T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2109
Karar No : 2022/3504
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Cihazları ve Ekipmanları Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-...Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2-...Endüstrisi A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 14/12/2021 tarih ve E:2019/1292, K:2021/4513 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: MKE Ağır Silah ve Çelik Fabrikası Müdürlüğünce 19/10/2017 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı "1 Adet El Tipi XRF Analiz Cihazı" ihalesi uhdesinde kalan davacı şirket tarafından, ihale konusu cihazın istenilen özelliklerde teslim edilmediği, böylece taahhüdün sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilmediğinden bahisle 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 25. maddesinin (f) bendi ile 26. maddesi uyarınca 1 yıl süreyle ihalelere katılmaktan yasaklanmasına ilişkin olarak 17/11/2018 tarih ve 30598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararın; Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğü Satın Alma ve İhale Yönetmeliği'nin 46. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "(1) Bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılacak tedariklerde Kamu İhale Kanunu'nun ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun ceza ve ihalelere katılmaktan yasaklamaya ilişkin hükümleri ve yasak fiil ve davranışlara ilişkin hükümleri uygulanır." kuralı ile, 53. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "(2) Bu Yönetmelik kapsamında yapılacak ihale ve alımlarda, ceza ve yasaklara ilişkin hükümler hariç" ibaresinin iptaline ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00-TL maddi ve 30.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 14/12/2021 tarih ve E:2019/1292, K:2021/4513 sayılı kararıyla;
MKE Ağır Silah ve Çelik Fabrikası Müdürlüğünce 19/10/2017 tarihinde, açık ihale usulü ile gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı "1 Adet El Tipi Xrf Analiz Cihazı" ihalesinin davacı şirket uhdesinde kaldığı ve davacı ile idare arasında 18/12/2017 tarihinde sözleşme imzalandığı;
Anılan Sözleşme'nin “5.4. Teslim süreleri” başlıklı maddesinde, “Sözleşme imzalanmasına müteakip 60 takvim günüdür.” düzenlemesi bulunmasına rağmen, davacı tarafından sözleşmeye konu cihazın 15/03/2018 tarihinde idareye teslim edildiği, idare tarafından oluşturulan Muayene ve Kabul Komisyonu tarafından yapılan incelemeler neticesinde, cihazın Teknik Şartname’de aranan kriterleri karşılamadığı gerekçesiyle reddedildiği ve davacıya ...tarih ve E... sayılı yazı ekinde Teknik Rapor da gönderilerek sunulan cihaz teknik kriterleri karşılamadığından uygun olanla değiştirilmesi için 20 gün süre verildiği;
Davacı vekili tarafından 05/04/2018 tarihinde keşide edilen 03296 nolu noter ihtarnamesiyle "verilen 20 günlük süreye en az 30 günlük süre daha ilave edilmesi"nin talep edildiği, idare tarafından anılan ihtarnameye cevap verilmeden yine davacı vekili tarafından ...tarihinde ...nolu yeni bir noter ihtarnamesi keşide edilerek "önceki ihtarnamede talep edilen ek süre hariç diğer taleplerinden feragat edilerek ilave 50 günlük süre" talep edildiği; idare tarafından davacının ihtarnamelerine cevaben ... tarih ve E...sayılı yazıyla 50 gün ilave süre verilmiş, bu süre sonunda Teknik Şartname’ye uygun cihaz teslim edilmediğinde kesin teminatının irat kaydedileceği ve sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği;
Davacı tarafından 21/06/2018 tarihli dilekçe ile idareye başvurularak, cihazın İzmir Gümrüğüne giriş yaptığı ve ithalat izinleri ile gümrük işlemlerinin 10 gün süreceği, bundan dolayı kendilerine 10 gün ek süre verilmesinin talep edildiği, bu başvuruya idare tarafından cevap verilmediği, akabinde 10/07/2018 tarihinde davacı tarafından idareye teslim edilen cihaz üzerinde yapılan incelemede, Muayene ve Kabul Komisyonu tarafından, cihazın daha önce kullanılmış olduğunun tespit edildiği, 31/07/2018 tarihli kararla da davacının sunduğu cihazın reddedildiği;
Aktarılan süreçler sonucunda ...tarih ve E...sayılı işlemle davacının sözleşmesi feshedilerek hakkında yasaklama işlemlerine başlandığı, 07/11/2018 tarihli Bakanlık Oluru’na istinaden davacı şirketin ve %50’den fazla hissedarı olan ...’in 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu uyarınca kamu ihalelerinden 1 yıl süreyle yasaklanmalarına karar verildiği ve anılan yasaklama kararlarının 17/11/2018 tarih ve 30598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığı;
Davanın, 17/11/2018 tarih ve 30598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan yasaklama kararının iptali istemiyle 24/12/2018 tarihinde açıldığı, davacı tarafından anılan yasaklama kararının dayanağı olan Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğü Satın Alma ve İhale Yönetmeliği'nin 46. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "(1) Bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılacak tedariklerde Kamu İhale Kanunu'nun ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun ceza ve ihalelere katılmaktan yasaklamaya ilişkin hükümleri ve yasak fiil ve davranışlara ilişkin hükümleri uygulanır." kuralı ile 53. maddesinin 2. fıkrasındaki "(2) Bu Yönetmelik kapsamında yapılacak ihale ve alımlarda, ceza ve yasaklara ilişkin hükümler hariç" şeklindeki düzenlemenin iptalinin de istenildiği;
Bununla birlikte 27/03/2020 tarih ve 31081 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğü Satın Alma ve İhale Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Yönetmeliğin adının “Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğü’nün 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 3’üncü maddesinin (G) Bendi Kapsamında Yapacağı Mal ve Hizmet Alımları Hakkında Yönetmelik” olarak değiştirildiği; 24. maddesiyle ise Yönetmeliğin 46. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Kamu İhale Kanunu'nun” ibaresinin “4734 sayılı Kanun'un” olarak, “Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun” ibaresinin “4735 sayılı Kanun'un” olarak değiştirildiği;
Bu durumda, Yönetmeliği'nin 46. maddesinin 1. fıkrasının, "(1) Bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılacak tedariklerde 4734 sayılı Kanun'un ve 4735 sayılı Kanun'un ceza ve ihalelere katılmaktan yasaklamaya ilişkin hükümleri ve yasak fiil ve davranışlara ilişkin hükümleri uygulanır." hâlini aldığı, ancak taraflar arasındaki uyuşmazlığa sebep kuralda esaslı bir değişikliğin yapılmadığı ve davanın esasının incelenmesine engel bulunmadığının anlaşıldığı;
Davalı Milli Savunma Bakanlığı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin hazırlanması ve yürürlüğe konulması hususunda görev ve yetkinin Kamu İhale Kurumu’nda olduğundan anılan Kurumun da hasım mevkiine alınması gerektiği ileri sürülmüşse de, 19/08/2010 tarih ve 27677 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren dava konusu Yönetmeliğin davalı Milli Savunma Bakanlığı tarafından yayımlandığı, Yönetmeliğin "Yürütme" başlıklı 56. maddesinde "Bu Yönetmelik hükümlerini Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürü yürütür." düzenlemesine yer verildiği anlaşıldığından, davalı idarenin anılan itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varıldığı;
Anayasa’nın "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrası ile “İstisnalar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun "Yasak fiil ve davranışlar" başlıklı 25. maddesi ve dava konusu yasaklama kararının tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hâliyle "İhalelere katılmaktan yasaklama" başlıklı 26. maddesi, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan adıyla Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğü Satın Alma ve İhale Yönetmeliği'nin “Amaç” başlıklı 1. maddesi, “Sözleşmenin devri veya sözleşmenin feshi” başlıklı 45. maddesinin 2. fıkrası, “Ceza ve yasaklamalar” başlıklı 46. maddesi ve “Diğer hususlar” başlıklı 53. maddesine yer verilerek;
Dava konusu Yönetmelik düzenlemeleri yönünden; bir hiyerarşik kurallar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki kuralların, yürürlüklerini üst düzeydeki kurallardan aldıkları, kurallar hiyerarşisinin en üstünde genel hukuk ilkeleri ve anayasanın bulunduğu ve daha sonra gelen kanunların yürürlüklerini anayasadan, tüzüklerin yürürlüklerini kanunlardan, yönetmeliklerin ise yürürlüklerini kanun ve tüzüklerden aldığı, dolayısıyla, bir kuralın, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir kurala aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm içermemesi gerektiği;
Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumunun Ana Statüsünde belirtilen faaliyetlerini yürütebilmesi için yapacağı mal ve hizmet alım ihalelerinde uygulanacak esas ve usulleri belirlemek amacıyla yürürlüğe konulan dava konusu Yönetmelik'te, ihale aşamasında yahut sözleşme aşamasında istekliler veya yükleniciler tarafından gerçekleştirilen yasak fiil ve davranışlara 4734 sayılı Kanun ile 4735 sayılı Kanun'un ceza ve ihalelere katılmaktan yasaklamaya ilişkin hükümleri ve yasak fiil ve davranışlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği;
Dava konusu Yönetmelik 4734 sayılı Kanun çerçevesinde incelendiğinde; anılan Kanun'un “İstisnalar” başlıklı 3. maddesinde “ceza ve ihalelerden yasaklama hükümleri hariç bu Kanuna tâbi değildir.” kuralına yer verildiğinden, 4734 sayılı Kanun kapsamında bulunan idarelerin, anılan Kanun hükümlerine tâbi olmayan mal ve hizmet alımları ile yapım işleri ihalelerinde bu Kanun'un ceza ve yasaklama hükümlerinin uygulanacağı açık olup, söz konusu Yönetmelik'te yer alan düzenlemelerde üst hukuk kuralı niteliğindeki 4734 sayılı Kanun'a aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu Yönetmelik 4735 sayılı Kanun çerçevesinde incelendiğinde; Anılan Kanun'un “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanun'un, Kamu İhale Kanun'una tâbi kurum ve kuruluşlar tarafından söz konusu Kanun hükümlerine göre yapılan ihaleler sonucunda düzenlenen sözleşmeleri kapsadığının belirtildiği; bu bağlamda, 4734 sayılı Kanun'da belirtilen istisna kapsamındaki ihaleler sonucunda imzalanan sözleşmelerin uygulanması sırasında yasak olan fiil veya davranışların işlenmesi hâlinde, 4735 sayılı Kanun’un ceza ve yasaklama hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının, bu çerçevede idare tarafından çıkarılan Yönetmelik'te 4735 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması noktasında düzenleme yapılıp yapılamayacağının açıklığa kavuşturulması gerektiği;
4734 sayılı Kanun'un “İstisnalara ilişkin esas ve usuller” başlıklı Geçici 4. maddesinde, söz konusu Kanun hükümlerine tâbi olmayan mal ve hizmet alımları ile yapım işleri ihalelerine ilişkin esas ve usullerin ilgili kurumlar tarafından belirleneceğinin kurala bağlandığı, gerek 4734 sayılı Kanun'un “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının ihalelerde uygulanacak esas ve usulleri belirlemek olduğu, gerekse de 4735 sayılı Kanun'un “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının Kamu İhale Kanunu'na göre yapılan ihalelere ilişkin sözleşmelerin düzenlenmesi ve uygulanması ile ilgili esas ve usulleri belirlemek olduğu belirtildiğinden ve ihalelerde bulunulması yasak olan fiil veya davranışlar ile ihalelere katılmaktan yasaklamaya ilişkin hükümlerin anılan Kanunlarda düzenlendiği görüldüğünden, bu Kanunların sistematiği açısından değerlendirildiğinde, ceza ve yasaklama hükümlerinin de esas ve usule ilişkin kurallar olduğunun anlaşıldığı;
4734 sayılı Kanun'da belirtilen istisna kapsamındaki ihalelere ilişkin esas ve usullerin ilgili kurumlar tarafından belirleneceği kuralının yer aldığı Kanun'un Geçici 4. maddesi ile ortaya çıkan bu sistemin, hem 4734 sayılı Kanun'un hem de 4735 sayılı Kanun'un amacına ve kamu ihalelerinde korunması gereken kamu menfaatine ve ulaşılması amaçlanan hedeflere uygun olduğu sonucuna varıldığı; nitekim, kamu ihalelerinde serbest rekabet ortamının sağlanması, toplumsal ihtiyaçların gecikmeksizin ivedi bir şekilde giderilmesi, bu yapılırken de kamu kaynaklarının en etkili ve verimli biçimde kullanılması, kamu hizmeti niteliği olan faaliyetlerde önemli ölçüde aksamalar olmaması ve kamu zararının önlenmesi için öngörülen kurallarla ihaleye katılmaktan yasaklamanın kapsamının belirlenmesinin kanun koyucunun takdirinde olduğu;
4734 sayılı Kanun'da belirtilen istisna kapsamında yapılan ihalelere ilişkin süreçte yasak olan fiil veya davranışların gerçekleşmesi hâlinde 4734 sayılı Kanun'a göre ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verilebilmesi karşısında, kamu ihalelerinde korunması gereken kamu menfaati gereği, istisna kapsamındaki söz konusu ihaleler sonucunda imzalanan sözleşmenin uygulanması sırasında yasak olan fiil veya davranışların işlenmesi hâlinde 4735 sayılı Kanun'da yer alan ceza ve yasaklama hükümlerinin uygulanmasının yasa koyucunun amacına uygun olduğu; bu itibarla, 4734 sayılı Kanun'da belirtilen istisna kapsamındaki ihaleler sonucunda imzalanan sözleşmenin uygulanması sırasında yasak olan fiil veya davranışların gerçekleşmesi hâlinde, 4735 sayılı Kanun'un ceza ve yasaklama hükümlerinin evleviyetle uygulanması gerektiği;
Sonuç olarak, dava konusu Yönetmelik hükümlerinde, doğrudan Kanun'a atıf yapıldığı ve Kanun'da yer alan kural dışında bir düzenlemeye yer verilmediği, hukukî öngörülebilirliğin ve kanuniliğin de sağlandığı anlaşıldığından, 4734 sayılı Kanun'da belirtilen istisna kapsamındaki ihalelere özgü, ilgili kurumlar tarafından çıkarılan Yönetmeliklerde ve dolayısıyla dava konusu düzenlemelerde, ceza ve yasaklamaya ilişkin esas ve usûl hükümleri açısından 4735 sayılı Kanun'a atıf yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı;
Davacının 1 (bir) yıl süreyle ihalelere katılmaktan yasaklanmasına dair karar ve tazminat istemi yönünden; Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğü Satın Alma ve İhale Yönetmeliği'nde yapılan atıf nedeniyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanacak olan 4735 sayılı Kanun'da, sözleşmenin uygulanması sırasında mücbir sebepler dışında, ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmeyen yüklenicinin fiil veya davranışının özelliğine göre, bir yıldan az olmamak üzere iki yıla kadar kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına karar verileceğinin kurala bağlandığı;
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı ile idare arasında "1 Adet El Tipi Xrf Analiz Cihazının" tedarik edilmesine ilişkin olarak 18/12/2017 tarihinde sözleşme imzalandığı, sözleşmede malın tesliminin, sözleşme imzalanmasını müteakip 60 takvim günü olduğunun belirtildiği, davacı tarafından sözleşmeye konu malın sözleşmede öngörülen süreden sonra 15/03/2018 tarihinde idareye teslim edildiği, yapılan incelemeler neticesinde cihazın Teknik Şartname’de aranan kriterleri karşılamadığının tespit edildiği ve idare tarafından davacıya cihazın uygun olanla değiştirilmesi için 20 gün süre verildiği, daha sonra davacının talebi üzerine bu süreye ilave olarak 50 gün daha süre verildiği, buna rağmen davacının cihazı süresinde teslim etmeyip 10 gün ek süre daha talep ettiği, akabinde 10/07/2018 tarihinde idareye teslim edilen cihazın daha önce kullanılmış olduğunun tespit edildiğinin anlaşıldığı;
Bu duruma göre davacının taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmediğinin sabit olduğu, cihazın kullanılmış ve deforme olarak idareye teslim edildiğinin sabit olduğu, davacının aksini ispata yarayan herhangi bir belge yahut bilgiyi dosyaya sunmadığı, yine idare tarafından davacının teslimata ilişkin süre taleplerinin yasal herhangi bir zorunluluk olmamasına rağmen olumlu karşılandığı görüldüğünden, davacının 4735 sayılı Kanun uyarınca kamu ihalelerinden 1 yıl süreyle yasaklanmasına dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, bu nedenle davacının maddî ve manevî tazminat isteminin de reddi gerektiği sonucuna varıldığı;
Öte yandan, davacı tarafından, ihalelerden yasaklama kararının yetkili makam tarafından verilmediği ileri sürüldüğünden ve yasaklamaya ilişkin Olur'un da 07/11/2018 tarihinde Bakan Yardımcısı tarafından imzalandığı görüldüğünden, Dairelerinin 19/02/2020 tarihli ara kararıyla, “ihaleden yasaklama kararı verilebilmesine ilişkin olarak Milli Savunma Bakanlığı'nca Bakan Yardımcılığı makamına herhangi bir yetki veya imza devri yapılıp yapılmadığı, Milli Savunma Bakan Yardımcısı tarafından yasaklılık kararı verilebilmesine dayanak oluşturabilecek herhangi bir karar veya iç düzenleme bulunup bulunmadığı hususlarının Milli Savunma Bakanlığı'ndan sorularak buna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin istenilmesine” karar verildiği; idare tarafından ara karar cevabı ekinde sunulan ve 2014 yılında yayımlanan MSY 452-4 (B) sayılı Millî Savunma Bakanlığı Karargâh İmza Yetkileri Yönergesi’nde, ihalelere katılmaktan yasaklama hususunda yetki devri yapıldığının anlaşıldığı;
Yine davacı tarafından, yasaklama kararının yasal süresi içerisinde alınmadığı ileri sürülmekte ise de, hem Kamu İhale Genel Tebliği'nin 28.1.5.1.2. maddesi hem de Dairelerinin yerleşik içtihatlarına göre kural olarak idarenin, yasaklama kararının gereğinin yapılmasını bildirdiği yazının ilgili veya bağlı bulunulan Bakanlığa ulaştığı tarihi izleyen 45 (kırk beş) günlük süre içinde yasaklama kararı verilmesi gerektiği, MKE tarafından yasaklamaya ilişkin evrakların 27/09/2018 tarihinde yasaklamaya yetkili makam olan Milli Savunma Bakanlığına gönderildiği ve yasaklamaya ilişkin Olur'un 07/11/2018 tarihinde imzalandığı görüldüğünden, davacının anılan iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, eksik incelemeye dayalı olarak yetersiz gerekçe ile bütün iddia ve talepleri karşılanmaksızın davanın reddine karar verildiği, davalı idarece tesis edilen ihale sözleşmesinin feshi işlemine karşı açtıkları ve ...Asliye Hukuk Mahkemesinin E:...sayılı esasında görülen davada fesih kararının iptaline karar verilmesi halinde işbu davanın sonucunun etkileneceği ve adli yargıda görülen davanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiği, temyize konu kararda fesih gerekçesi olan hususla ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılmadan davalı idarenin soyut beyanlarına itibar edilerek karar verilmesinin silahların eşitliği, masumiyet karinesi, gerekçeli karar hakkı ve adil yargılanma hakkının ihlali niteliği taşıdığı, yasaklama işlemini imzalayan ve onaylayan bakan yardımcısının bu konuda yetkisiz olduğu, muayene ve kabul komisyonunun mevzuata aykırı davrandığı, dava konusu yasaklama kararının dayanağı Yönetmelik düzenlemesinin 4734 ve 4735 sayılı Kanunlara aykırı olduğu, istisna kapsamında gerçekleştirilen ihalede sözleşmenin uygulanması aşamasında çıkan uyuşmazlık nedeniyle 4735 sayılı Kanun'a dayanılarak verilen yasaklama kararının Anayasa'ya ve Kanun'a aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Milli Savunma Bakanlığı tarafından, malın teslimi sırasında davacı firma yetkililerinin bulunmadığı yönündeki iddiaların gerçek dışı olduğunun ilgili tutanaktan görülebileceği; Makine ve Kimya Endüstrisi A.Ş. tarafından, yargılamanın işleyişini yalnızca Mahkemenin belirleyebileceği kuralı gereği Dairece adli yargıda görülen davanın bekletici mesele yapılmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının iddialarının aksine teslim edilen cihazın ikinci el, eskimiş ve yıpranmış olduğunun dosyaya sunulan belgelerden açıkça görüleceği, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer yandan, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak haksız fesih nedeniyle tazminat ve teminatın iadesi istemiyle adli yargıda görülen davada, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla, feshin haklı olduğuna yönelik bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin 14/12/2021 tarih ve E:2019/1292, K:2021/4513 sayılı kararının ONANMASINA,
3. 01/12/2022 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.