T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1940
Karar No : 2023/1318
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 15/11/2021 tarih ve E:2017/5945, K:2021/3669 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun …tarih ve …sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 15/11/2021 tarih ve E:2017/5945, K:2021/3669 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davacı hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan kararın 15/01/2019 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık ve kendi beyanları yönünden,davacının örgütün içinde yer aldığına, örgütün yönlendirmesiyle katalog evlilik yaptığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüte himmet verdiğine, sınavlara örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına ve bu evlerden sorumlu kişi olduğuna, staj döneminde örgütün evlerinde kaldığına ve diğer hususlara yönelik ifadelerin ve davacının kendi beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Çalışma Evinde Sınava hazırlanma hususu yönünden, Tokat Cumhuriyet Başsavcılığınca …sayılı soruşturma dosyası kapsamında düzenlenen 08/10/2018, 31/10/2018, 12/11/2018, 18/12/2018, 24/02/2019,10/05/2019,12/07/2019 tarihli dosya inceleme ve değerlendirme tutanaklarından davacının hakim-savcılık sınavına örgütün çalışma evlerinde hazırlandığı, staj aşamasında ise hazırlık evinde murakıp/sermurakıp olarak görev yaptığının anlaşıldığı; netice itibarıyla, davacının örgütün yargı erkine kendisine iltisak ve irtibatlı kişileri yerleştirebilmek amacıyla oluşturduğu hakim-savcılık sınavına hazırlık evlerinde kalmasının ve bu evlerde aktif görev almış olmasının FETÖ ile iltisak ve irtibatı ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Yıllık (Albüm) Kurulu yönünden, davacının örgütün yargıda etkin olduğu dönemde Adalet Akademisinde Yıllık Kurulu üyeliği yapmasının diğer tespit ve açıklamalar doğrultusunda FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, aradan 4 yıl geçtikten sonra AİHS 6. madde uyarınca makul sürede yargılama hakkı ihlal edilerek karar verildiği; tetkik hakiminin görüşünün kendisine tebliğ edilmediği ve karşı görüş alınmadan karar verilmesinin çekişmeli yargılama ilkesine aykırı olduğu; Danıştay Savcısının görüşünün masumiyet karinesinden yararlanma hakkını ihlal ettiği; 18 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiği, dolayısıyla hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin dayanağının kalmadığı; kendi durumunun hata hükümleri kapsamında beraat olarak değerlendirilmesi gerektiği; yapının örgüt olarak ilan edilmesinden sonra örgüte mensubiyetinin, iltisak ve irtibatının kalmadığı; maddi haklarla ilgili talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu; meslekten çıkarma kararının usulüne uygun soruşturma yapılmadan ve savunma alınmaksızın tesis edildiği; suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin, masumiyet karinesinin, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 15/11/2021 tarih ve E:2017/5945, K:2021/3669 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 08/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.