T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2329
Karar No:2023/3078
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Akaryakıt Dağıtım Taşımacılık İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … sayılı bayilik lisansı sahibi ... Petrol Ürünleri İhtalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait istasyonda 2013 yılı Temmuz ayında yapılan denetimlerde 1240 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararında belirtilen şartlarda istasyon otomasyon sistemi uygulamasının gerçekleştirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle davacı dağıtıcı şirkete 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ile aynı bendin 3 numaralı alt bendi uyarınca 850.000,00-TL; vaziyet planı haricinde ve/veya vaziyet planında belirtilen kapasitenin üzerinde gizli tank ve düzenek bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ile aynı fıkranın (b) bendi uyarınca 250.000,00-TL idari para cezası olmak üzere toplam 1.100.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin anılan bayisinde 2013 yılı Temmuz ayında yapılan denetimde istasyon otomasyon sistemi uygulamasının gerçekleştirilmediği ve vaziyet planı haricinde ve/veya vaziyet planında belirtilen kapasitenin üzerinde gizli tank/düzenek bulundurulduğunun tespit edildiği, bu aykırılıklar nedeniyle davacı şirket hakkında soruşturma yapılarak 23/02/2017 tarihli Soruşturma Raporu'nun düzenlendiği ve davacının savunması yeterli görülmeyerek 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (l) bendine ve 7. maddesinin altıncı fıkrasına aykırılık nedeniyle 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ile aynı fıkranın c/3 alt bendi uyarınca toplam 1.100.000,00-TL idari para cezası verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı; olayda, davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda otomasyon sisteminin çalışmadığı ve vaziyet planı haricinde gizli tank bulundurulduğu hususunun sabit olduğu, davacı şirketin dağıtıcı sıfatı ile kanun gereği gizli tank bulundurma ve otomasyon sisteminin çalışmaması fiillerinden sorumlu tutularak kanunla öngörülen idari para cezası uygulandığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce Dairemizin 07/12/2021 tarih ve E:2018/2402, K:2021/4185 sayılı kararıyla, dava konusu kararın, adı geçen bayide Temmuz 2013'te yapılan denetimlerde otomasyon sistemi uygulamasının gerçekleştirilmediğinin tespit edilmesi üzerine 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ile aynı bendin 3 numaralı alt bendi uyarınca 850.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının onanmasına, vaziyet planı haricinde ve/veya vaziyet planında belirtilen kapasitenin üzerinde gizli tank ve düzenek bulundurduğunun tespit edilmesi üzerine 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ile aynı fıkranın (b) bendi uyarınca 250.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmesi üzerine, bozma kararına uyularak verilen kararda; 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yer alan ve bayilerin akaryakıt istasyonunda kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipmanı bulundurmama yükümlülüğünü ihlâl etmeleri hâlinde, dağıtıcı lisansı sahibine idarî para cezası verilmesini öngören kanun hükmünün 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle değiştirildiğinden ve maddenin yeni hâlinde anılan düzenlemeye yer verilmediğinden, davacı şirkete bu kapsamda idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf başvurusuna konu idare mahkemesi kararının, vaziyet planı haricinde ve/veya vaziyet planında belirtilen kapasitenin üzerinde gizli tank ve düzenek bulundurduğunun tespit edilmesi üzerine 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ile aynı fıkranın (b) bendi uyarınca 250.000,00-TL idari para cezası verilmesi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, harçtan muaf olmaları nedeniyle aleyhlerine harca hükmedilemeyeceği, davacı hakkında tesis edilen işlemin normlar hiyerarşisine ve mevzuatın amacına uygun olarak gerçekleştirildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinin (ğ) bendinde, "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 330. maddesinde, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceği; 332. maddesinde ise yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) ... b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddî hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralına yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 81. maddesinde, vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi gerektiği; 82. maddesinin ikinci fıkrasında, vekilin istifa etmiş olması hâlinde, vekâlet veren davayı takip etmez ve başka bir vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılacağı; aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise, yukarıdaki fıkralarda yer alan hususların, istifa eden vekilin istifa dilekçesi ile birlikte vekâlet verene ihtaren bildirileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptali yolundaki esasa ilişkin kısmının incelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının vekâlet ücreti yönünden incelenmesi:
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştay'ın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddî hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği kuşkusuzdur.
Dosyanın incelenmesinden, ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca davalı idare lehine 990,00-TL vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verildiği, anılan karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddedildiği, temyiz safhasında ise Mahkeme kararının davacıya otomasyon sistemi uygulamasını gerçekleştirmediğinden bahisle 850.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının Dairemizin 07/12/2021 tarih ve E:2018/2402, K:2021/4185 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, buna bağlı olarak kararın davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının da onanan kısım içinde kaldığı, kararın vaziyet planı haricinde ve/veya vaziyet planında belirtilen kapasitenin üzerinde gizli tank ve düzenek bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle davacıya 250.000,00-TL idari para cezası verilmesi ilişkin kısmının lehe hüküm nedeniyle bozulduğu ve Bölge İdare Mahkemesi'nce Dairemizce verilen kısmen bozma kararına uyularak bozulan kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, ancak bozma üzerine davanın kısmen ret kısmen iptal ile sonuçlandığı belirtilerek davalı idare lehine yeniden vekâlet ücretine hükmedildiği, ayrıca temyiz safhasında davacı vekili tarafından 27/06/2020 tarihli dilekçe ile vekillik görevinden istifa edildiğinin bildirildiği, Dairemizin 23/07/2020 tarihli yazısı ile anılan vekillikten çekilme dilekçesinin davacı şirkete tebliğ edildiği, ancak akabinde davacı tarafından dosyaya ibraz edilen herhangi bir vekâletname bulunmamasına rağmen davacı lehine de vekâlet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi'nce, bozma kararına uyularak verilen kararda davalı idare lehine yeniden vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, mükerrer vekâlet ücreti ödenmesine sebep olacak şekilde davalı lehine ikinci defa vekâlet ücretine hükmedilmesinde, öte yandan, davacı vekilinin çekilme dilekçesinden sonra davacının başka bir vekil de görevlendirmediği hususu dikkate alınmayarak davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde usûl hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
Ancak, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize konu İdare Mahkemesi kararının vekâlet ücretine ilişkin kısmının, vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi suretiyle düzeltilerek onanması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik vaziyet planı haricinde ve/veya vaziyet planında belirtilen kapasitenin üzerinde gizli tank ve düzenek bulundurulması nedeniyle verilen idari para cezasına ilişkin kısım yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının hüküm fıkrasında yer alan, " yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen …-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine," ve "…-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine" ibare çıkarılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle temyiz başvurusunda yatırmış olduğu …-TL temyiz başvurma harcının, …-TL temyiz karar harcının istemi halinde davalı idareye iadesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 15/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.