T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2326
Karar No : 2023/867
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Beşinci Dairesinin 26/11/2021 tarih ve E:2017/814, K:2021/4057 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti:Danıştay Beşinci Dairesinin 26/11/2021 tarih ve E:2017/814, K:2021/4057 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları ve davacının bakılmakta olan dava dosyası ile Dairelerinin E:2016/55223 sayısında kayıtlı dosyanın birleştirilme talebi yerinde görülmeyerek işin esasına geçildiği,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla esastan reddedildiği, Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile anılan kararın onandığı ve 11/02/2020 tarihinde mahkumiyet kararının kesinleştiği,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "Bylock CBS Sorgu Sonucu Raporları" nın incelenmesinden; davacı tarafından … ve … GSM numalarından, … , … ve … IMEI numaralı cihazlarla ByLock uygulamasının yüklendiği, "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanakları"nın incelenmesinden de davacının "… " ile "… " ID numaralarıyla ve bir kullanıcı adı ile şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, örgüt içerisinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, üniversite döneminden arkadaşı olan Ö.F.T.'yi örgüt mensuplarının kaldığı evlere götürdüğüne, örgüt mensuplarının isteğiyle HSK tetkik hakimliğine atandığına, örgüt içerisinde aktif rol üstlendiğine, örgüt mensubu hakim ve savcıların etkin görevlere getirilmesinde önemli rolü bulunduğuna, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ''bağımsız'' adayları için oy istediğine, örgüte mensup olmayan hakim-savcı adaylarını örgüt evlerindeki toplantılara davet ederek örgüte ısındırmayı amaçladığına, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü liderinin Türkiye’de bulunduğu dönemde İstanbul’da yaptığı sohbet toplantılarına örgüt mensubu hakim ve savcıların götürülmesine öncülük ettiğine ve diğer hususlara yönelik tanık beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Unvanlı görev yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün Adalet Bakanlığı ve HSK'da etkin olduğu dönemde Adalet Bakanlığı ve HSK'da tetkik hakimi olarak görevlendirilmesinin ve Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreter Yardımcısı olarak atanmasının diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olarak değerlendirildiği,
Yurt dışı dil eğitimi yönünden, FETÖ'nün Adalet Bakanlığında etkin olduğu 2008-2009 yıllarında 1 yıl süreyle yurt dışına gönderildiğine ilişkin tespitin, davacı hakkındaki diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hakkında tesis edilen işlemin idarenin iddiasının aksine ihraç işlemi olduğu, 2802 sayılı Kanundaki soruşturma ve savunma alma usullerine riayet edilmeksizin meslekten çıkarıldığı, bu sürecin Anayasanın 36. ve AİHS'nin 6. maddesinde yer bulan adil yargılanma hakkını ihlal ettiği, kendisine yargısız infaz yapıldığı, delil olup olmadığı bile tartışmalı olan ByLock uygulaması nedeniyle suçlu kabul edildiği, anılan delilin MİT tarafından yasalara aykırı olarak temin edildiği için delil niteliğinin bulunmadığı, anılan örgütün emir ve talimatı altında yargısal faaliyet yürüttüğüne dair somut delil bulunmadığı, ihraç işleminin siyasi mülahazalar ve subjektif yaklaşımla tesis edildiği, hükme esas alınan diğer delilin itirafçı ve iftiracı tanık beyanları olduğu, kendisinin tanımadığı, salt kendini kurtarma gayesi ile kişisel kanaat ve duyumlara dayanarak beyanda bulunan bu kişilerin ifadelerine itibar edilmesinin hukuka uygun olmadığı, HSK Genel Sekreterliğine bütün siyasi grupların desteği ile seçildiği ve çalışmalarından dolayı da bütün kesimlerce takdir edildiği, yurtdışı dil eğitimine ise toplamda bir yıl katıldığı, Adalet Bakanlığı AB Genel Müdürlüğünün projesi kapsamında halen görevde olan pek çok hakim ve savcı ile birlikte katıldıkları, Genel Sekreter Yardımcısı iken üç ay kadar Amerika'ya gittiği, ancak bunun da daha iyi hizmet sunma amacıyla gerçekleştirdiği, dava konusu işlemin Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu, bu işlemle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde belirtilen bağımsız mahkeme ilkesinin, masumiyet karinesinin, 8. maddesindeki özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 26/11/2021 tarih ve E:2017/814, K:2021/4057 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 27/04/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.