T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/2623
Karar No : 2023/4329
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1-…
2-…
VEKİLİ : Av. ..
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacılara miras yoluyla intikal eden İstanbul ili … ilçesi … Mah. … pafta … parselde kayıtlı taşınmaza ilişkin, 2004-2014 yılları, 2019/2. taksiti ve 2020/1. taksitine ait emlak(arsa) vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ve hesaplanan gecikme zammının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve .. sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; öncelikle, olayda bildirim dışı kalan bir taşınmaz olmadığı gibi satılan, istimlak edilen veya hibe yoluyla ahara devir ve temlik edilen bir taşınmaz da mevcut olmadığından dava konusu ödeme emrinin 2014 yılı dahil olmak üzere geçmişe etkili 2004 yılına kadar arsa vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin kısımlarının, vadeden itibaren 5 yıl içinde ödeme emri düzenlenmemesi sebebiyle tahsil zamanaşımına uğradığı; dava konusu ödeme emrinin 2019/2. taksit taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin kısmı bakımından; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 11. ve 21. maddeleri uyarınca, bina ve arazi vergisinin her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk ettirileceği, aynı Kanun'un 9/3. ve 19/3. maddelerinde de bina ve arazi vergisi mükellefiyetinin muafiyetinin sukut ettiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı, 9. ve 19. uncu maddelerinin ikinci fıkralarında da vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan bina ve araziye ilişkin emlak vergisi mükellefiyetinin bu olayların vukubulduğu tarihi takip eden taksitten itibaren sona ereceği, 30. maddesinde de emlak vergisinin birinci taksitinin Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksitinin ise Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödeneceğinin hüküm altına alındığı, yine 6360 sayılı On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1. maddesinin 15. fıkrasında, bu Kanuna göre tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım paylarının beş yıl süreyle alınmayacağı hükmüne yer verildiği, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 2. maddesi ile köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerde de bu fıkra hükmünün uygulanacağının belirtildiği, olayda, dava konusu yerin köyden mahalleye dönüşmesine ilişkin muafiyetin 19/07/2019 tarihinde sona erdiği görülmekte olup, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca muafiyetin sukut ettiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren mükellefiyetin yeniden başlayacak olması sebebiyle 01/01/2020 tarihinden itibaren davacıdan emlak vergisi istenilmesi gerektiğinden, dava konusu ödeme emrinin 2019/2. taksit arsa vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu ödeme emrinin 2020/1. taksit arsa vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin kısmı bakımından, Mahkemelerinin 11/01/2021 tarihli ara kararına cevaben davalı idare tarafından dava konusu yerin kısmen yol, kısmen park, kısmen de konut alanında kaldığının beyan edildiği, bu durumda kısıtlılık tamamen kaldırılmadığından kısıtlı olan alan hesaplanarak bu alan üzerinden 1/10 oranında emlak vergisi tahsil edilmesi gerektiğinden, dava konusu yerin tamamen konut alanında kaldığı ve kısıtlılığın kaldırıldığı gerekçesiyle tesis edilen dava konusu ödeme emrinin mezkur kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarenin istinaf başvurusunda ileri sürülen iddialar, Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin 2004-2014 yıllarına ait emlak(arsa) vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ve hesaplanan gecikme zammına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından bu kısım bakımından istinaf başvurusunun reddine; dava konusu emlak vergilerine konu yer olan İstanbul ili, … ilçesi, … mahallesinin köy tüzel kişiliğine sahip iken 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun geçici 2. maddesinin 3. fıkrası uyarınca köy tüzel kişiliği sona ererek mahalleye dönüştürüldüğü, 6360 sayılı Kanun uyarınca mahalleye dönüşen köyler ile ilgili emlak vergisi istisnasının getirildiği ve söz konusu istisnanın 31/12/2022 tarihine kadar yürürlükte olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığa konu taşınmazlar ile ilgili emlak vergisi ve Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca vergi, harç ve katılım paylarının alınması mümkün olmadığından, dava konusu ödeme emrinin 2019/2, 2020/1. taksitlerine ait emlak(arsa) vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ve hesaplanan gecikme zammına ilişkin kısmında bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığından davalı idarenin istinaf başvurusunun, ödeme emrinin 2019/2, 2020/1. taksitlerine ait emlak(arsa) vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ve hesaplanan gecikme zammına ilişkin kısmı bakımından kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının dava konusu ödeme emrinin 2019/2 ve 2020/1 taksitine ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım bakımından davanın yukarıda belirtilen gerekçe ile kabulüne, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu mahalleye tanınan muafiyetin 19/07/2019 tarihi itibarıyla sona erdiği, taşınmazın tasarrufu kısıtlanan taşınmazlardan olmadığı, konut alanı olduğu, ödeme emrinin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen Daire kararında belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacılara miras yoluyla intikal eden İstanbul ili Sarıyer ilçesi Uskumruköy Mah. 7 pafta 187 parselde kayıtlı taşınmaza ilişkin, 2004-2014 yılları, 2019/2. taksiti ve 2020/1. taksitine ait emlak(arsa) vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ve hesaplanan gecikme zammının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve …
sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 15. fıkrasında; bu Kanuna göre tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım paylarının, Kanun'da belirtilen süre zarfında alınmayacağı ve 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü bendi, 23. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi ile beşinci bendi, 66. maddesinin birinci fıkrasının beşinci bendi hükümlerinin Kanun'da belirtilen süre zarfında uygulanmaya devam edileceği, bu yerlerde içme ve kullanma suları için alınacak ücretin Kanun'da belirtilen süre zarfında en düşük tarifenin % 25’ini geçmeyecek şekilde belirleneceği, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 2. maddesi ile köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerde de bu fıkra hükmünün uygulanacağı düzenlenmişken, 17/07/2019 tarih ve 7186 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle, 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 15. fıkrasının son cümlesi yürürlükten kaldırılmış, dolayısıyla 5216 sayılı Kanun uyarınca köyden mahalleye dönüştürülen yerlerdeki taşınmazlara 6360 sayılı Kanun ile getirilen muafiyet kaldırılmıştır.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 12. maddesinde; Türkiye sınırları içerisinde bulunan arazi ve arsaların bu kanun hükümlerine göre arazi vergisine tabi olduğu, aynı Kanunun 30. maddesinde; Kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina, arsa ve arazinin vergisinin, kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunacağı, 9 ve 19. madde hükümlerinin saklı olduğu, kısıtlamanın kaldırılması halinde, kaldırma tarihini takip eden bütçe yılından itibaren emlakin vergisinin tüm vergi değeri üzerinden ödeneceği, kısıtlamanın devam ettiği sürede tecil edilen verginin 9/10'unun bina, arsa ve arazinin satılması, istimlaki veya hibe yoluyla ahara devir ve temliki halinde, tahsilat zamanaşımına uğramamış olanların muaccel hale geleceği, kanunla ve diğer mevzuatla yapılan kısıtlamaların neler olduğu, süresi, tevsiki ve kısıtlama koyan kamu organlarının görevleri ve sorumlulukları Maliye Bakanlığınca, Milli Eğitim, İmar ve İskan ve İçişleri Bakanlıklarının mütalaaları alınarak hazırlanacak bir yönetmelikle tanzim olunacağı belirtilmiştir.
1319 sayılı Kanunun 30. maddesi uyarınca çıkartılan 17/11/1986 tarih ve 19284 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmeliğin 2. maddesinde, "İmar planlarında, resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen binaların tasarrufu kısıtlanmış sayılır" denilerek konuya açıklık getirilmiştir.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun "Mükellefiyetin başlaması ve bitmesi" başlıklı 19. maddesinin c fıkrasında, arazi vergisi mükellefiyetinin, muafiyetin sukut ettiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı, "Verginin tarh ve tahakkuku" başlıklı 21. maddesinde ise, arazi vergisinin, ilgili belediye tarafından; dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında, 29. maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin 2004-2014 yılları ve 2019/2. taksitine ait emlak(arsa) vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ve hesaplanan gecikme zammına ilişkin kısmının dayandığı sebepler ve gerekçesi Dairemizce de uygun görülmüş olup, ileri sürülen iddialar, temyize konu kararın söz konusu hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin 2020/1. taksitine ait emlak(arsa) vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ve hesaplanan gecikme zammına ilişkin kısmına yönelik davalı temyiz istemine gelince;
6360 sayılı Kanun'un yukarıda anılan maddesi ile, köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerde bulunan taşınmazlara, kanunda belirtilen süre zarfında emlak vergisi ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım paylarından muafiyet getirilmiş olup, bu muafiyetten 5216 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesiyle köy tüzelkişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerde bulunan taşınmazların da yararlanacağı hükme bağlanmış, 17/07/2019 tarih ve 7186 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle ise 5216 sayılı Kanun uyarınca köyden mahalleye dönüştürülen yerlerdeki taşınmazlara tanınan muafiyet kaldırılmıştır.
Emlak vergisi mükellefiyetinin, muafiyetin sukut ettiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı ve emlak vergisinin, ilgili belediye tarafından; dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın ocak ve şubat aylarında, 29. maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunacağına ilişkin açık Kanun hükmü dikkate alındığında ise, uyuşmazlığa konu taşınmazın da bulunduğu … Mahalesi gibi 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun geçici 2. maddesi uyarınca köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlere 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 15. fıkrası uyarınca tanınan muafiyetin, 17/07/2019 tarih ve 7186 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile 2020 yılından itibaren geçerli olmak üzere kaldırıldığı sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu … Mahallesi, 5216 sayılı Kanun ile köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerden olduğu için 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 15. fıkrası uyarınca, söz konusu taşınmazın 2019 yılına kadar (bu yıl dahil) emlak vergisinden muaf tutulduğu, 01/01/2020 tarihinden itibaren ise davacıdan emlak vergisi istenebileceği açık olmakla birlikte, dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, Vergi Mahkemesinin ara kararına cevaben davalı belediyece verilen 10/02/2021 tarihli dilekçede, uyuşmazlığa konu taşınmazın kısmen yol, kısmen park , kısmen de konut alanında kaldığının, yani kısıtlılığın tamamen kaldırılmadığının beyan edildiği anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinin, kısıtlı olan alan hesaplanarak bu alan üzerinden 1/10 oranında emlak vergisinin takip ve tahsil edilmesi gerekirken, dava konusu yerin tamamen konut alanında kaldığı ve kısıtlılığın kaldırıldığından hareketle düzenlenen 2020/1. taksitine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu durumda Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin 2020/1. taksitine ait emlak(arsa) vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ve hesaplanan gecikme zammına ilişkin kısmında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu ödeme emrinin 2020/1 dönemine ait emlak(arsa) vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ve hesaplanan gecikme zammına ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, diğer kısmının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan …-TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.