T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2383
Karar No : 2023/1393
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Enerji ve Sanayi Ticaret A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 29/03/2022 tarih ve E:2020/2657, K:2022/1279 sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Sisteme verilen ve ödenmeyen elektrik enerjisi üretim bedellerinin ödenmesine ilişkin yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığı işlemi ile bu işlemin dayanağı … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının (a) ve (c) bentlerinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 29/03/2022 tarih ve E:2020/2657, K:2022/1279 sayılı kararıyla;
Davacı şirketin, Dikmencik-1 güneş enerjisi santralinde lisanssız elektrik üretimi yaptığı ve ürettiği elektriğin ihtiyaç fazlasını Çamlıbel Elektrik Dağıtım Şirketi (ÇEDAŞ) üzerinden sisteme verdiği;
Davacı şirketin Nisan/2020 üretimine ilişkin olarak ÇEDAŞ tarafından gönderilen 10/05/2020 tarihli e-posta ile, 14/05/2020 tarihinde saat 11.45 itibarıyla 1 MW üzerine çıkılarak üretim yapıldığının tespit edildiği, e-posta ekinde yer verilen taahhütnamenin imzalanarak ÇEDAŞ'a gönderilmesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine, davacı şirket tarafından 20/05/2020 tarihinde ÇEDAŞ'a taahhütname sunulduğu;
Nisan/2020 ayında üretilen enerjinin tamamının … tarih ve … numaralı Kurul kararının (a) bendi gereği YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak devredileceği, güç aşımının yapıldığı Nisan/2020 ayında taahhütnamenin verilmemiş olması nedeniyle aynı Kurul kararının (c) bendi uyarınca Mayıs/2020 üretimi içinde bir bedel ödenmeyeceği ve YEKDEM'e aktarılacağı bilgisinin alınması üzerine davacı şirket tarafından 09/06/2020 tarihli yazı ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna başvuru yapılarak Nisan/2020 ile Mayıs/2020 aylarına ilişkin üretilen enerji bedelinin ödenmemesine ilişkin işlemlerin tekrar değerlendirilerek ödenmeyen bedellerin ödenmesinin talep edildiği;
Davacı şirketin bu başvurusunun … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığı işlemi ile reddi üzerine bakılan davanın açıldığı;
Davalı idarenin usule yönelik itirazının geçerli görülmediği;
Öte yandan, dava dilekçesinde, … tarih ve … sayılı Kurul kararının tümünün iptali istenilmiş ise de, bakılan davanın uygulama işlemi tesis edilmesi üzerine açıldığı görüldüğünden, dava dilekçesi içeriği, öne sürülen hukuka aykırılık sebepleri ve uygulama işlemi dikkate alınarak anılan Kurul kararının (a) ve (c) bentleri ile sınırlı olarak inceleme yapılmak suretiyle esasın incelenmesine geçildiği;
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 14. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin yedinci fıkrasının (a) bendi, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 37. maddesinin birinci fıkrası ile dava konusu Kurul kararının (a) ve (c) bentlerine yer verilerek;
… tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının (a) ve (c) bentlerinin iptali istemi yönünden;
Aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, elektrik üretim faaliyetinin lisans alma şartıyla gerçekleştirilmesinin esas olduğu, kurulu gücü azami 1 MW'lık yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesislerinin ise lisans hükümlerinden müstesna olduğu ve söz konusu tesislerin kendi ihtiyaçlarının üzerinde ürettikleri elektriği sisteme vermeleri hȃlinde 5346 sayılı Kanun kapsamındaki fiyatlardan yararlanma imkȃnlarının bulunduğu;
5346 sayılı Kanun'un 6/A maddesinde dava konusuna ilişkin düzenleme yer almakta ise de, daha sonra yürürlüğe giren ve daha özel nitelikli olan 6446 sayılı Kanun'un 14. maddesinin işbu davada öncelikle uygulanması gerektiği;
Dava konusu Kurul kararının da … sayılı Kurul kararı gibi, kurulu gücü 1 MW'ın üzerinde bulunan tesisleri kapsadığı ve ilgili şirketlerin 1 MW'ın altında lisanssız üretim faaliyetinde bulunabilecekleri, 1 MW'ın üzerinde kurulu gücü bulunan tesisler için ise lisans alınması gerektiği hususunda öncül (ex-ante) ve uyarıcı nitelikte bir düzenleme olduğu;
Başka bir anlatımla, dava konusu düzenleme, idarȋ düzeni ihlȃl eden gerçekleşmiş bir fiile ilişkin olmayıp, lisanssız elektrik üretim şirketlerince ileriye dönük bir ihlȃl yapılmaması amacına matuf uyarıcı bir işlem olduğundan, bir idarî yaptırım düzenlemesi olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle Kanun'un idarî yaptırımlara ilişkin hükümlerine aykırılıktan da söz edilemeyeceği;
Öte yandan, 6446 sayılı Kanun'un lisans alma yükümlülüğünden muaf olarak faaliyette bulunulmasına izin verdiği tesislerin kurulu gücü 1 MW'ı aşmayan tesisler olması ve en uygun tabiat şartlarında dâhi kurulu gücü 1 MW'ı aşmayan tesislerin 1 MW'tan fazla elektrik üretmelerinin teknik olarak imkân dâhilinde bulunmaması nedeniyle, 1 MW'ın üzerinde elektrik üreten tesislerin aslında lisanslı olması gerekirken, lisans almadan faaliyette bulunan yani kurulu güçleri 1 MW'ın üzerinde olduğu için 6446 sayılı Kanun'un 14. maddesi kapsamında kabul edilemeyecek tesis niteliğinde olduklarının kabulü gerektiği;
Kurulun, lisans alma zorunluluğu bulunan bu tesislerin faaliyetini lisans alıncaya kadar durdurma yetkisinin bulunduğu dikkate alındığında, ilgili şirketleri Kanun'a uymaya zorlama amacıyla demand olarak 1 MW'tan fazla elektrik üretilmesi hâlinde bu üretimin 6446 sayılı Kanun'un 14. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında kabul edilmeyerek ödeme yapılmaması ve bu elektriğin YEKDEM’e bedelsiz katkı olarak verilmesine yönelik düzenlemenin ölçülülük ilkesine aykırı olmadığı sonucuna ulaşıldığı;
Bu itibarla, Kurulun elektrik piyasasını düzenleme yetkisi çerçevesinde lisanssız elektrik üretim şirketlerine ait tesislerin 6446 sayılı Kanuna uygun olarak faaliyetlerini sürdürmeleri, aksi hâlde 6446 sayılı Kanun'un 14. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında alım yapılamayacağını açıklama ve uyarma mahiyetinde olan dava konusu Kurul kararının (a) ve (c) bentlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Nitekim, … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararı ile anılan kararın uygulanmasına yönelik Temmuz 2017 dönemine ait üretilen enerji miktarının YEK Destekleme Mekanizması'na (YEKDEM) bedelsiz katkı olarak dikkate alınacağına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine yönelik Dairelerinin 17/03/2020 tarih ve E:2017/2007, K:2020/914 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/11/2021 tarih ve E:2020/2151, K:2021/2199 sayılı kararı ile; 24/08/2017 tarih ve 7262-3 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine yönelik Dairelerinin 17/03/2020 tarih ve E:2017/2301, K:2020/898 sayılı kararının ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/11/2021 tarih ve E:2020/2186, K:2021/2192 sayılı kararı ile onandığı;
… tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istemi yönünden;
4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 4. maddesinde, kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve mali özerkliğe sahip ve bu Kanun ile kendisine verilen görevleri yerine getirmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun kurulduğu, Kurumun bu Kanun'dan kaynaklanan görevlerini yerine getirirken yetkilerini Kurul vasıtasıyla kullanacağı, Kurumun temsil ve karar organının Kurul olduğu; 5. maddesinde, Başkanlık tarafından Kurum personeline verilen yetkiler hariç olmak üzere, Kurumun tüm kararlarının Kurul tarafından alınacağının kurala bağlandığı;
Bu durumda, davacı şirket tarafından Nisan/2020 ile Mayıs/2020 aylarına ilişkin üretilen enerji bedelinin ödenmemesine ilişkin işlemlerin tekrar değerlendirilerek, ödenmeyen bedellerin ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun Kurul tarafından karara bağlanması gerekirken, Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığı tarafından tesis edilen başvurunun reddine ilişkin işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle,
Sisteme verilen ve ödenmeyen üretim bedellerinin ödenmesine ilişkin yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptaline, … tarih ve … sayılı Kurul kararının (a) ve (c) bentleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; mülkiyetin kamuya geçirilmesi sonucunu doğuran bir yaptırım türünün Kurul kararı ile belirlenmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, Bağlantı Anlaşması ile Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nde yaptırıma bağlanan güç aşımı fiili nedeniyle mükerrer cezalandırma gerçekleştirildiği, güç aşımının teknik bir zorunluluktan mı gerçekleştiği yoksa kasıtlı mı yapıldığının tespiti gerektiği, kabul anlamına gelmemekle birlikte, güç aşımına ilişkin şirkete ait ölçüm sistemlerinde aşım bulunmadığı halde aşımın şirket tarafından tespit edilmiş ve taahhütname verilmemiş şeklinde yorumlanamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu davanın reddine ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Üye …'nun, "dava dilekçesinde, dava konusu … tarih ve … sayılı EPDK kararının herhangi bir madde, fıkra ya da bent numarası belirtilmediği için tamamının iptaline karar verilmesi istenilmesine rağmen, Daire tarafından hasren inceleme yapılmasında hukuken isabet olmadığı ve eksik inceleme yapıldığı" yönündeki usule yönelik oyuna karşılık, dava dilekçesindeki davacı iddiaları dikkate alındığında, Dairece hasren inceleme yapılarak karar verilmesinde, yargılama usulüne bir aykırılık görülmeyerek, uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın davanın reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen reddine, kısmen iptale ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin 29/03/2022 tarih ve E:2020/2657, K:2022/1279 sayılı kararının temyize konu davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. 14/06/2023 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY X- Dava konusu Kurul kararıyla, sisteme 1 MW'ın üzerinde güç ile enerji verildiğinin tespiti hâlinde, üretim tesisi ile ilgili iş ve işlemler tamamlanarak Bağlantı Anlaşmasına Çağrı Mektubunda yer alan 1 MW ve altında bir değere ulaşılana dek üretim tesisinde üretilen enerjiye herhangi bir ödeme yapılmaması ve bu kapsamda sisteme verilen enerjinin YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak dikkate alınmasına karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu Kurul kararı uyarınca davacı şirkete ait lisanssız elektrik üretimi yapan tesiste 14/05/2020 tarihinde sisteme demand olarak 1 MW üzerinde güç ile enerji verildiği gerekçesiyle herhangi bir ödeme yapılmamasına karar verildiği görülmektedir.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, kurulu gücü azami 1 MW yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisinin lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğünden muaf olduğu; üçüncü fıkrasında, lisans alma yükümlülüğünden muaf olan yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten kişilerin ihtiyacının üzerinde ürettiği elektrik enerjisinin sisteme verilmesi hâlinde elektrik enerjisi son kaynak tedarik şirketince, 10/05/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun'da kaynak türü bazında belirlenen fiyatlardan alınacağı; dördüncü fıkrasında, bu kişilerin sisteme bağlanmasına ilişkin teknik usul ve esaslar ile satışa, başvuru yapılmasına ve denetim yapılmasına ilişkin usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenleneceği kurala bağlanmıştır.
5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun'un 6/A maddesinde, "4628 sayılı Kanun'un 3'üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında kurulacak yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisleri için başvuru yapılması, izin verilmesi, denetim yapılması ile teknik ve mali usul ve esaslar, Bakanlık, İçişleri Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve DSİ’nin görüşleri alınarak EPDK tarafından çıkartılacak bir yönetmelikle düzenlenir. (...) Bu madde kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten gerçek ve tüzel kişiler; ihtiyaçlarının üzerinde ürettikleri elektrik enerjisini dağıtım sistemine vermeleri hâlinde, I sayılı Cetveldeki fiyatlardan on yıl süre ile faydalanabilir. Bu kapsamda dağıtım sistemine verilen elektrik enerjisinin perakende satış lisansını haiz ilgili dağıtım şirketi tarafından satın alınması zorunludur. İlgili şirketlerin bu madde gereğince satın aldıkları elektrik enerjisi, söz konusu dağıtım şirketlerce YEK Destekleme Mekanizması kapsamında üretilmiş ve sisteme verilmiş kabul edilir." kuralına yer verilmiştir.
İdari yargı denetiminde ölçü norm olarak kullanılan temel ilkelerin birini "ölçülülük ilkesi" teşkil etmektedir. Hukuki temelinde Anayasa'nın 2. maddesinde ifade edilen hukuk devleti ilkesi ile temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması rejimini düzenleyen Anayasa'nın 13. maddesinde yer alan ölçülülük ilkesi, literatür ve yargısal içtihatlarda, bireylere tanınan hakları sınırlandıran idari işlemlerin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olması, tanınan bir hakkı sınırlandıran idari işlemin ulaşılmak istenen amaç için gerekli olması ve amaç ile hakkı sınırlandıran idari işlemin orantılı olması şeklinde tanımlanmaktadır. Mezkur tanımlamadan hareket edildiğinde, ölçülülük ilkesinin, elverişlilik, gereklilik ve orantılılık şeklinde alt ilkeleri bünyesinde barındırdığı anlaşılmaktadır. Öngörülen amaç ile sınırlanan hak arasında makul, kabul edilebilir bir oranın bulunmaması ölçülülük ilkesine aykırılık oluşturacaktır.
Dava konusu düzenleme ile, sisteme 1 MW'ın üzerinde güç ile enerji verildiğinin tespiti hâlinde, üretim tesisi ile ilgili iş ve işlemler tamamlanarak Bağlantı Anlaşmasına Çağrı Mektubunda yer alan 1 MW ve altında bir değere ulaşılana dek üretim tesisinde üretilen enerjiye herhangi bir ödeme yapılmaması ve bu kapsamda sisteme verilen enerjinin YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak dikkate alınmasına karar verilerek, yalnızca 1MW sınırını aşan kısmına değil, üretilen elektriğin tamamına ödeme yapılmaması kuralı getirilmiştir.
Bu itibarla, yasal sınırlar içerisindeki üretimi de kapsayacak şekilde üretilen elektriğin tamamının YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak dikkate alınması ve üreticiye ödeme yapılmaması yönündeki dava konusu düzenlemede "ölçülülük" ilkesine uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Daire kararının temyize konu davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.