T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2598
Karar No : 2023/1438
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :… Odası (… Şubesi)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-…
2-… Bakanlığı
VEKİLİ : Haz. Av. …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onuncu Dairesinin 28/12/2021 tarih ve E:2019/270, K:2021/6987 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 05/08/2014 tarih ve 29079 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, Ankara ili, Çankaya ilçesi, … Mahallelerinde bulunan ve tamamının veya bir kısım paylarının mülkiyetleri Hazineye ait olan bazı (Ankara ili, Çankaya ilçesi, …Mahallesi, …ada, …parsel ile …ada, …parsel; …Mahallesi, …ada, …-…-…-…-…ve …parsel; …ada, …ve …parsel; …ada, …parsel; …ada, …parsel; …ada, …parsel; …ada …-…ve …parsel sayılı) taşınmazların tapu kütüklerinde yer alan şerh, beyan ve belirtmelere uyulmak, tarihi ve kültürel mirası ile kentsel sit niteliği ve bölgenin özgün yapısı korunmak kaydıyla, aslına uygun bir şekilde ve ilgili mevzuatı uyarınca restore edilmek suretiyle öncelikle Maliye Bakanlığınca veya Maliye Bakanlığınca uygun görülen hallerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve diğer ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülecek projeler kapsamında değerlendirilerek ekonomiye kazandırılması amacıyla tahsislerinin kaldırılmasına ilişkin 15/07/2014 tarih ve 2014/6645 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 28/12/2021 tarih ve E:2019/270, K:2021/6987 sayılı kararıyla;
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/06/2018 tarih ve E:2018/1422, K:2018/3387 sayılı bozma kararına uyularak;
4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 4916 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle değiştirilen 2. maddesinin 1. fıkrasının dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan haline, 4706 sayılı Kanun'un genel gerekçesine, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 3. maddesinin (a) fıkrasının 3. bendine, 8. maddesinin 1. fıkrasına, 9., 10., 13. ve 14. maddelerine yer verilerek,
Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için öncelikle dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı'nın niteliğinin ortaya konulması gerektiği,
Dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı'nın, bölgedeki çeşitli kamu kurumlarına tahsisli bulunan taşınmazların söz konusu tahsislerinin kaldırılmasına yönelik bir işlem olup, bu karar uyarınca yapılacak tüm uygulamalarda, anılan taşınmazların tapu kütüklerinde yer alan şerh, beyan ve belirtmelere uyulması, tarihi ve kültürel mirası ile kentsel sit niteliği ve bölgenin özgün yapısının korunması gerektiğinin açık olduğu,
Diğer bir deyişle, dava konusu işlemin; bölgenin niteliği dikkate alınarak ve taşınmazların koruma statülerinin gerektirdiği tüm kurallara uyulması şartı ile tesis edildiği, söz konusu kararın ekinde, "aslına uygun bir şekilde ve ilgili mevzuatı uyarınca restore edilmek suretiyle" denilerek 2863 sayılı Kanun'a da atıf yapıldığı göz önüne alındığında, taşınmazların tahsislerinin kaldırılmasından ibaret olan dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı'yla, sözü edilen taşınmazların 2863 sayılı Kanun ile sağlanan korumanın dışında bırakıldığından söz edilebilmesine bu aşamada imkan bulunmadığı,
Öte yandan, 2863 sayılı Kanun'un yer verilen hükümleri uyarınca, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının satışı, devri ya da kullanım haklarının gerçek ve tüzel kişilere bırakılmasının, söz konusu taşınmazlara herhangi bir fiziki müdahalede bulunulması ya da kullanımlarının değiştirilmesinin koruma bölge kurullarınca bu yönde karar alınması ile mümkün olabileceği,
Uyuşmazlık bu açıdan ele alındığında;
-Ankara 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 03/11/2016 tarih ve 3777 sayılı kararıyla, Bakanlar Kurulunun uyuşmazlık konusu kararı uyarınca dava konusu taşınmazların üzerinde Maliye Bakanlığınca gerçek veya tüzel kişiler lehine irtifak hakkı tesis edilmesinde, 2863 sayılı Kanun açısından sakınca bulunmadığına, ancak hangi amaçlarla irtifak hakkı tesis edilebileceğinin gerekli bilgi ve belgeler ile söz konusu Kurula iletilmesi sonucu değerlendirilebileceğine karar verildiği,
-Ankara 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 01/03/2018 tarih ve 5268 sayılı kararıyla, kentsel sit alanı olarak belirlenen ve içerisindeki konutların her biri korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen Namık Kemal (Saraçoğlu) Mahallesine ilişkin hazırlanan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı teklifi ile getirilen alan kullanımı ve fonksiyon değişikliğine ilişkin planlama kararlarının 2863 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatı kapsamında uygun olduğuna, ancak planlama alanının Cumhuriyet dönemi II. Ulusal Mimarlık Üslubu özelliklerine sahip, memurlar için devlet eliyle yapılmış ilk toplu konut projesi olması nedeni ile tescilli yapılara ilişkin hazırlanacak olan restorasyon projelerinde yapıların özgün plan şeması ve cephe karakterlerinin korunarak hazırlanması gerektiğine, hazırlanacak olan kentsel tasarım, peyzaj ve uygulama projelerinin Namık Kemal (Saraçoğlu) Mahallesi Kentsel Sit alanının doku özelliklerini ve silüetini olumsuz etkilemeyecek şekilde hazırlanması gerektiğine, bu kapsamda Namık Kemal (Saraçoğlu) Mahallesine ilişkin hazırlanan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının, alana ilişki hazırlanacak kentsel tasarım, peyzaj ve uygulama projeleri ile birlikte plan paftalarının ilgili idaresince onaylanmasının ardından, onaya esas paftaların bir örneğinin Kurula iletilmesinden sonra onaylanmasına karar verildiği,
-Ankara 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 15/03/2018 tarih ve 5343 sayılı kararıyla, dava konusu alana yönelik 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planlarının uygun bulunduğu,
-Ankara 2 Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu'nun …tarih ve …sayılı kararıyla, 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmelik'in 7. maddesinin 7. bendi doğrultusunda uygun olduğuna karar verildiği,
Yer verilen Koruma Kurulu kararlarının değerlendirilmesinden; dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca ve bu karar sonrasında alanda yapılması öngörülen uygulamalara yönelik olarak 2863 sayılı Kanun çerçevesinde Koruma Kurullarınca gereken izinlerin alındığı, söz konusu uygulamaların ilgili Koruma Kurullarınca uygun bulunduğunun anlaşıldığı,
Bu itibarla, Ankara ili, Çankaya ilçesi, …ve …mahallelerinde bulunan taşınmazların; tapu kütüklerinde yer alan şerh, beyan ve belirtmelere uyulmak, tarihi ve kültürel mirası ile kentsel sit niteliği ve bölgenin özgün yapısı korunmak kaydıyla, aslına uygun bir şekilde ve ilgili mevzuatı uyarınca restore edilmek şartıyla 4706 sayılı Kanun'un verdiği yetki kapsamında tahsislerinin kaldırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kültürel kimlik ve kültürel miras niteliğinde olan Saraçoğlu Mahallesinin dava konusu işlem ile ekonomiye kazandırma amacı ile kamu kurum ve kuruluşlarının projelerine teslim edildiği, başka bir ifadeyle alanın özelleştirme tehdidi altında olduğu, ekonomiye kazandırma amacının alanın kamusallığını yitirmesine neden olacağı; Dairenin Koruma Kurulunun uygun görmesinin sorunları çözeceğine yönelik yaklaşımının doğru olmadığı, kararda geçen kararların dava konusu edildiği; kamusal alanın kaybı neticesini doğuran dava konusu işlem ile lojman tahsisleri kaldırılarak kamusal kullanımın bertaraf edilmesine ve alanın tamamen ticarileşmesine izin verildiği, dava konusu işlemin kamu yararına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/06/2018 tarih ve E:2018/1422, K:2018/3387 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 28/12/2021 tarih ve E:2019/270, K:2021/6987 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 15/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.