T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2088
Karar No : 2023/820
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...'ye vesayeten ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 23/11/2021 tarih ve E:2017/4817, K:2021/3972 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ...sayılı kararının iptaline ve 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (6749 sayılı Kanun'un) 3. maddesinin, 4. maddesinin 2. fıkrasının ve 10. maddesinin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 23/11/2021 tarih ve E:2017/4817, K:2021/3972 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ise ciddi görülmemiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda Yargıtay ... Ceza Dairesinin (ilk derece) ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 10 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusunun Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile "...hükmün 12. fıkrasındaki "ve bilirkişi ücreti 750 TL olmak üzere toplam 1.372,00 TL'den" ibaresi çıkarılıp yerine "olmak üzere toplam 622 TL'den" ibaresinin yazılması suretiyle..." düzeltilerek onandığı ve anılan mahkumiyet kararının 25/03/2021 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporları", "ByLock Tespit Tutanağı" ile "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı" ile Yargıtay 9. Dairesinin kararında yer alan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının " ..." ID numarasıyla ve bir kullanıcı ve şifre adı almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgütün sohbet adını verdiği toplantılarına katıldığına ve kendi evinde de toplantı yapıldığına, örgüt mensuplarının kontenjanından Danıştay üyesi seçildiğine, Danıştayda örgütün Onüçüncü Daire mümessili olarak görev yaptığına, anılan Dairdeki örgüte mensup tetkik hakimlerinin koordinasyonunu yaptığına, Danıştay üyesi olarak görev yapmakta iken örgütle alakalı dosyaların takibini yaptığına ve örgütün dosyalara ilişkin talep ve talimatlarını ilgililere ilettiğine, 2014 yılı HSK üye seçimlerinde örgütün "sözde bağımsız" adaylarına oy istediğine ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek, FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğunun değerlendirildiği,
YARSAV üyeliği yönünden, üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği,
Unvanlı görev yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün yargıda etkin olduğu dönemde yargıda önemli bir makam olan Danıştay üyeliğine seçilmesinin, kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Anayasa Mahkemesi yargılamasından geçmeyen kanun maddesinin Anayasa'ya aykırı olup olmadığının öğrenilemeyeceği ve bu konuda şüphe kalacağı, adil yargılanma hakkının, hakimlik ve savcılık teminatının, savunma hakkının, etkili başvuru hakkının, gerekçeli karar hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz, suç ve cezaların şahsiliği ve geriye yürümezliği ilkelerinin, özel hayata saygı hakkının, mülkiyet hakkının, masumiyet karinesinin ve AİHS hükümlerinin ihlal edildiği, yapının terör örgütü sayılmasına ve yapı ile ilişkiye sorumluluk yüklenmesine ilişkin tarihin 15/07/2016 tarihi olduğu, darbe girişimine iştirak etmeyen sivillerin aksi kanıtlanmadığı sürece terörist amaç ve yöntemlerden habersiz oldukları ve sorumlu olmayacakları, bu yorumun irtibat ve iltisak için de geçerli olduğu, devletin zımni olarak irtibat ve iltisak tarihini 15/07/2016 tarihi olarak belirlediği, toplanan delillerin yasal delil olma niteliğinin bulunmadığı, gerekçeli kararda itirafçı beyanlarının tanık beyanı olarak kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğu, görevinden somut delil ve iddialar olmadan ihraç edildiği, hukuka uygunluk denetiminin işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 23/11/2021 tarih ve E:2017/4817, K:2021/3972 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 25/04/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.