T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/2589
Karar No : 2023/3507
DAVACILAR : 1- …
2- …
VEKİLLERİ : Av. …
DAVALILAR : 1- … - …
2- … Anonim Şirketi - …
VEKİLLERİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : İstanbul İli, Güngören İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın trafo binası yapımı amacıyla … Anonim Şirketi tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin 01.10.2021 tarihli, 31615 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 30/09/2021 tarih ve 4550 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istenilmektedir.
DAVACILARIN İDDİALARI : Mülkiyet hakkının ihlal edildiği, olağanüstü koşullar ile gecikmesi halinde büyük kamu zararına sebebiyet verecek yahut kamu düzenini bozacak ve ivedilik gerektiren somut durumun bulunmadığı, taşınmazın nazım ve uygulama imar planlarında kamu hizmetine tahsis edilmiş alanlar arasında yer almadığı, davaya konu taşınmazın kamulaştırılmasında kamu yararının bulunmadığı, somut olayda gerek kamu yararının, gerekse aceleliği gerektiren sebeplerin ortaya konulmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMASI : Davanın süresinde açılmadığı, acele kamulaştırma yönteminin seçilmesi temel bir kamu hizmeti olan elektrik dağıtım gereksinimleri ve aciliyeti ile ilgili olduğu, kamu yararının bulunduğu, sürecin aksamasının kamu zararına neden olacağı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve kamu hizmetinin gereklerine uygun alındığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, İstanbul İli, Güngören İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın trafo binası yapımı amacıyla … A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 01/10/2021 günlü, 31615 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 30/09/2021 günlü, 4550 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin süre itirazı yerinde görülmemiştir.
Anayasa'nın 13. ve 35. madde hükümleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkün olup buna ilişkin düzenlemeler öncelikle kamu yararına dayanmalıdır. Ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolüyle de mülkiyet hakkı bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Buna göre, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Bu çerçevede, 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisi Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda üçüncü koşul olan aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekmektedir.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun "Taşınmaz temini işlemleri" başlıklı 19. maddesinin 2/a fıkrasında, "Dağıtım faaliyetinde bulunan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre TEDAŞ tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri TEDAŞ tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde TEDAŞ tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir." hükmü uyarınca yapılacak olan kamulaştırmalarda 2942 sayılı Yasanın acele kamulaştırmayı düzenleyen 27. maddesi hükmünün de uygulanabileceği açık olup, bu halde de kamulaştırmanın 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca gerçekleştirilebilmesi için acele kamulaştırma prosedürünün uygulanabilme koşullarının gerçekleşmiş olması gerekmektedir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Uygulama imar planı" başlıklı 24. maddesinin 3. fıkrasında "Uygulama imar planlarında, bölgenin ihtiyacına yönelik çocuk bahçesi, yeşil alan, otopark, cep otoparkı, yol boyu otopark, durak cebi, aile sağlık merkezi, mescit, karakol, muhtarlık, trafo gibi sosyal ve teknik altyapı alanlarını artırıcı küçük alan gerektiren fonksiyonlar ayrılabilir ve bu fonksiyonların konulması nazım imar planına aykırılık teşkil etmez." hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, … A.Ş.'nin faaliyet alanında bulunan İstanbul İli, Güngören ilçesi sınırları içerisinde belirlenen 1 adet trafo yerinin isabet ettiği uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmının 6446 sayılı Yasanın 19. maddesinin 2/a fıkrası kapsamında … Dağıtım A.Ş. (…) tarafından 2942 sayılı Yasa uyarınca kamulaştırılması işlemlerinin yürütülmesine TEDAŞ Yönetim Kurulunun 12.07.2021 günlü, 22-2618 sayılı kararı ile karar verildiği, bölgede meydana gelen nüfus artışı ve kentsel dönüşüm nedeniyle konut artışına bağlı olarak abonelerin enerji ihtiyacını sağlayan mevcut tesislerin yetersiz kalması, bu duruma bağlı olarak bölgede sık ve uzun süreli elektrik kesintileri yaşanması nedenleriyle kamulaştırma işlemlerinde 2942 sayılı Yasanın 27. maddesinin uygulanması istemiyle yapılan başvuru üzerine dava konusu acele kamulaştırma kararının alındığı, uyuşmazlığa konu … ada, … parsel sayılı taşınmazın 20,65 m2'lik kısmına acele el konulmasına karar verilmesi istemiyle açılan ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… D.İş sayısına kayıtlı davada, … günlü, K:… sayılı kararla taşınmaza el konulmasına karar verildiği, taşınmazın 18/02/2015 tarihli 1/1000 ölçekli Güngören Revizyon Uygulama imar planında ticaret+hizmet alanında kaldığı, taşınmazın 20,65 m2'lik kısmında yapılması öngörülen trafo kullanımına ilişkin imar planı kararının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin yukarıda yer verilen hükmü uyarınca trafo alanlarının uygulama imar planı kararlarıyla belirlenmesi gerekmesine karşın, olayda uygulama imar planı kararı olmaksızın uyuşmazlığa konu taşınmazda belirlenen trafo alanının acele kamulaştırılmasına ilişkin işlemde imar planına ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu 30/09/2021 günlü, 4550 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
… A.Ş. Yönetim Kurulunun … tarihli, … sayılı kararı ile, uyuşmazlığa konu taşınmazın 20,65 m²’lik kısmının trafo binası yapımı amacıyla Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 2/a fıkrası kapsamında kamulaştırılması amacıyla kamulaştırma kararı alınmıştır.
Dava konusu 30/09/2021 tarih ve 4550 sayılı sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, İstanbul İli, Güngören İlçesi sınırları içerisinde tesis edilecek olan trafo binalarının yapımı amacıyla ekli haritada kamulaştırma bilgileri ve konumları belirtilen uyuşmazlık konusu taşınmazın, … A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.
Bakılan dava, dava konusu acele kamulaştırma kararının davacıya ait taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun (25/11/2020 tarih ve 7257 sayılı Kanunun 38. maddesi ile değişik) 19. maddesinin 1. fıkrasında; "(1) Elektrik piyasasında üretim faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemleri ile ilgili olarak; a) Üretim faaliyetinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin önlisans veya lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine göre Kurum tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde Kurul tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir. b) Kamulaştırma ve/veya devir yoluyla elde edilen taşınmazların mülkiyeti ve/veya üzerindeki sınırlı ayni haklar üretim tesislerinin mülkiyetine sahip olan ilgili kamu kurum veya kuruluşu adına, bunların bulunmaması halinde ise Hazine adına tescil edilir. Hazine adına tescil edilen veya niteliği gereği tapuda terkin edilen taşınmazlar üzerinde Hazine taşınmazlarının idaresiyle sorumlu ve görevli olan kamu kurumu tarafından, lisansın geçerlilik süresi ile sınırlı olmak üzere, lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri lehine bedelsiz irtifak hakkı tesis edilir ve/veya kullanma izni verilir. Bu işlemlere konu edilemeyecek olanlar için ise bedel alınmaksızın kiralama yapılır. c) Kamulaştırma, devir, irtifak hakkı tesisi, kullanma izni, kiralama gibi işlemlere ilişkin bedeller ve projeden kaynaklı tazminatlar ile bu işlemlere ilişkin diğer giderler, önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri tarafından ödenir. Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler üzerinde tesis edilen irtifak hakkı, kira ve kullanma izni sözleşmelerinde, sözleşmenin geçerliliğinin önlisans veya lisansın geçerlilik süresi ile sınırlı olacağı hükmü yer alır. ç) Önlisans sahibinin lisans alamaması ya da önlisans veya lisansın sona ermesi ya da iptali hâlinde, önlisans veya lisans sahibi tüzel kişiler tarafından ödenmiş bulunan kamulaştırma bedellerine ilişkin olarak, kamulaştırılan taşınmazların üzerinde irtifak hakkı tesis edilmek, kiralamak ve/veya kullanma izni verilmek suretiyle başka bir önlisans veya lisans sahibinin kullanımına bırakılması durumunda, kamulaştırma bedeli lehine irtifak hakkı tesis edilen, kiralanan ve/veya kullanma izni verilen önlisans veya lisans sahibi tarafından kamulaştırma bedelini ödemiş olan tüzel kişiye ödenir."
hükmüne, aynı maddenin 2/a fıkrasında "Elektrik piyasasında dağıtım faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemleri ile ilgili olarak; a) Dağıtım faaliyetinde bulunan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre TEDAŞ tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri TEDAŞ tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde TEDAŞ tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir" hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun "Amaç" başlıklı 1.maddesinde, "Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.
" hükmüne, 3. maddesinde, "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz.
" hükmüne, 8. maddesinin (d) bendinde "Arazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur." hükmüne, 20. maddesinde "Yapı:
a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde,
b) Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurum ve kuruluşlarının
vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile,
İmar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir" hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun tanımlar başlıklı 4. maddesinde uygulama imar planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Anayasanın 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 1. maddesinde; "Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler.” hükmüne ve 6. maddesinde; "...Cumhurbaşkanı veya bakanlıklar tarafından verilen kamu yararı kararlarının ayrıca onaylanması gerekmez. Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur. Bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınır." hükmüne, 27. maddesinde ise; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından;
İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.
Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir.
Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının davacıya tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı ve davacı tarafından öğrenme tarihi üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde davanın açıldığı anlaşılmış ve davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden:
2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılabilecek olup, kamulaştırma yapılabilmesi için ya ilgili idare tarafından kamu yararı kararının alınması, ya da onaylı imar planı veya ilgili Bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak bir hizmet olması gerekmektedir.
3194 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılmaması ve arazi kullanımı ile yapılaşmada sadece imar planları kararlarına uyulması zorunludur. Taşınmazın, imar planında tahsis edildiği amaç doğrultusunda kullanılması zorunlu olduğundan, taşınmazın imar planında yer alan kullanım kararı dışındaki bir amaçla kamulaştırılması mümkün değildir. İmar planı bulunan bölgelerde, taşınmazın imar planında yer alan kullanım kararı doğrultusunda kamulaştırma yapılması, diğer bir ifadeyle kamulaştırmanın ancak taşınmazın imar planında ayrıldığı amaçla yapılması gerekmektedir. İmar planı bulunmayan alanlarda ise kamu yararı kararı alınarak kamulaştırma yapılması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; Dairemizin 15/09/2022 tarih ve 2022/2589 sayılı ara kararıyla; "İmar planında, uyuşmazlığa konu … Mahallesi, … ada, … parsel üzerinde trafo binası gösterimi (lejandı) bulunup bulunmadığı ile plan notlarında trafo binası ile ilgili açıklama bulunup bulunmadığı sorularak varsa buna ilişkin plan notlarının gönderilmesinin" istenilmesi üzerine, ara kararına Güngören Belediye Başkanlığının 04/10/2022 tarihli, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının 06/10/2022 ve 21/10/2022 tarihli yazılarıyla verilen cevaplardan, davaya konu taşınmazın 18/02/2005 tarihli 1/1000 ölçekli Güngören Revizyon Uygulama imar planında ticaret + hizmet alanlarında kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; uyuşmazlığa konu taşınmazın imar planında ayrıldığı fonksiyona (kullanım kararına) aykırı bir amaçla kullanılması mümkün olmadığından, uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu alana ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bulunduğu, taşınmazın imar planında yer alan kullanım kararına uygun olarak kamulaştırılması gerektiği, uyuşmazlığa konu taşınmazın 18/02/2005 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ticaret + hizmet alanlarında alanında kaldığı ve taşınmaz üzerinde trafo binası gösterimi bulunmadığı görülmekle, trafo binası yapımı amacıyla kamulaştırma yapılması mümkün olmayıp acele kamulaştırılamayacağı sonucuna varıldığından, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu parsele ilişkin kısmının İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine,
4.Varsa posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.