T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2191
Karar No : 2023/1354
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Odası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Huk. Müş. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 17/03/2022 tarih ve E:2020/10985, K:2022/3251 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kentsel ve sanayi atıksu arıtma tesislerinde görev yapacak tesis sorumluları için 23/11/2020 tarihinden itibaren sınıflarına göre farklı tarihleri kapsayacak şekilde düzenlenen atıksu arıtma tesisi yeterlilik eğitimi ilanı ve bu ilanın dayanağı 23/05/2019 tarih ve 30872 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Atıksu Arıtma Tesislerinde Çalışan Teknik Personele İlişkin Tebliğin 3. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde yer alan “bu tebliğde yer alan gereklilikleri yerine getirerek verilen eğitimleri başarıyla tamamlayan kişilere verilen ve beş yıl süreyle geçerli olan belgeyi” ibaresi, 6. maddesinin 1. fıkrasının "atıksu arıtma tesisi yeterlilik eğitimini tamamlayıp eğitim sonunda yapılacak sınavı başarı ile tamamlamış olmak" ibaresini içeren (a-3), (b-3), (c-3) ve (ç-2) alt bentleri, 7 ve 8. maddeleri, 9. maddesinin 4. fıkrası ile geçici 2. maddesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 17/03/2022 tarih ve E:2020/10985, K:2022/3251 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin dava açma süresine yönelik iddialarının yerinde görülmediği,
Anayasanın 124. maddesi, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 97. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bentleri, 103. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi, 107. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi, 2872 sayılı Çevre Kanununun 1. ve 2. maddeleri, 9. maddesinin 1. fıkrasının (g) ve (h) bentleri, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinin 1 ve Ek 1. maddeleri, Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliğinin 1. maddesi ve 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine yer verilerek,
a) Tebliğin iptali istenilen kuralları yönünden;
İdarelerin yönetmeliklerle yapacakları düzenlemelerin; üst kurallara aykırı olmaması, kanunlarla idarelere tanınan yetkiler çerçevesinde ve yasayla belirlenen sınırlara bağlı olarak tamamlayıcı, açıklayıcı ve üst normların uygulanmasına yönelik olması gerektiği,
Dava konusu Tebliğin dayanağını oluşturan ve yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin incelenmesinden; yeraltı ve yerüstü sularının, denizlerin ve toprağın korunması, kirliliğin önlenmesi veya bertaraf edilmesi maksadıyla kirletici unsurlar ile kirliliğin giderilmesi ve kontrolüne ilişkin usul ve esasları tespit etmek ve uygulamayı sağlamak, çevrenin korunması maksadıyla kurulacak tesislerin vasıflarını tespit etmek ve bu çerçevede gerekli tedbirleri almak ve aldırmak, çevre koruma tesislerinin projelerinde ve işletilmesinde görev alacak elemanları eğitmek, atıksu yönetimi ile ilgili politikaları oluşturmak ve koordinasyonunu sağlamak, atıksu altyapı tesisleri ile ilgili esasları belirlemek hususlarının davalı idarenin görev, yetki ve sorumlulukları kapsamında düzenlenmiş olduğu, bu kapsamda davalı idarenin atıksu arıtma tesislerinin çalışmasına ilişkin düzenleme yapma yetkisini haiz olduğunun anlaşıldığı,
Ayrıca, davalı idarenin su kirliliğinin önlenmesini sağlamak, bunu sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu bir şekilde gerçekleştirmek, su kirliliğinin önlenmesi amacıyla alıcı ortama atıksu deşarjına ilişkin usul ve esasları belirlemek ile arıtma sistemlerinin kurulması ve işletilmesi hususunda sorumluluğunun olduğu, bu sorumluluğun yerine getirilmesi kapsamında atık su arıtma tesislerinin kurulması ve tesislerin etkin, verimli ve mevzuata uygun bir şekilde işletilebilmesi amacıyla hukuki düzenlemeler yapmasının üstlendiği sorumluluğu yerine getirmesi için gerekli olduğu,
Atıksu arıtma tesislerinin etkin, verimli ve mevzuata uygun şekilde işletilmesinin sağlanması amacıyla istihdam edilecek teknik personelin nitelikleri, belgelendirilmeleri ile görev, yetki ve sorumluluklarına dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla 23/05/2019 tarih ve 30872 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren dava konusu Atıksu Arıtma Tesislerinde Çalışan Teknik Personele İlişkin Tebliğde, bu sorumluluğun bir gereği olarak ve mevcut ihtiyaca istinaden atıksu arıtma tesislerinin tesiste uygulanan arıtma türü ve kapasiteleri dikkate alınarak sınıflandırıldığı, tesiste çalışacak asgari personelin sayısı ve niteliğinin her sınıf tesis için ayrı ayrı belirlendiği, her sınıf tesiste bir tesis sorumlusunun çalışmasının zorunlu tutulduğu, tesis sorumlusunun asgari nitelikleri, görev ve sorumluluklarının düzenlendiği, bu kapsamda üniversitelerin çevre mühendisliği bölümlerinden mezun olmaları ve atıksu arıtma tesisi yeterlilik eğitimini tamamlayıp eğitim sonunda yapılacak sınavı başarı ile tamamlamış olmalarının tesis sorumlulularının asgari nitelikleri arasında sayıldığı,
Dava konusu Tebliğin 3. maddesinde tanımlanan "tesis sorumlusu"nun görevlerinin Tebliğin 10. maddesinde düzenlendiği, tesis sorumlusuna hem idari hem de işin niteliğinden kaynaklanan teknik görevler verilmiş olup verilen görevlerin lisans eğitimi ile edinilen bilgi birikimi yanında iş deneyimi sonucunda oluşacak yeterli bilgi birikimine de sahip olmayı gerektirdiğinin açık olduğu,
Bu itibarla, atıksu arıtma tesislerinde tesis sorumlusu olarak görev yapabilmek için yeterlilik eğitiminin tamamlanması ve eğitim sonunda yapılacak sınavda başarılı olmak koşullarının öngörülmesine ilişkin dava konusu düzenlemelerde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı,
Diğer taraftan, anılan Tebliğin iptali istenen geçici 2. maddesinin bir geçiş hükmü niteliğinde olduğu, dava konusu Tebliğ ile yapılan düzenlemeler nedeniyle Tebliğin yürürlük tarihinden önce atıksu arıtma tesisi işletmesine ilişkin eğitim almış ya da Tebliğin yürürlük tarihi itibarıyla bir atıksu tesisini işletmekte olan kişilerin haklarını korumaya yönelik olarak düzenlendiği, kaldı ki her iki durumda da deneyim şartının aranmasına devam edildiği, bu haliyle hukuka ve kamu yararına aykırı bir yönünün bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı,
b) Dava konusu Eğitim ilanı işlemine gelince;
Atıksu Arıtma Tesislerinde Çalışan Teknik Personele İlişkin Tebliğ kapsamında kentsel ve sanayi atıksu arıtma tesislerinde görev yapacak tesis sorumluları için 23/11/2020 tarihinden itibaren sınıflarına göre farklı tarihleri kapsayacak şekilde düzenlenen atıksu arıtma tesisi yeterlilik eğitimine ilişkin ilanda atıksu tesisinin tür ve sınıfına göre eğitimlerin kapsamı, eğitimi tamamlama koşulları, eğitimlerin ve eğitim sonunda yapılacak sınavların tarihlerinin yer aldığı, bu hususlarda herhangi bir belirsizliğin söz konusu olmadığı, öte yandan atıksu altyapı tesisleri ile ilgili esasları belirlemek görev, yetki ve sorumluluğu bulunan davalı idarenin verilecek eğitimin içeriğini ve katılım kriterlerini hizmetin gereklerini dikkate alarak belirleyebileceği sonucuna ulaşılmış olup Atıksu Arıtma Tesislerinde Çalışan Teknik Personele İlişkin Tebliğ kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu Tebliğin dayanağı bir kanun maddesinin bulunmadığı, Tebliğe dayanak gösterilen 2872 sayılı Çevre Kanunu, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği ve Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliğinde atıksu arıtma tesis sorumlusuna ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, anılan mevzuatta tesis sorumlusunda aranacak nitelikler ile idarenin düzenleme yetki ve sınırları hususunda bir çerçeve çizilmediği, tebliğ ile yeni kural konulamayacağı, düzenleme Çevre Kanununda tanımlanan çevre görevlisi kapsamında değerlendirilse dahi Çevre Kanununun 2. maddesinde çevre görevlilerinin usul ve esaslarının yönetmelik ile düzenlenmesinin öngörüldüğü, dava konusu düzenlemenin ise tebliğle yapıldığı, Tebliğde tesis sorumlusunun tabi olacağı eğitimin nitelikleri, eğitimi gerçekleştirecek olanların yeterlilikleri, sınav süreci, sınavda başarılı olmak için aranacak kriterler ayrıntılarıyla düzenlenmesi gerekirken bunlardan hiçbirinin düzenlenmediği, tesis sorumlusu olarak tanımlanan uzman meslek disiplinin içeriği itibarıyla çevre mühendisliği kapsamında yer aldığı, çevre mühendislerinin lisans eğitiminin tesis sorumlusu olabilmek için yeterli olduğu, dolayısıyla çevre mühendislerinin tesis sorumlusu olabilmeleri için ayrıca eğitim ve sınav koşulu getirilmesinde kamu yararı bulunmadığı, Bakanlık tarafından düzenlenecek olan eğitimin içeriğinin lisans eğitim içeriğinden farklı bir hususu içermediği, dava konusu Tebliğin atıksu tesislerinde çevre mühendisi bulunmaması nedeniyle tesislerin usulüne uygun çalıştırılmadığının tespit edildiği gerekçesiyle düzenlendiği, buna karşın daha önce eğitim almış ya da mevcutta atıksu arıtma tesisi işletenlerin çevre mühendisi olmaktan muaf tutularak tesis sorumlusu olabilmelerinin öngörüldüğü, bu durumun kendi içerisinde bir çelişkiye neden olduğu, Tebliğin geçiş hükümleri ile çevre mühendisi olmayanlara böyle bir ayrıcalık tanınmasının hukuka aykırı olduğu, eğitim ilanında bu eğitimin nitelikleri, eğitimi gerçekleştirecek kişilerin yeterlilikleri, sınav süreci ve sınavda başarılı olma hususunda dikkate alınacak kriterlerin sayılmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyize konu Daire kararında yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığının çevrenin korunması konusunda sahip olduğu genel nitelikli yetkilerine dayanarak atıksu arıtma tesislerinde çalışan teknik personelin nitelikleri, belgelendirilmeleri ile görev, yetki ve sorumluluklarını çıkaracağı bir tebliğ ile düzenlemesi hukuken mümkündür. Nitekim bu husus dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten sonra 17/12/2022 tarih ve 32046 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelik ile Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinin 28. maddesinin sonuna eklenen "Atıksu arıtma tesislerinde çalışan teknik personelin belgelendirilmesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir." şeklindeki fıkra ile açık ve somut bir pozitif temele de kavuşturulmuştur.
Bu nedenle, temyize konu Daire kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 17/03/2022 tarih ve E:2020/10985, K:2022/3251 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kullanılmayan 133.00 TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine,
4.Kesin olarak, 12/06/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava konusu Tebliğin "Dayanak" başlıklı 2. maddesinde bu Tebliğin dayanağı olarak gösterilen 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde, "Ülkenin deniz, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının ve su ürünleri istihsal alanlarının korunarak kullanılmasının sağlanması ve kirlenmeye karşı korunması esastır. Atıksu yönetimi ile ilgili politikaların oluşturulması ve koordinasyonunun sağlanması Bakanlığın sorumluluğundadır. Su ürünleri istihsal alanları ile ilgili alıcı ortam standartları Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca belirlenir.
Denizlerde yapılacak balık çiftlikleri, hassas alan niteliğindeki kapalı koy ve körfezler ile doğal ve arkeolojik sit alanlarında kurulamaz.
Alıcı su ortamlarına atıksu deşarjlarına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükmünde, atıksu deşarjına ilişkin usul ve esasların Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelik ile belirlenmesi öngörüldüğü halde atıksu deşarjına ilişkin usul ve esaslar kapsamında yer aldığında kuşku bulunmayan atıksu arıtma tesislerinde çalışacak teknik personelin nitelikleri, belgelendirilmeleri ile görev, yetki ve sorumluluklarının yönetmelik yerine tebliğ ile düzenlenmesine hukuken olanak bulunmadığından bu hususların düzenlenmesi amacıyla çıkarılan dava konusu Tebliğde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dava konusu Tebliğ ve bu tebliğe istinaden tesis edilen atıksu arıtma tesisi yeterlilik eğitimi ilanı işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda verilen Daire kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.