T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2132
Karar No : 2023/1069
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sendikası
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ...
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
2- ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü
...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2017/3975, K:2022/757 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 07/10/2017 tarih ve 30203 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişik 03/06/2014 tarih ve 29019 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin (Yönetmelik) 4. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (k) bentleri ile 10. maddesinde yer alan "ve sözlü" ibarelerinin, 13. maddesinin, 14. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "ve sözlü" ve "...nın aritmetik ortalaması" ibareleri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin (Genel Yönetmelik) 8. maddesinde geçen "ve sözlü" ibaresinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2017/3975, K:2022/757 sayılı kararıyla;
Yönetmeliklerin, "Anayasa, Yasa ve hukukun genel ilkelerine aykırı hükümler içermemesi" ve "öngörülen şekil şartına uyularak çıkarılması" dışında, düzenleme yetkisinin kullanılmasına kamu hukuku yönünden herhangi bir engel bulunmadığı, bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde, alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı, normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar yürürlüğünü Anayasa'dan, yönetmeliklerin ise yürürlüğünü kanunlardan aldığı, dolayısıyla bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesinin mümkün bulunmadığı,
Genel Yönetmeliğin 8. maddesinde geçen "ve sözlü" ibaresi yönünden;
Görevde yükselme usul ve esaslarının, Genel Yönetmelik ile düzenlenmesindeki amacın, personelin önceden belirlenmiş somut ve objektif kurallara göre hangi kadro ve pozisyonlar için görevde yükselmeye tabi olduğunu, bu kadro ve pozisyonlar için hangi koşulların arandığını bilmesini ve buna göre kendisini hazırlamasını sağlamak olduğu, Yönetmeliğin genel yapısına bakıldığında, yazılı ve sözlü sınavların ikisinin birlikte başarılması, belirlenen görevlere atanabilmenin temel koşulu olarak belirlendiği,
Sözlü sınavın, yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte, bilgi ve liyakatı ölçmek, adayın mesleğe uygun yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemek amacıyla yapıldığı, bu çerçevede, sözlü sınav yapılmasına olanak sağlayan düzenlemede temel amacın, yazılı sınav yapılmak suretiyle nesnel bir biçimde tespit edilenler arasından en başarılı adaydan başlayarak en uygun olanların seçilmesi olduğu,
Genel Yönetmeliğin dava konusu 8. maddesi ile görevde yükselme sınavına katılacak tüm kamu görevlileri açısından sözlü sınav şartının getirilmiş olduğu, sözlü sınav uygulamasının aynı durumdaki tüm personel için eşit şekilde uygulanacak olması nedeniyle Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesine aykırılığın söz konusu olmadığı gibi, sözlü sınavın da diğer idari işlemler gibi yargısal denetime tabi olduğu dikkate alındığında, anılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı,
Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (k) bendlerindeki "ve sözlü" ibaresi, 10. maddesindeki "ve sözlü" ibaresi, 14. maddesindeki "ve sözlü" ibaresi yönünden;
Genel Yönetmeliğin 8. maddesine uygun hükümler içeren dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık görülmediği,
Yönetmeliğin 13. maddesi yönünden;
Genel Yönetmeliğin "Sözlü sınav" başlıklı 12/A maddesi ile aynı hükümleri içeren dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmediği,
Yönetmeliğin 14. maddesindeki "nın aritmetik ortalaması" ibaresi yönünden;
Genel Yönetmeliğin "Başarı sıralaması" başlıklı 12/B maddesine uygun hükümler içeren dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu düzenlemeler ile yazılı sınav sonrasında bir de sözlü sınavın yapılmasının idarelere verilen takdir yetkisinin keyfi kullanımına yol açacağı ve sözlü sınavın yazılı sınavın önüne geçirileceği; sözlü sınavın, denetimi neredeyse imkânsız olan ve uygulamada birçok haksızlığı beraberinde getiren objektiflikten uzak bir sınav şekli olduğu, bu durumun kişilerin yazılı sınavdan aldıkları puanların önemini yitirerek, tamamen sözlü sınava dayalı bir eleme sistemini ortaya çıkardığı, kişiye özel uygulamalara yol açan sözlü sınavların objektiflikten uzak olduğu; yargılamaya konu düzenlemelerin iptalinin hakkaniyet gereği olduğu belirtilerek, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Cumhurbaşkanlığı tarafından, temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin hiçbirinin 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan temyiz sebeplerine uymadığı, temyiz talebinin reddi ile Daire kararının hukuka uygun olması sebebiyle onanması gerektiği,
Diğer davalı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından ise, davacının temyiz talebinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 23/02/2022 tarih ve E:2017/3975, K:2022/757 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 22/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.