T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/2022
Karar No : 2023/1903
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … 2- …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Bahçelievler ilçesi, ... Mahallesi, … mevkii, … pafta, … sayılı parseli kapsayan alanda parselasyon yapılmasına ilişkin … tarihli ve … sayılı … Belediye Encümeni kararının iptal istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, parselasyon düzenleme sınırının mevzuata uygun olarak belirlendiği, düzenleme ortaklık payı (DOP) ve kamu ortaklık payı (KOP) oranının yasal mevzuat sınırları içinde olduğu, DOP kesintisi yapılırken daha önce yapılan terklerin dikkate alındığı, parsel yüzölçümünün DOP kesintisi nedeniyle düşürülmesi sonucunda mevcut tesislerin tamamının korunması imkanının bulunmadığı, taşınmazın değerinde bir azalmanın söz konusu olmadığı, …, … sayılı parselin müstakil olarak tahsis edildiği, fiziki ve teknik koşullar gözönünde bulundurulmak suretiyle yapılan bu tahsisin uygun olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemin davacılara ait taşınmaza ilişkin kısmında dağıtım ilkelerine, parselasyon tekniğine ve mevzuata aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bilirkişi raporunun hatalı düzenlendiği ve rapora itirazlarının dikkate alınmadığı, DOP'un fazla alındığı, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : İstanbul ili, Bahçelievler ilçesi, ... Mahallesi, … mevkii, … pafta, … sayılı parseli kapsayan alanda parselasyon yapılmasına ilişkin … tarihli ve … sayılı Bahçelievler Belediye Encümeni kararının iptal istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Yasasının 18.maddesinin 1.fıkrasının işlem tarihinde yürürlükte olan hâli; "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın birbirleri ile yol fazlaları ile kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya Belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler Valilikçe kullanılır." hükmünü içermektedir.
2918/3290 sayılı Yasanın Ek-1.maddesinde; "İmar planı olan yerlerde, 9/5/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesi gereğince arsa ve arazi düzenlemelerinde, binalı veya binasız arsa ve arazilere bu Kanundan önce özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerler dikkate alınarak müstakil, hisseli parselleri veya üzerinde yapılacak binaların daire miktarları gözönünde bulundurularak kat mülkiyeti esasına göre arsa paylarını sahipleri adlarına resen tecsil ettirmeye valilik veya belediyeler yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir.
Parselasyon işleminin amacı; imar planı, plan raporu ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre, imar adasının biçim ve boyutu, yapı düzeni, inşaat yaklaşma sınırı ve bahçe mesafeleri, yapı yüksekliği ve derinliği, yerleşme yoğunluğu, taban alanı ve kat alanı katsayısı, arazinin kullanılma şekli, mülk sınırları, mevcut yapıların durumu göz önüne alınmak suretiyle üzerinde yapı yapmaya elverişli imar parseli oluşturmaktır. Düzenleme sınırı içerisinde bulunan yol, yeşil alan gibi kamusal alanların bedelsiz olarak kamuya kazandırılması için imar parsellerinde oluşacak değer artışı karşılığında düzenleme ortaklık payı alınması mümkün olmakla birlikte, asıl amaç plana uygun yapı yapmaya elverişli imar parselleri oluşturmaktır.
Binalı veya binasız bu arsa ve arazilerden, maddede ifade edilen 3194 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce, özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerlerin bulunması halinde Ek 1. maddenin uygulanması mümkün olup, imar parsellerine yapılacak tahsiste özel parselasyona dayalı ve hisse karşılığı satın alınan yerler dikkate alınarak arsa paylarını sahipleri adlarına re'sen tescil ettirme imkanı tanınmaktadır.
Ek 1. maddeyle getirilen kuralların içeriği, 3194 sayılı Yasa kapsamında yapılan parselasyon işlemlerine yönelik bir nitelik taşıdığını göstermektedir.
Bu durumda, 2981 sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Ek 1. maddesinin 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca yapılacak parselasyon işlemlerini tamamlayıcı nitelikte uygulama yapılmasına olanak sağladığı, bu maddenin amacının 3194 sayılı Yasa uyarınca yapılan parselasyon işlemlerinin uygulanmasında problemlere neden olan özel parselasyona dayalı olarak veya hisse karşılığı satın alınan yerlere bir çözüm getirmek olduğu, 2981 sayılı Yasanın Ek 1. maddesinin 3194 sayılı Yasanın 18. maddesinden farklı şekilde özel parselasyona dayalı olarak satın alınan yerlerin müstakil tahsis edilmesi olanağını sağladığı, hisseli satın alınan taşınmazların ise yine hisse miktarları göz önünde bulundurularak paylı mülkiyet esaslarına göre tahsis edileceği sonucuna varılmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyası ile Danıştay Altıncı Dairesinin 02/03/2020 tarihli, E:2020/8554, K:2021/2606 sayılı; 02/03/2020 tarihli, E:2020/8548, K:2021/2607 sayılı ve 02/03/2020 tarihli, E:2020/8640, K:2021/2608 sayılı kararlarının birlikte incelenmesinden;
Yukarıda anılan kararlarda; dava konusu alanda resmi kurumlarca onaylanmış herhangi bir özel parselasyon planının bulunmadığı, arazide fiili bir bölüşümün de olmadığı, dolayısıyla 2981 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, bu davada da iptali istenilen belediye encümeni kararının iptali yolunda verilen Mahkeme ve İstinaf Dairesi kararlarının Dairemizce onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Düzenleme sahasında 2981 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı halde uygulanmış olması, parselasyon işlemini sadece anılan maddenin uygulandığı taşınmazlar yönünden hukuka aykırı hale getirmemekte, uygulama sahasına dahil edilen tüm taşınmazlar yönünden parselasyonun hukuka aykırı hale gelmesine neden olmaktadır.
Bu durumda, düzenleme sahasında 2981 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı halde anılan maddenin uygulanmasına yönelik olarak tesis edilen dava konusu parselasyon işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/02/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.