T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2104
Karar No : 2023/713
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 30/12/2021 tarih ve E:2017/3235, K:2021/5355 sayılı kararının esası ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 17/08/2017 tarih ve 30157 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Orman ve Su İşleri Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik"in; 1. maddesi ile 21/02/2015 tarih ve 29274 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Orman ve Su İşleri Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde yapılan değişiklikle kaldırılan "yazılı" ibaresinin; 3. maddesi ile aynı Yönetmeliğin 9. maddesinde yapılan düzenlemedeki "ve sözlü" ibaresinin; 7. maddesi ile aynı Yönetmeliğin 15. maddesinin 1. fıkrasının ikinci cümlesinde yapılan değişiklik sonucu getirilen "Başarı puanı, yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması esas alınmak suretiyle tespit edilir ve" cümlesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 30/12/2021 tarih ve E:2017/3235, K:2021/5355 sayılı kararıyla;
21/02/2015 tarih ve 29274 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Orman ve Su İşleri Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği'nin, 13/02/2021 tarih ve 31394 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tarım ve Orman Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği'nin 21. maddesiyle yürürlükten kaldırılması nedeniyle davacının iptalini talep ettiği söz konusu düzenlemeler yürürlükte bulunmadığından, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına; 389,00-TL yargılama giderlerinin ve 4.500,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idari yargı denetiminin dava konusu işlemin kurulduğu tarih baz alınarak yapılması gerektiği, Dairenin, dava konusu düzenleyici işlemin hukuka uygunluğunu denetleyerek bir karar vermesi ve tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın hukuka aykırı olduğu; Yönetmeliğin dava konusu edilen tüm maddelerinin yürürlükteki mevzuata uygun olduğundan davanın reddine, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 30/12/2021 tarih ve E:2017/3235, K:2021/5355 sayılı kararının esası ile yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin kısımlarının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 06/04/2023 tarihinde, esas yönünden oybirliği, davalı idare aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısım yönünden ise oyçokluğu ile karar verildi.
X- KARŞI OY
Dava, 17/08/2017 tarih ve 30157 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Orman ve Su İşleri Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik"in; 1. maddesi ile 21/02/2015 tarih ve 29274 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Orman ve Su İşleri Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde yapılan değişiklikle kaldırılan "yazılı" ibaresinin; 3. maddesi ile aynı Yönetmeliğin 9. maddesinde yapılan düzenlemedeki "ve sözlü" ibaresinin; 7. maddesi ile aynı Yönetmeliğin 15. maddesinin 1. fıkrasının ikinci cümlesinde yapılan değişiklik sonucu getirilen "Başarı puanı, yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması esas alınmak suretiyle tespit edilir ve" cümlesinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmış, Danıştay İkinci Dairesince verilen 30/12/2021 tarih ve E:2017/3235, K:2021/5355 sayılı kararda, dava konusu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, yargılama giderler0i davalı idare üzerinde bırakılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “yargılama giderlerine” de yer verilmiş, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450 nci maddesiyle 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447 nci maddesinin 2 nci fıkrasında ise; “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yargılama giderinin kapsamı” başlıklı 331 inci maddesinde yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, maddenin 1/ğ bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş, Kanun’un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331 inci maddesinin 1 inci fıkrasında da; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir.
Temyiz başvurusuna konu kararda, davaya konu düzenlemeyi içeren Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığından söz edilerek davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen haksız çıktığından bahisle yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31 inci maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin ne şekilde takdir edileceği hususu düzenlenmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, davaya konu düzenlemeyi içeren Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığından bahisle uyuşmazlığın esası hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması nedeniyle, başvuruya konu kararın hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine 6100 sayılı Kanun’un metnine yer verilen 331 inci maddesinin 1 inci fıkrasındaki kural çerçevesinde hükmedilmesi gerekir.
Bu durumda; karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenen davada, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları belirlenip buna göre yargılama giderleri konusunda hüküm kurulması gerekirken, böyle bir değerlendirme yapılmaksızın yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına hükmedilmiş olduğundan, temyiz başvurusuna konu kararın bu yönden bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.