaması nedeniyle 2012 ve 2013 yıllarında zamanaşımı süresi dolduktan sonra 2018 yılında …Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:…esas sayısında açılan dava nedeniyle daha uzun zamanaşımı süresi öngören ceza zamanaşımı süresine tabi olmayacağı sonucuna ulaşılarak, ek tahakkuk ve ceza kararının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yönündeki kararın kaldırılarak, davaya konu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu olayla ilgili olarak ceza davası açıldığından, olayda, Türk Ceza Kanunu'ndaki zamanaşımı sürelerinin uygulanması gerektiği buna göre alacağın zamanaşımına uğramadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına 2009 ilâ 2010 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı yirmi altı (26) adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı otomobilin kıymetinin noksan beyan edildiğinin tespit edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen TRT bandrol ücreti ve katma değer vergileri ile bunlar üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin katma değer vergileri ile vergi üzerinden hesaplanan para cezasına ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 181. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ithalatta gümrük yükümlülüğünün ithalat vergisine tabi eşyanın serbest dolaşıma girmesiyle beyannamenin tescil tarihinde başlayacağı; 197. maddesinin 2. fıkrasında, yapılan denetimler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen veya 1. fıkrada belirtilen şekilde tebliğ edilmeyen gümrük vergilerine ilişkin tebligatın, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde yapılacağı, şu kadar ki, gümrük yükümlülüğünün doğduğu olayla ilgili olarak dava açılmasının zamanaşımını durduracağı; 4. fıkrasında, gümrük vergileri alacaklarının, ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve zamanaşımı daha uzun bulunan bir fiil nedeniyle ceza davası açılmış olması kaydıyla, bu alacakların Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zaman aşımı süreleri içinde kovuşturulup tahsil edileceği; 231. maddesinin 1. fıkrasında idari yaptırıma konu fiilin, ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve zamanaşımı daha uzun bulunan bu fiil nedeniyle ceza davası açılmış olması kaydıyla, idari yaptırım kararlarının Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zamanaşımı süreleri içerisinde uygulanacağı, 2. fıkrasında gümrük vergileri alacağına bağlı idari para cezalarında zamanaşımının, bu idari para cezalarına ilişkin gümrük vergilerinin zamanaşımına tabi olacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda değinilen hükümlere göre; yapılan denetimler sonucunda hiç alınmadığı ya da noksan alındığı tespit edilen vergilere ilişkin tebligatın gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içerisinde yapılması gerekiyorsa da; gümrük yükümlülüğünü doğuran olayla ilgili olarak, sözü edilen süre içerisinde dava açılması halinde, zamanaşımının durduğu sürece veya davanın sonuçlanmasından sonra kalan süre içerisinde tahakkuk işlemi yapılarak mükellefine tebliğ edilebileceği gibi, gümrük vergileri alacaklarının ceza uygulanmasını gerektiren bir fiile ilişkin olması durumunda, tahakkukun ceza uygulamasını gerektiren fiilin tabi olduğu zamanaşımı süresi içerisinde yapılması da olanaklı olmakla birlikte, bir fiilin ceza gerektirip gerektirmediği, bir başka ifadeyle suç teşkil edip etmediği, açılacak ceza davasında verilecek kararla ortaya konulabileceğinden, 197. maddenin 4. fıkrası hükmünün uygulanabilmesi bakımından ceza davasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenilmesi gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle, vergilerin tebliği için öngörülen üç yıllık sürenin geçirilmesinden sonra da olsa, davacının fiili nedeniyle açılmış bir ceza davasında verilerek kesinleşen mahkumiyet hükmü, gümrük vergileri alacakları hakkında, suçun tabi olduğu zamanaşımı süresinin uygulanmasını mümkün kılacaktır.
Olayda, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra vergilerin tahakkuk ettirilerek tebliğ edildiği, gümrük yükümlülüğünü doğuran olay nedeniyle, gümrük kaçakçılığı suçundan dolayı davacı hakkında …Ağır Ceza Mahkemesinin E:…sayılı dosyasında açılan davanın derdest olduğu tespit edilmiştir.
Bu bakımdan; ceza davasında verilerek kesinleşen hüküm, Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zamanaşımı sürelerinin uygulanıp uygulanmaması sonucunu doğuracağından, işbu dava hakkında karar verilebilmesi için, söz konusu ceza davasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenilmesi gerekirken, ceza davasının üç yıllık süreden sonra açılmış olmasına dayanılarak verilen temyize konu kararda isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.…Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 04/05/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz başvurusu, davacı adına tescilli muhtelif tarih ve sayılı yirmi altı (26) adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin noksan beyan edildiğinin tespit edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine ve karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemi iptal eden kararın bozulması istemine ilişkindir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 197. maddesinin 2. fıkrasında, yapılan denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen veya 1. fıkrada belirtilen şekilde tebliğ edilemeyen gümrük vergilerine ilişkin tebligatın, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde yapılacağı; aynı maddenin 07/10/2009 tarihinden önce yürürlükte bulunan 4. fıkrasında, gümrük vergileri alacaklarının, ceza uygulanmasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve suçun zamanaşımı süresinin daha uzun bulunması halinde, bu alacakların, Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zamanaşımı sürelerinde kovuşturulup tahsil edileceği belirtilmiş; aynı fıkranın 07/07/2009 tarihli ve 27281 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinden 3 ay sonra yürürlüğe giren 5911 sayılı Kanun'la değişik halinde ise, gümrük vergileri alacaklarının, ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve zamanaşımı daha uzun bulunan bu fiil nedeniyle ceza davası açılmış olmak kaydıyla, bu alacakların Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zamanaşımı süreleri içinde kovuşturulup tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
Gümrük Kanunu'nun 197. maddesinin 4. fıkrasının 5911 sayılı Kanun'la değişik halinde, gümrük vergileri alacakları bakımından, Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zamanaşımı sürelerinin uygulanabilmesinin ceza davası açılması koşuluna bağlandığı, olayda, gümrük yükümlülüğünün doğduğu olayla ilgili olarak …Ağır Ceza Mahkemesinin E:…sayılı dosyasında ceza davası açıldığı görüldüğünden, olayda Gümrük Kanunu'ndaki üç yıllık zaman aşımı süresinin değil, Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zamanaşımı sürelerinin uygulanması gerekmektedir.
Bu durumda, Gümrük Kanunu'nun 197. maddesinin 4. fıkrasının 5911 sayılı Kanun'la değişik halinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra tescil edilmiş beyannameler bakımından ceza davası açılmış olması halinde Gümrük Kanunu'ndaki üç yıllık zamanaşımı süresi uygulanamayacağından, yazılı gerekçe ile verilen kararın bu gerekçeyle bozulması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY :
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 197. maddesinin 4. fıkrasında: "Gümrük vergileri alacakları, ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve zamanaşımı daha uzun bulunan bir fiil nedeniyle ceza davası açılmış olması kaydıyla, bu alacaklar Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zamanaşımı süreleri içerisinde kovuşturulup tahsil edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Düzenleme gereği, gümrük vergisi tahsil işlemleri; aynı zamanda suç teşkil eden yani ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin oması halinde Türk Ceza Kanunu'nda belirlenen ceza ve dava zamanaşımı süreleri içinde yapılabilecektir. Diğer deyişle bu hüküm fiilin aynı zamanda suç teşkil ettiği durumlarda kanunen belirlenmiş olan vergi alacaklarına ilişkin zamanaşımının suça konu fiilin ceza kanunlarında belirlenen zamanaşımı süresine tabi olduğunu bu işlemlerin bu zaman zarfında yapılabileceğini öngören bir düzenlemedir. Bu açık düzenlemeden, ceza yargılamasının neticesine göre verilecek hükme göre (beraat, mahkumiyet veya düşme) gümrük vergi işlemlerinin düzenleneceği zaman diliminin belirleneceği sonucunun doğmayacağı tabidir.
Uzun süren ceza yargılaması sonucunun (karar kesinleşmeden infaz edilemeyeceğinden) beklenmesine yol açacak Kanun'la korunan hukuki yarara (amaca) aykırı yorumla, zamanaşımını yıllar sonra geriye yönelik olarak tespit etmek hayatın doğal akışına da aykırı olmakla, Kanun'un açık düzenlemesi karşısında, açılmış olan bir ceza davası da bulunduğundan, Mahkemece cezayı gerektiren fiilin dava ve ceza zamanaşımı süreleri belirlenerek değerlendirilmesi gerektiğinden, ceza mahkemesince verilecek hükmün sonucuna bağlı olarak değerlendirme yapılması gerektiği yönünde olan Daire kararına katılmıyorum.