T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2493
Karar No : 2023/1015
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : …'a velayeten kendi adlarına asaleten … ve …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Gaziantep ili, İslahiye ilçesi, Hatay Bulvarı üzerinde (D.825-06 karayolunun 24+400 kilometresinde) 07/08/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle davacılardan … ve …’un yaralanması ve davacılar yakını …'un vefat etmesi nedeniyle, uğranıldığı ileri sürülen … için 2.000,00 TL maddi, 70.000,00 TL manevi, … için 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, … için 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 4.000,00 TL maddi ve 170.000,00 TL manevi zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesinin 26/12/2013 tarih ve E:2013/68, K:2013/165 sayılı kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; olayda meydana gelen kazada, yol çalışmaları olduğu ve gerekli trafik levhaları konulmadığı iddia edilerek, davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 02/12/2021 tarih ve E:2019/2810, K:2021/5930 sayılı kararıyla;
Davacıların dava konusu istemlerine ilişkin olarak, ilk olarak 03/06/2015 tarihinde ... İdare Mahkemesinin … sayılı esasına kayıtlı davanın açıldığı ve … tarih ve … sayılı kararla davanın görev yönünden reddine karar verildiği, anılan kararın temyiz incelemesi sonucu Danıştay Onbeşinci Dairesinin 07/03/2016 tarih ve E:2015/8127, K:2016/1420 sayılı kararıyla uyuşmazlığın görüm ve çözümünde idare mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma kararı sonrası davanın Mahkemenin E:… esasına kaydedilerek Mahkemece bozma kararına uyulduğunun belirtildiği ve fakat dava dilekçesinin diğer yönlerden ilk incelemesinin yapılması sonucu, farklı tarihlerde meydana gelen dört ayrı trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemleri yönünden birden fazla davacı tarafından açılan davada, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddine karar verildiği, davacılar tarafından dava dilekçesi 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun olarak yeniden düzenlenerek açılan davanın ise temyizen incelenen ... İdare Mahkemesinin E:… esasına kaydedildiğinin görüldüğü,
Olayda, Mahkemece, Danıştay Onbeşinci Dairesinin bozma kararına uyularak uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Mahkemelerinin görevli olduğu kabul edildikten sonra dava dilekçesinin reddine karar verilmiş ve davanın yenilenmesi sonrası E:... esasına kayıtlı davada uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmiş ise de, daha sonra … tarih ve E:..., K:… sayılı kararla önceki bozmaya uyma kararından bahsedilmeden ve gerekçesi gösterilmeden dönülerek yeniden davanın görev yönünden reddine karar verildiğinin anlaşıldığı,
Öte yandan, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca reddi üzerine bu dava haricinde diğer davacı tarafından E:... esasına kayıtlı olarak başka bir davanın daha açıldığı, söz konusu davada aynı yolda bir gün önce meydana gelen trafik kazasından kaynaklı tazminat talebinde bulunulurken davalı idarenin kusuruna yönelik aynı hukuki iddialara dayanılmasına rağmen İdare Mahkemesince E:... esasına kayıtlı dava dosyasında işin esasının incelenmesine geçilerek davanın esastan reddine karar verildiği (... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:..., K:… sayılı kararı), böylece aynı yol üzerinde bir gün arayla meydana gelen trafik kazalarına ilişkin açılan iki ayrı davada Danıştay Onbeşinci Dairesinin İdare Mahkemesinin görevsizlik kararının bozulması yönündeki kararına uyulduktan sonra görev yönünden iki ayrı karar verilmiş olduğu,
Kural olarak yargılama usulünde görev yönünden usulü yönden müktesep hakkın varlığından söz etmenin mümkün bulunmadığı, somut uyuşmazlığa uygulanan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinden kaynaklanan sorumluluk davalarında kararın verildiği tarih itibarıyla Danıştay Onbeşinci Dairesinin ve İdari Dava Daireleri Kurulunun yerleşik kararlarında idari yargının görevli olduğunun belirtildiği, bu davada da görevsizlik kararının aynı hukuki yorumla bozulduğu ve Mahkemece de bu bozma kararına uyulduğu, yargılamanın devamında ise ilk görevsizlik kararındaki aynı gerekçelerle davanın yeniden görev yönünden reddine karar verildiği ve fakat aynı yol üzerinde yakın mevkiide davalı idarenin yol yapım çalışmaları sırasında işaretleme yapmaması iddiasına dayanılarak açılan diğer dosyada işin esasına girilip karar verildiği görüldüğünden, meydana gelen bu durumun hukuki belirlilik, öngörülebilirlik ilkelerine ve makul sürede yargılanma hakkına zarar vereceği sonuç ve kanaatine varıldığı,
Bu durumda, Mahkemece işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken davanın görev yönünden reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:..., K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:..., K:… sayılı kararıyla; davanın görev yönünden reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, ilk derece mahkemesinin daha önce verdiği görevsizlik kararının, Danıştay Onbeşinci Dairesinin kararı ile bozulduğu ve bozma kararının kesinleştiği, davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar nedeniyle idare aleyhine açılacak davaların idari yargı mercileri nezdinde açılmasına yönelik Danıştay ve Yargıtay kararlarının mevcut olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ... İdare Mahkemesi ısrar kararının, Danıştay Sekizinci Dairesinin 02/12/2021 tarih ve E:2019/2810, K:2021/5930 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin temyize konu … tarih ve E:..., K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/05/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:..., K:… sayılı ısrar kararının, Danıştay Sekizinci Dairesinin 02/12/2021 tarih ve E:2019/2810, K:2021/5930 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.