T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/2571
Karar No : 2023/3782
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN ÖZETİ : İzmir İli, Narlıdere İlçesi, ... ada, ... parsel sayılı davacının maliki olduğu taşınmaz üzerindeki yapıların yıkımına ilişkin idari yargı kararları bulunması ve nihai olarak yıkım işleminin icra edilmemesi nedeniyle ... İdare Mahkemesi'nin... tarih ve E:... ve K:... sayılı kararı ile tarafına manevi tazminat ödenmesine karar verilmesine rağmen, yıkım işleminin sürüncemede bırakılarak fiilen yerine getirilmediğinden bahisle davalı idareye maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle yapılan 26/04/2019 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve Kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 12/04/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X) :
Dava, İzmir İli, Narlıdere İlçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacı tarafından, taşınmaz üzerinde yer alan yapılara ilişkin ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı doğrultusunda, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca idare tarafından fiili yıkımın yapılmaması nedeniyle 25/04/2019 - 19/08/2019 tarihleri arasında uğranıldığı ileri sürülen 200.000,00-TL manevi, 10.000,00-TL maddi zararın işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının maliki olduğu taşınmazın üzerindeki yapılara ilişkin Narlıdere Belediye Encümeninin ... gün ve ... sayılı kararının ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı kararı ile yürütmesinin durdurulmasının ardından, ... günlü, K:... sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine, yargı kararına uygun olarak davalı idarece ... günlü, ... sayılı encümen kararı ile 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca söz konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapıların yıkımına karar verilmesine rağmen, fiili yıkımın yerine getirilmeyerek uygulanmadığı, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı işlemin iptaline ilişkin kararının Danıştay 14. Dairesinin 19/12/2013 tarih ve E:2012/6722, K:2013/9960 sayılı kararı ile onandığı, davacı tarafından Narlıdere Belediye Encümeninin almış olduğu ... gün ve ... sayılı kararın .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptal edilmesine rağmen, idare tarafından fiili yıkımın yerine getirilmeyerek uygulanmaması nedeniyle, davacı tarafından mülkiyetinde bulunan arsanın fiziken kullanılamadığından bahisle maddi-manevi zararlarının tazmininin istenilmekte olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacının mülkiyetindeki taşınmaz üzerinde bulunan yapılara ilişkin davalı idare tarafından 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkım kararı alınmasına rağmen, aradan geçen yıllara rağmen yıkım işleminin uygulanmamak suretiyle hizmet kusuru işlendiğinin kabulü gerektiği, davacının mülkiyet hakkından fiilen yararlanmasının engellendiği ve söz konusu hizmet kusurunun hali hazırda devam etmekte olduğu dikkate alındığında, davacının maddi ve manevi zararının tazmini gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda, verilen yargı kararı sonrası idare tarafından tesis edilen yıkım işleminin icra edilmemesi nedeniyle davacının bu süreç içindeki çektiği sıkıntılar ve sürecin uzunluğu dikkate alınarak uygun bir miktar manevi tazminat ile ayrıca, davacının gerçek maddi zararının tespiti amacıyla gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle bunun neticesine göre belirlenecek maddi tazminat miktarının davacıya ödenmesi gerektiğinden, temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyoruz.