T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1961
Karar No : 2022/3582
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 07/12/2021 tarih ve E:2017/4212, K:2021/6052 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İllerde valinin, ilçelerde kaymakamın başkanlığında toplanacak olan il ve ilçe güvenlik ve asayiş koordinasyon merkezlerinde Cumhuriyet başsavcılarının da yer almasını öngören Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin altıncı paragrafında yer alan "Cumhuriyet başsavcısı" ibarelerinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 07/12/2021 tarih ve E:2017/4212, K:2021/6052 sayılı kararıyla;
Terörle mücadele amacıyla oluşturulan il ve ilçe güvenlik ve asayiş koordinasyon merkezlerinde Cumhuriyet başsavcılarına kanun ile verilmiş bir görev bulunmadığı dikkate alındığında, dava konusu Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü işlemi ile il ve ilçe güvenlik ve asayiş koordinasyon merkezlerinde, Cumhuriyet başsavcılarının görev alması yönünde yapılan düzenlemede Anayasaya ve mevzuata uygunluk bulunmadığı,
gerekçesiyle dava konusu "Cumhuriyet başsavcısı" ibarelerinin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu düzenleme ile Cumhuriyet başsavcılarına verilen görevin idari bir görev olduğu, savcıların da Devlet görevlisi olduğu, dava konusu düzenlemenin yasal dayanağının Anayasa ve 2802 sayılı Kanun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 07/12/2021 tarih ve E:2017/4212, K:2021/6052 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 12/12/2022 tarihinde gerekçede ve esasta oyçokluğu ile karar verildi.
GEREKÇEDE KARŞI OY
X- Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile terör olayları ile ilgili alınacak tedbirleri, uygulamaları ve bu kapsamdaki ilgili diğer konuları değerlendirerek yapılacak müdahalelerin etkinliğini artırmak, kurumlar arası iş birliği ve eş güdümü sağlamak üzere Başbakanlık Müsteşarlığının başkanlığında ilgili kurumların temsilcilerinin katılımı ile Başbakanlık Koordinasyon Merkezi kurulduğu, bu çerçevede il ve ilçe uygulamalarını izlemek ve değerlendirmek üzere başkan ve üyeleri Başbakanlık Müsteşarınca belirlenecek Başbakanlık Takip Merkezi oluşturulduğu, Başbakanlık Koordinasyon Merkezi ile Başbakanlık Takip Merkezinin sekreterya hizmetlerinin Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğünce yürütüleceği, aynı kapsamda illerde valilerin başkanlığında garnizon komutanı, Cumhuriyet başsavcısı, jandarma komutanı, il emniyet müdürü, MİT temsilcisi ve valinin gerek göreceği diğer ilgililerden oluşan il güvenlik ve asayiş koordinasyon merkezi; ilçelerde ise kaymakamın başkanlığında garnizon komutanı, Cumhuriyet başsavcısı, ilçe jandarma komutanı, ilçe emniyet müdürü ve kaymakamın gerek göreceği diğer ilgililerden oluşan ilçe güvenlik ve asayiş koordinasyon merkezi kurulacağı; il bazında yapılan değerlendirme, planlama ve uygulamaların valilikler tarafından haftalık olarak Başbakanlık Takip Merkezine ulaştırılacağı hususlarının düzenlendiği; davacı tarafından anılan işlemin iptali istemi ile bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 6. maddesinde hiçbir kimse veya organın kaynağını Anayasa'dan almayan bir yetkiyi kullanamayacağı, 123. maddesinde de, idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ve Kanunla düzenleneceği öngörülmüştür.
Kanunilik ilkesi, idarece düzenleme yapılan alanda temel ilkelerin kanunla konulmasını ve çerçevenin kanunla çizilmesini ifade etmektedir. Dolayısıyla, kanunun daha önce hiçbir şekilde düzenlemediği bir alanda idarenin düzenleme yapmasına olanak bulunmamaktadır. Yürütmenin düzenleme yetkisi; sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir yetkidir.
Başbakanlık Koordinasyon Merkezi, Başbakanlık Takip Merkezi ve İlçe Güvenlik ve Asayiş Koordinasyon Merkezi kurulmasını öngörmekte, bu merkezlerin çalışma esaslarını düzenlemekte ve buralarda görev yapacak kamu görevlilerini saymaktadır. Konuya ilişkin çerçeve bir kanun hükmü bulunmaması ve idarenin daha önce kanunla düzenlenmemiş bir alanı düzenlemesi karşısında, dava konusu işlemin altıncı paragrafında yer alan "Cumhuriyet başsavcısı" ibarelerinin kanunilik ilkesine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Daire kararının onanmasına yönelik karara katılmakla birlikte, kararın yukarıda yer verilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle onanması gerektiği görüşündeyiz.
KARŞI OY
XX- Dava, illerde valinin, ilçelerde kaymakamın başkanlığında toplanacak olan il ve ilçe güvenlik ve asayiş koordinasyon merkezlerinde Cumhuriyet başsavcılarının da yer almasını öngören Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün 05/08/2015 tarih ve 8453 sayılı işleminin altıncı paragrafında yer alan "Cumhuriyet başsavcısı" ibarelerinin iptali istemiyle açılmıştır.
Adli kolluğun suçun işlenmesini önleme görevi kapsamında, adli kolluğu yönlendiren makam olarak Cumhuriyet savcılıklarının güvenlik ve asayiş koordinasyon merkezlerinde yer almaları görevlerinin doğal bir parçası olup, Anayasa, 2802 sayılı Kanun ve 5235 sayılı Kanun'da böyle bir görev ve yetkinin sayılmamış olması, başka kanunlarla ve idari düzenlemelerle salt yargısal nitelikte olmayan idari görev ve sorumlulukların Cumhuriyet başsavcılıklarına verilmesine engel değildir.
Anayasa'nın 140. maddesinin 6. fıkrasında, "...Hâkimler ve savcılar idari yönden Adalet Bakanlığına bağlıdırlar..." hükmüne bağlı olarak, 2802 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 3. fıkrasında, "Adalet Bakanı yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin görevler hariç olmak üzere hâkim ve savcılar üzerinde gözetim hakkını haizdir.", 4. fıkrasında, "Hâkim ve savcılar idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlıdırlar." hükümlerine yer verilerek Adalet Bakanlığına bu konuda açık bir yetki verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, terör olayları ile ilgili alınacak tedbirleri, uygulamaları ve bu kapsamdaki ilgili diğer konuları değerlendirerek yapılacak müdahalelerin etkinliğini artırmak, kurumlar arası işbirliği ve eşgüdümü sağlamak üzere il ve ilçe uygulamalarını izlemek ve değerlendirmek üzere oluşturulan İl ve İlçe Güvenlik ve Asayiş Koordinasyon Merkezlerinde Cumhuriyet başsavcılarının da yer almasına yönelik olarak dava konusu Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün 05/08/2015 tarih ve 8453 sayılı işleminin altıncı paragrafında "Cumhuriyet başsavcısı" ibarelerine yer verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.