T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/2508
Karar No : 2023/2501
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. ...
2-(DAVACI) ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararına uyulmaksızın ilk kararda ısrar edilerek verilen ve Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca temyiz istemi ısrar hükmü yönünden reddedilen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Dış Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2011 yılının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket tarafından, yasal süresinden sonra pişmanlıkla 28/12/2012 tarihinde verilen beyanname üzerine tahakkuk eden kurumlar vergisinden yıl içinde ödenen kurum geçici vergilerinin mahsubu sonucu kalan 2.238.562,26 TL tutarındaki amme alacağının, şirketin malvarlığından tahsil edilemediğinden bahisle davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açıldığı, davacının ortağı olduğu şirketin 2011 takvim yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici vergi beyannameleri ile yasal süresinde ve sonrasında verilen kurumlar vergisi beyannameleri ekinde yer alan gelir tablolarının incelenmesinden, davacının, ortak olduğu Nisan-Haziran dönemine ait 15/08/2011 tarihinde verilen geçici vergi beyannamesi ekinde yer alan gelir tablosunda satışların maliyeti 91.187.129,22 TL olarak gösterilmiş iken 17/08/2011 tarihinde verilen aynı döneme ait geçici vergi beyannamesinde bu tutarın 76.760.34,29 TL olarak düzeltilip tenzil edildiği, tenzil edilen bu tutarın da 15.494.402,68 TL olarak diğer faaliyet zararına eklendiği, ödenecek kurum geçici vergisi tutarlarının da bu rakamlar dikkate alınarak hesaplandığı, Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemlerine ait geçici vergi beyannameleri ile yasal süresinde verilen kurumlar vergisi beyannamesinin de düzeltilmiş Nisan-Haziran dönemine ait geçici vergi beyannamesi esas alınarak düzenlendiği ve ödenmesi gereken vergilerin bu şekilde hesaplandığının anlaşıldığı, hâl böyle iken yasal süresinden sonra 27/08/2012 tarihinde verilen kurumlar vergisi düzeltme beyannamesinde, 17/08/2011 tarihli Nisan-Haziran dönemi geçici vergi beyannamesi ile satışların maliyetinden çıkartılıp diğer faaliyet zararına aktarılan tutara yaklaşık bir zarar tutarının diğer faaliyet zararından çıkartıldığı, yaklaşık olarak çıkartılan bu tutardan oluşan matrah üzerinden de asıl borçlu şirketten tahsil olunamadığı belirtilen kurumlar vergisi tahakkukunun gerçekleştirildiğinin görüldüğü, bu durumda, 12/03/2013 tarihli ara kararı ile davacının ortak olduğu Nisan-Haziran geçici vergi döneminden, yıl sonunda pişmanlıkla verilen kurumlar vergisi düzeltme beyannamesine sirayet eden bu durumun neden kaynaklandığı hususunun ilgili şirket nezdinde yapılacak inceleme ile ortaya konulmasının istenildiği, ara kararına cevap olarak davalı idarece asıl borçlu şirket hakkında kurumlar vergisi yönünden yapılmış incelemeye ait daha önceden tanzim olunan ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporunun ibraz edildiği, söz konusu vergi inceleme raporunda; kaydi envanter sonuçlarına göre ... ve ... nolu hesaplarda izlenen satılan mal maliyeti ve satılan ticari mal maliyetinden oluşan satışların maliyetinin 2010 yılından devren gelen dönem sonu stok tutarı da dikkate alındığında 89.148.859,28 TL olması gerektiği, 2011 yılının Şubat ayında yapılan transit ticarete ait satılan ticari mal maliyetinin 142.323,09 TL eksik belirlendiği, bu tutarın, ... nolu hesapta izlenen satılan ticari mal maliyetine dahil edilmesi gerektiği, kesime gönderilen ve kesim hizmeti alınan hayvan sayıları ile kesilen hayvan sayılarının karşılaştırmasında 510 adet dana ve 5.628 adet koyun için 38.385,00 TL tutarında kesim hizmeti alındığı halde belgelendirilemediği açık olan söz konusu tutarın ... nolu hesapta izlenen satılan mamül maliyetine eklenmesi gerektiği yönündeki tespitlerden hareketle kurumlar vergisi beyan tablosunun yeniden düzenlendiği, buna göre kayıtlarda yer alan satışların maliyetinin 89.329.567,37 TL'ye yükseltildiği, buna bağlı olarak dönem kârının da 13.394.308,91 TL'ye tenzil edildiği, öte yandan, yükümlü tarafından süresinden sonra pişmanlıkla verilen beyannamede dönem matrahının 15.112.704,23 TL olarak beyan edilmesi nedeniyle kurumlar vergisi yönünden yapılacak bir işlemin bulunmadığı, ancak pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacak olan yükümlü adına tahakkuk ettirilen pişmanlık zammının düzeltme hükümleri kapsamında terkin edilerek bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesinin önerildiği, ihtilaf konusu 2011 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesi ile beyan edilen brüt satış hasılatının %90'dan fazlasının davacının ortak olduğu dönemde gerçekleşmiş olması hususu ile ortak olarak bulunduğu Nisan-Haziran dönemine ait ilk verilen geçici vergi beyannamesi eki beyan tablosunda satışların maliyeti 91.187.129,22 TL olarak gösterilmişken bu tutarın aynı döneme ait 17/08/2011 tarihinde verilen düzeltme beyannamesi ile 76.760.334,29 TL'ye tenzil edildiği ve tenzil edilen aradaki tutarın da 15.494.402,63 TL olarak diğer faaliyet zararına eklendiği, devam eden Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemlerine ait geçici vergi beyannameleri ile yasal süresinde verilen kurumlar vergisi beyannamesinde söz konusu tutarı kapsar şekilde diğer faaliyet zararının beyan edildiği, bilahare yasal süresinden sonra pişmanlıkla verilen kurumlar vergisi beyannamesinde bu defa diğer faaliyet zararına aktarılan tutara yaklaşık bir zarar tutarının diğer faaliyet zararından çıkartıldığı, yaklaşık olarak çıkartılan bu tutardan oluşan matrah üzerinden de asıl borçlu şirketten tahsil olunamadığı belirtilen kurumlar vergisi tahakkukunun gerçekleştirildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının sorumlu olduğu kurumlar vergisi tutarının tespiti için asıl borçlu şirketin satışların maliyetinin gerçekte ne olduğu hususunda yukarıda özeti verilen vergi inceleme raporundaki tespitlerin önem arz ettiği, sözü edilen raporda olması gereken satılan mal maliyetinin, Nisan-Haziran dönemine ait ilk verilen geçici vergi beyannamesi eki beyan tablosunda beyan edildiği gibi 91.187.129,22 TL olmadığı, 89.329.567,37 TL tutarında olması gerektiği, öte yandan aynı döneme ait geçici vergi beyannamesinde 584.317,88 TL olarak gösterilen ve devam eden dönemlerde sürekli artış gösteren faaliyet giderinin gerçekte 335.688,70 TL olması gerektiği dikkate alındığında satılan mal maliyetinden kaynaklı diğer faaliyet zararına aktarılmak suretiyle fazladan gider indiriminde bulunulan 1.857.561,85 TL ile faaliyet giderinden kaynaklı fazladan gösterilen 248.629,18 TL'nin davacının sorumlu olduğu dönemden kaynaklı kanunen kabul edilmeyen gider kalemi olarak sorumlu olduğu tahakkuk miktarının hesabı için kurumlar vergisi matrahına dahili gerektiği, bu durumda, kanunen kabul edilmeyen gider kalemi olarak fazladan maliyet/gider yazılan söz konusu tutarların, doğrudan düzeltilmemiş ilk kurumlar vergisi beyan tablosunda yer alan dönem kârına ilavesi halinde sadece bu tutara isabet eden kurumlar vergisinin hesabı için davacının ortak olarak olduğu dönemden kaynaklı iş ve işlemler sebebiyle olması gereken tahakkuk tutarlarına ulaşılacağından, olması gereken tahakkuk tutarının [(2.070.623,29+2.106191,03)*20/100]=835.362,86 TL, söz konusu tutardan yıl içinde ödenen 369.853,93 TL kurum geçici vergisinin çıkartılması ile de ödenmesi gereken kurumlar vergisi tutarının 465.508,93 TL olduğu sonucuna ulaşıldığı, diğer yandan, davacının adı geçen şirkette %45 hisseye sahip olduğu hususu da dikkate alındığında davacının sorumlu olduğu kurumlar vergisi tahakkuk tutarı (465.508,93*45/100)=209.479,02 TL olarak hesaplandığı, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden asıl borçlu şirketin malvarlığından tahsil edilemeyeceği ortaya konulan amme alacağı için tanzim olunan dava konusu ödeme emrinin davacının sorumlu olduğu tutara isabet eden kısmında hukuka aykırılık, aşan kısmında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin, yapılan hesaplama neticesinde davacının hissesine düşen vergi ve gecikme faizini aşan kısmı iptal edilmiş, diğer yönlerden dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, borcun doğduğu tarih itibarıyla şirket ortağı olmadığından sorumlu tutulamayacağı, 13/07/2011 tarihi itibarıyla ticaret siciline tescil olunan ... tarih ve ... sayılı ortaklar kurulu kararı ile ortaklık hisselerini devrettiği, ödeme emrine konu kurumlar vergisine ilişkin beyannamenin ortaklıktan ayrıldığı tarihten sonra verildiği, asıl borçlu şirkette hiçbir zaman yönetici olmadığı ve bu nedenle öncelikle kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilmesi gerektiği, adına düzenlenen ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırması sonuçsuz kaldığından davacının şirket ortağı sıfatıyla takibinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ... -TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 13/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.