T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2299
Karar No : 2023/835
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Derneği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 17/03/2022 tarih ve E:2020/5488, K:2022/3249 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 31/12/2019 tarih ve 30995 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Geri Kazanım Katılım Payına ilişkin Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 17/03/2022 tarih ve E:2020/5488, K:2022/3249 sayılı kararıyla;
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 1., 2., 3. maddesinin (g) ve (h) bentleri, Ek 11. maddesinin 1.ve 6. fıkralarına yer verilerek,
Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmelik'in dava konusu 4. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde; içeceğin; içme sütü, çeşnili ve aromalı/aromalandırılmış içme sütleri, bebek ve devam sütleri hariç olmak üzere içilebilir özellikte olan ve içecek olarak tüketime sunulan tüm ürünler olarak tanımlandığı; 5. maddesinin 15. fıkrasında; Kanun'un ek-1 sayılı listesindeki plastik poşet, lastik, akümülatör, pil, madeni yağ, bitkisel yağ, ilaç, elektrikli ve elektronik eşya ile içecek ambalajı dâhil tüm ambalajlara yönelik olarak bu Yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin tanımlayıcı ve açıklayıcı hususların Bakanlıkça çıkarılacak usul ve esaslar ile belirleneceği hükmüne yer verildiği,
Bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamak amacıyla yürürlüğe konulan Çevre Kanunu'nda döngüsel ekonomi ve sıfır atık yaklaşımı doğrultusunda atık oluşumunun önlenmesi/azaltılması, yeniden kullanıma öncelik verilmesi suretiyle çevre ve insan sağlığının ve tüm kaynakların korunmasının ilke olarak kabul edildiği, atıkların geri kazanılmasını düzenleyen ve teşvik eden hükümlere yer verildiğinin görüldüğü,
Bu kapsamda, 2872 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (h) bendinde; geri kazanım katılım payının çevrenin korunması, çevre kirliliğinin önlenmesi ve giderilmesi, sıfır atığın yaygınlaştırılması, döngüsel ekonomi ilkelerinin uygulanması ve iklim değişikliği ile mücadele edilmesi için kullanılacak mekanizmalar arasında sayıldığı, aynı Kanun'un Ek 11. maddesinin 1. fıkrasında ise; yurt içinde piyasaya arz edilen bu Kanun'a ekli (1) sayılı listede yer alan ürünlerden poşetler için satış noktalarından, diğer ürünler için piyasaya sürenlerden/ithalatçılardan bu listede belirtilen tutarda geri kazanım katılım payı tahsil edileceği kuralına yer verilerek, Kanun'a ekli (1) sayılı listede diğer ürünler yanında "içecek ambalajları"nın da sayılmak suretiyle bunları piyasaya sürenlerden/ithalatçılardan bu listede belirtilen tutarda geri kazanım katılım payı tahsil edileceğinin kurala bağlandığı,
2872 sayılı Kanun'un ek-1 sayılı listesinde yer alan ürünler için tahsil edilecek geri kazanım katılım paylarının belirlenmesine, beyan edilmesine, tahsilatına ve izlenmesine ilişkin idari ve teknik usul ve esasları belirlemek amacıyla çıkarılan Geri Kazanım Katılım Payına İlişkin Yönetmelik'in iptali istenen 4. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde yer alan "içecek" tanımının 2872 sayılı Kanun'un Ek 11. maddesi ve Kanun Eki (1) sayılı listede yer alan düzenlemeyi tamamlayıcı ve açıklayıcı nitelikte olduğu, 2872 sayılı Kanun'un ilkelerine uygun olarak ve Kanun hükmünün uygulanması amacıyla yapılan dava konusu düzenlemede üst hukuk normuna ve hukuka aykırılık görülmediği,
Diğer taraftan, davacı tarafından dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen maddesinde içecek tanımının gıda mevzuatı hükümlerine uygun olarak yapılmadığı, bu konuyu düzenleyen mevzuatta içilebilir özellikte olan ve içecek olarak tüketime sunulan her ürünün içecek olarak kabul edilmediği, bu kapsamda, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun "Sularla İlgili Genel Hükümler" başlıklı 27. maddesinde düzenleme yapma ve denetleme yetkisi Tarım ve Orman Bakanlığına bırakılan ve herhangi bir katkı, aroma veya zenginleştirme amaçlı madde ilave edilen kaynak suları, içme suları, doğal mineralli sular ve yapay sodaların içecek olarak kabul edilmesi gerektiği, üretimi, uygun şekilde ambalajlanması, satışı ile ilgili usul ve esasları belirleme yetkisi Sağlık Bakanlığına verilmiş olan kaynak suları ile içme sularının içecek olarak kabul edilmemesine rağmen dava konusu Yönetmelik ile içecek kapsamına alınmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de, 2872 sayılı Kanun'un Ek 11. maddesi ve Kanun'a Ekli (1) sayılı liste ile 2872 sayılı Kanun'un amaç ve ilkeleri birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu Yönetmelik'in iptali istenilen hükmünde yer verilen içecek tanımının, ambalaj içindeki likit ürünü ifade etmek amacıyla yapıldığı, söz konusu içecek tanımının gıda mevzuatı kapsamında içecek olarak değerlendirilecek ürünün niteliğini belirlemek amacıyla yapılmış olmadığı sonucuna ulaşıldığından, davacının bu iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, gıda mevzuatı çerçevesinde gıda ürünü sayılan ve likit içecek olan sütün içecek tanımının dışında bırakılması, suyun ise içecek tanımına dahil edilmesinin keyfi, hukuka aykırı ve yasal dayanağı olmayan bir düzenleme olduğu; dava konusu Yönetmelik hükmünün dernek üyelerinin hak ve menfaatlerini ihlal ettiği, hukuka aykırı bu tanım nedeniyle 5 kat fazla katılım payı ödemelerine neden olunduğu; 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun "Sularla İlgili Genel Hükümler" başlıklı 27. maddesinde; herhangi bir katkı, aroma veya zenginleştirme amaçlı madde ilave edilen kaynak suları, içme suları, doğal mineralli sular ve yapay sodalarla ilgili düzenleme yapma ve denetleme yetkisinin Tarım ve Orman Bakanlığına, doğal kaynak suları, içme suları, doğal mineralli sular ve tıbbi amaçlı sularla ilgili düzenleme ve denetleme yetkisinin Sağlık Bakanlığına verilmiş olduğu, içecek sayılan ürünlerin düzenleme ve denetleme yetkisi Tarım ve Orman Bakanlığına verilmiş olan ürünler olduğu, düzenleme ve denetleme yetkisi Sağlık Bakanlığına verilmiş olan doğal kaynak suyu ve içme suyunun 5996 sayılı Kanun ve Türk Gıda Kodeksi kapsamında içecek kategorisinde kabul edilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 17/03/2022 tarih ve E:2020/5488, K:2022/3249 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 26/04/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.