T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2341
Karar No:2023/3214
TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLLERİ : Av. …
2. (DAVACI) : …Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile imzalanan Adatepe Barajı Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanımı Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşma uyarınca 2018 yılı üretimi için 2.607.751,53-TL olarak hesaplanan hidroelektrik kaynak katkı payı tutarının tahsiline yönelik işlem başlatılmasına ilişkin …tarih ve …sayılı DSİ Hidroelektrik Enerji Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesi'nce verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacı şirket tarafından kısmi kabulün davalı idarece 31/10/2018 tarihinde yapılması nedeniyle tesisin 01/11/2018 tarihinde çalışmaya başladığı ve Kasım ayında 30 gün, Aralık ayında 31 gün üretimin gerçekleştirildiği, kısmi kabul tarihinden sonra yaşanan yağışlardan dolayı daha fazla üretim yapma imkanına sahip olunmasına rağmen tesisin 1,25 MW'lık kısmının kabulünün yapılmış olması nedeniyle sadece 1.242.882 kWh enerji üretilebildiği, bu nedenle bir yıl süresince tesisin tam kapasite çalıştığı varsayılarak kaynak katı payı tahakkuk ettirilemeyeceği ileri sürülmekte ise de; tesisin geçici kısmi kabulünün geç yapılmasının ve kısmi kabul şeklinde yapılmasının davalı idareden kaynaklandığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, bu konuda daha önce yapılmış herhangi bir yazışmanın veya itirazın da bulunmadığı anlaşıldığından, tesisin geçici kısmi kabulünün yapılması sırasında barajda bulunan su miktarının az olması nedeniyle tam kabulün yapılamadığı, bu hususun ise Su Kullanım Hakkı Anlaşması'nın 14. maddesinde yer alan düzenleme kapsamında olduğu, bu kapsamda davacı şirketin tesisin tam kapasite çalışamaması nedeniyle kaynak katkı payının, çalışılan dönemdeki kapasitenin (1,25 MW) tam kapasiteye (3,691 MW) oranlanarak ödenmesi gerektiği şeklindeki iddiası yerinde olmadığından, aksi kabulle hesaplanan kaynak katkı payının bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, kısmi kabulün davalı idare tarafından 31/10/2018 tarihinde yapılması nedeniyle tesisin 01/11/2018 tarihinde çalışmaya başlandığı ve Kasım ayında 30 gün, Aralık ayında 31 gün üretim gerçekleştirildiği gözetilerek kaynak katkı payının tesisin çalıştığı 61 güne oranlanarak belirlenmesi gerektiği şeklindeki iddianın incelenmesinde ise; Su Kullanım Hakkı Anlaşması'nın 39. maddesinde yer alan "Bu anlaşma, şirketin EPDK'dan alacağı önlisans lisansında belirtilen tarihte yürürlüğe girecek olup, şirkete EPDK tarafından verilen önlisans/lisans yürürlükte olduğu sürece geçerlidir. (...)" kuralı ve davacı şirket tarafından EÜ/…sayılı üretim lisansının 09/08/2018 tarihinde alındığı dikkate alındığında, taraflar arasındaki anlaşmanın 09/08/2018 tarihinde yürürlüğe girdiği, anlaşmanın 40. maddesinde yıllık kaynak katkı payının nasıl belirleneceğinin düzenlendiği, dolayısıyla ancak sözleşmenin yürürlüğe girdiği 09/08/2018 tarihinden sonrası için yıllık kaynak katkı payı alınabileceği ve pay hesabının yıl bazında değil bu kıst dönem esas alınarak oranlanmak suretiyle belirlenmesi gerektiği sonucuna varıldığından, kaynak katkı payının sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihten (09/08/2018) önceki dönem için istenemeyeceği ve bu kısımda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemin sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarih olan 09/08/2018 tarihinden önceki dönem için kaynak katkı payı hesaplanmasına ilişkin kısmının iptaline, dava konusu işlemin tesisin kapasitesine göre kaynak katkı payı hesaplanması isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak, dava konusu işlemin icrai nitelikte olmadığı, esasa ilişkin olarak ise, kaynak katkı payı toplantısına katılan isteklilerin projeyi yapmaya hak kazanması durumunda her yıl yapacağı ödemenin ne olacağı ve bu tutarın nasıl güncelleneceğini bildiği, teklif formunda bu hususların yer aldığı, hidroelektrik kaynak katkı payının her yıl için yılın sonunda gerçekleşecek yıllık piyasa takas fiyatı ile ödemeye esas üretim yılında gerçekleşen yıllık piyasa takas fiyatı oranıyla güncellenerek ve tesisin ilan edilen toplam kurulu gücü esas alınarak hesaplanması gerektiği, tesisin yıl içerisinde ne zaman üretime alındığı veya ne kadar üretim yaptığının bu bedelin belirlenmesine bir etkisi bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu,
Davacı tarafından, üretim lisansının verilmesinden itibaren üretim lisansı ile birlikte firmalara tesisin yapılması için 36-48 aylık sürelerin verildiği göz önüne alındığında, tesisin yapım sürecinde üretim faaliyeti olmadığından lisansın verildiği tarih dikkate alınarak hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğu, davalı idarece 31/10/2018 de devreye giren tesis için 31/10/2019 tarihinde yıllık olarak kaynak katkı payı bedelini istemesi gerektiği, 1 yıllık süre dolmadan kullanmayan kaynak için bedel talep edilmesinin hukuk aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, tesisin geçici kısmi kabulünün geç yapılması ve kısmi kabul şeklinde yapılmasının davalı idareden kaynaklanmadığı, davacının talebinin anlaşma hükümlerine aykırı olduğu,
Davacı tarafından, Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ :
Dosyanın incelenmesinden, davacının Adatepe HES için yapılan kaynak katkı payı toplantısında kurulu güç başına yıllık en yüksek teklifi vererek su kullanım hakkı anlaşması imzalamaya hak kazandığı, 31/10/2018 tarihinde tesiste yapılan inceleme sonucunda tesisin 1,25 MW ünite gücüne sahip olduğu tespit edilerek tesis söz konusu güç değeri ile 01/11/2018 tarihinde işletmeye alındığı, tesisin işletmeye alınması üzerine davalı idare tarafından 3,691 MW kurulu güç üzerinde yapılan hesaplama neticesinde 2018 yılı için (bir yıllık) kaynak katkı payı bedeli tahakkuk ettirilerek belirlenen tutarın ödenmesinin istenildiği, davacı tarafından tesisin yalnızca 61 gün üretim yaptığı ve tam kapasiteyle çalışmadığından bahisle 2018 yılı kaynak katkı payı bedelinin 1,25 MW kurulu güç üzerinde 61 gün için hesaplanması gerektiği iddialarıyla yapmış olduğu itirazların dava konusu işlem ile reddedildiği anlaşılmaktadır.
4283 sayılı Yap-İşlet Modeli İle Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması Ve İşletilmesi İle Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un Geçici 3. maddesinde "A) Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 20/02/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa ve bu Kanuna istinaden çıkarılmış olan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğine göre hidrolik kaynaklar için üretim lisansı almak maksadı ile su kullanım hakkı anlaşması imzalamak üzere aynı kaynak için Genel Müdürlüğe birden fazla başvuru yapılmış olması halinde, fizibilitesi kabul edilebilir bulunanlar arasından birim elektrik başına en yüksek oranda hidroelektrik kaynak katkı payı vermeye teklif edeni belirlemeye ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna bildirmeye yedi yıl süreyle yetkilidir. Bu bedel üzerinden her yıl üretilen elektrik enerjisi miktarına karşı gelen tutar, takip eden yılın Ocak ayı sonuna kadar Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü bütçesine gelir kaydedilmek üzere ödenir." "kuralı yer almıştır.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Hidrolik kaynaklara başvuruların değerlendirilmesi" başlıklı 29. maddesinde, "Hidrolik kaynaklar için üretim lisansı almak maksadı ile su kullanım hakkı anlaşması imzalamak üzere yapılan başvurularda, su kullanım hakkı anlaşması imzalanacak tüzel kişiyi belirlemeye DSİ yetkilidir. Aynı kaynak için DSİ’ye birden fazla başvuru yapılmış olması hâlinde; fizibilitesi kabul edilebilir bulunanlar arasından her yıl için birim megavat başına en yüksek oranda hidroelektrik kaynak katkı payı vermeyi teklif eden tüzel kişi, anlaşma imzalanmak üzere belirlenir ve Kuruma bildirilir. Hidroelektrik kaynak katkı payı bedeli her yıl ocak ayı sonuna kadar DSİ bütçesine gelir kaydedilmek üzere ödenir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar DSİ’nin bağlı olduğu bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." kuralları yer almıştır.
Kaynak katkı payı bedeline ilişkin düzenlemeler incelendiğinde, 4283 sayılı Kanun ile bir önceki yıl üretilen elektrik miktarı üzerinden kaynak katkı payı bedeli hesaplanması öngörülmüş iken, 6446 sayılı Kanun ile üretime bağlı olarak kaynak katkı payı bedeli hesaplanması yönteminden vazgeçilerek, her yıl için birim megavat başına teklif edilen bedel üzerinden hesaplama yapılması öngörülmüş, Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte ise 6446 sayılı Kanun ile verilen yetki kapsamında yapılan belirleme ile başlangıçta her yıl için ödenmesi taahhüt edilen kaynak katkı payının belirlenen formül uyarınca yapılacak hesaplama neticesinde güncelleştirilerek, lisans süresi boyunca üretim yılını takip eden Ocak ayı sonuna kadar davalı idareye ödenmesi öngörülmüş, hesaplamada kullanılan formülde yıllık veriler ile tesisin toplam kurulu gücü esas alınmıştır. Kaynak katkı payı toplantısında verilecek tekliflere ilişkin olarak Yönetmelik ekinde yer alan Ek-6 Teklif Mektubunda da yıllık olarak teklif edilen bedelin Yönetmelikte belirtilen esaslar doğrultusunda ödenmesinin kabul ve taahhüt edildiği ifadesine yer verilmiştir.
Bu durumda; 6446 sayılı Kanun'un 29. maddesi ve bu madde kapsamında çıkarılan Yönetmelik ile kaynak katkı payı bedelinin hesaplanması usulünün yeniden belirlendiği, 4283 sayılı Kanun'da yer alan üretilen elektrik enerjisi üzerinden ödeme yapılmasına ilişkin hesaplama yöntemi yerine her yıl için birim megavat başına belirlenecek bedelin üretime başlanılan yıldan itibaren her yılın Ocak ayı itibarıyla lisans süresi boyunca ödenmesi yönteminin kabul edildiği, Yönetmelikte yer alan güncelleme formülündeki verilerin de yıllık veriler olduğu, bu bakımdan kaynak katkı payı bedelinin hesabında takvim yılının esas alınması ve tesisin yıl içerisinde hangi tarihte üretime başladığı ve ne kadar üretim yaptığından bağımsız olarak üretim yapılan takip eden yılın Ocak ayı itibarıyla kaynak katkı payı bedeli hesaplanması gerektiği göz önüne alındığında, davacının üretime başladığı tarih dikkate alınarak kaynak katkı payı bedeli hesaplanması gerektiği yönündeki iddiasının yerinde olmadığı, Yönetmelik ile hesaplamada tesisin ilan edilen toplam kurulu gücünün esas alınacağının belirtilmesi nedeniyle geçici olarak kabulü yapılan güç değeri dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği şeklindeki iddianın da yerinde olmadığı, bu kapsamda Adatepe HES tesisine ilişkin 2018 yılı kaynak katkı payı bedelinin mevzuata uygun biçimde hesaplandığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
1- DSİ tarafından projesi geliştirilen ve Kahramanmaraş ilinde inşa edilmesi planlanan Adatepe Barajı ve HES projesinin HES kısmı 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren tüzel kişilerin başvurusuna açılmış, projeye birden fazla başvuru olması nedeniyle proje için su kullanım anlaşması imzalamaya hak kazanacak şirketin belirlenmesi amacıyla 29/12/2015 tarihinde hidroelektrik kaynak katkı payı teklif verme toplantısı gerçekleştirilmiş, davacı şirket tarafından Adatepe HES projesi için birim kurulu güç başına 421.000-TL'nin projenin 3,691 MW kurulu gücü ile çarpılması sonucu bulunan 1.553.911,00-TL'nin ödenmesi taahhüt edilmiştir.
2- Davacının yıllık olarak en yüksek bedeli teklif ettiğinin tespit edilmesi üzerine DSİ ile davacı arasında 31/08/2018 tarihinde Su Kullanım Hakkı Anlaşması (SHKA) imzalanmış, devam eden süreçte Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından Adatepe Barajı ve HES tesisi için davacı şirket adına …tarih ve … sayılı üretim lisansı düzenlenmiştir.
3- 31/10/2018 tarihinde tesiste yapılan inceleme sonucunda "Adatepe Barajı ve Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisi İşne Ait Kısmi Geçici Kabul Tutanağı" düzenlenmiş, mevcut rezervuar su kotunda türbinlerin çalıştırılması sonucunda tesisin 1,25 MW ünite gücüne sahip olduğu tespit edilerek tesis söz konusu güç değeri ile 01/11/2018 tarihinde işletmeye alınmış, devam eden süreçte 13/02/2019 tarihli geçici kabul tutanağı ile tesisin 3,691 MW güç değeri ile geçici kabulü yapılmıştır.
4- Tesisin işletmeye alınması üzerine davalı idarenin …tarih ve …sayılı işlemi ile tesise ilişkin 2018 yılına ilişkin kaynak katkı payı bedeli 3,691 MW kurulu güç bedeli dikkate alınarak bir yıllık olarak hesaplanmış, yapılan hesaplama neticesinde belirlenen 2.607.751,53-TL tutarındaki kaynak katkı payı bedelinin 31/01/2019 tarihine kadar ödenmesi talep edilmiştir.
5- Davacı tarafından söz konusu işleme karşı itirazda bulunularak, hesaplamanın tesisin 2018 yılında faaliyette bulunulduğu 61 gün için ve geçici kabulü yapılan 1,25 MW'lık kurulu güç üzerinden yapılması gerektiği belirtilmiş, söz konusu başvuru davalı idarenin …tarih ve …sayılı yazısı ile; teklif toplantısında üretim miktarı, üretime başlama tarihi ve ne kadar süre üretim yapıldığına bakılmaksızın üretime geçilen yıldan başlamak üzere lisans süresi sonuna kadar her yıl teklif edilen tutarın tamamının ödenceğinin taahhüt edildiği ve davacının yaptığı şekilde bir hesap yönteminin mevzuat gereği mevcut olmadığı belirtilerek reddedilmiştir.
6- Davacı tarafından 07/03/2019 tarihli başvuru ile dava konusu işleme karşı yeniden itirazda bulunulması üzerine davalı idare tarafından ilgili birimlerden görüş alınarak tesis edilen …tarih ve …sayılı işlemle, önceki aşamalarda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde başvuru reddedilerek 2018 yılı için hesap edilen tutarın tahsili için hukuki işlem başlatılmasına karar verilmiş, bunun üzerine, söz konusu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Hidrolik kaynaklara başvuruların değerlendirilmesi" başlıklı 29. maddesinde "Hidrolik kaynaklar için üretim lisansı almak maksadı ile su kullanım hakkı anlaşması imzalamak üzere yapılan başvurularda, su kullanım hakkı anlaşması imzalanacak tüzel kişiyi belirlemeye DSİ yetkilidir. Aynı kaynak için DSİ’ye birden fazla başvuru yapılmış olması hâlinde; fizibilitesi kabul edilebilir bulunanlar arasından her yıl için birim megavat başına en yüksek oranda hidroelektrik kaynak katkı payı vermeyi teklif eden tüzel kişi, anlaşma imzalanmak üzere belirlenir ve Kuruma bildirilir. Hidroelektrik kaynak katkı payı bedeli her yıl ocak ayı sonuna kadar DSİ bütçesine gelir kaydedilmek üzere ödenir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar DSİ’nin bağlı olduğu bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." kuralları yer almıştır.
21/02/2015 tarih ve 29274 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in "Hidroelektrik kaynak katkı payı teklifinin verilmesi ve güncellenmesi" başlıklı 11. maddesinde, "Verilen tekliflerin 1000 TL/MW ve katları olması zorunludur. Tekliflerde kurulu gücü 1 MW’ın altında olsa bile alt sınır değeri 1000 TL/MW olup bu değerin altında verilen teklifler geçersiz sayılır. DSİ’ce geliştirilen projeler için DSİ internet sitesinde başvuruya açılan proje bilgilerinde belirtilen kurulu güç, tüzel kişilerce geliştirilen projeler için ise DSİ internet sitesinde toplantı tarihlerinin ilan edildiği proje bilgilerinde belirtilen kurulu güç, ödemeye esas toplam kurulu güç olarak dikkate alınacaktır. Şirket tarafından proje kapsamında yapılacak çalışmalar sonucu kurulu güçte meydana gelecek artış veya azalış, ödenmesi taahhüt edilen birim megavat başına katkı payı tutarının hesaplanmasında dikkate alınmaz. Katkı payı ödemesi tutarının hesaplanmasında aşağıdaki formül uygulanır. Katkı payı bu formüle göre lisans süresi sonuna kadar her yıl tahsil edilmeye devam edilir:
Yıllık hidroelektrik Kaynak Katkı Payı Tutarı= PxTxK
T= Birim MW kurulu güç başına hidroelektrik kaynak katkı payı teklifi (TL)
P = Tesisin ilan edilen toplam MW kurulu gücü
K = Güncelleştirme katsayısı
K = K1/K3
K1 = Ödemeye esas üretim yılında gerçekleşen Yıllık Ortalama Piyasa Takas Fiyatı (Kr.)
K3 = Teklifin verildiği yılda gerçekleşen Yıllık Ortalama Piyasa Takas Fiyatı (Kr.) Bu Yönetmeliğin yürürlük tarihinden önce imzalanan Su Kullanım Hakkı Anlaşmalarında yer alan K1 tanımı, ödemeye esas üretim yılında gerçekleşen yıllık ortalama piyasa takas fiyatı şeklinde uygulanır."; Yönetmelik ekinde yer alan Ek-1 "Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanım Hakkı Ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşma"nın "Hidroelektrik kaynak katkı payının esasları, hesaplama şekli ve ödenmesi" başlıklı 40. maddesinde, "Aynı kaynak için DSİ’ye birden fazla başvuru yapılmış olması halinde, fizibilitesi kabul edilebilir bulunan şirketler arasında yapılan toplantı sonucu belirlenen şirket tarafından DSİ’ye ödenmesi taahhüt edilen Hidroelektrik Kaynak Katkı Payı tutarı aşağıdaki ilgili fıkralarda belirtilen esaslara göre güncelleştirilerek EPDK’ca verilen lisans süresince, üretim yılını takip eden Ocak ayı sonuna kadar şirket tarafından DSİ’ye ödenir. DSİ tarafından hesap edilen ve Ocak ayı içerisinde DSİ internet sitesinde ilan edilen tutarın zamanında ödenmemesi halinde genel hükümlere göre tahsil edilecektir. (...) c) Belirlenen Hidroelektrik Kaynak Katkı Payı tutarı hesaplamaya esas üretim yılını takip eden yılın Ocak ayı sonuna kadar gelir kaydedilmek üzere Şirket tarafından DSİ’ye ödenir." kurallarına yer verilmiştir.
DSİ ile davacı şirket arasında imzalanan 31/01/2018 tarihli Su Kullanım Hakkı Anlaşması'nın 14 maddesinde; "Çeşitli sebeplerle santrale az su gelmesi halinde suyun az olduğu süre içerisinde üretim tesisinin çalıştırılamaması veya öngörülenden az enerji üretilmesi durumuna ait bütün risk ve sorumluluklar şirkete aittir. Şirketin yatırım öncesi bu konuları incelediği ve projesini buna göre geliştirdiği kabul edilecektir." ; "Hidroelektrik kaynak katkı payının esasları, hesaplama şekli ve ödenmesi" başlıklı 40. Maddesinde ise, "Aynı kaynak için DSİ'ye birden fazla başvuru yapılmış olması halinde, fizibilitesi kabul edilebilir bulunan şirketler arasında yapılan hidroelektrik kaynak katkı payı teklif verme toplantısı sonucu belirlenen şirket tarafından DSİ'ye ödenmesi taahhüt edilen birim kurulu güç başına 421.000 TL (Dörtyüzyirmibir bin Türk Lirası) teklifin (teklif tarihi: 29/12/2015) projenin 3,691 MW toplam kurulu gücü ile çarpılması sonucu bulunan 1.553.911 TL aşağıda belirtilen esaslar dahilinde DSİ tarafından tahsil edilecektir.
Yıllık hidroelektrik Kaynak Katkı Payı Tutarı = PxTxK
T = Birim MW Kurulu güç başına hidroelektrik kaynak katkı payı teklifi (TL)
P =Tesisin ilan edilen toplam MW kurulu gücü
K = Güncelleştirme Katsayısı
K = K1/K3
K1 = Ödemeye esas üretim yılında gerçekleşen Yıllık Ortalama Piyasa Takas Fiyatı (Kr.)
K3 = Teklifin verildiği yılda gerçekleşen Yıllık Ortalama Piyasa Takas Fiyatı (Kr.)" kuralları yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan düzenlemelerden, davalı idare tarafından ilan edilen projeler için üretim lisansı almak maksadı ile su kullanım hakkı anlaşması imzalamak üzere yapılan başvurularda, aynı proje için birden fazla başvuru yapılmış olması hâlinde, başvuranlar arasından her yıl için birim megavat başına en yüksek oranda hidroelektrik kaynak katkı payı vermeyi teklif eden tüzel kişinin anlaşma imzalamaya hak kazanacağı, teklif aşamasında davalı idareye yıllık olarak ödenmesi taahhüt edilen kaynak katkı payının Yönetmelikte belirlenen formül uyarınca yapılacak hesaplama neticesinde güncelleştirilerek, lisans süresi boyunca üretim yılını takip eden Ocak ayı sonuna kadar davalı idareye ödeneceği, santrale az su gelmesi nedeniyle öngörülenden az enerji üretilmesi durumunda bütün risk ve sorumlulukların tesisi işleten lisans sahibine ait olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının Adatepe HES için yapılan kaynak katkı payı toplantısında kurulu güç başına yıllık en yüksek teklifi vererek su kullanım hakkı anlaşması imzalamaya hak kazandığı, 31/01/2018 tarihinde davalı idare ile davacı şirket arasında Su Kullanım Hakkı Anlaşması'nın (SKHA) imzalandığı, davacı tarafından tesis için …tarih ve …sayılı üretim lisansı düzenlenmesini müteakiben inşa faaliyetinin tamamlanarak geçici kabul için davalı idareye başvuruda bulunulduğu, 31/10/2018 tarihinde tesiste yapılan inceleme sonucunda tesisin 1,25 MW ünite gücüne sahip olduğu tespit edilerek tesis söz konusu güç değeri ile 01/11/2018 tarihinde işletmeye alındığı, tesisin işletmeye alınması üzerine davalı idare tarafından 3,691 MW kurulu güç üzerinde yapılan hesaplama neticesinde 2018 yılı için (bir yıllık) kaynak katkı payı bedeli tahakkuk ettirilerek belirlenen tutarın ödenmesinin istenildiği, davacı tarafından tesisin yalnızca 61 gün üretim yapıldığı ve tam kapasiteyle çalışmadığından bahisle 2018 yılı kaynak katkı payı bedelinin 1,25 MW kurulu güç üzerinde 61 gün için hesaplanması gerektiği iddialarıyla yapmış olduğu itirazların dava konusu işlem ile reddedildiği görülmektedir.
Davacı tarafından tesisin 01/11/2018 tarihinde 1,25 MW kurulu güç ile işletmeye alındığı, ancak davalı idare tarafından yapılan 3,691 MW kurulu güç esas alınarak yapılan hesaplama neticesinde 2018 yılı için bir yıllık kaynak katkı payı talep edildiği, bu nedenle hesaplamanın tesisin faaliyette bulunduğu 61 gün için ve 1,25 MW kurulu güç üzerinde yapılması gerektiği iddia edildiğinden, yapılan hesaplamada kurulu güç olarak hangi değerin esas alınacağı ve 2018 yılı için bir yıllık mı yoksa tesisin faaliyette bulunduğu 61 gün için mi bedel talep edileceği hususlarının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
- Kaynak katkı payı bedeli hesabında dikkate alınacak kurulu güç değerine ilişkin iddialar açısından yapılan incelemede:
DSİ ile davacı şirket arasında imzalanan 31/01/2018 tarihli Su Kullanım Hakkı Anlaşması'nın 14 maddesinde; "Çeşitli sebeplerle santrale az su gelmesi halinde suyun az olduğu süre içerisinde üretim tesisinin çalıştırılamaması veya öngörülenden az enerji üretilmesi durumuna ait bütün risk ve sorumluluklar şirkete aittir. Şirketin yatırım öncesi bu konuları incelediği ve projesini buna göre geliştirdiği kabul edilecektir." kuralı yer almıştır.
Olayda, tesisin DSİ tarafından 3,691 MW kurulu güç üzerinden başvuruya açıldığı, davacı tarafından 29/12/2015 tarihli kaynak katkı payı teklif verme toplantısına sunulan teklif mektubunda 3i691 MW kurulu güç üzerinden teklif verildiği, üretim lisansında da tesisin kurulu gücünün 3,691 MW olduğunun belirtildiği, davacı tarafından yapılan başvuru üzerine 31/10/2018 tarihinde tesiste yapılan inceleme sonucunda "Adatepe Barajı ve Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisi İşne Ait Kısmi Geçici Kabul Tutanağı" düzenlendiği, tutanakta mevcut rezervuar su kotunda türbinlerin çalıştırılması sonucunda tesisin 1,25 MW ünite gücüne sahip olduğu, üretim lisansındaki kurulu güç değerlerine ulaşılmadığı, su seviyesinin yükselerek nominal işletme kot değerine ulaşıldığında lisans değerleri sağlanarak yeniden geçici kabul başvurusunda bulunulacağının belirtildiği, davacı tarafından 2018 yılı kaynak katkı payı hesaplanırken 1,25 MW'lık güç ile üretim yapılması nedeniyle 3,691 MW yerine 1,25 MW üzerinden hesaplama yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.
Bu durumda, SKHA'nın yukarıda anılan maddeleri gereğince çeşitli sebeplerle santrale az su gelmesi halinde suyun az olduğu süre içerisinde üretim tesisinin çalıştırılamaması veya öngörülenden az enerji üretilmesi durumuna ait bütün risk ve sorumlulukların şirkete ait olduğunun belirtildiği, bu bakımdan hesaplamanın mevzuat hükümleri gereğince kurulu güç değerin dikkate alınarak yapılması gerektiğinin açık olduğu göz önüne alındığında, davacının bu iddiası yerinde olmadığından dava konusu işlemin kurulu güce ilişkin kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
- Kaynak katkı payı bedelinin hesaplanacağı süre açısından yapılan incelemede:
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti ilkesiyle devletin tüm faaliyetlerinde hukukun hâkim olması amaçlanmış olup bu amacın gerçekleşmesi konulacak kurallarda adalet ve hakkaniyet ölçülerinin göz önünde tutulması ile mümkün olabilir ve hukuk güvenliği, yazılı hukuk kurallarının öngörülebilir olmasını, kişilerin tüm işlem ve eylemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.
Hukuk devletinin en önemli unsurlarından biri de ölçülülük ilkesidir. Ölçülülük ilkesi, amaç ve araç arasında hakkaniyete uygun âdil bir dengenin bulunması gereğini ifade eder. Bu nedenle, idareler, takdir yetkisine sahip oldukları ya da bir değerlendirme yapma durumunda bulundukları her bir somut olayın özelliklerini göz önüne alarak konuyu değerlendirmeli ve işlemi tesis ederken ölçülülük ilkesini dikkate alarak tasarrufta bulunmalıdır.
Kaynak katkı payı, hidrolik kaynaklardan enerji üretimi yapmak isteyenler ile DSİ arasında imzalanan Su Kullanım Hakkı anlaşmaları çerçevesinde tahakkuk ettirilmekte ve davalı idareye ödenmektedir. Kaynak katkı payı tutarının belirlenmesi süreci kaynak katkı payı teklif verme toplantısı ile başlamakta, bu toplantıda her yıl için birim megavat başına en yüksek oranda kaynak katkı payı vermeyi taahhüt eden tüzel kişi, su kullanım hakkı anlaşması imzalamaya hak kazanmaktadır. Belirtilen süreç sonucunda anlaşma imzalamaya hak kazanan kişi tarafından teklif edilen kaynak katkı payı tutarının, tesisin üretime geçtiği yılı takip eden Ocak ayında Yönetmelik'te belirtilen esaslara göre güncelleştirilerek ödenmesi ve lisans süresi boyunca her yıl Ocak ayı sonuna kadar aynı şekilde güncelleştirme yapılarak ödemeye devam edilmesi öngörülmektedir.
Olayda, tesisin geçici kabulünün 31/10/2018 tarihinde yapıldığı ve 01/11/2018 tarihinde üretime başladığı, davalı idare tarafından, tesisin üretime başlaması nedeniyle üretim yılı olan 2018 yılını takip eden 2019 yılı Ocak ayında 2018 yılı için 2.607.751,53-TL kaynak katkı payı tahakkuk ettirildiği, söz konusu tutarın davacı tarafından teklif verme toplantısında yıllık olarak ödenmesi taahhüt edilen 421.000,00-TL'nin Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde güncellenmesi suretiyle hesaplandığı, bu çerçevede 2018 yılı için ödenmesi istenilen tutarın bir yılık tutar olduğu, davacı tarafından tesisin 2018 yılında toplam 61 gün elektrik üretmiş olması nedeniyle bir yıllık değil 61 günlük kaynak katkı payı bedeli talep edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, kaynak katkı payı toplantısında ödemenin her yıl yapılacağının taahhüt edilmiş olması nedeniyle yıl içerisinde ne kadar üretim yapıldığı veya üretime hangi tarihte başlandığının kaynak katkı payı bedelinin belirlenmesinde bir etkisi bulunmadığı belirtilmektedir.
Kaynak katkı payı teklif verme toplantısında her yıl için birim megavat başına teklif edilen bedelin, projelere birden fazla başvuru yapılması halinde anlaşma yapılacak olan tüzel kişinin belirlenmesini sağladığı, ayrıca bu bedelin güncellenmesi suretiyle üretim başladıktan sonra her yılın Ocak ayında yıllık olarak ödenecek kaynak katkı payı bedelinin belirlendiği, söz konusu bedelin hesabında Yönetmelikte belirtilen hesaplama yönteminin kullanıldığı, 6446 sayılı Kanun'da konuyla ilgili olarak yalnızca teklif toplantısında her yıl için bedel teklif edileceği ve bu bedelin Ocak ayı sonuna kadar ödeneceği hususlarına yer verildiği, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlendiği Yönetmelikte ise; yıllık olarak teklif edilen tutarın nasıl güncelleneceğine ilişkin düzenlemelere yer verildiği, yıl ibaresinin takvim yılını mı yoksa bir tam yılı mı ifade ettiği hususunda bir belirleme yapılmadığı, 1 Ocak yerine yıl içerisinde herhangi bir tarihte üretime başlayan tesislere yönelik olarakta ayrı bir düzenlemeye de yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, kaynak katkı payına ilişkin olarak 6446 sayılı Kanun'da yer alan "her yıl" ibaresinin anlaşma imzalanacak istekliyi belirlemek için verilecek tekliflere yönelik bir belirleme olduğu, Yönetmelikte ise başlangıçta teklif edilen tutarın yıllık olarak güncelleştirileceği ve üretim yılını takip eden Ocak ayında ödeneceği şeklinde belirleme yapıldığı, her ne kadar davalı idare tarafından mevzuat gereğince yıl içerisinde ne kadar üretim yapıldığı veya üretime hangi tarihte başlandığının kaynak katkı payının belirlenmesinde etkisi bulunmadığı belirtilse de gerek 6446 sayılı Kanun'da gerek Yönetmelik'te yer alan düzenlemelerin bu şekilde yorumlanmasının mümkün olmadığı, aksi bir kabulün tesisin yıl içerisinde hangi tarihte üretime başladığına bakılmaksızın her halde bir tam yıl için kaynak katkı payı bedeli tahakkuk ettirilmesine yol açacağı (örneğin tesis bir gün üretim yapsa bile), bu durumun ise hakkaniyete ve ölçülülük ilkelerine aykırı olduğu, Yönetmelik'te de katkı payı bedelinin ne şekilde güncelleştirileceği belirlenirken yıl içerisinde hangi tarihte faaliyete geçilirse geçilsin tam bir yıllık bedelin ödenmesi gerektiğine ilişkin açık bir düzenleme yapılmadığı göz önüne alındığında, davacıya ait tesis 01/11/2018 tarihinde üretime başlamış olmasına rağmen, 2018 yılı için bir yıllık bedel üzerinden hesaplama yapılması suretiyle kaynak katkı payı tahakkuk ettirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, İdare Mahkemesi kararında dava konusu işlem ile 09/18/2018 tarihinden önceki dönem için kaynak katkı payı istenemeyeceği belirtilerek bu dönem yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verilmekle birlikte, bu tarihten sonraki dönem için herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakta olup, bozma kararımız üzerine yeniden yapılacak değerlendirmede bu hususun da dikkate alınacağı açıktır.
KARAR SONUCU :
1. Tarafların temyiz istemlerinin kabulüne;
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddine, kısmen dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X)GEREKÇEDE KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden, davacının …HES için yapılan kaynak katkı payı toplantısında kurulu güç başına yıllık en yüksek teklifi vererek su kullanım hakkı anlaşması imzalamaya hak kazandığı, 31/10/2018 tarihinde tesiste yapılan inceleme sonucunda tesisin 1,25 MW ünite gücüne sahip olduğu tespit edilerek tesis söz konusu güç değeri ile 01/11/2018 tarihinde işletmeye alındığı, tesisin işletmeye alınması üzerine davalı idare tarafından 3,691 MW kurulu güç üzerinden yapılan hesaplama neticesinde 2018 yılı için (bir yıllık) kaynak katkı payı bedeli tahakkuk ettirilerek belirlenen tutarın ödenmesinin istenildiği, davacı tarafından tesisin yalnızca 61 gün üretim yaptığı ve tam kapasiteyle çalışmadığından bahisle 2018 yılı kaynak katkı payı bedelinin 1,25 MW kurulu güç üzerinden 61 gün için hesaplanması gerektiği iddiasıyla yapmış olduğu itirazın dava konusu işlem ile reddedildiği görülmekte olup, uyuşmazlık esas itibarıyla 2018 yılında üretim yapılan 61 gün için kıst dönem hesabıyla hesaplama yapılıp yapılamayacağı ve bu dönemde tam kapasiteyle çalışmayan tesis için kurulu güç dikkate alınarak kaynak katkı payı bedeli hesaplanıp hesaplanamayacağından kaynaklanmaktadır.
4283 sayılı Yap-İşlet Modeli İle Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması Ve İşletilmesi İle Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un Geçici 3. maddesinde, "A) Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa ve bu Kanuna istinaden çıkarılmış olan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğine göre hidrolik kaynaklar için üretim lisansı almak maksadı ile su kullanım hakkı anlaşması imzalamak üzere aynı kaynak için Genel Müdürlüğe birden fazla başvuru yapılmış olması halinde, fizibilitesi kabul edilebilir bulunanlar arasından birim elektrik başına en yüksek oranda hidroelektrik kaynak katkı payı vermeye teklif edeni belirlemeye ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna bildirmeye yedi yıl süreyle yetkilidir. Bu bedel üzerinden her yıl üretilen elektrik enerjisi miktarına karşı gelen tutar, takip eden yılın Ocak ayı sonuna kadar Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü bütçesine gelir kaydedilmek üzere ödenir." "kuralı yer almıştır.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Hidrolik kaynaklara başvuruların değerlendirilmesi" başlıklı 29. Maddesinde, "Hidrolik kaynaklar için üretim lisansı almak maksadı ile su kullanım hakkı anlaşması imzalamak üzere yapılan başvurularda, su kullanım hakkı anlaşması imzalanacak tüzel kişiyi belirlemeye DSİ yetkilidir. Aynı kaynak için DSİ’ye birden fazla başvuru yapılmış olması hâlinde; fizibilitesi kabul edilebilir bulunanlar arasından her yıl için birim megavat başına en yüksek oranda hidroelektrik kaynak katkı payı vermeyi teklif eden tüzel kişi, anlaşma imzalanmak üzere belirlenir ve Kuruma bildirilir. Hidroelektrik kaynak katkı payı bedeli her yıl ocak ayı sonuna kadar DSİ bütçesine gelir kaydedilmek üzere ödenir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar DSİ’nin bağlı olduğu bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." kuralları yer almıştır.
Kaynak katkı payı bedeline ilişkin düzenlemeler incelendiğinde, 4283 sayılı Kanun ile bir önceki yıl üretilen elektrik miktarı üzerinden kaynak katkı payı bedeli hesaplanmasının öngörülmüş iken, 6446 sayılı Kanun ile her yıl için birim megavat başına teklif edilen bedel üzerinden hesaplama yapılması öngörülmüştür. Yönetmelikte ise 6446 sayılı Kanun ile verilen yetki kapsamında yapılan belirleme ile kaynak katkı payının belirlenen formül uyarınca yapılacak hesaplama neticesinde güncelleştirilerek, lisans süresi boyunca üretim yılını takip eden Ocak ayı sonuna kadar davalı idareye ödenmesi öngörülmüş, hesaplamada kullanılan formülde tesisin toplam kurulu gücü esas alınmıştır.
Hukuk devleti ilkesinin temel unsurlarından olan hukuki belirlilik ilkesi uyarınca kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunması gereken bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. Zira bu ilke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (Anayasa Mahkemesi'nin 04/05/2017 tarih ve E:2015/41, K:2017/98 sayılı kararı, §§ 153, 154).
İlgililerin, hukuk düzeninin öngördüğü bir yükümlülüğü tam olarak yerine getirebilmeleri için bu yükümlülüğün kapsamının kendileri tarafından önceden açıkça bilinmesi gerekmektedir. Aksi takdirde kapsamı tam olarak bilinmeyen bir yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediği objektif olarak değerlendirilemeyeceği gibi, bu yükümlülüğü yerine getirmeye çalışanlar açısından adil olmayan sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu durumun hukukî belirlilik, öngörülebilirlik ve hukuki güvenlik ilkeleriyle bağdaştırılamayacağı açıktır.
Olayda, 6446 sayılı Kanun ile su kullanım hakkı anlaşmasının her yıl için birim megavat başına en yüksek kaynak katkı payını veren ile imzalanmasının öngörüldüğü, Kanun ile yapılan belirlemenin yalnızca anlaşmanın kiminle imzalanacağının belirlenmesine yönelik olduğu, 6446 sayılı Kanun öncesinde 4283 sayılı Kanun kapsamında yapılan anlaşmalar gereğince üretilen elektrik enerjisi üzerinden hesaplama yapılması şeklindeki uygulamadan vazgeçildiğine yönelik olarak 6446 sayılı Kanun'da açık bir düzenleme yer almadığı gibi kaynak katkı payının toplam kurulu güç üzerinden hesaplanacağına dair bir düzenleme de yer almadığı, birim megavat başına teklif verilmesinin kaynak katkı payının toplam kurulu güç üzerinden hesaplanacağı şeklinde yorumlanamayacağı, geçici kabulün yapıldığı tarihteki birim megavatın esas alınması gerektiği, Yönetmelikte ise ilk teklif bedelinin yıllık olarak güncellenmesi suretiyle ve yıl içerisinde ne kadar süreyle üretim yapıldığı dikkate alınmaksızın hesaplama yapılmasını gerektirecek biçimde belirleme yapıldığı, diğer yandan dava konusu işlemin dayanağı Yönetmelikte Kanun'u aşar biçimde kaynak katkı payının hesabında toplam kurulu gücün esas alınacağı yönünde düzenleme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlem ile tesis 01/11/2018 tarihinde üretime başlamasına ve yıl sonuna kadar 1,25 MW güç ile üretim yapmasına rağmen davacıdan 3,691 MW kurulu güç değeri dikkate alınarak bir yıllık ücret talep edildiği, bu durumun üretilen elektrik enerjisinden bağımsız bir biçimde kaynak katkı payı hesaplanmasına yol açtığı, konuyla ilgili olarak 6446 sayılı Kanun'da açık bir düzenleme bulunmadığı, Yönetmelikte de yıl içerisinde herhangi bir tarihte üretime başlayan tesisin üretime bağlı olarak mı yoksa yıllık olarak mı kaynak katkı payı ödeyeceğinin açık bir biçimde belirlenmediği, bu durumun tesis sahipleri açısından ilk yıl ne şekilde ödeme yapılacağı hususunda belirsizliğe yol açtığı, bu bakımdan dava konusu işlem ile 01/11/2018 tarihinde tam kapasitenin altında bir üretimle devreye giren tesis için bir yıllık ve tam kapasite üzerinden kaynak katkı payının hesaplanmasının hukuki güvenlik ile belirlilik ilkelerine aykırı olduğu, ayrıca Yönetmelikte Kanun'u aşar biçimde kaynak katkı payının hesabında toplam kurulu gücün esas alınacağı yönünde düzenleme yapıldığı hususları göz önüne alındığında, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan gerekçe ile bozulması gerektiği oyu ile, gerekçe yönünden karara katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden, davacının Adatepe HES için yapılan kaynak katkı payı toplantısında kurulu güç başına yıllık en yüksek teklifi vererek su kullanım hakkı anlaşması imzalamaya hak kazandığı, 31/10/2018 tarihinde tesiste yapılan inceleme sonucunda tesisin 1,25 MW ünite gücüne sahip olduğu tespit edilerek tesis söz konusu güç değeri ile 01/11/2018 tarihinde işletmeye alındığı, tesisin işletmeye alınması üzerine davalı idare tarafından 3,691 MW kurulu güç üzerinde yapılan hesaplama neticesinde 2018 yılı için (bir yıllık) kaynak katkı payı bedeli tahakkuk ettirilerek belirlenen tutarın ödenmesinin istenildiği, davacı tarafından tesisin yalnızca 61 gün üretim yaptığı ve tam kapasiteyle çalışmadığından bahisle 2018 yılı kaynak katkı payı bedelinin 1,25 MW kurulu güç üzerinde 61 gün için hesaplanması gerektiği iddialarıyla yapmış olduğu itirazların dava konusu işlem ile reddedildiği anlaşılmaktadır.
4283 sayılı Yap-İşlet Modeli İle Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması Ve İşletilmesi İle Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un Geçici 3. maddesinde, "A) Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 20/02/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa ve bu Kanuna istinaden çıkarılmış olan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğine göre hidrolik kaynaklar için üretim lisansı almak maksadı ile su kullanım hakkı anlaşması imzalamak üzere aynı kaynak için Genel Müdürlüğe birden fazla başvuru yapılmış olması halinde, fizibilitesi kabul edilebilir bulunanlar arasından birim elektrik başına en yüksek oranda hidroelektrik kaynak katkı payı vermeye teklif edeni belirlemeye ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna bildirmeye yedi yıl süreyle yetkilidir. Bu bedel üzerinden her yıl üretilen elektrik enerjisi miktarına karşı gelen tutar, takip eden yılın Ocak ayı sonuna kadar Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü bütçesine gelir kaydedilmek üzere ödenir." "kuralı yer almıştır.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Hidrolik kaynaklara başvuruların değerlendirilmesi" başlıklı 29. maddesinde, "Hidrolik kaynaklar için üretim lisansı almak maksadı ile su kullanım hakkı anlaşması imzalamak üzere yapılan başvurularda, su kullanım hakkı anlaşması imzalanacak tüzel kişiyi belirlemeye DSİ yetkilidir. Aynı kaynak için DSİ’ye birden fazla başvuru yapılmış olması hâlinde; fizibilitesi kabul edilebilir bulunanlar arasından her yıl için birim megavat başına en yüksek oranda hidroelektrik kaynak katkı payı vermeyi teklif eden tüzel kişi, anlaşma imzalanmak üzere belirlenir ve Kuruma bildirilir. Hidroelektrik kaynak katkı payı bedeli her yıl ocak ayı sonuna kadar DSİ bütçesine gelir kaydedilmek üzere ödenir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar DSİ’nin bağlı olduğu bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." kuralları yer almıştır.
Kaynak katkı payı bedeline ilişkin düzenlemeler incelendiğinde, 4283 sayılı Kanun ile bir önceki yıl üretilen elektrik miktarı üzerinden kaynak katkı payı bedeli hesaplanması öngörülmüş iken, 6446 sayılı Kanun ile üretime bağlı olarak kaynak katkı payı bedeli hesaplanması yönteminden vazgeçilerek, her yıl için birim megavat başına teklif edilen bedel üzerinden hesaplama yapılması öngörülmüş, Yönetmelikte ise 6446 sayılı Kanun ile verilen yetki kapsamında yapılan belirleme ile başlangıçta her yıl için ödenmesi taahhüt edilen kaynak katkı payının belirlenen formül uyarınca yapılacak hesaplama neticesinde güncelleştirilerek, lisans süresi boyunca üretim yılını takip eden Ocak ayı sonuna kadar davalı idareye ödenmesi öngörülmüş, hesaplamada kullanılan formülde yıllık veriler ile tesisin toplam kurulu gücü esas alınmıştır.
Kaynak katkı payı toplantısında verilecek tekliflere ilişkin olarak Yönetmelik ekinde yer alan Ek-6 Teklif Mektubunda da yıllık olarak teklif edilen bedelin Yönetmelikte belirtilen esaslar doğrultusunda ödenmesinin kabul ve taahhüt edildiği ifadesine yer verilmiştir.
Bu durumda; 6446 sayılı Kanun'un 29. maddesi ve bu madde kapsamında çıkarılan Yönetmelik ile kaynak katkı payı bedelinin hesaplanması usulünün yeniden belirlendiği, 4283 sayılı Kanun'da yer alan üretilen elektrik enerjisi üzerinden ödeme yapılmasına ilişkin hesaplama yöntemi yerine her yıl için birim megavat başına belirlenecek bedelin üretime başlanılan yıldan itibaren her yılın Ocak ayı itibarıyla lisans süresi boyunca ödenmesi yönteminin kabul edildiği, Yönetmelikte yer alan güncelleme formülündeki verilerin de yıllık veriler olduğu, bu bakımdan kaynak katkı payı bedelinin hesabında takvim yılının esas alınması ve tesisin yıl içerisinde hangi tarihte üretime başladığı ve ne kadar üretim yaptığından bağımsız olarak üretim yapılan takip eden yılın Ocak ayı itibarıyla kaynak katkı payı bedeli hesaplanması gerektiği, kaynak katkı payı toplantısında verilen teklif mektubunda da yıllık olarak teklif edilen bedelin Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde güncellenerek ödeneceğinin kabul ve taahhüt edilmiş olması nedeniyle davacının yıllık olarak ödeme yapacağı hususunda bilgi sahibi olduğu hususlar göz önüne alındığında, davacının üretime başladığı tarih dikkate alınarak kaynak katkı payı bedeli hesaplanması gerektiği yönündeki iddiasının yerinde olmadığı, Yönetmelik ile hesaplamada tesisin ilan edilen toplam kurulu gücünün esas alınacağının belirtilmesi nedeniyle geçici olarak kabulü yapılan güç değeri dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği şeklindeki iddianın da yerinde olmadığı, bu kapsamda Adatepe HES tesisine ilişkin 2018 yılı kaynak katkı payı bedelinin mevzuata uygun biçimde hesaplandığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda yer alan gerekçe ile bozulması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.