T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1920
Karar No : 2023/233
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 30/11/2021 tarih ve E:2017/6472, K:2021/4208 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı kararının iptaline ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (6749 sayılı Kanun'un) 3. maddesinin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 30/11/2021 tarih ve E:2017/6472, K:2021/4208 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları ile davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, temyiz başvurusunun ise … …. Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği ve kararın 21/01/2019 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı" ve "ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporları" ile ceza mahkemesi kararındaki tespitlerin incelenmesinden, davacı tarafından … GSM numarasından, … IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin, … ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre alınmak suretiyle bu ağa dâhil olunduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt içerisinde takma adının Tarık olduğuna ve diğer hususlara yönelik tanık ifadeleri ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği,
Yıllık (Albüm) Kurulu üyeliği yönünden, davacının örgütün yargıda etkin olduğu dönemde Adalet Akademisinde Yıllık Kurulu üyeliği yapmasının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu,
Diğer hususlar yönünden, davacının, FETÖ'nün Adalet Bakanlığında ve HSK'da etkin olduğu dönemde 2010-2011 yılları arasında (9 ay) yurt dışına gönderilmesine ilişkin tespitin davacı hakkındaki yukarıda aktarılan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, tetkik hâkiminin görüşünü kabul etmediği; Danıştay Savcısının görüşünün yanlış, olaya, oluşa ve hukuka aykırı olduğu; herhangi bir terör örgütü üyesi, iltisak veya irtibatlısı olmadığı; meslek hayatı boyunca bu örgütün lehine bir karar vermediği; hakkındaki idari ve cezai işlemlerin siyasi olduğunu değerlendirdiği; anayasal hâkimlik teminatının ihlal edildiği; iltisak ve irtibat kavramlarının idarenin subjektif yorumu olduğu ve hukuka uygun olmadığı; mahkemelerin idarenin işlemlerinin tamamlayıcısı değil yargılayıcısı olduğu; Anayasa'ya aykırılık iddiasının gerekçesiz reddedilmesinin hukuka uygun olmadığı; darbe girişimine katılmadığı; 667 ve 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler'in Anayasa'ya aykırı olduğu; işlemden Resmi Gazete'de ilan edilmesiyle haberdar olunduğunun kabul edilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiği; işlemin olağanüstü bir tedbir olarak nitelendirilmesinin kabul edilemeyeceği, nitekim kesin neticeler doğurucu mahiyette bulunduğu; yargılama boyunca usul hükümlerinin davalı idare lehine ihlal edildiği; makul sürede yargılanmadığı; işlem tarihinde bu örgütün silahlı terör örgütü olduğuna dair Yargıtay kararının mevcut olmadığı; işlemden iki yıl sonra kendisiyle ilgili olmayan delillerin gerekçe gösterilmesinin hukuka aykırı olduğu; 2014 HSYK seçimlerinde özgürce oy kullandığı; Bakanlıkta çalıştığı dönemde örgüt gruplarına üye olmadığı; eşiyle kendisinin tanışarak evlendiği; mesleğini icra ederken demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği; meslek hayatı süresince disiplin soruşturması dahi geçirmediği; disiplin işlemi aşamasında sağlanması gereken usuli teminatların dikkate alınmadığı; olayda 2802 ve 6087 sayılı Kanun'ların tatbik edilmesi gerektiği; soruşturma yapılmadığı ve savunma hakkı tanınmadığı; Daire kararına göre, kaynağı ve dayanağı belirsiz bir kanaate dayalı işlemin hukuka uygun kabul edilebileceği; işlem tarihinden sonraki bilgi, belge ve delillere göre işlem tesis edilemeyeceği; ihraç kararı verilirken objektif kriter tespit edilmediği; yurtdışı eğitimlerinin ve ByLock iddiasının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu; varsayıma veya tahmine dayalı karar verilemeyeceği; ByLock delilinin hukuka uygun yollarla elde edilmediği ve temin edilen verilerin hukuki ve fiziki güvenilirliğinin bulunmadığı; ByLock delilinin değerlendirilmesinde Yargıtayın belirlediği kriterlere uyulmadığı; hakkında düzenlenen 04/08/2016 tarihli tutanakta ByLock kaydı bulunmadığının açıkça belirtildiği; ByLock kullanıcısı olmadığı; açık kimlikleri belirtilmeyen tanıkların bazı kısımları alınan ifadelerinin muteber bulunmasının adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğu; ifadelerin sonradan değişip değişmediğinin dikkate alınması gerektiği; hiç kimseden tayin ve terfi konusunda yardım talep etmediği; tanık ifadelerinin işlem tarihinde mevcut olmadığı; YARSAV Derneğine yönlendirmeyle üye olmadığı; yıllık kurulu üyeliğinin delil niteliğinin bulunmadığı; işlem tarihinde hakkında açılmış bir ceza davası ya da kesinleşmiş mahkumiyet kararı mevcut olmadığı; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin usulüne uygun olarak kanunlaşmadığı; suç ve cezaların kanun hükmünde kararnamelerle konulamayacağı, bu durumun kanunilik ilkesinin ihlali niteliğinde olduğu; yargılama aşamasında kullandırılan savunma hakkının işlemdeki sakatlığı ortadan kaldırmayacağı; kararda örgütle ilgili olarak yapılan tespitlerin kendisiyle ilgisinin bulunmadığı; ceza yargılaması ile idari yargılama kararlarının çeliştiği; işleme esas alınan delillerin hukuka uygun toplanması gerektiği; Daire kararının hakkaniyet ve ölçülülük ilkelerine aykırı olduğu; olağanüstü hal mevzuatında olağanüstü halin gerektirdiği tedbirler arasında yargı mensuplarının meslekten çıkarılmasının bulunmadığı; işlemde gerekçe belirtilmediği, somut bir fiilinden bahsedilmediği ve şahsileştirme yapılmadığı; iltisak ve irtibat kavramlarının belirsiz olduğu, kanun hükmünde kararnamelerin geçmişe etkili olarak uygulandığı, bu sebeple erişilebilir, açık ve hukuken öngörülebilir olmadıkları; Dairenin bağımsız ve tarafsız olmadığı; daha hafif bir işlemle sağlanabilecek bir faydanın dava konusu işlemle ağır ve haksız olarak yapıldığı; yargılamada silahların eşitliği ilkesine uyulmadığı; idarenin yıllara sari uygulamasında disiplin cezası dışında meslekten çıkarmaya yönelik bir uygulamanın bulunmadığı belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 30/11/2021 tarih ve E:2017/6472, K:2021/4208 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Fazladan yatırılan … TL harcın istemi halinde davacıya iadesine,
4. Kesin olarak, 13/02/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.