T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2185
Karar No:2023/1001
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Televizyon Reklamcılık ve Filmcilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurulu
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "…" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 02/12/2019 ve 09/12/2019 tarihlerinde saat 21.00'de yayınlanan "…" adlı dizide 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ş) bendinde yer alan "Şiddeti özendirici ve kanıksatıcı olamaz." yayın ilkesi ile 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılsa dahi yayınlanamaz." yayın ilkesinin ihlâl edildiğinden bahisle 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrası atfıyla bahse konu ihlâllerden en ağır cezayı gerektiren 6112 sayılı Kanun'un 32. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 730.495,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (Üst Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlık konusu dizi filmde yer alan bir takım silahlı çatışma ve şiddet sahnelerinin şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olup olmadığı ve çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimine zarar verebilecek türde olup olmadığının tespiti çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları alanında özel ve teknik bilgi gerektiğinden Mahkeme'nin 04/03/2021 tarihli ara kararıyla dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 07/10/2021 kayıt tarihli raporda; "...Söz konusu görüntüler; grup ve kişiler arasında silahlı çatışma, baskın, kavga, rehin alma, adam öldürme, dayak ve tehdit içermekte olup, bu sahneyi izleyen çocuklarda; korku, kaygı, yabancılardan kaçınma, insanlara güvensizlik gibi duygusal ve davranışsal tepkiler gelişmesine yol açabilir. Aynı zamanda çocuk ve ergenlerde dünyanın güvenli bir yer ve insanların güvenilir olduğu algısının kaybı ortaya çıkabilir; çaresizlik duygularının yaşantılanmasına ve olumsuz, karamsar bakış açısı geliştirilmesine zemin hazırlayabilir. Bu durum okul çağı ve ergenlik döneminde tam aksine dizi karakterleri ile özdeşim ya da onları model alma yoluyla benzer nitelikteki şiddet içeren davranışların bir davranış kalıbı olarak içselleştirilmesi ile sonuçlanabilir. Benzer şekilde soğukkanlı bir şekilde tehdit ile isteklerini kabul ettirme ve kazanç elde etmenin yolunu öğreten ve bu durumlarda şiddet eylemine başvurabileceği algısı yaratan bir uyaran olarak da işlev görebilir. Bu tarz eylemler zamanla şiddetin, karşıt görüşlerde sözel ve davranışsal bir eylem olarak ilk başvurulacak yöntem olarak benimsenmesine, sorunlara karşı bir çözüm yöntemi olarak normalleştirilmesine, istendik kazanç elde etmek amacıyla kullanılabileceği yönündeki algının artmasına neden olabilir. Dolayısıyla tehdit ve şiddet içeren bu görüntüler; çocuk ve ergenlerin ruhsal gelişimlerinde olumsuz etkiler yaratabilecek bir uyaran ve şiddeti özendirici nitelikte bir risk faktörü olarak işlev görebilir. Ahlak gelişiminde, çocukların yaşadığı toplumdaki bireyleri gözleyerek ve onları taklit ederek yani onları modelleyerek doğru ile yanlışın ayırt edebilmesini sağlayan değerleri öğrendikleri gözönünde bulundurulduğunda, dizinin bazı sahnelerindeki görüntüler, (kolları havada bağlanmış olan kişiye dayak atılırken etraftaki kişilerin hiçbir şey olmamışçasına yemeklerini yemelerini sürdürmeleri örneğinde olduğu gibi; başkalarında oluşturulan üzüntü ve acının farkında olunmaması, pişmanlık, suçluluk, empati duygularının olmaması) toplumun değer yargılarını benimseyerek, kendi ilke ve değer yargılarını oluşturma sürecinde olan çocukların ahlaki gelişimleri üzerinde olumsuz etkiler bırakabilir. Yapılan değerlendirme doğrultusunda; dizide yer alan görüntülerin; 6112 sayılı Kanun'un 8/1 (ş) bendindeki, "şiddeti özendirici ve kanıksatıcı olamaz", aynı zamanda 6112 sayılı Kanun'un 8/2 maddesindeki "çocukların ve gençlerin fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar, bunları izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılsa dahi yayınlanamaz" ilkelerini ihlal eden türden bir yayın olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde oybirliğiyle görüş bildirildiği, anılan raporun hükme esas alınabilecek nitelikte görüldüğü, bu durumda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, söz konusu programa ait yayın bandı ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, yaptırıma konu yayında silahlı çatışma ve şiddet sahnelerine yer verildiği, izleyicinin dramatik şiddet görüntüleriyle karşı karşıya bırakıldığı, dava konusu yayının şiddeti meşrulaştırdığı ve özendirdiği gibi çocukların fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini zedeleyecek nitelikte olduğu, bu itibarla 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ş) bendi ile aynı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan yayın ilkelerinin ihlâl edildiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ifade özgürlüğünü esaslı olarak sınırlandıran idari işlemin hukuki denetiminde Mahkemece hangi sınırlama ölçütlerine göre karar verildiğine dair somut bir gerekçeye yer verilmediği. sinema eseri niteliğindeki dizi-film eserine yönelik yaptırımın sanat özgürlüğüne müdahale teşkil ettiği, başka kanallarda da benzer görüntülere yer verilmesine rağmen ilgili kuruluşlar hakkında cezai işlem tesis edilmemesinin eşitlik ilkesini ihlâl ettiği, dava konusu sahnelerde şiddetin meşrulaştırılmadığı ve özendirilmediği, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, yoğun şiddet sahnelerinin yer aldığı dizinin izleyicileri bilhassa çocukları olumsuz yönde etkileyeceği, bu durumun Mahkemece alınan bilirkişi raporuyla da tespit edildiği, eşitlik ilkesine uygun olarak işlem tesis edildiği, basın özgürlüğünün mevzuattan kaynaklanan bir takım sınırlamalara tâbi olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 07/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.