T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2445
Karar No : 2023/942
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.
2- ...
...
26- ...
27- ... Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti.
VEKİLLERİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Onuncu Dairesinin 11/11/2021 tarih ve E:2019/1149, K:2021/5449 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 07/10/2009 tarih ve 27369 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinin 575. maddesine, 03/01/2019 tarih ve 30644 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle eklenen 7. fıkra ile aynı Yönetmeliğin değişikliklerin yürürlük tarihini gösteren 13. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin, 575. maddenin 7. fıkrasının yürürlüğü yönünden iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 11/11/2021 tarih ve E:2019/1149, K:2021/5449 sayılı kararıyla;
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 3, 10, 225, 226 ve 227. maddeleri, 07/10/2009 tarih ve 27369 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinin 574 ve 576. maddeleri ile 07/10/2016 tarih ve 29850 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Genel Tebliği (Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği) (Seri No:6)'nin 11. maddesine atıfta bulunularak;
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendiyle, mülga Gümrük Müsteşarlığına, gümrük mevzuatının doğru uygulanmasını teminen, eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin gerekli gördüğü bir kısım tespit işlemlerini, Devlet memurları yerine, belirleyeceği niteliklere sahip gümrük müşavirleri aracılığıyla yürütmesi konusunda yetki verildiği, bu kapsamda mülga Müsteşarlığın hem bahse konu tespit işlemlerini (dolayısıyla tespit işlemlerinin içeriğinin yanı sıra yapılabileceği bölgeleri) hem yetki devredeceği gümrük müşavirlerinin niteliklerini hem de bu iki hususa yönelik usul ve esasları düzenlemeye yetkili kılındığı,
Anılan yasal yetkiye istinaden, 07/10/2016 tarih ve 29850 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile Gümrük Yönetmeliği'nin 574 ve devamı maddelerine eklenen düzenlemelerle yetkilendirilmiş gümrük müşavirleri (YGM), ekonomik etkili gümrük rejimleri, nihai kullanım, basitleştirilmiş usul uygulamaları ve diğer gümrük işlemlerinin doğru olarak uygulanmasını sağlamak için Bakanlıkça belirlenen tespit işlemlerini yapmak üzere, Yönetmelikte belirtilen şartları taşıyanlar arasından yetkilendirilen gümrük müşavirleri olarak tanımlandığı, böylelikle daha önce Devlet memurları eliyle yürütülen işlemlerden bir kısmının, kanunla verilen yetki kullanılarak YGM'ce gerçekleştirilmesi yoluna gidildiği, anılan işlemleri takip yetkisinin gümrük müşavirlerine devredilip edilmemesi konusunda idarenin takdir hakkına sahip olduğu, YGM'nin esasen gümrük müşaviri olduğu ve Bakanlıkça belirlenen bazı özel nitelikli işlemleri gerçekleştirmek üzere belirli bir süre ile yetkilendirildikleri, YGM'nin yetkilendirildiği işlemleri yapabilmek için yeterli seviyede mevzuat ve muhasebe bilgisi ile mesleki donanıma ve ayrıca anılan işlemleri fiilen takip edebilecek fiziksel yeterliliğe sahip olmasının gerektiği, YGM yetkisi tanınarak gümrük müşavirlerinde aranan niteliklerin, özel mahiyet ve öneme sahip gümrük işlemlerinin yetkin meslek mensupları tarafından takip edilmesi suretiyle hizmet kalitesinin ve güvenliğinin yükseltilmesinin amaçlandığının anlaşıldığı,
Gümrük Yönetmeliğinin 575. Maddesinin 7. fıkrası ile getirilen "Şirket ortağı yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin, Bakanlıkça belirlenecek antrepoya ilişkin tespit işlemlerini yapabilmesi için şirketteki hisselerinin en az %20 olması gerekir." kuralının incelenmesinden; anılan oranın şirket ortağı olmak için aranan bir şart olmadığı, şirket ortağının antrepoya ilişkin tespit işlemi yapabilmesi için getirilen bir koşul olduğu, bu düzenlemeden önce %1 gibi cüzi bir hisse ile şirkete ortak olup da tespit işlemlerini yürüten YGM'lerin ortak gibi değil, işçi gibi hareket ederek ücretli çalıştıklarının ve asıl ortağın Yönetmeliğin 575. maddesinin 5. fıkrasındaki sınırlamayı aşmasına yardımcı olduklarının uygulamada tespit edilmesi üzerine, sermaye koşulu getirilerek düzenlemenin dolanılmasına engel olunmasın ve pozitif hukuk kuralının gerçek anlamda uygulanmasının amaçladığı, ayrıca dava konusu düzenlemenin yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği uygulamasındaki bütün işlemleri kapsamadığı, sadece antrepoya ilişkin tespit işlemleri yönünden getirilmiş bir sınırlama olduğu, dolayısıyla şirket kurulmasını ve değişik oranda paylarla ortaklığı engelleyecek, teşebbüs hürriyetine aykırı bir yönünün bulunmadığı,
Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin "Yürürlük" başlıklı 13. maddesinin (b) bendi ile getirilen "Bu Yönetmeliğin; ... Diğer hükümleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer." kuralı uyarınca Gümrük Yönetmeliğinin 575. maddesinin yedinci fıkrasının, herhangi bir geçiş hükmü öngörülmeksizin Resmi Gazete'de yayımlandığı 03/01/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği, anılan kuralın, 3011 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanun'a göre Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliklerin kural olarak yayımlandığı tarihte yürürlüğe gireceği yolundaki hükme uygun olduğu, ayrıca bir geçiş hükmü öngörülmesini gerektirecek hukuki zorunluluk bulunmadığı, bu itibarla dava konusu bendin, 575. maddenin yedinci fıkrası yönünden hukuka aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, Anayasa'da düzenlenen çalışma ve sözleşme özgürlüğünü kısıtlayıcı nitelik taşıdığı ileri sürülen dava konusu düzenlemelerin hukuka aykırı olduğu, tespit işlemi yapılabilmesinin şartı olarak şirkette belirli bir hisseye sahip olunması yolunda getirilen kuralın etkin denetime hizmet edecek bir kural olmadığı ve kamu yararı amacı da taşımadığı, geçiş süreci öngörülmeksizin düzenlemenin yayım tarihinde yürürlüğe girmesinin hukuka aykırı olduğu, temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 11/11/2021 tarih ve E:2019/1149, K:2021/5449 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 04/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.