T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2151
Karar No : 2023/1351
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Enstitüsü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 16/02/2022 tarih ve E:2018/4999, K:2022/1616 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 02/05/2018 tarih ve 30409 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan TS 10970 Formlar-Yapı Kullanma İzin Belgesi Standardına ve ... "Yapı Ruhsatı" Standardına İlişkin Tebliğin 2. maddesi ile mecburi uygulamaya konulan ... Yapı Ruhsatı Standardında "yapı sahibinin, yapı müteahhidinin, şantiye şefinin, yapı denetçilerinin ve proje müelliflerinin ıslak imzalarının kaldırılmasına" ilişkin değişikliğin, yapı ruhsatı formu eki Föy2/a açıklamalardaki "...mimari proje müellifleri diğer görevliler ile birlikte bu formun usulüne uygun doldurulmasından sorumludur..." şeklinde düzenlemenin ve ... Yapı Ruhsatı Standardı Föy2/A ve TS 10970 Formlar-Yapı Kullanma İzin Belgesi Standardı Föy2'deki "ruhsat formlarının inşaata başlama tarihi de işlenerek onaylı örneklerinin bir ay içinde ilgili meslek odasına gönderilmesi" şeklindeki düzenlemenin kaldırılmasına ilişkin değişikliğin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 16/02/2022 tarih ve E:2018/4999, K:2022/1616 sayılı kararıyla;
TS 10970 Formlar-Yapı Kullanma İzin Belgesi Standardına ve ... “Yapı Ruhsatı” Standardına İlişkin Tebliğin 02/05/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanması üzerine 20/06/2018 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu,
3194 sayılı İmar Kanununun 8. maddesinin 5 ve 10. fıkraları, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun 33. maddesi, 42. maddenin 9. fıkrası, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (şşş) bendi, 55. maddesinin 11. fıkrası, 57. maddesinin 19 ve 20. fıkraları, 68. maddesinin 8 ve 9. fıkraları, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 5. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendine yer verilerek,
I-Yapı ruhsatı formlarında yapı sahibinin, müteahhidin, şantiye şefinin, proje müellifleri ve fenni mesullerin imzalarının bulunduğu hanelerin kaldırılması açısından:
Dava dosyasının ve Dairelerinin E:2018/5260 sayılı dosyasının birlikte değerlendirilmesinden, 3194 sayılı Kanunun 28. maddesinin 5. fıkrası uyarınca fenni mesullerin uzmanlık alanlarına göre yapım işlerinin denetimine ilişkin ayrıntılı bütün belgeler ile mimarlık ve mühendislik hizmetleri raporunu idareye vermek ve yapı kullanma izin belgesini imzalamak mecburiyetinde oldukları,
Öte yandan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 55. maddesinde yapı ruhsatı eki yapı ruhsatı eki projeleri değiştirir nitelikteki ruhsat başvuruları hariç olmak üzere ruhsat süresi içerisinde; yapı sahibi, müteahhidi, şantiye şefi ve fenni mesul değişikliği başvurularında ruhsat eki projelerin yeniden onaylanması ile etüt ve proje müelliflerinin yapı ruhsatlarında imzalarının yeniden alınmasının gerekli olmadığının kurala bağlandığı,
Yukarıda yer verilen 28. maddede yapı kullanma izin belgelerinin imzalanması mecburiyeti kanun koyucu tarafından sarih şekilde düzenlenmekte iken, anılan belgenin düzenlenme sürecinin yapı ruhsatından da sonraki aşama olduğu dikkate alındığında, fenni mesullerin yapı ruhsatlarında bulunması gereken imzalarının formlardan kaldırılmasında mevzuata uyarlık bulunmadığı,
Yönetmelik ekinde yer alan yapı kullanma izni belgesi formlarında halen ilgili kişilerin imza hanelerinin bulunduğu görüldüğünden, yapı ruhsatı formunda belirtilen imzalarının kaldırılmasında, idareler tarafından bürokrasinin azaltılması amacı haricinde teknik veya hukuki bir gerekçe ileri sürülemediği,
Öte yandan yapı ruhsatında ve projelerde imzası bulunan kişilerin değişikliği durumunda projelerin yeniden onaylanmasının ve yapı ruhsatındaki imzaların yeniden alınmasının ise zorunlu olmadığının düzenlendiği yönetmelik hükmünün de yorumundan, yapı ruhsatının ilk düzenlendiği aşamada imzaların alınmasının zorunlu olduğunda kuşku bulunmadığı,
Kaldı ki davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının savunma dilekçesinde Yönetmeliğin bu hükmünün revize edileceği beyan edilmekle, dava konusu edilen düzenlemelerin mevzuata aykırılığının davalı idarece de dile getirildiği,
Bu itibarla anılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, fenni mesullerin (veya müellif, yapı müteahhidi vb.) yapı ruhsatı alınması sürecinde sorumlulukları yalnızca projelerin hazırlanması veya taahhütname düzenlenmesi ile sınırlı olmayıp tüm o sürecin belgeye bağlandığı yapı ruhsatlarında imza atılması suretiyle yapıya ilişkin hususların hukuka ve fenne uygun olduklarının onaylanması gerektiği sonucuna ulaşıldığı,
Son olarak yapı kullanma izin belgesinin, yapının ruhsat eki projelerine uygun olarak tamamlandığını gösteren ve yapının kullanımına izin veren onaylı belgeyi ifade ettiği, fenni mesullerin ve proje müelliflerinin yapı ruhsatı formundan imzalarının kaldırılması neticesinde, yapıya ilişkin yapı ruhsatı formu anılan kişilerin imzasına sunulmayacağı, yapı kullanma izni belgelerinin bu kişiler tarafından imzalanmaya devam edilmesi sonucu ortaya çıkacağından, yapının inşa aşamasından kullanımına kadar olan zincirleme süreçte bir kopukluğun da meydana geleceği,
Zira yönetmelik ekinde yer alan yapı kullanma izin belgelerinde halen bahse konu kişilerin imza hanelerinin yer aldığı kısımlar bulunduğundan, dava konusu düzenlemelerde bu açıdan da hukuka ve kamu yararına uyarlık görülmediği,
Öte yandan, davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, yapı ruhsatı aşamasından önce düzenlenen taahhütnamelerde imzaları bulunan kişilerin sorumluluklarının buradan doğduğu ve yapı ruhsatlarında yeniden imzalarının alınmasının gerekli olmadığı savunulmuş ise de; Dairelerinin E:… sayılı dava dosyasına davacı yanında müdahil olarak davaya katılan İnşaat Mühendisleri Odasınca sunulan belgelerin incelenmesinden, uygulamada idareye sunulan taahhütnamelerinde sahte olabilme ihtimalinin bulunduğu görüldüğünden, yapılaşmaya ilişkin sürecin can ve mal güvenliği açısından hayati olduğu dikkate alındığında, fenni mesullerin, şantiye şeflerinin ve proje müelliflerinin yapı ruhsatlarında imzalarının bulunmasının son derece önem arz ettiği,
II-Yapı Ruhsatı Formu eki "Açıklamalar"daki ".... Mimari proje müellifleri diğer görevliler ile birlikte bu formun usulüne uygun doldurulmasından sorumludur..." ibaresi açısından:
Uyuşmazlık yönünden dava dosyasının ve Dairelerinin E:2018/5260 sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ekinde yer alan yapı ruhsatı formuna ilişkin açıklamalar kısmında; "Yapı Ruhsatı formu usulüne uygun olarak düzenlenmek zorundadır. Mimari proje müellifleri diğer görevliler ile birlikte bu formun usulüne uygun doldurulmasından sorumludur. Yeterli olmayan bölümler için, yalnızca o bölümü kullanmak koşulu ile ek form düzenlenecek olup, düzenlenecek ek form mutlaka aynı ruhsat tarih ve numarası yazılarak idarece onaylanacak ve ilgili kurum ve kuruluşlara gönderilecektir." düzenlemesinin yer aldığı,
Dava konusu edilen düzenlemeler bütün halinde değerlendirildiğinde, yapı ruhsatlarından ilgili kişilerin imzalarının kaldırıldığı, ancak yapı ruhsatına ilişkin açıklamaların yer aldığı föylerde getirilen değişikliklere paralel şekilde düzenlemeler yapılmadığı, açıklamaların eski hali ile devam ettirildiğinin görüldüğü,
Davalı … Bakanlığınca, uyuşmazlık konusu edilen ibarenin değişikliklerden önceki hale ilişkin olduğu belirtilmiş ve proje müelliflerinin yapı ruhsatı formunun düzenlenmesinden sorumlu tutulmayacakları, sorumluluklarının yalnızca taahhütnamelere dayalı olduğu savunulmakla birlikte yapı ruhsatında imzası bulunmayacak müellifler açısından hem yapı ruhsatı formunun düzenlenmesinden sorumlu kılınmaları açısından hem de form ile form eki açıklamalarda çelişki bulunması yönünden dava konusu ibarede hukuka uyarlık görülmediği,
Kaldı ki yukarıda yer verilen değerlendirmeler uyarınca, proje müelliflerinin yapı ruhsatlarında imzalarının bulunması gerektiği,
III-Yapı ruhsatı formlarında, ruhsat formalarının inşaata başlama tarihi de işlenerek onaylı örneklerinin bir ay içinde ilgili meslek odalarına gönderilmesine ilişkin düzenlemeye yer verilmemiş olması açısından:
Yukarıda yer verilen 3194 sayılı İmar Kanununun 28. maddesinin 5 ve 10. fıkralarından anlaşıldığı üzere, yapıların inşasında sorumluluk alan mimar ve mühendislerin yaptıkları işlemlere ilişkin bilgilerin ilgili idarelerce meslek odalarına gönderilmesinin yasanın amir hükmünden kaynaklanan zorunluluk olduğu, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni formlarının ise; imar hukukuna ilişkin idari teamüller ve yargısal içtihatlar bağlamında aynı yasada sözü edilen "Yapıya ilişkin bilgiler" kapsamında yer aldığı hususunda duraksama bulunmadığı,
Öte yandan davalı idarelerce, standart form eki föylerin tadiline ilişkin dava konusu işleme gerekçe olarak Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde yapılan değişiklik gösterilmiş ise de; mezkur yönetmelik değişikliğinin dava konusu edildiği Dairelerinin E:2013/6220 sayılı ve E:2013/5763 sayılı dosyalarında davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca verilen savunma dilekçelerinde "PATİY'in 57. maddesinin ondördüncü fıkrasından dördüncü cümlenin çıkarılmasının, söz konusu mecburiyetin kaldırıldığı anlamına gelmediği, ... ve TS 10970 standart form sayfalarında da, bu formların bir örneğinin meslek odalarına gönderilmesi hususunun zorunlu tutulduğu, yapılan dava konusu düzenleme ile hem yönetmelik hükmü hem de standart form hükmünden kaynaklanan bürokratik işlem yükünün azaltıldığı" belirtilerek davanın reddi gerektiğinin savunulduğu,
Dairelerince yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen … tarih ve E:… sayılı ve … tarih ve E:… sayılı gerekçeli kararlarda da 3194 sayılı İmar Kanunun 28. maddesinin beşinci fıkrası ile öngörülen yükümlülüğün ... ve TS 10970 standart formlarda yer alan uyuşmazlık konusu cümlelerle düzenlenmesi hususu dikkate alınarak anılan davalarda yürütmenin durdurulması isteminin reddi yolunda hüküm kurulmuş, nihai olarak ise bu kısımlar açısından Dairelerinin 08/03/2017 tarih ve E:2013/5763 K:2018/2065 sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği,
Yine Dairelerinin 25/12/2018 tarih ve E:2013/6220 K:2018/10656 sayılı kararı ile Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde "İdareler sorumluluk alan mimar ve mühendislerin yaptıkları işlemlere ilişkin bilgileri her ayın ilk haftası içinde ilgili meslek odalarına bildirir." cümlesinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin kısma yönelik olarak İmar Kanununun 28. madde hükmünden kaynaklanan ve yapıya ilişkin belgelerin meslek odalarına gönderilmesi yolunda, ilgili idarelere yüklenen mükellefiyetin yerine getirilmesine yönelik düzenlemenin "Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği" ve "Yapı Ruhsatı ve Yapı Kullanma İzin Belgesi Kullanılmasına İlişkin Mecburi Standard Tebliği" eliyle yerine getirildiği, bu hususta PATİY hükümleri ile yeniden bir düzenleme getirilmesinin mükerrerliğe neden olacağı gibi farklı mevzuat kademelerinde çatışmaya da neden olabileceği, bu haliyle söz konusu ibarenin kaldırılmasına ilişkin yönetmelik değişikliğinde imar mevzuatına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği,
Anılan gerekçe karşısında, idarelere yüklenen bu sorumluluğun Yapı Ruhsatı ve Yapı Kullanma İzin Belgesi Kullanılmasına İlişkin Mecburi Standart Tebliği uyarınca yerine getirildiğine hükmedilmiş iken, uyuşmazlık konusu düzenlemeler ile bu ibarelerin formlardan da kaldırılmasında hukuka ve kamu yararına uyarlık görülmediği,
gerekçesiyle dava konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, fenni mesullerin uzmanlık alanlarına göre yapı kullanma izin belgesini imzalamaları Kanunun emredici hükmü olmakla birlikte Kanunda yapı ruhsatının düzenlenmesinde alınacak imzalara ilişkin bir hükmün bulunmadığı, mevzuatta öngörülmeyen bir zorunluluğun kıyas ve yorum yoluyla ihdas edilemeyeceği, yapı ruhsatı formundaki yapı sahibi, yapı müteahhiti, şantiye şefi, proje müellifi ve fenni mesullere ait imza hanelerinin yapı ruhsatı formundan kaldırılmasının temel gerekçesinin bürokrasinin azaltılması olduğu, kaldı ki yapı ruhsatı düzenleme aşamasında ilgili kişilerden taahhütname alındığından sorumlulukların bu çerçevede devam ettiği, idarenin imar mevzuatı uyarınca yapı ruhsatı ve eklerinin İmar Kanunu, ilgili yönetmelikler ve yürürlükteki imar planına uygun olup olmadığını inceleme ve denetleme görev ve sorumluluğu dikkate alındığında söz konusu imzaların kaldırılmış olmasının can ve mal güvenliği bağlamında hukuka aykırı olduğu şeklindeki değerlendirmenin eksik ve hatalı olduğu, idarenin yapılaşma sürecinin her aşamasındaki denetim görevi ve vize kontrolü aşamasında yapı yerinde ve ilgililer birlikteyken vizelerin konusuna ve uzmanlık alanına göre fenni mesullerin imzalarının alınacağı ve idarenin sorumluluğunda sürecin kontrol edildiği, dolayısıyla yapı ruhsatının düzenlenmesi ile yapı kullanma izin belgesinin düzenlenmesi aşamaları arasında bir kopukluktan ya da denetimsiz bir alanın söz konusu olmadığı ileri sürülmektedir.
Türk Standartları Enstitüsü tarafından, inşaat izin süreçlerinin kısaltılması ve hızlandırılması amacına yönelik olarak "Yapı Ruhsatı Formunda yer alan 20 adet imza sayısının bire indirilmesi" eylemi kapsamında bürokratik gecikmelerin önlenmesi amacıyla hazırlanan ... taslak standardı 18/12/2017 tarihli Teknik Kurulda Türk Standardı olarak kabul edildiği, yapı sorumlularından imar mevzuatı kapsamında taahhütname alındığı, dolayısıyla yapı ruhsatında ıslak imzalarının bulunmamasının sorumluluk ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığı, yapı ruhsatında proje müelliflerinin imzalarının kaldırılmış olmasının iddia edilen olumsuzlukların yaşanmasına sebebiyet vermeyeceği, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde yapılan değişiklik ile yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinin bir suretlerinin meslek odalarına gönderilmesi zorunluluğunun kaldırıldığı, yönetmelik değişikliğine uyum sağlanması bakımından her iki standartta yer alan yapı ruhsatı ve yapı kullanma izinlerinin onaylı örneklerinin bir ay içinde ilgili meslek odasına gönderilmesi ile ilgili düzenlemenin standartlardan çıkartıldığı, bunun yanı sıra 27/10/2018 tarih ve 30578 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ekinde yapı ruhsatları ve yapı kullanma izin belgelerine ilişkin olarak ... ve TS 10970 standartlarının bünyesinde bulunduğu Yapı Kullanma İzin Belgesi Formu ve Yapı Ruhsatı Formuna yer verildiği, buna istinaden 19/11/2018 tarihli TSE Teknik Kurulu toplantısında ... ve TS 10970 standartlarının iptal edilerek yürürlükten kaldırıldıkları ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2.Dava konusu düzenlemelerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 16/02/2022 tarih ve E:2018/4999, K:2022/1616 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 12/06/2023 tarihinde, ... Yapı Ruhsatı Standardında "yapı sahibinin, yapı müteahhidinin, şantiye şefinin, yapı denetçilerinin ve proje müelliflerinin ıslak imzalarının kaldırılmasına" ilişkin değişiklik yönünden oyçokluğu, diğer kısımlar yönünden oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY
X- ... Yapı Ruhsatı Standardında yer alan yapı sahibinin, yapı müteahhidin, şantiye şefinin, yapı denetçilerinin ve proje müelliflerinin imzalarının kaldırılmasına yönelik değişiklik yönünden;
3194 sayılı İmar Kanununun 22. maddesinde, "Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik (....) bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge), mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir.
Belediyeler veya valiliklerce (....) ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.
Eksik veya yanlış olduğu takdirde; müracaat tarihinden itibaren onbeş gün içinde müracaatçıya ilgili bütün eksik ve yanlışları yazı ile bildirilir. Eksik ve yanlışlar giderildikten sonra yapılacak müracaattan itibaren en geç onbeş gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 28. maddesinin 5. fıkrasında ise, "Fenni mesuller, uzmanlık alanlarına göre yapım işlerinin denetimine ilişkin ayrıntılı bütün belgeler ile mimarlık ve mühendislik hizmetleri raporunu idareye vermek ve yapı kullanma izin belgesini imzalamak mecburiyetindedir. Yapıya ilişkin bilgiler, ilgili idarece, etüt ve proje müelliflerinin, fenni mesullerin, yapı müteahhitlerinin ve şantiye şefi mimar veya mühendisin üyesi bulunduğu meslek odasına, üyelik kayıtlarına işlenmek üzere bildirilir." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; 3194 sayılı İmar Kanununda yapı ruhsatlarının yapı sahibi, yapı müteahhidi, şantiye şefi, yapı denetçileri ve proje müellifleri tarafından imzalanmasını öngören herhangi bir düzenleme bulunmadığı gibi fenni mesullere yapı kullanma izin belgelerini imzalama zorunluluğu getirilmesinin amacı farklı olup bu düzenlemelerin yapı ruhsatlarının söz konusu kişilerce imzalanması zorunluluğunu doğurduğunun kabulü mümkün görülmemektedir.
Aksine, yapı izin belgelerinde fenni mesulün imzasının aranması, yapı ruhsatları için de yapı sahibi, yapı müteahhidi, şantiye şefi, yapı denetçileri ve proje müelliflerinin imza sorumluluğunun aranmamasından hareketle, kanun koyucunun iradesinin, yapı ruhsatlarında imza aranmasına gerek olmadığı yönünde olduğu söylenebilir.
Öte yandan, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nde, yapı ruhsatlarında yapı sahibi, yapı müteahhidi, şantiye şefi, yapı denetçileri ve proje müelliflerinin imzalarının olması gerektiği yönünde açık bir hüküm de bulunmamaktadır.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin "Yapı ruhsatı işlemleri" başlıklı 55. maddesinin 11. fıkrasında yer alan düzenleme, ruhsat eki projeleri değiştirir nitelikteki ruhsat başvuruları hariç, ruhsat süresi içerisinde; yapı sahibi, müteahhidi, şantiye şefi ve fenni mesul değişikliği başvurularında, ruhsat eki projelerin yeniden onaylanması durumunda etüt ve proje müelliflerinin yapı ruhsatlarında imzalarının yeniden aranmasını öngörmektedir. Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihteki uygulama, yapı ruhsatlarında ıslak imza alınması şeklinde olduğundan, bu düzenlemedeki ifadeler doğrudan doğruya yapı ruhsatında yapı sahibi, yapı müteahhidi, şantiye şefi, yapı denetçileri ve proje müelliflerinin imzalarının olmasının zorunlu kılındığı şeklinde yorumlanamaz.
Diğer taraftan, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin yukarıda belirtilen 55. maddesinin 11. fıkrası, 25/7/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesi ile değiştirilmiş olup, "etüt ve proje müelliflerinin yapı ruhsatlarında imzalarının yeniden alınması" ibaresi madde hükmünden çıkarılmıştır.
Ayrıca, dava konusu standartla yeniden belirlenen yapı ruhsatının düzenlenmesinden ve ruhsat üzerindeki bilgilerin doğruluğundan tamamen davalı idareler sorumlu olduğundan ve ruhsat üzerinde, ilgili kişilerin kimler olduğunun açıkça belirtilmiş olmasından dolayı, davacı tarafça ileri sürülen denetimle ilgili iddialar dava konusu işlemi sakatlamaz.
Öte yandan, yapı ruhsatlarında yapı sahibinin, müteahhidin, şantiye şefinin, proje müellifleri ve fenni mesullerin ıslak imzalarının bulunması yönünde hukuki ve teknik bir zorunluluk bulunmamaktadır.
Bu durumda, hizmetin hızlandırılması ve yapı ruhsatı düzenleme sürecindeki gecikmelerin önlenmesi ve bürokratik işlemlerin azaltılması amacıyla ruhsat formlarında yapı sahibinin, müteahhidin, şantiye şefinin, proje müellifleri ve fenni mesullerin imzalarının bulunduğu hanelerin kaldırılmasına yönelik dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemelerin iptali yolunda verilen temyize konu Daire kararının yukarıda belirtilen düzenleme yönünden bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.