T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/2098
Karar No : 2023/4096
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- … - …
2- … Bakanlığı - …
VEKİLLERİ : Av. …
3- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Ergene Havzası Koruma Eylem Planı kapsamında değerlendirilen, Tekirdağ İli sınırları içerisindeki Kapaklı, Yalıboyu, Veliköy ve Velimeşe organize sanayi bölgelerinin atık sularını Velimeşe OSM Atıksu Arıtma Tesisine iletecek olan "Velimeşe OSB Müşterek Atıksu Bağlantı Kollektör Hattı Projesi" güzergahında bulunan ve ekli listede kamulaştırma bilgileri belirtilen taşınmazların Tekirdağ Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin 23/06/2017 tarih ve 30105 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 29/05/2017 tarih ve 2017/10385 sayılı Bakanlar Kurulu kararının Tekirdağ İli, Ergene İlçesi, … Mahallesi, … mevkiinde bulunan … ada, … parselin 191,06 metrekarelik kısmının üzerinde kalıcı irtifak hakkı, 1722,75 metrekarelik kısmının üzerinde ise geçici irtifak hakkı kurulması sureti ile acele kamulaştırılmasına ilişkin kısmının iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu işlemi, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin … esasına kayıtlı bedel tespit ve tescil davasının konsolosluk vasıtasıyla kendisine tebliğiyle öğrendiğini, davaya konu taşınmaz üzerinde kurulacak geçici irtifakın süresinin belirtilmediği, acele kamulaştırma işleminin usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI:
Cumhurbaşkanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından; 06/05/2011 tarihinde halka açıklanan "Egene Havzası Koruma Eylem Planı" kapsamında yürütülen projelerin devamı niteliğinde olan "Velimeşe Organize Sanayi Bölgesi Evsel ve Endüstriyel Atık Arıtma Tesisi" projesi dahilinde, eylem planı kapsamında öngörülen hedeflere ulaşılabilmesi ve yüksek maliyetli yatırımın faaliyete geçirilebilmesi için bölge sınırında yer alan fabrikalardan kaynaklanan atıksuların, inşaatı 2017 yılı sonunda tamamlanacak olan atıksu arıtma tesisine ivedi şekilde verilmesi gerektiğinden, "Velimeşe Organize Sanayi Bölgesi Müşterek Atıksu Bağlantı Kollektör Hattı Projesi" güzergahında bulunan toplam 229 adet parsel için kamulaştırma, kalıcı irtfak ve geçici irtifak tesis edilmesi hususunda acele kamulaştırmaya ilişkin alınan dava konusu Bakanlar Kurulu Kararında usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Tekirdağ Valiliği tarafından; Ergene Havzası Koruma Eylem Planıyla, öncelikli olarak, kirliliğin azaltılarak su kalitesinin arttırılması ve çarpık sanayileşme ile kentleşmenin kontrol edilerek koruma kullanma dengesinin kurulmasının hedeflendiği, Organize Sanayi Bölgeleri ile bazı yerleşim yerlerinden kaynaklanan atık suların, ileri biyolojik arıtma tesislerinde arıtılan atıksuların Marmara denizine derin deşarjı için projeler hazırlandığı, projelerde katılımcı olan Organize Sanayi Bölgeleri Müteşebbis Heyetlerince alınan kararlar doğrultusunda, 4562 sayılı OSB Kanunu'nun 5. maddesi gereğince, proje güzergahının onaylı sınır kapsamına alınması ve kamulaştırma işlemlerinin Tekirdağ Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığınca yapılması için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına başvurulduğu, proje güzergahının Bakanlıkça onaylanması sonrasında, bir an önce uygulanmasını sağlamak amacıyla dava konusu işlemle acele kamulaştırma kararı alındığı, davacıya ait taşınmazın yürürlükteki 1/1000 ölçekli uygulama imar planında, geçici irtifak kurulması istenilen kısmının yapı yasaklı alanda, daimi irtifak kurulmak istenilen kısmının ise park alanında kaldığı belirtilerek dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'İN DÜŞÜNCESİ : Dava, Tekirdağ il sınırları içerisindeki Kapaklı, Yalıboyu, Veliköy ve Velimeşe organize sanayi bölgelerinin atık sularını Velimeşe OSM Atıksu Arıtma Tesisine iletecek olan "Velimeşe OSB Müşterek Atıksu Bağlantı Kollektör Hattı Projesi" güzergahında bulunan ve ekli listede belirtilen taşınmazların acele kamulaştırılmasına ilişkin 23/06/2017 tarih ve 30105 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 29/05/2017 tarih ve 2017/10385 sayılı Bakanlar Kurulu kararının, Tekirdağ İli, Ergene İlçesi, ... Mahallesi, … mevkiinde bulunan … ada, … sayılı parselin 191,06 metrekarelik kısmının üzerinde kalıcı irtifak hakkı, 1722,75 metrekarelik kısmının üzerinde ise geçici irtifak hakkı kurulması sureti ile acele kamulaştırılmasına ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin davanın süresinde olmadığına ilişkin iddiası yerinde görülmemiştir.
Anayasa’nın 35. maddesinde, "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Numaralı Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde, "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verilmiş ve mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmıştır. Mülkiyet hakkına müdahalelerin de olabileceği hükme bağlanarak bu müdahalelerde kamu yararı, kanuni düzenleme ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkının ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Bu husus Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıyla da ortaya konulmuştur.
Bu bağlamda idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını kamulaştırabileceği 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde hükme bağlanmış ve devam eden maddelerinde bu olağan kamulaştırmanın usül ve şartları düzenlenmiştir.
Anılan Kanun'un 27. maddesinde ise "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Taşınmazın mülkiyetinin kamu hizmetini yürütecek olan idareye geçmesine ilişkin Kamulaştırma Kanununun 3. maddesi ve devamı maddeleri uyarınca yapılan (olağan) kamulaştırma ile mülkiyetin malikin üzerinde kalmasına rağmen taşınmaza el konularak kullanımının idareye geçmesine ilişkin Kanun'un 27. maddesinde düzenlenen acele kamulaştırma işlemi aynı taşınmaza ilişkin olsa da farklı işlemlerdir. İdare doğrudan olağan kamulaştırma yapabileceği gibi olağanüstü bazı durumlarda önce acele kamulaştırma işlemi tesis edip sonra kamulaştırma işlemini tamamlayabilir. Acele kamulaştırma ile taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise asliye hukuk mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Taşınmazın maliki, taşınmazına el konulması üzerine acele kamulaştırma işleminin iptali istemiyle dava açabileceği gibi asliye hukuk mahkemesinde açılan dava üzerine olağan kamulaştırmaya dönüşen işlemin iptali istemiyle de ayrıca dava açabilir.
Dolayısıyla acele kamulaştırma bir kamulaştırma usulü olmayıp kamulaştırma işlemlerinin tamamlanması ve mülkiyetin idareye geçmesine kadar taşınmaza el konularak kullanım hakkının idareye geçmesini sağlayan bir işlemdir. Nitekim Cumhurbaşkanınca (dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla Bakanlar Kurulunca) kamulaştırma kararı değil kamulaştırmayı yapacak olan idarenin istemi üzerine "acelelik" kararı alınmaktadır. Bu nedenle acele kamulaştırma ve kamulaştırma işlemlerinin yargı denetimi de farklı olacaktır. Kamulaştırma işleminin kamu yararına ve kanunlarda belirtilen hükümlere ve kamulaştırma usulüne uygun olup olmadığı yönünden değerlendirilmesi gerekirken acele kamulaştırma işleminde acelelik durumunun olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Bu itibarla kamu yararının bulunmadığı kamulaştırma işlemlerinde acelelik durumunun olmadığı açık olmakla birlikte kamu yararı bulunan işlemlerde her zaman acelelik halinin bulunmadığı, olağan kamulaştırma ile taşınmazın mülkiyetinin idareye geçmesiyle kamu yararının gerçekleşebileceği tabidir.
Hukuk devletinde idarenin, acele kamulaştırma işlemi tesis edebilmesi için, olağanüstü durumlar karşısında, kamulaştırmaya konu taşınmaza daha acil olarak ihtiyaç duyması, idarenin anılan taşınmazı bir an önce kullanmaya başlamaya muhtaç olması, bir başka ifadeyle, üstün kamu yararının gerçekleşebilmesi için olağan usulden ayrılmasının zorunlu olması gerekir.
Bu doğrultuda, Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde, olağan dışı hallerde, belli şartların varlığına bağlı olarak, kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden, idarenin, kamulaştırılan taşınmaza el koymasına izin verilmiş ve acele kamulaştırma olağanüstü ve istisnai bir yöntem olarak düzenlenmiştir. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Burada malik lehine olağan kamulaştırmada getirilen usule ilişkin güvenceler bertaraf edilmekte ve taşınmazın mülkiyeti geçmeden, idareye, taşınmazı el koyarak kullanma, ondan yararlanma ve üzerinde birtakım tasarrufta bulunma yetkisi verilmektedir. Bu işlem, malikin mülkiyet hakkını kısıtlayan bir sonuç doğuracağından, taşınmaza el konulmasında amaçlanan kamu yararı ile malikin mülkiyet hakkı arasındaki dengenin korunması ve bu kapsamda acelelik halinin değerlendirilmesi önem arz etmektedir.
Yukarıda içeriği yazılı Kanun'un 27. maddesinde üç durumda acele kamulaştırma ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmış olup üç durumdan biri olan "aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak haller" kapsamında tesis edilen dava konusu işlemin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekmektedir. Başka bir ifadeyle acele kamulaştırma, istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartların idarece ortaya konulup konulmadığı değerlendirilmelidir.
Dosyanın incelenmesinden, Trakya Bölgesi Ergene havzasında yeraltı ve yerüstü sularının kirlenmesinin kontrol altına alınması ve kabul edilebilir sınırlar içine çekilmesi için 6.5.2011 tarihinde kamuoyuna açıklanan Ergene Havzası Koruma Eylem Planı ile havzadaki çevre sorunlarını çözmeye yönelik kalıcı hedeflerin belirlendiği, Ergene havzasındaki sanayi bölgelerinden kaynaklanan atıksuların merkezi arıtma tesisi yoluyla deşarj edilmesinin de Eylem Planı kapsamında olduğu, Velimeşe Organize Sanayi Bölgesi Evsel ve Endüstriyel Atıksu arıtma Projesinin 27/03/2014 tarihinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylandığı, Velimeşe Organize Sanayi Kurulu Yönetim Kurulu Başkanlığı tarafından 13.04.2017 tarihli başvuru ile proje kapsamında Velimeşe Organize Sanayi Bölgesindeki tesislerden çıkan atıksuların deşarj edilerek derin deşarj ana kollektör hattına iletimesi amacıyla planlanan bağlantı kollektör hattı güzergahı üzerinde bulunan özel mülkiyete konu parseller üzerinde kamulaştırma, geçici veya kalıcı irtifak hakkı tesis edilmesi için acele kamulaştırma kararı alınmasının istenmesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, davalı idarelerce, Eylem Planı kapsamında belirlenen hedeflere ulaşılabilmesi için bölgede bulunan fabrikalardan kaynaklanan atıksuların ivedi bir şekilde atıksu arıtma tesisine verilmesi gerektiği, bunun olmaması halinde ciddi maliyetlerle tamamlanmış projelerin atıl kalacağı, tesise her geçen gün atıksuyun verilememesi durumunda tesis bünyesinde bulunan pompalar, taşıyıcı vinçler, sıyırıcı köprüler, dekantörler ve benzeri mekanik ekipmanın ve teçhizatın çalışmamasından kaynaklı arızaların gerçekleşeceği, verilen garanti süreleri içinde deneme ve çalıştırma durumunun mümkün olmayacağı, bu nedenle acelelik durumunun olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda Ergene Havzası Koruma Eylem Planı kapsamında, kirliliğin önlenebilmesi için Velimeşe Organize Sanayi Bölgesi Müşterek Atıksu Bağlantı Kollektör Hattı Projesi güzergahında bulunan taşınmazların kamulaştırılmasında acelelik şartlarının oluştuğu sonucuna ulaşıldığından davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 26/04/2023 tarihinde, davacı vekili Av. …'in ve davalı Cumhurbaşkanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı vekili Av. …'in geldikleri, davalı Tekirdağ Valiliği vekili Av. …'nın duruşmaya gelmeyerek mazeret bildirdiği, anılan mazeretin kabul edilmediği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Ergene Havzasında çarpık sanayinin düzenlenmesi, tarım alanlarının korunması, su kirliliğinin azaltılması ve su kalitesinin iyileştirilerek mevcut kirliliğin bertarafı için 06/05/2011 tarihinde Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından "Ergene Havzası Koruma Eylem Planı" yürürlüğe konulmuştur. Bu kapsamda, Havzadaki dağınık sanayinin düzenlenmesi için Tekirdağ ilindeki sekiz adet Organize Sanayi Bölgesi ve bir adet Islah Organize Sanayi Bölgesi kurulmuş ve bu Organize Sanayi Bölgeleri ile bazı yerleşim yerlerinden kaynaklanan atıksuların, ileri biyolojik arıtma tesisinde arıtıldıktan sonra, kollektör hattıyla toplanıp, Marmara Denizine derin deşarjını sağlamak üzere proje hazırlanmıştır.
Projede katılımcı olan Velimeşe Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyetince alınan … tarihli, … sayılı kararla, Velimeşe OSB Alt yapı projeleri kapsamında, teknik alt yapı gerekliliğinden, atık su ana kollektör, ara şebeke ve yağmur suyu hatlarının, bağlantı yolu niyeliğindeki çevre imar yollarının OSB'nin onaylı sınırı dışında kalan kısımlarının proje güzergahının onaylı sınır kapsamına alınması ve bu taşınmazların kamulaştırması, üzerlerinde daimi irtifak ve geçici irtifak hakkı kurulması için kamu yararı kararı alınması ve acele kamulaştırma işlemleri için müracaatın yapılması için yönetim kurulu yetkilendirilmesiyle kamu yararı kararı için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına başvurulmuş, 13/04/2017 tarihli Bakanlık onayı ile projenin sınırları belirlenmiş ve 29/05/2017 tarihli, 2017/10385 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Ergene Havzası Koruma Eylem Planı kapsamında değerlendirilen, Tekirdağ İli sınırları içerisindeki Kapaklı, Yalıboyu, Veliköy ve Velimeşe organize sanayi bölgelerinin atık sularını Velimeşe OSM Atıksu Arıtma Tesisine iletecek olan "Velimeşe OSB Müşterek Atıksu Bağlantı Kollektör Hattı Projesi" güzergahında bulunan ve ekli listede kamulaştırma bilgileri belirtilen taşınmazların Tekirdağ Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.
Bakılan dava, 29/05/2017 tarihli, 2017/10385 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının davacının maliki olduğu taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun işlem tarihinde yürürlükte olan 27. maddesinde; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktarın, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu, kurala bağlanmıştır.
Öte yandan; 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunun 5. maddesinde; "OSB, müteşebbis heyetin veya genel kurulun vereceği karar üzerine yönetim kurulunun başvurusu üzerine Bakanlıkça verilen kamu yararı kararı ve sınırları belirlenmiş yetki çerçevesinde kamulaştırma işlemleri yaptırabilen bir özel hukuk tüzel kişiliğidir. OSB; kamulaştırma işlemlerini Valilik, İl Özel İdaresi, Belediye veya Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına yaptırabilir. " düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Usül Yönünden:
Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın hasım mevkiinden çıkartılmaları gerektiğine yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.
Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından;
İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.
Acele kamulaştırmaya ilişkin Bakanlar Kurulu kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir.
Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının davacıya tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı ve davacı tarafından öğrenme tarihi üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde davanın açıldığı anlaşılmış ve davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden:
Özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında öngörüldüğü, anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahalelerin olabileceğinin öngörüldüğü, ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük yada orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.
Anayasa’nın 35. maddesinin ikinci fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin Kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir.
Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır.
2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılabilecek olup, kamulaştırma yapılabilmesi için ya ilgili idare tarafından kamu yararı kararının alınması, ya da onaylı imar planı veya ilgili Bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak bir hizmet olması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; Ergene Havzasında yaşanmakta olan kirliliğin önlenmesi amacıyla, Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından 06/05/2011 tarihinde kamuoyuna açıklanan "Ergene Havzası Koruma Eylem Planı" ile havzadaki çevre sorunlarını çözmeye yönelik kalıcı hedefler belirlendiği, bu kapsamda, Havzadaki dağınık sanayinin düzenlenmesi için Tekirdağ ilinde sekiz adet Organize Sanayi Bölgesi ve bir adet Islah Organize Sanayi Bölgesi kurulduğu ve bu Organize Sanayi Bölgeleri ile bazı yerleşim yerlerinden kaynaklanan atıksuların, ileri biyolojik arıtma tesisinde arıtıldıktan sonra, kollektör hattıyla toplanıp, Marmara Denizine derin deşarjını sağlamak üzere proje hazırlandığı, projenin katılımcıları olan Organize Sanayi Bölgeleri Müteşebbis Heyetlerince alınan kararlar doğrultusunda, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun 5. maddesi gereğince, güzergahın onaylı sınır kapsamına alınması ve kamulaştırma işlemlerinin Tekirdağ Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığınca yapılması için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına başvuruda bulunulduğu, 13/04/2017 tarihli Bakanlık onayı ile projenin sınırlarının belirlendiği ve 29/05/2017 tarih ve 2017/10385 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile proje kapsamında kollektör hattına isabet eden özel mülkiyete konu taşınmazların, Ergene Bölgesindeki Organize sanayi Bölgeleri adına Tekirdağ Valiliği Yatırım ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Eylem planı kapsamında belirlenen hedeflere ulaşılabilmesi için bölgede bulunan fabrikalardan kaynaklanan atıksuların ivedi bir şekilde atıksu arıtma tesisine verilmesi gerektiği bunun olmaması halinde ciddi maliyetlerle tamamlanmış projelerin atıl kalacağı, tesise her geçen gün atıksuyun verilememesi durumunda tesis bünyesinde bulunan pompalar, taşıyıcı vinçler, sıyırıcı köprüler vb. tüm mekanik ekipmanın ve teçhizatın çalışmaması kaynaklı mekanzik arızaların gerçekleşeceği, verilen garanti süreleri içinde deneme ve çalıştırma durumu mümkün olmayacağı görülmektedir.
Bu durumda dosyadaki bilgi ve belgelerden tespit edilen yukarıdaki hususların değerlendirilmesinden; Ergene Havzası Koruma Eylem Planı kapsamında, Havzadaki kirliliğin önlenmesi amacıyla belirlenen hedeflerin gerçekleştirilmesi amacıyla Organize Sanayi Bölgeleri ile bazı yerleşim yerlerinden kaynaklanan atıksuların, ileri biyolojik arıtma tesisinde arıtıldıktan sonra, kollektör hattıyla toplanıp, Marmara Denizine derin deşarjında kamu yararının ve acelelik halinin bulunduğu, dolayısıyla, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde belirtilen acele kamulaştırma şartının gerçekleştiği sonucuna varıldığından, sınırları Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca onaylan projenin güzergahına rastlayan özel mülkiyete konu taşınmazlara acele el konulmasına olanak tanıyan dava konusu Bakanlar Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu 29/05/2017 tarih ve 2017/10385 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının uyuşmazlığa konu taşınmaz yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.