T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2463
Karar No : 2023/317
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1-…
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2-… Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
DİĞER DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Odası
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 28/12/2021 tarih ve E:2019/261, K:2021/5537 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 19/12/2007 tarih ve 26735 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik'in 62. maddesinin 5. fıkrasının, 63. maddesinin 4. fıkrasının, 75. maddesinin 3. ve 5. fıkralarının, 160. maddesinin 4. fıkrasının ve eki Ek-7'nin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 28/12/2021 tarih ve E:2019/261, K:2021/5537 sayılı kararıyla;
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/05/2015 tarih ve E:2013/1117, K:2015/1990 sayılı kısmen bozma kararına uyularak;
7126 sayılı Sivil Savunma Kanunu'nun dava konusu düzenlemenin yayımı tarihinde yürürlükte olan haliyle Ek-9. maddesi, 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 33. maddesi ile 180 sayılı Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 30/A maddesine yer verilerek,
Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak, kamu kurum ve kuruluşları, özel kuruluşlar ve gerçek kişilerce kullanılan her türlü yapı, bina, tesis ve işletmenin, tasarımı, yapımı, işletimi, bakımı ve kullanımı safhalarında çıkabilecek yangınların en aza indirilmesini ve herhangi bir şekilde çıkabilecek yangının can ve mal kaybını en aza indirerek söndürülmesini sağlamak üzere, yangın öncesinde ve sırasında alınacak tedbirlerin, organizasyonun, eğitimin ve denetimin usul ve esaslarını belirlemek amacıyla çıkarılan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik'in 75. maddesinde, yangın algılama ve uyarı sistemlerinin bulunması zorunlu tutulan binalar ve yapıların belirtildiği, anılan maddenin 3. fıkrasında, yapı yüksekliği veya toplam kapalı alanı Ek- 7'deki değerleri aşan binalara otomatik yangın algılama cihazları tesis edilmesi mecburi olduğu, 5 fıkrasında, Ek-7'de belirtilen binalardaki bütün mahallere, TS EN 54-14'e göre algılayıcıların yerleştirileceği, yangın anında normal baca niteliği olmayan, içinde yanmaya elverişli madde bulunmayan ve erişilmesi mümkün olmayan boşluklara duman algılayıcı takılmasının gerekli olmadığı hükümlerine yer verildiği; anılan fıkralar ile yollama yapılan ve Yönetmelik'in ekinde bulanan Ek-7 tablosunda ise, otomatik algılama sistemi gereken binaların yapı yükseklikleri (m) ile bina toplam kapalı alanları (m²) ile belirtildiği,
Dava konusu Yönetmelik'in eki EK-7'de yer alan "3. Kurum Binaları (Eğitim Tesisleri, Yataklı Sağlık Tesisleri, Ayakta Tedavi ve Diğer Sağlık Tesisleri)", "5. Ticaret Amaçlı Binalar", "6. Endüstriyel Amaçlı Yapılar", "7. Toplanma Amaçlı Binalar (Yeme İçme, Eğlence, Müze ve Sergi Alanları, Terminaller)" kısımları yönünden;
Yönetmelik'in dava konusu Ek-7 sayılı ekinin 3., 5., 6. ve 7. maddelerine göre; yapı yüksekliği 21,50 metreden alçak veya toplam yapı alanı 5000 m²'den küçük her türlü eğitim tesisinde, yapı yüksekliği 21,50 metreden alçak veya toplam yapı alanı 7500 m²'den küçük endüstriyel amaçlı yapılarda, yapı yüksekliği, 21,50 metreden alçak veya toplam yapı alanı 2000 m²'den düşük ayakta tedavi ve diğer sağlık tesislerinde, yapı yüksekliği 12,50 metreden alçak veya toplam yapı alanı 2000 m²'den düşük yeme-içme, eğlence gibi toplanma amaçlı tesislerde, yapı yüksekliği 6,50 metreden alçak veya toplam yapı alanı 5000 m²'den düşük toplanma amaçlı müze ve sergi alanları ile terminallerde, yapı yüksekliği 12,50 metreden alçak veya toplam yapı alanı 2000 m²'den düşük ticaret amaçlı binalarda, aynı şekilde yapı yüksekliği 6,50 metreden alçak veya toplam yapı alanı 1000 m²den düşük yataklı sağlık tesislerinde otomatik yangın algılama sistemlerinin yapılmasının zorunlu tutulmadığı; böylece, okullarda, sağlık tesislerinde, insanların yoğun olarak bulunduğu toplanma amaçlı binalar ile endüstriyel ve ticari amaçlı yapılarda otomatik yangın algılama sistemlerinin bulundurulmasının belli yapı yüksekliğine veya toplam kullanma alanına sahip binalar için zorunlu kılındığı,
Sağlık ve eğitim tesislerinde, toplanma amaçlı binalarda, insanların yoğun olarak bulunduğu endüstriyel amaçlı binalarda ve ticari amaçlı binalarda çıkacak bir yangının erken algılanarak bu tür binaların erken tahliyesinin hayati öneme sahip olduğu çekişmesiz olup, bu tür binalarda yangın algılama ve uyarı sistemlerinin bulunmamasının olumsuz sonuçları yaşanan olaylarla da somut olarak kanıtlanmış bulunduğu,
Ayrıca, dava konusu Yönetmelik tasarı aşamasında iken görüşü alınan İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığının dosyada bir örneği bulunan 29/12/2007 tarihli görüş yazısında da; Ek-7 tablosu ile getirilen sınırlamaların özellikle eğitim ve sağlık tesisleri açısından yaratacağı sakıncalar vurgulanarak, bu tür binaların kısıtlamaya tabi olmadan koruma altına alınarak yangın algılama cihazı bulundurma zorunluluğu getirilmesi gerektiğinin belirtildiği,
Belirtilen durum karşısında; yapılarda yangın algılama sistemi bulundurulması zorunluluğu getirilmesi Yönetmelik'in amacına ve kamu yararına uygun olmakla beraber, her türlü eğitim ve sağlık tesislerinde, ticari amaçlı binalarda, endüstriyel amaçlı binalar ile insanların yoğun olarak bulunduğu, yeme, içme, eğlence, müzik, sergi alanları ve terminaller gibi toplanma amaçlı binalarda herhangi bir kısıtlama olmaksızın yangın algılama sistemlerinin bulundurulması gerekirken, Ek-7'de yer alan yapı yüksekliğinden alçak veya toplam kullanım alanından düşük olan belirtilen türdeki yapılar için yangın algılama sistemi bulundurulması zorunluluğu öngörülmemesine ilişkin dava konusu Yönetmelik hükümlerinde 7126 sayılı Kanun'un Ek 9. maddesine, Yönetmelik'in amacına ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle,
Dava konusu Yönetmelik'in eki EK-7'de yer alan "3. Kurum Binaları (Eğitim Tesisleri, Yataklı Sağlık Tesisleri, Ayakta Tedavi ve Diğer Sağlık Tesisleri)", "5. Ticaret Amaçlı Binalar", "6. Endüstriyel Amaçlı Yapılar", "7. Toplanma Amaçlı Binalar (Yeme İçme, Eğlence, Müze ve Sergi Alanları, Terminaller)" düzenlemelerine yönelik kısımlarının iptaline
karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, yangın algılama sistemi bulundurulması yükümlülüğü bakımından Yönetmelik'te belirtilen binalar dışındaki binaların risk taşıdığının belirlenmesinin, yargısal denetimin, hukuka uygunluk sınırının aşılarak yerindelik denetimi yapılması sonucunu doğurduğu; kaldı ki iptal kararında yer verilen belirlemenin ancak teknik bilgiye sahip olanlarca yapılabileceği, sadece hukuk bilgisine dayalı olarak böyle bir tespitte bulunulmasının mümkün olmadığı; alınacak tedbirlerin, binaların kullanım özelliklerine, yapı alanına ve yüksekliğine, kullanıcı yüküne göre belirlendiği; yangına karşı alınacak tedbirlerin, uluslararası mevzuatta yer alan benzer sınıflamalara ve geometrik kıstaslara göre düzenlendiği, tüm bu düzenlemelerde bina yükseklikleri, kullanıcı yükleri vb. kriterlerin, uygulanacak yöntemler ve değişkenlerin tanımlandığı, bazılarında basit koşullar verilirken bazılarında detaylı performans analizlerinin istendiği; dolayısıyla yangın güvenliğine yönelik kısıtlamaların, Yönetmeliklerin genelinde alınan makul risk seviyelerine, önlemlere, kurallara, ülke koşullarına ve mühendislik yaklaşımlarına bağlı olarak ülkeden ülkeye farklılık arz ettiği; Yönetmeliğin temel yaklaşımları göz ardı edilerek iptal kararı verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/05/2015 tarih ve E:2013/1117, K:2015/1990 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının temyiz istemlerinin reddine,
2.Dava konusu düzenlemenin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 28/12/2021 tarih ve E:2019/261, K:2021/5537 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/02/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.