T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2419
Karar No : 2023/778
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … adına vasi …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 03/03/2022 tarih ve E:2017/5319, K:2022/741 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin zımnen reddine ilişkin kararın iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ile özlük haklarının iadesine ve 667 sayılı KHK'nın 3. ve 10. maddelerinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 03/03/2022 tarih ve E:2017/5319, K:2022/741 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek uyuşmazlığın esasına geçilmiş;
Dava konusu, … tarih ve … sayılı karara yönelik iptal istemi ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemi yönünden:
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile de bu kararın onanarak kesinleştiği,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüte himmet topladığına, örgüt kontenjanından Danıştay üyeliğine seçildiğine, Trabzon ili hakim, savcı, kaymakam imamı olduğuna, örgüt ile iltisakı nedeniyle kapatılan Fatih Üniversitesi Hastanesinin üst katında yapılan örgütsel yemekli toplantıları organize ettiğine, örgütün oluşturduğu eğitim birimince, çocuğunun eğitim durumunun davacının bilgisi dahilinde takip edildiğine ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Davacının adının geçtiği bylock yazışmaları yönünden, Bylock kullanıcılarına yönelik olarak yürütülen FETÖ/PDY silahlı terör örgütü soruşturmaları kapsamında yapılan araştırmalarda davacının adının geçtiği ByLock yazışma içerikleri, davacı hakkındaki diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik unsur olarak değerlendirildiği,
Unvanlı görev yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün yargıda etkin olduğu dönemde yargıda önemli bir makam olan Danıştay Üyeliğine seçilmesinin davacı hakkındaki diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olarak görüldüğü,
Arama ve el koyma tutanağı yönünden, davacının ceza yargılamasının yapıldığı Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının gerekçesinde; "... Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı adli emanetinin … sırasında kayıtlı bulgu poşeti içinde; işyeri olan Danıştay Ana Binası ... nolu odasında yapılan aramada elde edilen; 1 adet ...'e ait Hizmet yazı ibareli kitap, M.Fetullah GÜLEN'e ait Kalp ibaresi yazılı kitap, M.Fetullah GÜLEN'e ait Yaşatma ideali yazı ibareli kitapların örgüt propagandası mahiyetinde olduğu ..." şeklinde yer verilen tespitin, davacı hakkındaki diğer tespitlerle birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olarak değerlendirildiği,
Diğer hususlar yönünden, örgüt içi motivasyonu arttırmak amacıyla, 2012 yılında son derece hassas gizlilik kuralları uygulanarak gerçekleştirilen örgüt liderinin bir dönem kaldığı Çamlıca FEM Dersanesi ziyaretine davacının da katılmış olması hususunun, davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği,
Dava konusu zımni ret işleminin iptali istemi yönünden;
Davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı kararın, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin HSK Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile reddedilmesi suretiyle kesinleştiği anlaşıldığından dava konusu edilen kesinleşmiş bu kararın iptali isteminin incelenmesi gerektiği,
Bununla birlikte, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı karara ilişkin yeniden inceleme talebine davalı idarece 60 gün içerisinde cevap verilmemesi suretiyle oluştuğu öne sürülen zımni ret işlemine ilişkin iptal istemi yönünden ise, bu istemin ortada oluşmuş bir zımni ret işleminden bahsedilemeyeceğinden incelenmeksizin reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle,
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi istemi yönünden davanın reddine, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebine 60 gün içerisinde cevap verilmemesinin iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu kararın savunması alınmaksızın tesis edilmiş bir disiplin cezası olduğu, kanıt, olgu ve gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde bir terör örgütü ya da terör faaliyeti ile ilişkilendirilmesinin haksız bir değerlendirme olduğu, hakkındaki beyanların yargıç önünde verilen ifadelerle birlikte nesnel bir şekilde değerlendirilmediği, tanık olarak dinlenilen kişilerin duyuma dayalı beyan ve anlatımlarının aleyhte bir kanıt olarak değerlendirilemeyeceği, davacının FETÖ mensubu kurul üyeleri tarafından Danıştay üyesi seçildiği yönündeki tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, dönemin Bakan ve Başbakanının isteği ile üye seçildiği, tanık beyanlarının davacı lehine olanlarının hükme esas alınmadığı, örgüt toplantılarına, organizasyonlarına katılmadığı, İstanbul'da yapıldığı belirtilen ve kararda yer verilen toplantıya katılmadığı, eşinin ailesinin İstanbul'da olması sebebiyle Anadolu yakasına sık sık gittikleri, ancak başka bir sebeple İstanbul'da bulunmadığı, bunun aksini gösterir baz istasyonu kayıtlarının bulunmadığı, terör örgütü mensubu olduğu belirtilen kişilerin ByLock yazışmalarında isminin geçmiş olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmemesi gerektiği, kontrolü ve inisiyatifinde olmayan bir durumdan dolayı suçlu kabul edilemeyeceği, unvanlı görev olarak Danıştay üyeliğine seçilmiş olmasının meslekten çıkarılmasına gerekçe yapılmaması gerektiği, bütün meslek hayatı boyunca bağımsız ve tarafsız olarak çalıştığı, terfilerinin iyi olduğu, meslekte başarısızlığına ilişkin hiçbir tespit ve iddianın bulunmadığı, arama ve el koyma tutanağında belirtilen materyallerin kendisine ait olmadığı, aramaların davacı ve vekilinin yokluğunda yapıldığı ve sonuçlarına hukuken itibar edilmemesi gerektiği, dava konusu işlemin Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu, bu işlemle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen esastan, kısmen incelenmeksizin reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 03/03/2022 tarih ve E:2017/5319, K:2022/741 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 13/04/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.