T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2570
Karar No : 2023/216
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 07/12/2021 tarih ve E:2017/6797, K:2021/4331 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4(8)b maddesi ile değişik 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Askeri Yargıtay Başkanlar Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ve bu karara yönelik itirazın reddine ilişkin aynı Kurul tarafından verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın iptali ile özlük hakları ve yasal faizi ile birlikte maddi haklarının verilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 07/12/2021 tarih ve E:2017/6797, K:2021/4331 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "667 sayılı KHK Uyarınca Oluşturulan Komisyonun Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı", "FETÖ'nün Askeri Yargı Yapılanmasına İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, hakkındaki ifadeler ve davacının bu ifadelere karşı beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile irtibat ve iltisak içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Sıkıyönetim mahkemesi görevlendirmeleri yönünden, davacının Askeri Yargıtay Başkanı olarak görevlendirilmiş olmasının, örgüt ile olan iltisakı ve irtibatını ortaya koyduğunun değerlendirildiği,
Ankesörlü/sabit hat telefon görüşmesi kaydı yönünden, ankesörlü/sabit hatlar üzerinden iletişim kurma yönteminin FETÖ/PDY terör örgütünün özellikle asker kişiler için önem verdiği bir iletişim şekli olması hususu ile iletişime dair kayıtların birlikte değerlendirilmesinden davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varıldığı,
Diğer hususlar yönünden, davacının ikamet adresinde üç adet 1 doların üzerinde bulunmasının, davacı hakkındaki diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının özlük hakları ve yasal faizi ile birlikte maddi haklarının verilmesi isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, terör örgütü ve darbe girişimi ile bir ilgi, irtibat ve iltisakının bulunmadığı, disiplin soruşturmasında usule aykırı olarak savunma hakkının kısıtlandığı, meslekten çıkarmayı gerektiren fiilin belirtilmediği, Başkanlar Kurulunun Başkan ve üyelerinin bağımsızlıklarını yitirdikleri, makul sürenin aşıldığı, ceza dosyasındaki belge ve delillerin idari davanın gerekçesinde kullanıldığı, askeri hakim olarak 1998 yılında göreve başladığı, hukuk kuralları içinde hareket ettiği, Anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine ilişkin somut bir fiil gösterilmediği, Askeri Yargıtay üyesi hakkında Askeri Yargıtay Kanunu'na göre soruşturma yürütülebileceği, Başkanlar Kurulu kararındaki yargılama faaliyetine ilişkin değerlendirmenin hukuka aykırı olduğu, sıkıyönetim mahkemesinde görevlendirilme listesinin kim tarafından hazırlandığı hususunun bilinmediği, anılan listenin varsayıma dayalı oduğu, listedeki bazı isimlerin görevde olduğu, tanıkların birçoğunun aynı suçtan soruşturulduğu ve yargılandığı, tanık beyanlarında örgütle bağının olduğuna dair somut bilgi bulunmadığı, varsayımsal ifadelerin yer aldığı, ankesör arama ve HTS kayıtlarının haberleşme mevzuatına aykırı olduğu, aleyhe delil olarak kullanılamayacağı, aramanın hukuka aykırı yapıldığı, söz konusu dolarların çocukların hatıra amacıyla gözlük kaplarında saklanan para olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, Daire kararının "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" kısmının "Davacıya İlişkin Süreç" bölümünde sözü edilen davacının silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılması yolunda verilen Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 07/12/2021 tarih ve E:2017/6797, K:2021/4331 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 09/02/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.