T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2198
Karar No : 2023/645
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 16/03/2022 tarih ve E:2019/2556, K:2022/3164 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 27/10/2010 tarih ve 27742 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik'in 22. maddesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 16/03/2022 tarih ve E:2019/2556, K:2022/3164 sayılı kararıyla;
2872 sayılı Kanun'un 11. maddesinin 4., 6., ve 12. fıkralarında; Büyükşehir Belediyeleri ve belediyelerin atık su altyapı sistemleri ile evsel katı atık bertaraf tesislerini kurmak ve sürdürülebilir şekilde işletmekle, bu hizmetten faydalananların ve faydalanacak olanların ise verilen hizmetin yürütülebilmesi için sorumlu idarelerce yapılan harcamalara belediye meclisince belirlenecek tarifeye göre ücret ödemek suretiyle katılmakla yükümlü oldukları, tahsil edilen ücretlerin atık su ve katı atıkla ilgili hizmetler dışında kullanılamayacağının düzenlendiği, aynı maddede arıtma ve bertaraf etme yükümlülüğüne tâbi tesis ve işletmeler ile yerleşim birimleri, bu yükümlülüğe istinaden kurulması zorunlu olan arıtma ve bertaraf sistemleri, atık su arıtma ve ön arıtma sistemleri ile atık su altyapı sistemlerinin kurulması, onarımı, ıslahı, işletilmesi ve harcamalara katkı paylarının belirlenmesi ile ilgili usûl ve esasları çıkarılacak Yönetmelikle düzenlemek hususunda Bakanlığın yetkili kılındığı,
Dava konusu Yönetmelik'te; atık su altyapı hizmeti ile evsel katı atık hizmeti vermek, bu hizmetlere ilişkin tarifeleri belirlemek ve ücreti toplamanın atık su altyapı yönetimleri ve evsel katı atık idarelerinin görev ve yetkileri arasında sayıldığı, su ve atık su ve katı atık hizmetlerinden faydalanan ve/veya faydalanacak gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanan abonelerin ise ilgili kurumlarca bu Yönetmelik'teki esaslara uygun olarak belirlenen tarifelere göre faturalanan atık su ve evsel katı atık ücretlerini ödemekle sorumlu tutuldukları,
Çevreyi geliştirmenin, çevre sağlığını korumanın ve çevre kirlenmesini önlemenin hem Devlete hem de vatandaşlara Anayasa ile verilmiş bir yükümlülük olup, bu yükümlülük doğrultusunda mevzuat hükümleri ile atık su altyapı yönetimleri ve evsel katı atık idarelerine verilmiş olan atık su altyapı hizmeti ile evsel katı atık hizmetinin sürdürülebilirliğinin sağlanmasının "kirleten öder" ilkesi uyarınca bu hizmetler karşılığında alınacak ücretlerin de kesintisiz olarak tahsilini gerektirdiği,
Bu durumda, atık su altyapı tesisleri ile evsel katı atık bertaraf tesislerinin kurulması, bakımı, onarımı, işletilmesi, kapatılması ve izlenmesi, bu tesislerle ilgili olarak verilen tüm hizmetleri karşılayabilecek tam maliyet esaslı tarifelerin; atık su altyapı yönetimleri, büyükşehir belediyeleri ve belediyeler tarafından belirlenmesi, ayarlanması ve uygulanması yoluyla çevresel altyapı hizmetlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla hazırlanan Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik'te atık su altyapı hizmeti ile evsel katı atık hizmetine ait ücretlendirmenin söz konusu hizmetlerin niteliğinden kaynaklanan zorunluluk nedeniyle su faturaları üzerinden yapılmasını öngören, 2872 sayılı Kanun'un ilkelerine uygun olarak ve Kanun hükmünün uygulanması amacıyla yapılan dava konusu düzenlemede üst hukuk normuna ve hukuka aykırılık görülmediği,
Diğer taraftan, faturanın ödenmemesi halinde uygulanabilecek olan suyun kapatılması yaptırımı nedeniyle aynı faturada tahakkuk ettirilen atık su ve evsel katı atık hizmetlerine ilişkin ücretlerin doğru tahakkuk ettirilip ettirilmediğini denetleme imkanının ortadan kaldırıldığı davacı tarafından ileri sürülmekte ise de, belediye meclislerince belirlenmesi öngörülen tarifeye ve abonenin hangi hizmetlerden yararlandığını ve hangi tarife türü üzerinden ücretlendirileceğini belirleyen ve idare ile abone arasında yapılması zorunlu olan sözleşmeye dayanılarak tespit edilen hizmet bedellerinin hesaplanmasında yapılacak hata ya da yanlışlığın idari ya da yargısal yollarla düzeltilmesi yolunun açık olması karşısında bu iddiaya itibar edilmediği gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Yönetmelik'in dayanağı olarak gösterilen 2872 sayılı Kanun'un 11. maddesinde davalı idareye atık su ve evsel katı atık hizmetlerine ilişkin ücretlerin tahsil usulünü belirleme hususunda yetki verilmediği; dava konusu düzenlemenin suya erişimin zorlaştırılmasına yol açması ve temel bir hak olan su hakkının ancak kanunla sınırlanabileceği göz önünde bulundurulduğunda Anayasa'nın 2., 5., 13., 17. ve 56. maddelerine aykırı olduğu, iptali talep edilen düzenlemeyle suyun kapatılması yaptırımının gücünden faydalanılarak atık su ve evsel katı atık hizmetlerine ilişkin ücretlerin tahsilinin kolaylaştırılmasının amaçlandığı, uygulamanın kamu yararına uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 16/03/2022 tarih ve E:2019/2556, K:2022/3164 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 03/04/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.