T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/2175
Karar No : 2023/2143
DAVACI : … Elektrik Türk A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1. … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2. … A.Ş. (…) Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
Davacı şirkete ait genel aydınlatma abonelerine yönelik düzenlenen faturalar kapsamında 31.578.488,11 kwh tüketim için fazla ödeme yapıldığından bahisle hesaplanan 20.494.181,90-TL tutarın ödenmesi gerektiğine ilişkin TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün 24/04/2019 tarih ve 35915 sayılı işlemi ve anılan işleme karşı yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlem ile söz konusu işlemlerin dayanağı olan 27/07/2013 tarih ve 28720 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genel Aydınlatma Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (h) ve (p) bentlerinin, 14. maddesinin 3. ve 4. fıkraları ile 21. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "SEYT değerlerini" ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
SEYT (Genel aydınlatma abonelerinin herbirisi için ayrı ayrı hesaplanan 1 saatte mümkün olabilecek en yüksek elektrik tüketim değeri) ve EYT (Genel aydınlatma abonelerine ait SEYT değerleri üzerinden her fatura için ayrı ayrı hesaplanan, fatura döneminde mümkün olabilecek en yüksek tüketim değeri) üzerinden yapılacak denetim yönteminin ilk kez Hazine Müsteşarlığı'nın Ocak 2012 Aydınlatma Bedellerinin Dağıtım Şirketlerine Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Genelgesi'nde düzenlendiği, Ocak 2009-Şubat 2017 arasındaki dönemde SEYT/EYT değerleri üzerinden denetim yapılmasının yasal dayanağının olmadığı, denetimin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olmayan ve sonradan yürürlüğe giren Yönetmeliğe göre yapılan hesaplamanın hukukî güvenliği ihlâl ettiği, dava konusu Yönetmelik maddeleri ile hukuka ve tekniğe aykırı yöntemle inceleme yaptırılarak geriye doğru tahmini hesaplama yapıldığı ve tüketimlerin geriye dönük olarak bilimsel olmayan bir şekilde kontrol edildiği, tüketim miktarının Yönetmelikte öngörülen ölçüm anında değişmesinin mümkün olduğu, SEYT ve EYT ile bulunan tüketim değerlerinin gerçeği yansıtmadığı ileri sürülmüştür.
DAVALILARIN SAVUNMALARI :
Dağıtım şirketlerinin genel aydınlatma tüketimlerinin denetlenmesi konusunda TEDAŞ'a yetki verildiği, Ocak 2009-Şubat 2017 tarihleri arasındaki dönemde SEYT/EYT değerleri üzerinden denetim yapılmasının yasal dayanağının 05/09/2012 tarihli Aydınlatma Bedellerinin Dağıtım Şirketlerine Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Genelgesi'nin Geçici 1. maddesinde yer alan "Bu Genelge hükümleri, 31/05/2012 tarihli usul ve esaslar genelgesinin yerine geçmek üzere 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nda yer alan uygulama dönemi boyunca geçerlidir." kuralı olduğu, inceleme ve denetimlerin yürürlükteki mevzuata uygun yapıldığı, dava konusu Yönetmelik maddelerinin yayımından önce dağıtım şirketlerinin yapmış olduğu yazılı ve sözlü itirazların dikkate alındığı, hesaplamaya %4 tolerans ilave edilerek tutarın hesaplandığı, genel aydınlatma sisteminin dağıtım şebekesinin bir parçası olduğu ve tek taraflı olarak dağıtım şirketinin kontrolünde bulunduğu, mesken abonelerinin tüketim değerlerini iki taraflı olarak kontrol edebilmesi mümkün iken böyle bir durumun aydınlatma aboneleri için geçerli olmadığı, gerçekleşenden fazla tüketim tahakkuk edilmesinin nedeninin sayaçların yanlış okuma yapması değil, endeks okuma hataları, endeksin fiili olarak okunmayarak tahmini tahakkuk işleminin gerçekleştirilmesi, ölçü sisteminde yapılan değişikliklerin abone yönetim sisteminde zamanında ya da hiç güncellenmemesi, çarpan hataları, aydınlatma lambalarının gündüz de yanması, Yönetmeliğe aykırı abonelerin aydınlatma abonesine bağlanması nedeniyle hatalı tahakkukların olduğu, ölçü devrelerinin son durumuna bakılarak genel aydınlatma giderlerinin belirlenmesinin mümkün olmadığı, buradaki amacın sayacın hatalarını bulmak olmadığı, onaylı aydınlatma profili üzerinden hesaplama yapıldığı, bu profillerin hazırlanmasında mevsim şartları dikkate alınarak ayrı ayrı hesaplama yapıldığı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesine göre Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarının kararlarına uyulması zorunlu olduğundan dava konusu TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün 24/04/2019 tarih ve 35915 sayılı işlemi ve anılan işleme karşı yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlem yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'NIN DÜŞÜNCESİ: Dava; davacı şirkete ait genel aydınlatma abonelerine yönelik düzenlenen faturalar kapsamında 31.578.488,11 kwh tüketim için fazla ödeme yapıldığından bahisle hesaplanan 20.494.181,90-TL tutarın ödenmesi gerektiğine ilişkin TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün 24/04/2019 tarih ve 35915 sayılı işleminin, anılan işleme karşı yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin ve söz konusu işlemlerin dayanağı olduğu ileri sürülen 27/07/2013 tarih ve 28720 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genel Aydınlatma Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (h) ve (p) bentlerinin, 14. maddesinin 3. ve 4. fıkraları ile 21. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "SEYT değerlerini" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde; Danıştay idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinin 4. fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde, bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı, hükme bağlanmış olup, ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davalarda verilen kararların, temyiz incelemesi sonucunda ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeniden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddî ve hukukî olayın yeniden yorumlanmasını gerektirmeyecek sebeplerden biri nedeniyle bozulması durumunda, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesinin bu tür bozma kararlarına uyması yasa gereğidir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirketin, dağıtım lisansı sahibi olarak elektrik piyasasında faaliyet gösterdiği, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve ... sayılı yazısına istinaden, davacı şirket nezdinde denetim yapmak amacıyla oluşturulan genel aydınlatma komisyonunun, davacı şirketin görev sahasında bulunan genel aydınlatma ve trafik sinyalizasyon sayacından 1189 abonenin saha denetimini gerçekleştirerek taslak raporunu hazırladığı, raporun davacı şirket ile Bakanlığa gönderildiği, taslak raporda yer alan hususlara ilişkin davacı şirketin itirazları nedeniyle ikinci kez saha denetimi yapılarak, bu defa genel aydınlatma ve trafik sinyalizasyon sayacından 1173 abonenin saha denetim verilerinin incelendiği ve 16/04/2019 tarihli KCTEAŞ Genel Aydınlatma Komisyonu Nihaî Raporunun düzenlendiği, raporda, Ocak 2009-Şubat 2017 dönemleri arasındaki tahakkuklarda Hazine Müsteşarlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından şirkete ait genel aydınlatma abonelerinden 1173 abone için 31.578.488,11 kwh fazla ödemeye karşılık 20.494.181,90-TL'nin Bakanlıkça tahsil edilmesi gerektiğine karar verilmesi üzerine, 20.494.181,90-TL'nin ödenmesinin istenilmesine ilişkin TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün 24/04/2019 tarih ve 35915 sayılı işlemi ile anılan işleme karşı yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin ve söz konusu işlemlerin dayanağı olduğu ileri sürülen Genel Aydınlatma Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (h) ve (p) bentlerinin, 14. maddesinin 3. ve 4. fıkraları ile 21. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "SEYT değerlerini" ibaresinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, Danıştay 13. Dairesinin 27/04/2021 tarih ve E:2019/3150, K:2021/1579 sayılı kararı ile; dava konusu Yönetmeliğin, genel aydınlatma tüketimlerinin ölçülmesine ilişkin teknik esaslar ile ödemeye, kesinti yapılmasına, uygulamaya, denetime ve aydınlatma komisyonunun oluşturulması ve çalışmasına ilişkin usul ve esasları kapsadığı, Yönetmelikte, EYT'nin, Genel aydınlatma abonelerine ait SEYT değerleri üzerinden her fatura için ayrı ayrı hesaplanan, fatura döneminde mümkün olabilecek en yüksek tüketim değeri; SEYT'nin, Genel aydınlatma abonelerinin her birisi için ayrı ayrı hesaplanan 1 saatte mümkün olabilecek en yüksek elektrik tüketim değeri olarak tanımlandığı, Yönetmeliğe göre, dağıtım şirketleri tarafından gönderilen faturalardaki tüketim miktarı ve bedellerinin gerçek tüketim miktarını gösterip göstermediğinin tespit edilebilmesi için, yapılacak denetimlerde, öncelikle belirli süre ölçülüp tutanak altına alınan tüketim miktarları baz alınarak ilgili abone için 1 saatlik en yüksek tüketim değerinin (SEYT) bulunacağı, daha sonra, fatura dönemindeki genel aydınlatmanın ilgili aya ait toplam devrede bulunma saatinin (TDS), 14/04/2009 tarihli ve 27200 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği uyarınca EPDK tarafından onaylanan, farklı mevsimsel şartların dikkate alındığı “Aydınlatma Profilleri”nde belirtilen günlük çalışma saatleri kullanılarak hesaplanacağı, ayrıca, yaya ve araçların geçişi için 24 saat kullanılan alt geçitlerde TDS'nin, günlük 24 saat olarak alındığı, öte yandan, SEYT değerine %4 oranında tolerans ilave edilerek bulunan TDS ve SEYT değerleri kullanılarak ilgili abonelere ilişkin fatura dönemlerindeki toplam mümkün olabilecek en yüksek tüketim miktarlarının (EYT) hesaplandığı, dağıtım şirketleri tarafından fatura edilen genel aydınlatma faturalarının gerçek tutarının daha objektif şekilde hesaplanması amacıyla idarenin farklı yöntemler geliştirebileceğinin açık olduğu, dava konusu edilen Genel Aydınlatma Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında 20/04/2018 günlü ve 30397 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genel Aydınlatma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 7. maddesi ile değişiklik yapıldığı görülmekte ise de, dava dilekçesi ekinde sunulan belgelerden dava konusu Yönetmelik maddeleri uyarınca yapılan denetim sonucuna göre tanzim edilen raporda, Ocak 2009-Şubat 2017 dönemleri arasındaki tahakkuklarda Hazine Müsteşarlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından şirkete ait genel aydınlatma abonelerinden 1173 abone için 31.578.488,11 kwh fazla ödemeye karşılık 20.494.181,90-TL'nin Bakanlıkça tahsil edilmesi gerektiği bildirildiğinden, Yönetmelikte yapılan değişiklik öncesinde de dava konusu kuralların davacıya uygulandığı görüldüğünden, Yönetmeliğin 14. maddesinin 3. ve 4. fıkralarının incelendiği, mevcut aydınlatma tesislerinin sistemden çekeceği saatlik en yüksek tüketim bilgileri, sayaç bilgileri, direk sayıları, armatür güç ve sayıları ve benzeri diğer bilgileri içeren envanterlerin hâlihazırda belli olduğu da göz önüne alındığında Yönetmeliğin 14. maddesinin 3. fıkrasında hukuka aykırlık bulunmadığı, Yönetmeliğin 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ise, 6446 sayılı Kanun'un Geçici 6. maddesinde öngörüldüğü şekilde, EYT değerinin hesaplanmasının ardından, ilgili abonelere ait hesaplanan EYT'nin, inceleme ve denetime konu yıla ait talep edilen toplam tüketim miktarı ile karşılaştırılarak talep edilen toplam tüketim miktarının EYT’den yüksek olması durumunda, EYT’yi aşan kısmın “Bakanlıkça geri tahsil edilecek bedeller” listesine ekleneceği, EYT’den düşük olması durumunda ise fatura değerinin esas alınacağı, bu itibarla, 1 saatlik en yüksek tüketim değeri (SEYT) ve toplam mümkün olabilecek en yüksek tüketim miktarları (EYT) tanımına ilişkin Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (h) ve (p) bentleri ile 21. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "SEYT değerlerini" ifadesinde ve 6446 sayılı Kanun'un Geçici 6. maddesi uyarınca dağıtım şirketleri tarafından gönderilen faturalardaki tüketim miktarı ve bedellerinin gerçek durumu gösterip göstermediğine ilişkin olarak dağıtım şirketleri nezdinde yapılan denetimlere ilişkin Yönetmeliğin 14. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında hukuka aykırılık bulunmadığı;
TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün 24/04/2019 tarih ve 35915 sayılı işlemi ile anılan işleme karşı yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlem yönünden yapılan incelemeye gelince; davacının, Ocak 2009-Şubat 2017 tarihleri arasındaki dönemde SEYT/EYT değerleri üzerinden denetim yapılmasının yasal dayanağının olmadığını, denetimin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olmayan ve sonradan yürürlüğe giren Yönetmeliğe göre yapılan hesaplamanın geriye yürütüldüğünü iddia ettiği, anılan iddianın karşılanabilmesi ve hesaplamada esas alınan yöntemin belirlenebilmesi için Dairelerinin E:2017/2868 sayılı dosyasından yapılan 11/07/2018 tarihli ara kararıyla, davalı TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nden, SEYT/EYT değerleri üzerinden yapılacak denetim yönteminin ilk kez Hazine Müsteşarlığı'nın Ocak 2012 Aydınlatma Bedellerinin Dağıtım Şirketlerine Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Genelgesi'nde düzenlendiği dikkate alındığında, Mayıs 2011-Ocak 2012 tarihleri arasındaki dönemde SEYT/EYT değerleri üzerinden denetim yapılmasının yasal dayanaklarının ve gerekçelerinin açıklanmasının istenilmesi üzerine alınan cevabi yazıda, 05/09/2012 tarihli Aydınlatma Bedellerinin Dağıtım Şirketlerine Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Genelgesi'nin Geçici 1. maddesinde, "Bu Genelge hükümleri, 31/05/2012 tarihli usul ve esaslar genelgesinin yerine geçmek üzere 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununda yer alan uygulama dönemi boyunca geçerlidir." kuralının yer aldığının, dolayısıyla 01/01/2009-31/12/2015 tarihleri arasında söz konusu denetim yönteminin uygulanacağının belirtildiği, bu durumda, Ocak 2009-Temmuz 2013 dönemleri arasındaki tahakkuklarda 27/07/2013 tarih ve 28720 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genel Aydınlatma Yönetmeliğiyle geliştirilen yöntemin (SEYT/EYT), 05/09/2012 tarihli Aydınlatma Bedellerinin Dağıtım Şirketlerine Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Genelgesi'nin Geçici 1. maddesine dayalı olarak geriye yürütüldüğünün anlaşıldığı, bu itibarla, genel aydınlatma bedellerinin Hazine Müsteşarlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanacağı dönemin 01/01/2009-31/12/2015 olduğundan bahisle, SEYT/EYT değerleri üzerinden geliştirilen denetim yönteminin geriye yürütülmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, denetimin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan Mülga Elektrik Dağıtım Şirketlerinin Faaliyetlerinin İncelenmesine ve Denetlenmesine Dair Yönetmeliğin 15. maddesinde, Bakanlığın, denetim raporunun tamamlanmasını müteakip en geç 5 iş günü içerisinde EPDK'ya ve şirkete göndereceği; 16. maddesinde, Bakanlık tarafından EPDK'ya gönderilen inceleme ve denetim raporunun mâkul bir süre içerisinde EPDK tarafından ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilerek sonuçlandırılması gerektiğinin belirtildiği, buna göre, davacı şirkete yapılan fazla ödeme tutarının iadesi istemine ilişkin olarak saha denetimi sonucunda düzenlenen genel aydınlatma komisyonu nihaî raporunun Bakanlığa sunulması, Bakanlık tarafından da söz konusu raporun sonuçlandırılmak üzere EPDK'ya gönderilmesi gerekirken, davalı TEDAŞ tarafından mevzuatta düzenlenen usule aykırı olarak anılan rapordaki tespitler çerçevesinde doğrudan işlem tesis edilmesinde yetki unsuru yönünden de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, Genel Aydınlatma Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (h) ve (p) bentleri, 21. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "SEYT değerlerini" ifadesi ile 14. maddesinin 3. ve 4. fıkraları yönünden davanın REDDİNE, TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün 24/04/2019 tarih ve 35915 sayılı işlemi ile anılan işleme karşı yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin İPTALİNE karar verildiği, bu kararın, dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin kısmının davalı idarelerce temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/02/2022 günlü ve E:2021/2407, K:2022/332 sayılı kararıyla ve; davacı şirketin Ocak 2009-Şubat 2017 döneminde denetime tâbi tutulduğu, ilgili mevzuat hükümleri incelendiğinde, bahse konu denetim döneminin başlangıcında yürürlükte olan Kanun ve ikincil mevzuatın değişikliğe uğradığı görülmekle birlikte, mevzuat hüküm ve düzenlemelerinin birarada değerlendirilmesinden; genel aydınlatma bedellerine ilişkin denetimin, denetim uygulamasının başlangıcından bu yana tüketim miktarının ve bedelinin doğru olarak tespit edilebilmesine yönelik olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla, davacı şirketin denetime tâbi olduğu Ocak 2009-Şubat 2017 dönemi boyunca yapılan denetimin de TEDAŞ'a iletilen fatura icmallerinde yer alan tüketim miktarlarının ve bedellerinin gerçek durumu gösterip göstermediğine ilişkin olduğu konusunda tereddüt bulunmadığı, bu bağlamda; dağıtım şirketleri tarafından fatura edilen genel aydınlatma bedellerinin gerçek tüketimi yansıtıp yansıtmadığının daha objektif şekilde hesaplanması amacıyla idarenin zaman içinde farklı yöntemler geliştirebileceği, dolayısıyla, söz konusu yöntemlerin, önceki dönemlerde tahakkuk etmiş faturalara ilişkin gerçek tüketimin tespit edilebilmesi amacıyla kullanılmasının ve gerçek tüketimin idarece tespit edildiği durumlarda önceden fazla ödenen bedellerin geri istenmesinin, idarî işlemlerin geriye yürümezliği ilkesine aykırılık olarak nitelendirilemeyeceği, diğer yandan, 6446 sayılı Kanun'un Geçici 6. maddesinin dördüncü fıkrasında, TEDAŞ'ın, belirli dönemler itibarıyla dağıtım şirketleri tarafından gönderilen faturalardaki tüketim miktarı ve bedellerinin gerçek durumu gösterip göstermediğine ilişkin olarak dağıtım şirketleri nezdinde gerekli denetimleri yapacağı, yapılan denetimler sonucunda dağıtım şirketine fazla ödeme yapıldığının tespit edilmesi hâlinde, fazla yapılan ödeme tutarının, ödemenin yapıldığı tarih ile geri alındığı tarih arasında geçen süreye 21/07/1953 tarih ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranı dikkate alınarak hesaplanan faiz ile birlikte bir ay içinde ödenmesinin ilgili dağıtım şirketinden isteneceği, bu süre içerisinde ödeme yapılmaması hâlinde söz konusu ödeme tutarının dağıtım şirketinin cari dönem alacaklarından mahsup edileceği; altıncı fıkrasında ise, aydınlatmayla ilgili ölçüme ilişkin teknik esaslar ile ödemeye, kesinti yapılmasına, uygulamaya ve denetime ilişkin usul ve esasların Bakanlık tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenleneceğinin kurala bağlandığı, anılan Kanun maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve 27/07/2013 tarih ve 28720 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genel Aydınlatma Yönetmeliği'nin "Fazla ödeme tutarları" başlıklı 19. maddesinde de dayanak Kanun maddesindeki düzenlemelerle aynı yönde düzenlemelere yer verildiği, bu itibarla, "genel aydınlatma"nın 6446 sayılı Kanun'da ayrı bir başlık altında ele alındığı ve genel aydınlatma denetimlerine ilişkin olarak TEDAŞ'ın doğrudan Kanun ile yetkilendirildiğinin görüldüğü, ayrıca denetim sonucunda fazla ödenen tutarın tahsili usulünün de bahse konu Kanun ve Yönetmelik'te ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, fazla ödenen tutarlara ilişkin raporların değerlendirilmesi sürecinde EPDK'ya yapılmış bir atfın bulunmadığı, nitekim davalı idarelerin temyiz dilekçelerinde, elektrik dağıtım şirketlerinin genel aydınlatma faaliyetlerine yönelik tahakkuk denetimi ile faaliyetlerin elektrik piyasası mevzuatına uygunluğu noktasında yapılan denetimlerinin farklı denetim türleri olduğu ve mevzuatta da farklı şekilde düzenlendikleri belirtilerek, davalı idarelerden TEDAŞ Genel Müdürlüğünün temyiz dilekçesi ekinde EPDK'nın da kendisine gönderilen genel aydınlatma nihaî raporlarına ilişkin olarak, 6446 sayılı Kanun'un Geçici 6. maddesinin 4. fıkrası ile Genel Aydınlatma Yönetmeliği'nin 19. maddesinde genel aydınlatma denetimleri kapsamında izlenmesi gereken yolun belirtildiği ve bu konuda ayrıca bir Kurul kararı alınmasına gerek bulunmadığı ve Kurumları tarafından yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı yönünde cevabını içeren 16/07/2021 tarih ve E-45164980-641.04-224783 sayılı yazı örneğinin sunulduğu, öte yandan, Kurulun E:2021/520 esasında kayıtlı olan dosyasında, Hazine Müsteşarlığının, ilgili mevzuat uyarınca ödemelere ilişkin denetimin, anılan Bakanlıkça onaylanacak inceleme ve denetim programı çerçevesinde TEDAŞ tarafından yapılmasının öngörüldüğünü bildiren 04/04/2014 tarih ve 72107531-158.01.04/10698 sayılı yazı örneğinin bulunduğu, bu bağlamda; her ne kadar denetimin kapsadığı tarih aralığında yürürlükte bulunan Mülga Elektrik Dağıtım Şirketlerinin Faaliyetlerinin İncelenmesine ve Denetlenmesine Dair Yönetmeliğin 15. maddesinde, Bakanlığın, denetim raporunun tamamlanmasını müteakip en geç 5 iş günü içerisinde EPDK'ya ve şirkete göndereceği; 16. maddesinde, Bakanlık tarafından EPDK'ya gönderilen inceleme ve denetim raporunun mâkul bir süre içerisinde EPDK tarafından ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilerek sonuçlandırılması gerektiği belirtilmiş ve benzer nitelikte düzenlemelere 02/12/2017 tarih ve 30258 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Dağıtım Şirketleri Denetim Yönetmeliği'nin 13. ve 14. maddelerinde yer verilmiş olsa da, üst hukuk normu olan 6446 sayılı Kanun ile Genel Aydınlatma Yönetmeliği'nde dağıtım şirketlerinin denetime tâbi tutulduğu konulardan biri olan, fazla ödendiği tespit edilen tutarlara ilişkin denetim konusunda TEDAŞ'ın açıkça yetkili kılınması karşısında, TEDAŞ tarafından mevzuatta düzenlenen usule uygun olarak nihaî rapordaki tespitler çerçevesinde doğrudan işlem tesis edilmesinde yetki unsuru yönünden de hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer yandan, elektrik dağıtım şirketlerinin denetiminin, 6446 sayılı Kanun’un 15. maddesi uyarınca Bakanlık tarafından yetki devriyle ihtisas sahibi kamu kurum ve kuruluşlarına yaptırılabileceği kuralı uyarınca, Bakanlığın, her türlü hakkı saklı kalmak kaydıyla denetim yetkisinin TEDAŞ’a devredilmesini ve tüm denetimlerin TEDAŞ tarafından yürütülmesini 31/05/2017 tarih ve 1198 sayılı Bakan Olur'u ile uygun bulduğunun anlaşıldığı, bu durumda, denetime tâbi olan dönemde 31.578.488,11 kwh tüketim için fazla ödeme yapıldığından bahisle hesaplanan 20.494.181,90-TL tutarın ödenmesi gerektiğine ilişkin TEDAŞ Genel Müdürlüğünün 24/04/2019 tarih ve 35915 sayılı işleminde ve anılan işleme karşı yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, Danıştay 13. Daire Kararının işlemlerin iptaline ilişkin kısmının bozulmasına karar verildiği anlaşılmış ve bozulan kısım yönünden dosya yeniden incelenmiştir.
Yukarıda yer verildiği üzere, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca verilen bozma kararlarına karşı, dava dairelerine ısrar etme olanağı tanınmadığı da dikkate alındığında; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun yukarıda yer verilen bozma kararında yer alan gerekçelerle, denetime tâbi olan dönemde 31.578.488,11 kwh tüketim için fazla ödeme yapıldığından bahisle hesaplanan 20.494.181,90-TL tutarın ödenmesi gerektiğine ilişkin TEDAŞ Genel Müdürlüğünün 24/04/2019 tarih ve 35915 sayılı işleminde ve anılan işleme karşı yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Dairemizin 27/04/2021 tarih ve E:2019/3150, K:2021/1579 sayılı kısmen iptal, kısmen ret yolundaki kararının, iptale ilişkin kısmına karşı yapılan temyiz başvurusu sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07/02/2022 tarih ve E:2021/2407, K:2022/332 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozulan kısımla sınırlı olarak gereği yeniden görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı, dağıtım lisansı sahibi olarak elektrik piyasasında faaliyet göstermektedir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve ... sayılı yazısına istinaden, davacı şirket nezdinde denetim yapmak amacıyla genel aydınlatma komisyonu oluşturulmuş, anılan komisyonun davacı şirketin görev sahasında bulunan genel aydınlatma ve trafik sinyalizasyon sayacından 1189 abonenin saha denetimini gerçekleştirmesi üzerine hazırlanan taslak rapor davacı şirket ile Bakanlığa gönderilmiş, taslak raporda yer alan hususlara ilişkin davacı şirketin itirazları nedeniyle ikinci kez saha denetimi yapılmış, bu defa genel aydınlatma ve trafik sinyalizasyon sayacından 1173 abonenin saha denetim verilerinin incelenmesi üzerine 16/04/2019 tarihli KCTEAŞ Genel Aydınlatma Komisyon Nihaî Raporu tanzim edilmiştir. Raporda, Ocak 2009-Şubat 2017 dönemleri arasındaki tahakkuklarda Hazine Müsteşarlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından şirkete ait genel aydınlatma abonelerinden 1173 abone için 31.578.488,11 kwh fazla ödemeye karşılık 20.494.181,90-TL'nin Bakanlıkça tahsil edilmesi gerektiği kararlaştırılmıştır.
Bunun üzerine, 31.578.488,11 kwh tüketim için fazla ödeme yapıldığından bahisle hesaplanan 20.494.181,90-TL tutarın ödenmesi gerektiğine ilişkin TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün 24/04/2019 tarih ve 35915 sayılı işlemi ve anılan işleme karşı yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlem ile söz konusu işlemlerin dayanağı olan 27/07/2013 tarih ve 28720 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genel Aydınlatma Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (h) ve (p) bentlerinin, 14. maddesinin 3. ve 4. fıkraları ile 21. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "SEYT değerlerini" ibaresinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dairemizin 27/04/2021 tarih ve E:2019/3150, K:2021/1579 sayılı kısmen iptal, kısmen ret yolundaki kararının, iptale ilişkin kısmının davalı idareler tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07/02/2022 tarih ve E:2021/2407, K:2022/332 sayılı kararı ile;
"Temyize konu edilen Daire kararında, TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün dava konusu 20/04/2019 tarih ve 35915 sayılı işlemi ile söz konusu işleme karşı yapılan itirazın zımnen reddine yönelik işlemi, Ocak 2009-Şubat 2017 dönemleri arasındaki tahakkuklarda 27/07/2013 tarih ve 28720 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genel Aydınlatma Yönetmeliğiyle geliştirilen yöntemin (SEYT/EYT), 05/09/2012 tarihli Aydınlatma Bedellerinin Dağıtım Şirketlerine Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Genelgesi'nin Geçici 1. maddesine dayalı olarak, Ocak 2009-Temmuz 2013 dönemi için geriye yürütülmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı ve denetimin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan Mülga Elektrik Dağıtım Şirketlerinin Faaliyetlerinin İncelenmesine ve Denetlenmesine Dair Yönetmeliğin 15. maddesi gereği, davacı şirkete yapılan fazla ödeme tutarının iadesi istemine ilişkin olarak saha denetimi sonucunda düzenlenen genel aydınlatma komisyonu nihaî raporunun Bakanlığa sunulması, Bakanlık tarafından da söz konusu raporun sonuçlandırılmak üzere EPDK'ya gönderilmesi gerekirken, davalı TEDAŞ tarafından mevzuatta düzenlenen usule aykırı olarak anılan rapordaki tespitler çerçevesinde doğrudan işlem tesis edilmesinde yetki unsuru yönünden de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptal edilmiştir. Diğer bir anlatımla, Dairece, idarî işlemlerin geriye yürümezliği ilkesi ile yetki unsuru yönünden hukuka aykırılık bulunduğu yönündeki tespit ve değerlendirmelere dayalı olarak iptal hükmü tesis edilmiştir.
Genel aydınlatma bedellerinin gerçek tüketimi yansıtıp yansıtmadığına ilişkin olarak SEYT/EYT değerleri üzerinden yapılacak denetim yöntemine ilk kez Hazine Müsteşarlığı'nın Ocak 2012 Aydınlatma Bedellerinin Dağıtım Şirketlerine Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Genelgesi'nde yer verildiği ve anılan yöntemin 27/07/2013 tarih ve 28720 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genel Aydınlatma Yönetmeliği'nde de yer aldığı görülmektedir. Genel Aydınlatma Yönetmeliğiyle genel aydınlatma tüketimlerinin ölçülmesine ilişkin teknik esaslar ile ödemeye, kesinti yapılmasına, uygulamaya, denetime ve aydınlatma komisyonunun oluşturulmasına ve çalışmasına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. Anılan Yönetmeliğe göre dağıtım şirketleri tarafından gönderilen faturalardaki tüketim miktarı ve bedellerinin gerçek tüketim miktarını gösterip göstermediğinin tespit edilebilmesi için yapılacak denetimlerde; öncelikle belirli süre ölçülüp tutanak altına alınan tüketim miktarları baz alınarak ilgili abone için 1 saatlik en yüksek tüketim değeri (SEYT) bulunacaktır. Sonrasında, fatura dönemindeki genel aydınlatmanın ilgili aya ait toplam devrede bulunma saati (TDS), 14/04/2009 tarih ve 27200 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği uyarınca EPDK tarafından onaylanan, farklı mevsimsel şartların dikkate alındığı “Aydınlatma Profilleri”nde belirtilen günlük çalışma saatleri kullanılarak hesaplanacaktır. Ayrıca, yaya ve araçların geçişi için 24 saat kullanılan alt geçitlerde TDS günlük 24 saat olarak alınmaktadır. Öte yandan, SEYT değerine %4 oranında tolerans ilave edilerek, bulunan TDS ve SEYT değerleri kullanılarak ilgili abonelere ilişkin fatura dönemlerindeki “toplam mümkün olabilecek en yüksek tüketim miktarları (EYT)” hesaplanmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacı şirketin denetime tâbi tutulduğu dönem Ocak 2009-Şubat 2017 dönemidir. Yukarıda "İlgili Mevzuat" kısmında yer verilen mevzuat hükümleri incelendiğinde, bahse konu denetim döneminin başlangıcında yürürlükte olan Kanun ve ikincil mevzuatın değişikliğe uğradığı görülmekle birlikte, bahse konu mevzuat hüküm ve düzenlemelerinin birarada değerlendirilmesinden; genel aydınlatma bedellerine ilişkin denetimin, denetim uygulamasının başlangıcından bu yana tüketim miktarının ve bedelinin doğru olarak tespit edilebilmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, davacı şirketin denetime tâbi olduğu Ocak 2009-Şubat 2017 dönemi boyunca yapılan denetimin de TEDAŞ'a iletilen fatura icmallerinde yer alan tüketim miktarlarının ve bedellerinin gerçek durumu gösterip göstermediğine ilişkin olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır.
Bu bağlamda; dağıtım şirketleri tarafından fatura edilen genel aydınlatma bedellerinin gerçek tüketimi yansıtıp yansıtmadığının daha objektif şekilde hesaplanması amacıyla idarenin zaman içinde farklı yöntemler geliştirebileceği açıktır. Dolayısıyla, söz konusu yöntemlerin, önceki dönemlerde tahakkuk etmiş faturalara ilişkin gerçek tüketimin tespit edilebilmesi amacıyla kullanılması ve gerçek tüketimin idarece tespit edildiği durumlarda önceden fazla ödenen bedellerin geri istenmesi, idarî işlemlerin geriye yürümezliği ilkesine aykırılık olarak nitelendirilemez.
Diğer yandan, 6446 sayılı Kanun'un Geçici 6. maddesinin dördüncü fıkrasında, TEDAŞ'ın, belirli dönemler itibarıyla dağıtım şirketleri tarafından gönderilen faturalardaki tüketim miktarı ve bedellerinin gerçek durumu gösterip göstermediğine ilişkin olarak dağıtım şirketleri nezdinde gerekli denetimleri yapacağı, yapılan denetimler sonucunda dağıtım şirketine fazla ödeme yapıldığının tespit edilmesi hâlinde, fazla yapılan ödeme tutarının, ödemenin yapıldığı tarih ile geri alındığı tarih arasında geçen süreye 21/07/1953 tarih ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranı dikkate alınarak hesaplanan faiz ile birlikte bir ay içinde ödenmesinin ilgili dağıtım şirketinden isteneceği, bu süre içerisinde ödeme yapılmaması hâlinde söz konusu ödeme tutarının dağıtım şirketinin cari dönem alacaklarından mahsup edileceği; altıncı fıkrasında ise, aydınlatmayla ilgili ölçüme ilişkin teknik esaslar ile ödemeye, kesinti yapılmasına, uygulamaya ve denetime ilişkin usul ve esasların Bakanlık tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenleneceği kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve 27/07/2013 tarih ve 28720 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genel Aydınlatma Yönetmeliği'nin "Fazla ödeme tutarları" başlıklı 19. maddesinde de dayanak Kanun maddesindeki düzenlemelerle aynı yönde düzenlemelere yer verilmiştir.
Bu itibarla, "genel aydınlatma"nın 6446 sayılı Kanun'da ayrı bir başlık altında ele alındığı ve genel aydınlatma denetimlerine ilişkin olarak TEDAŞ'ın doğrudan Kanun ile yetkilendirildiği görülmektedir. Ayrıca denetim sonucunda fazla ödenen tutarın tahsil usulü de bahse konu Kanun ve Yönetmelik'te ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, fazla ödenen tutarlara ilişkin raporların değerlendirilmesi sürecinde EPDK'ya yapılmış bir atıf bulunmamaktadır.
Nitekim davalı idarelerin temyiz dilekçelerinde, elektrik dağıtım şirketlerinin genel aydınlatma faaliyetlerine yönelik tahakkuk denetimi ile faaliyetlerin elektrik piyasası mevzuatına uygunluğu noktasında yapılan denetimlerinin farklı denetim türleri olduğu ve mevzuatta da farklı şekilde düzenlendikleri belirtilerek, davalı idarelerden TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün temyiz dilekçesi ekinde EPDK'nın da kendisine gönderilen genel aydınlatma nihaî raporlarına ilişkin olarak, 6446 sayılı Kanun'un Geçici 6. maddesinin 4. fıkrası ile Genel Aydınlatma Yönetmeliği'nin 19. maddesinde genel aydınlatma denetimleri kapsamında izlenmesi gereken yolun belirtildiği ve bu konuda ayrıca bir Kurul kararı alınmasına gerek bulunmadığı ve Kurumları tarafından yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı yönünde cevabını içeren 16/07/2021 tarih ve E-45164980-641.04-... sayılı yazı örneği sunulmuştur.
Öte yandan, Kurulumuzun E:2021/520 esasında kayıtlı olan dosyada, Hazine Müsteşarlığı'nın, ilgili mevzuat uyarınca ödemelere ilişkin denetimin anılan Bakanlıkça onaylanacak inceleme ve denetim programı çerçevesinde TEDAŞ tarafından yapılmasının öngörüldüğünü bildiren 04/04/2014 tarih ve 72107531-158.01.04/... sayılı yazı örneği sunulmuştur.
Bu bağlamda; her ne kadar denetimin kapsadığı tarih aralığında yürürlükte bulunan Mülga Elektrik Dağıtım Şirketlerinin Faaliyetlerinin İncelenmesine ve Denetlenmesine Dair Yönetmeliğin 15. maddesinde, Bakanlığın, denetim raporunun tamamlanmasını müteakip en geç 5 iş günü içerisinde EPDK'ya ve şirkete göndereceği; 16. maddesinde, Bakanlık tarafından EPDK'ya gönderilen inceleme ve denetim raporunun mâkul bir süre içerisinde EPDK tarafından ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilerek sonuçlandırılması gerektiği belirtilmiş ve benzer nitelikte düzenlemelere 02/12/2017 tarih ve 30258 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Dağıtım Şirketleri Denetim Yönetmeliği'nin 13. ve 14. maddelerinde yer verilmiş olsa da üst hukuk normu olan 6446 sayılı Kanun ile Genel Aydınlatma Yönetmeliği'nde dağıtım şirketlerinin denetime tâbi tutulduğu konulardan biri olan, fazla ödendiği tespit edilen tutarlara ilişkin denetim konusunda TEDAŞ'ın açıkça yetkili kılınması karşısında, TEDAŞ tarafından mevzuatta düzenlenen usule uygun olarak nihaî rapordaki tespitler çerçevesinde doğrudan işlem tesis edilmesinde yetki unsuru yönünden de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Diğer yandan, elektrik dağıtım şirketlerinin denetiminin, 6446 sayılı Kanun’un 15. maddesi uyarınca Bakanlık tarafından yetki devriyle ihtisas sahibi kamu kurum ve kuruluşlarına yaptırılabileceği kuralı uyarınca, Bakanlığın her türlü hakkı saklı kalmak kaydıyla denetim yetkisinin TEDAŞ’a devredilmesi ve tüm denetimlerin TEDAŞ tarafından yürütülmesinin 31/05/2017 tarih ve 1198 sayılı Bakan Olur'u ile uygun bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, denetime tâbi olan dönemde 31.578.488,11 kwh tüketim için fazla ödeme yapıldığından bahisle hesaplanan 20.494.181,90-TL tutarın ödenmesi gerektiğine ilişkin TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün 24/04/2019 tarih ve 35915 sayılı işleminde ve anılan işleme karşı yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dava konusu uygulama işlemlerinin iptali yolundaki Daire kararının temyize konu bu kısmında hukukî isabet görülmemiştir." gerekçesiyle Dairemiz kararının iptale ilişkin kısmının bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihaî kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulu'nun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği; 2577 sayılı Kanun'un 49/4 ve 50. maddelerinde, Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı tanınmayıp, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu kurala bağlanmıştır.
Aktarılan kanun hükümlerine göre, Danıştay dava dairelerince ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarınca bozulması hâlinde Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı tanınmadığından, bozma kararına uyularak İdari Dava Daireleri Kurulu kararında belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün 24/04/2019 tarih ve ... sayılı işlemi ve anılan işleme karşı yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlem yönünden de DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL ilk derece yargılama giderinin, Dairemizin 27/04/2021 tarih ve E:2019/3150, K:2021/1579 sayılı kararında …-TL'si davacı üzerinde bırakıldığından geriye kalan …-TL'nin de davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL temyiz yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı TEDAŞ Genel Müdürlüğü'ne verilmesine,
4. Temyiz aşamasında yapılan toplam …-TL tebligat giderinin davacıdan alınarak davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na verilmesine,
5. Davalı idareler lehine önceki kararda vekâlet ücretine hükmedildiğinden yeniden vekâlet ücretine hükmedilmemesine,
6. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara ayrı ayrı iadesine,
7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 03/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.