T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/191
Karar No : 2022/5257
DAVACI : …
DAVALI : … Bakanlığı / …
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. …
Hukuk Müşaviri Av. …
DAVANIN_KONUSU : Sağlık Bakanlığının, iletişim bilgilerini sunmayanlara PCR testi yaptırılmayacağına ilişkin kuralının iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, PCR testi yaptırmak istediği sırada kendisinden iletişim bilgilerinin istenildiği, telefonunun olmadığı, özlük bilgilerinde başka telefon numarasının yer almasını da istemediği, iletişim bilgilerinin istenilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idarece, Anayasa’nın 56. maddesi ile Devlete halk sağlığının korunması ödevi yüklendiği, pandemi sürecinde koruyucu ve tedbir amaçlı ve uygulamaya yönelik çıkarılan genel yazılar veya tebliğlerde iletişim bilgisini beyan etmeyenlere test yapılamayacağına ilişkin bir yazılı düzenleme bulunmadığı, iletişim bilgilerinin istenilmesine ilişkin uygulamanın süreçte hastalığın takibi ve toplum sağlığını koruyabilmek amacıyla ortaya çıktığı, hem virüse bulaşı olan hem de temas edenlerin takibi ile toplumun sağlığını korumak maksadıyla bulaş kişinin iletişim bilgilerinin istenilmesinin doğal bir uygulama olduğu, Bakanlıkları tarafından hazırlanan COVID-19 Rehberi’nin Genel Bilgiler bölümünde, kayıt edilmesi gerekli bilgiler arasında iletişim bilgilerine de yer verildiği, ancak iletişim bilgilerinin verilmemesinin PCR testi yapılmasına engel olmadığı, adres bilgisinin verilmesinin filyasyon çalışmaları için gerekli olduğu, Bakanlıklarının halk sağlığının korunması bakımından gerekli tüm tedbirleri almakla yükümlü olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :.Davanın, Sağlık Bakanlığının, iletişim bilgilerini sunmayanlara PCR testi yaptırılmayacağına ilişkin bir kuralı bulunmadığından incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, Sağlık Bakanlığının, iletişim bilgilerini sunmayanlara PCR testi yaptırılmayacağına ilişkin kuralının iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. maddesinin (a) bendinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları idari dava türleri arasında sayılmış olup; aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde, dava dilekçesinin dava konusu edilen işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, dava konusu edilen işlemin, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinin bulunmaması durumunda davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Görüldüğü üzere, bir idari davanın görülebilmesinin ön koşulu, idari davaya konu edilebilen bir idari işlemin bulunmasıdır.
İdare Hukukunda idari işlem, kamu idarelerinin, kamu hizmetinin yürütümü sırasında, kamu gücü kullanarak tek yanlı irade açıklamalarıyla yapmış oldukları işlemler olarak tanımlanmaktadır.
Davacı tarafından, PCR testi yaptırmak istediği sırada kendisinden iletişim bilgilerinin istenilmesinin ve bu uygulamanın dayanağını teşkil eden kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idarece, pandemi sürecinde koruyucu ve tedbir amaçlı ve uygulamaya yönelik çıkarılan genel yazılar veya tebliğlerde iletişim bilgisini beyan etmeyenlere test yapılamayacağına ilişkin bir yazılı düzenleme bulunmadığı savunulmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından Sağlık Bakanlığının "iletişim numarası olmayanlara PCR tahlili yapılmayacaktır" yönündeki kuralının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmışsa da, Sağlık Bakanlığı tarafından bu yönde tesis edilmiş, idari davaya konu edilebilecek nitelikte bir idari işlemin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, idari davaya konu edilebilir nitelikte bir idari işlem bulunmadığından, davanın usul yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı hakkında tesis edilen İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesinin iletişim bilgisi olmadan HSYS Vaka Takip Modulüne kayıt yapılamayacağı yönündeki … tarih ve … sayılı işlemine karşı İdare Mahkemesinde dava açılabileceği açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendi ile 15 maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde, posta gideri avansından artan tutarın ise kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/11/2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. maddesinin (a) bendinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları idari dava türleri arasında sayılmış olup; aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde, dava dilekçesinin dava konusu edilen işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, dava konusu edilen işlemin, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinin bulunmaması durumunda davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
İdare Hukukunda düzenleyici işlem; idarenin, aynı durumda olanlar için bağlayıcı, soyut ve genel nitelikte kurallar koyan, normatif ve tek yanlı tasarrufları olarak tanımlanmaktadır.
İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesinin … tarih ve … sayılı işleminde, Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan HSYS Vaka Takip Modulünde iletişim numarasının yazıldığı alanın zorunlu alan olduğu, iletişim bilgisi olmadan sistem kaydı yapılamayacağı belirtilmektedir.
Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan ve ülke çapında uygulanan HSYS Vaka Takip Modulünde iletişim bilgileri zorunlu alan olarak düzenlenerek, PCR testinin yaptırılabilmesi için iletişim bilgisinini sunulması gereğinin kural haline getirildiği görülmektedir.
Bu itibarla, PCR testi yaptırılabilmesi için iletişim bilgisi sunma zorunluluğu getirilmesi yönünde idari davaya konu edilebilir nitelikte bir düzenleyici işlem bulunduğu sonucuna varıldığından, görülmekte olan davanın esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.