T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2225
Karar No : 2023/1156
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI): …
2- (DAVALI): … Kurulu
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 24/11/2021 tarih ve E:2018/4397, K:2021/4030 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı 10/08/2018 tarihinde yapılan yeniden inceleme talebi hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğince tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 24/11/2021 tarih ve E:2018/4397, K:2021/4030 sayılı kararıyla;
Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptal istemi yönünden:
, Dosyanın incelenmesinden, yargı mensubu olarak görev yapan davacının, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekten çıkarılmasına karar verildiği, anılan karara karşı davacının 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun 33. maddesi uyarınca yeniden inceleme talebinde bulunmadığı, daha sonra davacı tarafından 10/08/2018 tarihli dilekçesiyle meslekten çıkarılmasına dair … tarih ve … sayılı karara karşı yeniden inceleme talebinde bulunması üzerine Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğince davacının meslekten çıkarılmasına dair karara karşı süresinde yeniden inceleme talebinde bulunmadığı için 29/11/2016 tarihinde kesinleştiğine dair tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemin ardından, Danıştay Yazı İşleri Müdürlüğü kayıtlarına giren 08/10/2018 tarihli dilekçeyle bakılmakta olan davanın açıldığı,
Olayda, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği 23/01/2017 tarihinde dava konusu işleme yönelik olarak yargı yolu açıldığı ve söz konusu Kanun Hükmünde Kararname 08/03/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7075 sayılı Kanunla değiştirildiği, 7075 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren (60) gün içerisinde, en son 07/05/2018 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra, 08/10/2018 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle incelenmesine imkan bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Öte yandan, … tarih ve … sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği ve davacı tarafından bu karara karşı yeniden inceleme talebinde bulunulmadığından, davacı hakkında verilen meslekten çıkarma kararının 29/11/2016 tarihinde kesinleştiği, bu durumda ise davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi isteminin de süreaşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı,
Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğinin … tarih ve … sayılı işlemine ilişkin iptal istemi yönünden:
685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 7075 sayılı Kanun’un 11. maddesinin ikinci fıkrası ile 667 sayılı KHK'nın ilgili maddesi uyarınca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilen hâkim ve savcıların, kararın kesinleşmesinden itibaren altmış gün içinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda dava açabileceklerinin düzenlendiği,
Uyuşmazlıkta İdare Hukukunun temel prensiplerinden biri olan ''yetkide ve usulde paralellik ilkesi'' uyarınca, yasada aksine bir düzenleme veya değişiklik yapılmadıkça, bir işlemin tesisinde uygulanan yetki ve usul kurallarının, aynı işlemin geri alınması veya kaldırılması işlemlerinde de aynen uygulanmasının zorunlu olduğu,
667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hâkim ve savcıların meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararların verilmesine ilişkin yetkinin, Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Genel Kurulu'na ait olduğu hususunda duraksama bulunmadığı,
Kararda bahsi geçen mevzuat hükümleri birlikte incelendiğinde, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği dikkate alındığında; davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın geri alınarak hakimlik mesleğine iadesine karar verilmesi istemiyle yaptığı 10/08/2018 tarihli başvuru üzerine, yetkide ve usulde paralellik ilkesi gereğince, bu istem hakkında değerlendirme yapma yetkisini haiz Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca bir karar verilmesi gerekirken, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğince tesis edilen dava konusu … tarih ve … sayılı işlemin yetkide ve usulde paralellik ilkesine aykırı bir biçimde tesis edildiği,
Bu itibarla, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın geri alınarak hakimlik mesleğine iadesine karar verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemi ile davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi istemi yönünden davanın süre aşımı yönünden reddine, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğinin … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hakkında verilen süre ret kararının hukuka uygun olmadığı; meslekten çıkarılma kararının internette yayımlandığı, hiçbir tebliğ işleminin yapılmadığı, savunma yapmadan, kendini ifade edemeden meslekten çıkarılmasına karar verildiği; hain darbe girişiminden üç ay sonra açığa alındığı, gözaltına alınan çoğu hakim savcının tutuklandığı, yaşamış olduğu travma ile memleketine büyükbabasının yanına gidip saklanmak zorunda kaldığı, dolayısıyla hiçbir hukuki işlemi yapamadığı, hiçbir şeyden haberinin olmadığı, hakkını arayabileceği ilk fırsatı bulduğunda da işbu davayı açtığı, içinde bulunduğu durumun mücbir sebep sayılacağı; meslekten çıkarılma kararından önce savunma hakkı verilmediği, hangi gerekçe ile kamu görevinden çıkarıldığını dahi bilmediği, dava konusu işleme dayanak yapılan varsa suçun ne olduğu, yeri-zamanı, delillerinin bildirilmediği, soruşturma yapılmadığı, tamamen dedikodulara dayalı ve ispata muhtaç istihbari bilgilerle meslekten çıkarılmasına karar verildiği; kararda bireyselleştirme yapılmadığı, işleme dayanak olarak gösterilen belgelerin işlem tarihinde olmadığı; Dairece makul sürede yargılama yapılmadığı; bir çok temel hakkın ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, dava konusu yazının, bilgilendirme mahiyetinde olup kesin ve yürütülmesi gereken bir idari işlem niteliğini haiz olmadığından, iptali istemiyle açılan davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1-b maddesi uyarınca incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği; dava devam ederken, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın yeniden incelenmesi amacıyla 10/08/2018 ve 28/08/2018 tarihli dilekçeyle yaptığı yeniden inceleme başvurusunun yasal süre içerisinde yeniden inceleme yoluna başvurulmadığı ve kararın daha önce usulüne uygun şekilde kesinleştiği gerekçeleriyle Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla reddedildiği; davacının yeniden inceleme talebi hakkında Genel Sekreterlikçe değil, Genel Kurulca karar verildiği; sonuçta, tesis edilen işlemlerde "yetkide ve usulde paralellik ilkesi"ne herhangi bir aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Taraflarca, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen iptale, kısmen davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 24/11/2021 tarih ve E:2018/4397, K:2021/4030 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 29/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.