T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2351
Karar No : 2023/3085
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının indirimli özel tüketim vergisi oranının uygulandığı dönemde kendi adına faturalandırdığı 14 adet aracı, indirim döneminden sonra gerçek alıcılara sattığı ve bu suretle özel tüketim vergisi kaybına sebebiyet verdiği belirlendiğinden bahisle, 2009 yılının Haziran ilâ Ağustos, Ekim ve Kasım dönemleri için re'sen salınan özel tüketim vergileri ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kısmen bozma kararına uymak suretiyle, kesilen vergi ziyaı cezalarının ziyaa uğratılan vergilerin kaç katı üzerinden kesileceğinin, vergi kaybına yol açan eylemlerin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde sayılan eylemlerden olup olmadığına göre belirlenmesi gerekmekte olup, cezanın tutarının hesaplanmasında kanun koyucunun belirlediği başka bir ölçüt bulunmadığından, davacının re'sen tarhiyat yapılmasını gerektiren eylemlerinin 359. madde kapsamında değerlendirilemeyeceği; ayrıca, Anayasa Mahkemesinin … tarih ve … başvuru numaralı kararından da, aynı konu hakkında inceleme yapılan otomotiv sektöründeki diğer firmaların tamamına yakınına bir kat, çok azına ise üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesinin hukuki dayanağının ortaya konulamaması sebebiyle ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine hükmedildiği anlaşıldığından, cezaların, vergi asıllarının bir katını aşan kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı; kesilen vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümlerinin uygulanmasına gelince, olayda, tekerrüre esas alınan 2006 yılının Ocak dönemine ait vergi ziyaı cezasının 12/02/2008 tarihinde davacıya tebliğ edilerek kesinleştiği görülmekle, cezanın kesinleşmesini takip eden yılın başından başlamak üzere beş yıl içinde dava konusu cezaların kesildiği ve olay tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmü uyarınca davacı adına kesilen vergi ziyaı cezalarının %50 oranında artırıldığı anlaşılmakta ise de, 14/10/2021 tarih ve 7338/38 sayılı Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, tekerrür nedeniyle artırılan cezanın, kesinleşen cezadan fazla olamayacağı düzenlemesine yer verilmesi ve söz konusu düzenlemenin davacı lehine bir düzenleme olması karşısında, dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan bölümünün, 2.702,00 TL'ye isabet eden kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan kısmında ise hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle vergi ziyaı cezalarının bir katını aşan kısmı ile tekerrür nedeniyle artırılan bölümünün 2.702,00 TL'yi aşan kısmının iptaline, anılan tutara isabet eden kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın vergi ziyaı cezalarının, vergi asıllarının bir katını aşan kısımlarının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının Dairemizin 20/11/2020 tarih ve E:2016/3991, K:2020/4778 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, söz konusu hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan mahkeme kararının dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan bölümünün, 2.702,00 TL'yi aşan kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.