T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2594
Karar No : 2023/618
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av…
2-(DAVACI): … İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ: Av…
İSTEMLERİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2020/3632, K:2022/2634 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 30/09/2020 tarih ve 31260 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 12. maddesiyle Kamu İhale Genel Tebliği'nin 45.1.13.1. maddesine eklenen, "Mala ilişkin fiyat teklifi verilebilmesi için ayrıca fiyat teklifini veren kişi tarafından son veya bir önceki geçici vergi beyanname döneminde ihale konusu işte kullanılması öngörülen fiyat teklifi konusu mal miktarının en az 1/20'si kadar alım yapılmış olması gerekir.", "öncelikle fiyat teklifini veren kişi tarafından son veya bir önceki geçici vergi beyanname döneminde ihale konusu işte kullanılması öngörülen fiyat teklifi konusu mamul/ mal/ hizmet miktarının en az 1/20'si kadar satış yapılmış olması,", "Kurum bu maddede düzenlenen 1/20 oranını değiştirmeye ve işin konusu, yaklaşık maliyeti ve/ veya süresine göre farklı oranlar belirlemeye yetkilidir." düzenlemelerinin, Kamu İhale Genel Tebliği'ne eklenen 45.1.13.16. madde ile 45.1.13.17. maddesinin 2. cümlesinde yer alan, "Üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifi ancak resmi rayici bulunmayan iş makineleri için kullanılabilir." düzenlemesinin; anılan Tebliğ'in 26. maddesiyle Kamu İhale Genel Tebliği'nin ekindeki Ek-O.5 (Maliyet Tespit Tutanağı) formunun 6 nolu kısmında, Ek-O.6 (Satış Tutarı Tespit Tutanağı) formunun 5 nolu kısmında, Ek-O.7 (Maliyet/Satış Tutarı Tespit Tutanağı) formunun 7 nolu kısmında ve Ek-O.8 (Stok Tespit Tutanağı) formunun 5 nolu kısmında yapılan değişikliğin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2020/3632, K:2022/2634 sayılı kararıyla;
Anayasa'nın 2. maddesi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 5., 38. ve 53. maddeleri, Kamu İhale Genel Tebliği'nin 45.1.13. maddesi ile dava konusu düzenlemelere yer verilerek;
Anılan Tebliğ'in 12. maddesiyle Kamu İhale Genel Tebliği'nin 45.1.13.1. maddesine eklenen "Mala ilişkin fiyat teklifi verilebilmesi için ayrıca fiyat teklifini veren kişi tarafından son veya bir önceki geçici vergi beyanname döneminde ihale konusu işte kullanılması öngörülen fiyat teklifi konusu mal miktarının en az 1/20'si kadar alım yapılmış olması gerekir.", "öncelikle fiyat teklifini veren kişi tarafından son veya bir önceki geçici vergi beyanname döneminde ihale konusu işte kullanılması öngörülen fiyat teklifi konusu mamul/ mal/ hizmet miktarının en az 1/20'si kadar satış yapılmış olması," ibareleri yönünden;
4734 sayılı Kanun'un 38. maddesinde göre ihale komisyonunun verilen teklifleri değerlendirdikten sonra, diğer tekliflere veya idarenin tespit ettiği yaklaşık maliyete göre teklif fiyatı aşırı düşük olanları tespit edeceği, bu teklifleri reddetmeden önce, belirlediği süre içinde teklif sahiplerinden teklifte önemli olduğunu tespit ettiği bileşenler ile ilgili ayrıntıları yazılı olarak isteyeceği, ihale komisyonunun imalat sürecinin, verilen hizmetin ve yapım yönteminin ekonomik olması, seçilen teknik çözümler ve teklif sahibinin mal ve hizmetlerin temini veya yapım işinin yerine getirilmesinde kullanacağı avantajlı koşullar, teklif edilen mal, hizmet veya yapım işinin özgünlüğü gibi hususlarda yapılan yazılı açıklamaları dikkate alarak, aşırı düşük teklifleri değerlendireceği, bu değerlendirme sonucunda, açıklamaları yeterli görülmeyen veya yazılı açıklamada bulunmayan isteklilerin tekliflerinin reddedileceği; Kamu İhale Kurumunun ihale konusu işin türü, niteliği ve yaklaşık maliyeti ile ihale edilme usulüne göre aşırı düşük tekliflerin tespiti, değerlendirilmesi ve ekonomik açıdan en avantajlı teklifin belirlenmesi amacıyla sınır değerler ve sorgulama kriterleri belirlemeye, ihalenin bu maddede öngörülen açıklama istenilmeksizin sonuçlandırılabilmesine, ayrıca yaklaşık maliyeti 8. maddede öngörülen eşik değerlerin yarısına kadar olan hizmet alımları ile yapım işleri ihalelerinde sınır değerin altında olan tekliflerin bu maddede öngörülen açıklama istenilmeksizin reddedilmesine ilişkin düzenlemeler yapmaya yetkili olduğu;
Kamu İhale Genel Tebliği'nin “Sınır değer tespiti ve aşırı düşük teklifler” başlıklı 45. maddesi uyarınca teklifi aşırı düşük bulunan isteklilerin, tekliflerinde önemli olduğu tespit edilen bileşenler ile ilgili olarak 4734 sayılı Kanun'un 38. maddesi uyarınca yapacakları açıklamada, sorgulamaya konu iş kalemlerine/gruplarına ilişkin analizler ile bu analizlere dayanak teşkil eden bilgi ve belgeleri sunmaları gerektiği, bu kapsamda üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifleri ile de açıklama yapılabileceği, teklifi oluşturan maliyet bileşenlerine ilişkin üçüncü kişilerden fiyat teklifi alınması durumunda, fiyat teklifinin dayanağı olarak teklife konu mal veya hizmet için maliyet tespit tutanağı (Ek-O.5) veya satış tutarı tespit tutanağı (Ek-O.6) düzenleneceği, dolayısıyla mevzuat uyarınca fiyat teklifleri ile maliyetler veya satışlar üzerinden açıklama yapılabileceği;
Dava konusu düzenleme ile, ihalede aşırı düşük teklif açıklaması sürecinde isteklilerin analiz girdilerine dayanak teşkil edecek belge olarak fiyat teklifi alınmasının tercih edilmesi durumunda, fiyat teklifi verecek olan firmaların son veya bir önceki geçici vergi beyanname döneminde fiyat teklifine konu mal veya hizmet için 1/20 oranında alım/satış yapma şartı getirilerek, fiyat teklifi verecek firmaların fiyat teklifine konu malı hem son veya bir önceki geçici vergi beyanname döneminde hem de 1/20 oranında alım/satışını yapması şartlarının birlikte sağlanmasının amaçlandığı; bu iki şartın birlikte istenilmesiyle amaçlananın, aşırı düşük teklif açıklaması istenilen iş kalemleri içerisinde yer alan girdilerin ve maliyet kalemlerinin gerçek duruma uygun olması ve 4734 sayılı Kanun'un 5. maddesinde yer alan temel ilkelerin sağlanması olduğu; ayrıca, fiyat teklifine konu mal veya hizmet için belli miktarın (1/20 oranında) üzerinde alım/satış yapma şartının getirilmesinin, isteklilerin aşırı düşük teklif açıklaması aşamasında piyasa fiyatını yansıtmayan bedeller üzerinden açıklama yapmasını engellemeye yönelik olduğu;
Bu itibarla, 4734 sayılı Kanun'un 53. ve 38. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen yetki kapsamında düzenlendiği anlaşılan dava konusu kurallarda hukuka aykırılık bulunmadığı;
Söz konusu Tebliğ'in 12. maddesiyle Kamu İhale Genel Tebliği'nin 45.1.13.1. maddesine eklenen "Kurum bu maddede düzenlenen 1/20 oranını değiştirmeye ve işin konusu, yaklaşık maliyeti ve/veya süresine göre farklı oranlar belirlemeye yetkilidir." düzenlemesi yönünden;
4734 sayılı Kanun'un 53. maddesine göre Kurum tarafından çıkarılan tebliğlerin Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe gireceği belirtilmekle birlikte, Kurul kararlarının Resmî Gazete'de yayımlanacağına ilişkin düzenleme bulunmadığı;
30/09/2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebliğ'de, Kurumun Tebliğ'in 45.1.13.1. maddesinde düzenlenen 1/20 oranını değiştirmeye ve işin konusu, yaklaşık maliyeti ve/veya süresine göre farklı oranlar belirlemeye yetkili olacağına yer verilmiş olmakla birlikte, yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca Tebliğ maddesinde yer alan 1/20 oranındaki değişliğin Tebliğ düzenlemesi ile yapılması gerekirken bu ilkeye uyulmayarak Kuruma yetki verildiği, ayrıca Kurul kararlarının Resmî Gazete'de yayımlanma zorunluluğu bulunmadığından, Kurum tarafından bu oranda yapılacak bir değişikliğin ilgililerce bilinir olma özelliğinin zedeleneceği göz önüne alındığında, dava konusu düzenlemenin 4734 sayılı Kanun'un 5. maddesinde yer alan ihale sürecinde aleniyetin sağlanması anlamını taşıyan "saydamlık ilkesi"nin ihlâline sebep olacağı anlaşıldığından dava konusu kuralda hukuka uygunluk bulunmadığı;
Kamu İhale Genel Tebliği'nin 45.1.13.16. maddesi yönünden;
Dava konusu maddede, niteliği gereği üretiminden sonra belirli bir süre içerisinde imalata dönüştürülmesi gereken hazır betona ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenerek yayımlanmış rayiçler ile açıklama yapılmasının esas olduğu, idarece, TS 13515 standardında belirlenen süreler ile Karayolu Trafik Yönetmeliği'nde düzenlenen azami hız sınırları dikkate alınarak, hazır beton üretim tesisi ile işin yapılacağı yer arasındaki azami mesafenin tespit edilmesi ve aşırı düşük tekliflere yönelik açıklama istenmesine ilişkin yazıda bu mesafeye yer verilmesinin zorunlu olduğu, fiyat teklifi ile açıklama yapılması hâlinde, idarece belirlenen mesafeden daha uzak mesafe kullanılamayacağı kuralına yer verildiği;
Dava konusu kural ile hazır beton girdisine yönelik fiyat açıklamasına, güncel rayicin kullanılması dışında, ihale konusu işin yapılacağı yere, idarece ilgili düzenlemelere göre belirlenecek azami mesafe içerisinde bulunan üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifi ile yapılması zorunluluğunun getirildiği, bu düzenlemenin hazır betonun kendine münhasır özelliği sebebiyle yapıldığının anlaşıldığı;
Bu düzenleme ile aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında hazır betona ilişkin olarak fiyat teklifi verenlerin, objektif olarak fiyat teklifi konusu malı temin edebilme imkânını ortaya koyabilmesi gerekeceği, böylece, ihaleye ilişkin olarak verilen fiyat ile işin yapılabilirliğinin ispat edilmiş olunacağı; ayrıca aşırı düşük teklifler mahiyeti itibarıyla, işin yerine getirilmesi açısından risk taşıyan teklifler olduğundan, isteklilerin aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında yapmış oldukları açıklamaların 4734 sayılı Kanun'un 5. maddesinde yer alan ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerine aykırı olmamasının temin edileceği; Diğer taraftan, ihale aşamasından sonra sözleşme sürecinde söz konusu fiyat teklifine konu malın mutlaka aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında fiyat teklifi alınan kişiden temin edilmesi zorunluluğunun bu düzenlemede yer almadığı da gözetilerek 4734 sayılı Kanun'un 38. maddesine uygun olarak hazırlanan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı;
Anılan Tebliğ'in 12. maddesiyle Kamu İhale Genel Tebliği'ne eklenen 45.1.13.17. maddesinin 2. cümlesinde yer alan, "Üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifi ancak resmi rayici bulunmayan iş makineleri için kullanılabilir." kuralı yönünden;
Dava konusu kurala göre, tesis, makine, teçhizat ve diğer ekipmanın (iş makinesi) analiz girdilerine ilişkin aşırı düşük teklif açıklamalarının resmî rayiçler veya isteklinin kendi malı olan iş makineleri için satın alma bedeli üzerinden yapılabileceği, üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifinin ise sadece resmî rayici bulunmayan iş makineleri için kullanılabileceği;
Bahse konu kuralın, iş makinelerinin kendine has özelliğinden kaynaklandığı ve resmî rayici bulunan söz konusu iş makineleri için piyasa fiyatını yansıtmayan fiyat teklifleri ile açıklama yapılmasının önüne geçilmesinin amaçlandığı;
Öte yandan, ihaleyi gerçekleştiren idarece isteklilerden aşırı düşük teklif açıklaması istenilmesindeki amaç, işin yapılabilirliğini ortaya koymak olduğundan, sadece resmî rayici bulunmayan iş makinelerine yönelik olarak fiyat teklifinin alınacağına yönelik sınırlama getirilmesinin, ihale sürecinin 4734 sayılı Kanun'un temel ilkelerinden olan kamu kaynaklarının etkin kullanılması ilkesine uygun yürütülmesini de sağlayacak nitelikte olduğu;
Bu itibarla, 4734 sayılı Kanun'un 38. maddesine uygun olarak hazırlanan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı;
Söz konusu Tebliğ'in 26. maddesiyle Kamu İhale Genel Tebliği ekindeki Ek-O.5 (Maliyet Tespit Tutanağı) formunun 6 nolu kısmında, Ek-O.6 (Satış Tutarı Tespit Tutanağı) formunun 5 nolu kısmında, Ek-O.7 (Maliyet/Satış Tutarı Tespit Tutanağı) formunun 7 nolu kısmında ve Ek-O.8 (Stok Tespit Tutanağı) formunun 5 nolu kısmında yapılan değişiklik yönünden;
Aşırı düşük teklif açıklamasının fiyat teklifi ile yapılabilmesi için, Maliyet Tespit Tutanağı, Satış Tutarı Tespit Tutanağı, Maliyet/Satış Tutarı Tespit Tutanağı ve Stok Tespit Tutanağı'nda değişiklik yapılarak, fatura bilgileri tablosunda doldurulacak kısımlar olarak, "Fatura Tarihi", "Fatura Seri ve Sıra No.", "Faturayı Düzenleyenin veya Alıcının Adı ve Soyadı / Ticaret Unvanı ve T.C. / Vergi Kimlik No.su", "Faturaya Konu Malın veya İşin Nevi", "Miktar", "Birim Fiyat" ve "Fatura Tutarı" ibarelerine yer verildiği; bunların, aşırı düşük teklif açıklamasındaki avantajlı şartların gerçekçi verilere dayanıp dayanmadığını gösteren bilgiler olduğu ve düzenleme ile sayılan tutanakların piyasa şartlarına uygun olarak oluşturulmasının hedeflendiği;
Davacı tarafından, ticari sırrın tanımı da dikkate alındığında bu bilgilerin verilmesinin şirketleri zor durumda bırakacağı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 5. maddesine göre düzenlemenin vergi mahremiyetine aykırı olduğu, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca idarece kişisel verilerin işlenmesinin gündeme geleceği iddialarında bulunulduğu;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Vergi mahremiyeti:" başlıklı 5. maddesi, 4734 sayılı Kanun'un "Görevlilerin ceza sorumluluğu" başlıklı 60. maddesi ve "Bilgi ve belgeleri açıklama yasağı" başlıklı 61. maddesine yer verilerek;
Aktarılan mevzuata göre, 213 sayılı Kanun'un 5. maddesinde, kamu kurum ve kuruluşları tarafından ilgili kanunları uyarınca mükelleflerden talep edilebilen, kurum ve kuruluşların görevleriyle doğrudan ilgili ve görevlerinin ifası için zorunluluk ve süreklilik arz eden bilgilerin, bu kurum ve kuruluşlara verilmesinin vergi mahremiyetinin ihlâli sayılmayacağı, bu durumda, kendilerine bilgi verilenlerin bu maddede yazılı yasaklara uymak zorunda ve bu bilgilerin muhafazasını sağlamaya yönelik tedbirleri almakla yükümlü oldukları, 4734 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca gizlilik ilkesinin ihalede sağlanması gereken temel ilkelerden biri olduğu, 4734 sayılı Kanun'un 60. ve 61. maddesinde de görevlilerin sorumluluğu kapsamında bilgi ve belgelerin açıklanması yasağına yer verildiği, bu itibarla davacının konuya ilişkin söz konusu iddialarının dava konusu kuralı kusurlandırıcı nitelikte olmadığı görüldüğünden, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,
Dava konusu Tebliğ'in 12. maddesiyle Kamu İhale Genel Tebliği'nin 45.1.13.1. maddesine eklenen "Kurum bu maddede düzenlenen 1/20 oranını değiştirmeye ve işin konusu, yaklaşık maliyeti ve/veya süresine göre farklı oranlar belirlemeye yetkilidir." kuralının iptaline; anılan Tebliğ'in 12. maddesiyle Kamu İhale Genel Tebliği'nin 45.1.13.1. maddesine eklenen "Mala ilişkin fiyat teklifi verilebilmesi için ayrıca fiyat teklifini veren kişi tarafından son veya bir önceki geçici vergi beyanname döneminde ihale konusu işte kullanılması öngörülen fiyat teklifi konusu mal miktarının en az 1/20'si kadar alım yapılmış olması gerekir.", "öncelikle fiyat teklifini veren kişi tarafından son veya bir önceki geçici vergi beyanname döneminde ihale konusu işte kullanılması öngörülen fiyat teklifi konusu mamul/ mal/ hizmet miktarının en az 1/20'si kadar satış yapılmış olması," ibareler ile Kamu İhale Genel Tebliği'ne eklenen 45.1.13.16. madde ile 45.1.13.17. maddesinin 2. cümlesinde yer alan, "Üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifi ancak resmi rayici bulunmayan iş makineleri için kullanılabilir." kural ile anılan Tebliğ'in 26. maddesiyle Kamu İhale Genel Tebliği'nin ekindeki Ek-O.5 (Maliyet Tespit Tutanağı) formunun 6 nolu kısmında, Ek-O.6 (Satış Tutarı Tespit Tutanağı) formunun 5 nolu kısmında, Ek-O.7 (Maliyet/Satış Tutarı Tespit Tutanağı) formunun 7 nolu kısmında ve Ek-O.8 (Stok Tespit Tutanağı) formunun 5 nolu kısmında yapılan değişiklik yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; Tebliğ'in 45.1.13.1. maddesine ilişkin olarak, maliyet üzerinden yapılan açıklamalar için öngörülen 1/20 oranında alım yapılmış olma şartının maliyet üzerinden verilen fiyat tekliflerinin mantığına aykırı olduğu, satış üzerinden yapılan açıklamalar için öngörülen 1/20 oranında satış yapılmış olma şartının ise fiyat teklifi alınabilecek firma sayısını daralttığı ve daha küçük ölçekte satış yapan firmaları dezavantajlı konuma getirdiği; anılan Tebliğ'in 45.1.13.16. maddesine ilişkin olarak, söz konusu düzenlemenin konuya ilişkin Danıştay kararlarının önüne geçmek için getirildiği, Karayolu Teknik Şartnamesi'ne uygun olarak temin hususunun işin yapım sürecini ilgilendirdiği, davalı idarenin bu hususları aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında değerlendiremeyeceği, ihtiyacın ne şartlarda sağlanacağı, betonun teknik özelliklerini kaybetmeden nasıl temin edileceği, fiyat teklifi alınan yerden işin yapılacağı yere nasıl getirileceğinin işin yapım sürecini ilgilendirdiği, aşırı düşük teklif açıklaması kapsamındaki betonların fiyat teklifi veren firmadan alınmasının zorunlu olmadığı, teklif açıklamaları kapsamında üçüncü kişilerden alınan fiyat tekliflerinin ilgili imalatların ihalede teklif edilen birim fiyatlar ile yapılabilirliğini göstermek amaçlı olduğu; anılan Tebliğ'in 45.1.13.17. maddesinin dava konusu cümlesine ilişkin olarak,söz konusu düzenlemenin konuya ilişkin Danıştay kararlarının önüne geçmek için getirildiği, makineye fiyat teklifi alınması mümkün ise rayici olan veya olmayan makine şeklinde ayrım yapılmaksızın tüm makine türleri için mümkün olmasının gerektiği, aksi durumun üçüncü kişilerden fiyat teklifi alınmasını daraltıcı nitelikte olacağı; dava konusu Tebliğ'in ekindeki Ek-O.5 formunun 6 nolu kısmında, Ek-O.6 formunun 5 nolu kısmında, Ek-O.7 formunun 7 nolu kısmında ve Ek-O.8 (Stok Tespit Tutanağı) formunun 5 nolu kısmında yapılan değişikliğe ilişkin olarak, Tebliğ düzenlemesinde yer almayan bir konunun bu şekilde formlara yazılmak sureti ile istenilmesinin mümkün olmadığı, fatura bilgileri tablosunda faturaya ilişkin birçok bilginin yazılmasının istenildiği, bunun bazı firmalar açısından fiyat teklifi verilmesini engelleyici olduğu, ayrıca ticari sırrın tanımı da dikkate alındığında bu şekilde bilgiler verilmesinin şirketleri zor durumda bırakacağı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 5. maddesine göre düzenlemenin vergi mahremiyetine aykırı olduğu, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca idarece kişisel verilerin işlenmesinin gündeme geleceği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; Tebliğ düzenlemesi ile Kuruma 1/20 oranını değiştirme ve işin konusu, yaklaşık maliyeti ve/veya süresine göre farklı oranlar belirleme yetkisi verilmesinin amacının, yapım işlerinin konusu, büyüklüğü ve süreleri itibarıyla uygulamanın gözlemlenmesi sonrasında, bu oranın fazla veya az olduğunun görülmesi halinde gerekli tedbirin Kurul kararı ile zaman kaybedilmeden alınabilmesi olduğu; dava konusu düzenleme ile verilen söz konusu yetkinin kullanılması durumunda alınacak kararın, ülke genelinde uygulanması ve genel düzenleyici işlem niteliğinde olması halinde yayımlanmasının söz konusu olabileceği, bu nedenle, Kurumun aldığı kararların Resmi Gazete'de yayımlanmadığından bahisle bir sonuca varılmasının tamamen varsayımsal bir temele dayandığı; Kurul kararı ile bu türden bir belirlemenin yapılmasının gerekliliğinin, Yönetmelik'te ve Kanun'da her türlü durumun ayrıntılı bir şekilde düzenlenememesi ve ihale uygulamalarında ortaya çıkan bazı spesifik sorunların pratik bir yolla, ancak hukuki belirlilik çerçevesinde giderilmesi ihtiyacından kaynaklandığı, adsız düzenleyici işlemlere üst normda yapıları atıfların her birinde, Resmi Gazete'de yayımlanma koşuluna yer verilmesinin de teknik açıdan yerinde bir uygulama olmayacağı, kaldı ki Tebliğ düzenlemesi uyarınca alınacak Kurul kararının da yetki, şekil, sebep, konu ve maksat gibi unsurlar yönünden ayrıca iptal davasının konusu olabileceği; mahkemelerin, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak şekilde ve idarenin yerine geçerek karar vermesinin de hukuken mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve davalı idarenin temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın davanın reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve davacının temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen reddine, kısmen iptale yönelik Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 14/06/2022 tarih ve E:2020/3632, K:2022/2634 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idareye iadesine,
4. 30/03/2023 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.