T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1893
Karar No : 2023/1311
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … vasisi …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 27/12/2021 tarih ve E:2017/3455, K:2021/4749 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun … tarih ve …sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hakediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 27/12/2021 tarih ve E:2017/3455, K:2021/4749 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkûmiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgüt mensubu olduğuna, örgütün içinde yer aldığına, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ''bağımsız'' adaylarını desteklediğine ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Unvanlı görev yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün HSK'da etkin olduğu dönemde yargıda kritik ve stratejik öneme sahip CMK 250. madde ile yetkili kamuoyunda "Ergenekon Davası" olarak bilinen davanın yürütüldüğü mahkemede üye hakim ve Başkan olarak görevlendirilmesinin diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Dijital değerlendirme raporu yönünden, dava dosyasına sunulan davacıdan ele geçirilen dijital materyaller ile ilgili yaptırılan bilirkişi incelemesi üzerine hazırlanan 30/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda; " ... dosyası içeriğinde yer alan loğlar incelendiğinde; bilgisayar kullanıcısı tarafından, "NURETTİN VEREN VE FETHULLAH GÜLEN" ve "Fethullah Gülen Dizisi Akşam Gazetesi 16 Ekim 2006" isimli . doc uzantılı ofis belgelerinin açıldığı, farklı tarihlere ait gazete manşetlerinin depolandığı, KOMUTANLAR LİSTESİ isimli klasör içeriğinde, E.A., T.K. ve Ş.A. isimli şahıslar ile birlikte, TSK bünyesinde 1920'li yıllardan itibaren görev yapan yüksek rütbeli askeri personellere ait bilgilerin depolandığı, kamuoyunda ERGENEKON olarak bilinen davalar ile alakalı iddianame vb. doc uzantılı ofis belgeleri tespit edilmiştir. ..." tespitlerine yer verildiği; söz konusu tespitin, diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacıdan ele geçen bir kısım dijital materyallerden elde edilen verilerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hakediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hakkında verilen mahkumiyet kararının soyut, şahsi görüş ve kanaatlere göre, usul ve yasalara aykırı olarak verildiği; HSK tarafından ihraç kararları verilmeden önce fişleme listeleri oluşturulduğu ve bu listelere göre hiçbir somut delil olmadan haksız ve hukuksuz bir şekilde karar verildiği; ihraç kararlarında "adil yargılanma hakkının" bir bütün olarak ihlal edildiği; savunması alınmadan işlemin tesis edildiği; özel yetkili mahkemede talebi dışında haberi olmadan görevlendirildiği; dijital delillerin hakkındaki ihraç kararına delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı; sadakat yükümlülüğünü yerine getirmediğine dair görüş ve yorumları kabul etmediği; 667 sayılı KHK'nın iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği; özel mahkemelere atanmanın ve özel yetkili mahkemelerde çalışmanın örgüt üyeliği kriteri olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı; Ergenekon davasında gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında tüm delillerin hukuka uygun toplandığı; HSK'nın delil olmadan hukuktan yoksun bir şekilde Anayasa'ya ve kanunlara aykırı davrandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde, Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, Daire kararının "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" kısmının "Davacıya İlişkin Süreç" bölümünde sözü edilen ve hükme esas alınmayan, davacının “silahlı terör örgütüne üyelik” suçundan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin …Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu, …Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile reddedilmiş; anılan karar Yargıtay … Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 27/12/2021 tarih ve E:2017/3455, K:2021/4749 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 08/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.