T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1993
Karar No : 2023/298
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI): …
VEKİLLERİ : Av…, Av. …
2- (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2016/11558, K:2022/1092 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı Çocuk Nefrolojisi Bilim Dalı Başkanı olarak görev yapan davacının,"Çocuk Romatolojisi" alanında yan dal uzmanlık belgesi verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işleme karşı yaptığı itirazın, değerlendirme kriterlerinden bilimsel eser faaliyeti bakımından yetersiz olduğundan bahisle reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin ve bu işleme dayanak teşkil eden Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından belirlenen yan dal değerlendirme kriterlerinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2016/11558, K:2022/1092 sayılı kararıyla;
Dairelerinin davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/05/2014 tarih ve E:2012/2600, K:2014/2273 sayılı kararı ile davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmının onanması, vekalet ücreti yönünden ise bozulması sonrasında davacının karar düzeltme istemi kabul edilerek Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 03/03/2016 tarih ve E:2015/916, K:2016/650 sayılı kararı ile davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararın bozulması üzerine esas hakkında yapılan incelemede;
Anayasa'nın 124. maddesi, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 5614 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesi ile 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 22. maddesi belirtilerek;
Davacının "Çocuk Romatolojisi" alanında yan dal uzmanlık belgesi verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işleme karşı yaptığı itirazın incelenmesinde esas alınan Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından belirlenen yan dal değerlendirme kriterlerinin bilimsel eser faaliyetine ilişkin kısmı yönünden;
Dava konusu işlem tesis edilirken yürürlükte bulunan 18/07/2009 tarih ve 27292 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin Geçici 10. maddesinde; bazı yan dallarda, yan dalın bağlı olduğu ana dalda uzman olan tabiplerden, ilgili yan dalda yaptığı çalışmaları belgeleyenlere yan dal uzmanlık belgesi verilmesine ilişkin düzenleme yapıldığı;
Tıpta uzmanlık eğitiminde bugüne kadar yayımlanmış idari düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; bazı ana dal ve yan dallarda istisnai yollardan (sınav şartı olmadan veya eğitim sürecine tabi tutulmadan) uzmanlık belgesi verilmesinin yeni bir uygulama olmadığının anlaşıldığı;
Diğer yandan anılan Yönetmeliğin 7. maddesinin (h) bendinde; yeni uzmanlık dallarının ihdas edilmesi ile ilgili görüş bildirmek, ihdas edilen dallarda uzman olacakların başvuru ölçütlerini belirlemek ve bu konudaki başvuruları karara bağlamak Tıpta Uzmanlık Kurulunun görevleri arasında sayıldığı;
Bu kapsamda; hekimlere yan dal uzmanlık belgesi verilebilmesi için taşınması gereken niteliklerin, bir başka ifadeyle "değerlendirme kriterlerinin" Tıpta Uzmanlık Kurulunun alacağı karar ile belirleneceğinin açık olduğu;
Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından yukarıda aktarılan düzenlemelere dayanılarak 25/08/2009 tarih ve 6 sayılı karar ile "İhdas Edilen Yan Dallarda Başvuruları Değerlendirme Kriterleri"nin belirlendiği, daha sonra 02-03/05/2011 tarih ve 189 sayılı karar ile bu kriterlerin tekrar belirlendiği;
Anılan Kriterlerin "Bilimsel Eser" başlıklı (B) bölümünde; bu kriterin, "başvurulan alanda orijinal araştırma niteliği taşıyan, SCI-E dizininde listelenmiş dergilerde yayımlanmış, en az 2 tanesinde başvuru sahibinin yazar listesinde birinci isim olduğu toplam 5 yayın'' veya ''Başvurulan alanda, 3 tanesi SCI-E dizininde listelenmiş dergilerde olmak şartıyla, SCI-E veya Türk Tıp Dizininde listelenmiş dergilerde, başvuru sahibinin yazar listesinde yer aldığı toplam 10 yayın'' olarak belirlendiği;
Bu haliyle, Tıpta Uzmanlık Kurulunun davacının başvurduğu çocuk romatolojisi yan dalı ile ilgili olarak belirlediği kriterlerin, başvuranlarda aranan şartların, başvuran kişilerin sahip olmaları gereken niteliklere ve eserlere ilişkin, objektif ve denetlenebilir nitelikte olduğunun görüldüğü;
Bu itibarla, dava konusu bilimsel eser kriterinin, tüm başvuranlar için aynı şekilde uygulandığı ve ilk başvurulardan sonra Kurul Kararı haline getirilmesinin öngörülebilirlik ilkesine aykırı olmadığı ve düzenlemede hukuka ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı;
Dava konusu … tarih ve … sayılı işlem yönünden;
Uyuşmazlığın çözümü için, "Çocuk Romatolojisi" alanında yan dal uzmanlık belgesi verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun, bilimsel eser faaliyeti yönünden yetersiz bulunduğundan bahisle reddedilmesi nedeniyle, davacının bilimsel eser faaliyeti yönünden Tıpta Uzmanlık Kurulunca belirlenen kriterleri sağlayıp sağlamadığının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği;
Çocuk Romatolojisi uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetince hazırlanan 27/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda davacının "Bilimsel Eser" kriterini karşıladığının belirtildiği; Dairelerince yayın sayılarının net bir şekilde ortaya konulması amacıyla ek bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, bu raporda ise "..Davacı …, B bölümünde ilk kısmında belirtilen koşullarda 4 yayını olmakla birlikte "veya" dan sonra ikinci kısımda belirtilen "Başvurulan alanda, 3 tanesi SCI-E dizininde listelenmiş dergilerde olmak şartıyla SCI-E veya Türk Tıp Dizininde listelenmiş dergilerde, başvuru sahibinin yazar listesinde yer aldığı toplam 10 yayın şartını karşılamaktadır. Davacı Sema Akman'ın özgeçmiş dosyasında SCI-E dizininde listelenmiş 41 adet yayını bulunmaktadır. Ayrıca yine SCI-E kapsamında dergilerde basılan 78 adet bildirisi vardır.." ifadelerine yer verildiği;
Bu durumda, hükme esas alınabilecek nitelikteki bilirkişi raporunda, davacının Tıpta Uzmanlık Kurulunca belirlenen bilimsel eser kriterini sağladığının belirtildiği anlaşıldığından davacının ''Çocuk Romatolojisi'' alanında yan dal uzmanlık belgesi verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işleme karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle;
Dava konusu;
-Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından belirlenen yan dal değerlendirme kriterlerinin bilimsel eser faaliyetine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine,
-Davacının yan dal uzmanlık belgesi verilmesi isteminin reddine ilişkin işleme itirazının reddi yolundaki … tarih ve … sayılı işlemin ise iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından belirlenen değerlendirme kriterlerinin akademik bir çalışmaya dayanmadığı, bilimsel gereklilikler ve çekirdek eğitim müfredatı ile örtüşmediği, bu haliyle objektiflik unsurunu taşımadığı, her bir alan yönünden hangi gereklilikler üzerinden kriter oluşturulduğunun ortaya konulmadığı, kriterlerin öngörülebilirlik ilkesine de aykırı olduğu, temyize konu kararın davanın reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, davacının başvururken sunduğu dosyası incelendiğinde bilimsel eser kriterini taşımadığı değerlendirildiğinden yan dal uzmanlık belgesi verilmesi isteminin reddedildiği, bu haliyle işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın davanın reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle düzenleyici işlem yönünden reddi, dava konusu bireysel işlemin ise iptali yolundaki Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 23/02/2022 tarih ve E:2016/11558, K:2022/1092 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/02/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.